1
Birleşik Krallık / Son perde
« : 29 Mayıs, 2022 17:55:00 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Belinde sırt çantası, bir eli paltosunun cebinde diğer eliyle ipini tuttuğu at ve üstünde Alte ile ufuksuz kırda, önlerinde batan güneşe karşı sakince yol alıyorlardı. Alte, son günlerde Oktaryus'un her zamankinden olduğundan çok ama çok daha fazla sessizleştiğini fark etmişti. Bu konuda endişeler duruyordu, kendisiyle sadece eğitim zamanlarında fazlaca dialog kuruyor eğitim bittiğinde ise eline şarabını defterini kaptığı gibi masasına gömülüyordu. Zaman zaman geceleri Duvara yapıştırdığı kagıtlara haritalar çizdiğini de görmüştü. Tuhaf birisiydi, pek konuşmaz her zaman planlar ve orginizasyonlar yaratır, gerekli olmadıkça gerekmeyen bilgiyi vermezdi. Daha da tuhaf olanı Oktaryus çok fazla maske işiyle uğraşır, bir maketin altında bir yüz yaratmaya çalışırdı. Bazen ise yine geceleri uykusundan kan ter içinde uyanır, elleri başında kendisini yere atar ve geçmişte yaşadıklarını hatırlayarak krizlere girerdi. Ağlardı, kendi kendisine konuşurdu ve en sonunda ise sakinleşirdi. Oktaryus'un içinde hiç bir zaman sönmeyen bir ateş vardı. Bu ateş savaşın ta kendisiydi. Osmanlı ve Rusya'nın pek çok savaşını görmüştü. Kaldıramadığı tek şey ise soykırımdı. Bunu defalarca yaşamak pek çok insanı ölüme sürürklerken, onda ise böyle bir iz bırakmıştı, dayanılmaz bir acı. Oktaryus'un bu yanını Ailesi dahil Alte dışında hiç kimse bilmezdi. O da bunu fazla kurcalamamaya çalışırdı, çünkü sahip olduğu tek dostunun, kendisi için Baba figürü olan Oktaryus'un zarar görmesini istemezdi. İki katlı bir külübeye geldiler. Oktaryus yükleri yerleştirirken konuşmaya başladı.
-Bu gece bir misafirim olacak o yüzden erkenden uyu, külübenin etrafına gizleme büyüleri yap ve hiç soru sorma kabul etmiyorum.
-Ama o
-Sorma dedim.
Başka da bir şey demedi, Akşam olana kadar şarap içip durdu. Ortada ocakta çorba pişiyordu. Zaten çok geçmeden Alte bir köşede uyuyakalmıştı. Sabah olduğunda ise gördükleri karşısında dehşet içinde kalacaktı. Kapıyı açıp Külübeden çıktı ve yavaş adımlarla yürüdü. Gözleri yaşardı ve delicesine ağlamaya başladı. Uzun bir süre kendisine gelemeden ağlayıp durdu. Daha sonra ise yerde duran defteri farketti. Defteri açıp okumaya başladı.
"Sen bunu okuyorsan planım işe yaramış demektir. 3 gün önce 250 kişilik balkan çetelerinden oluşan gruplar Britanya'ya seni ve beni öldürmek için yola çıktı. Şunu anlamanı istiyorum ki derin devlette bazı şeylerin asla sonu gelmez. Yani biz kaçtıkça bu savaş devam edecekti ve elinde sonunda olması gereken şey yaşanacaktı. Sana tecrübelerimi bırakmak için bir sürü kitap hazırladım, seni uzun süredir eğitiyorum ve artık kendi başının çaresine bakabilirsin. Çizdiğim haritalarda nerelerde kimlerden yardım alabileceğini ve neler bulabileceğini göreceksin. Özellikle de Eddith isimli işaretlediğim kadının yanına gidebilirsin sana eminim ki canla başla yardım edecektir. Sana önerim de budur. Planıma gelecek olursak, senin sahte görüntüğünü yaptım ve seni öldürdüğümü onlara söyledim. Nedeni ise bana yük oluyordun, çok pişmandım ve artık eski hayatıma dönmek, ölmemek istiyorum gibi saçma bir sebep uydurdum. Sana çok benzeyen bu makete inandılar. Tabiki benim yaşamama izin vermediler. Sana dün gece verdiğim ilaç yüzünden tüm gün uyudun ve uyanamadın. Uyanık olsan tüm bunlara engel olmaya çalışırdın. Her neyse önemli değil sonuç olarak artık bitti. Bir daha peşine takılmayacaklar. Uzun bir süre canıma yoldaş oldun, arkadaşım ve dostum oldun. Her şey için sana teşekkür ederim. Benim için Tilan'a iyi bak o iyi bir at, beni gömmek ile uğraşmak zorunda değilsin. Eğer varsa başka bir dünya umarım orada görüşürüz, umarım yaptıklarım için beni affedersin, umarım beni anlarsın. Hiçbir zaman iradeni kaybetme güçlü yanını ve en önemlisi içinde ki sevgiyi, barışı unutma. Ben çok fazla ölüm gördüm ve emin ol her gece, ölümüne neden olduğum kötü insanlar bile gözlerimin önünden gitmedi emin ol ki ben sonunda huzura erdim. ve son olarak.
Ölenler için üzülme Alte, yaşayanlar için üzül. En çok da sevgisiz yaşayanlar."
Mektup burada son buluyordu. Alte uzun bir süre ağlama krizlerinden kendisini almadıysa da zamanla durumu kabullendi ve Oktaryus'un bir şekilde gömerek. Geride bıraktığı mirasını devraldı. Atıyla birlikte ufuksuz kırda yolculuğuna devam etti.
-Bu gece bir misafirim olacak o yüzden erkenden uyu, külübenin etrafına gizleme büyüleri yap ve hiç soru sorma kabul etmiyorum.
-Ama o
-Sorma dedim.
Başka da bir şey demedi, Akşam olana kadar şarap içip durdu. Ortada ocakta çorba pişiyordu. Zaten çok geçmeden Alte bir köşede uyuyakalmıştı. Sabah olduğunda ise gördükleri karşısında dehşet içinde kalacaktı. Kapıyı açıp Külübeden çıktı ve yavaş adımlarla yürüdü. Gözleri yaşardı ve delicesine ağlamaya başladı. Uzun bir süre kendisine gelemeden ağlayıp durdu. Daha sonra ise yerde duran defteri farketti. Defteri açıp okumaya başladı.
"Sen bunu okuyorsan planım işe yaramış demektir. 3 gün önce 250 kişilik balkan çetelerinden oluşan gruplar Britanya'ya seni ve beni öldürmek için yola çıktı. Şunu anlamanı istiyorum ki derin devlette bazı şeylerin asla sonu gelmez. Yani biz kaçtıkça bu savaş devam edecekti ve elinde sonunda olması gereken şey yaşanacaktı. Sana tecrübelerimi bırakmak için bir sürü kitap hazırladım, seni uzun süredir eğitiyorum ve artık kendi başının çaresine bakabilirsin. Çizdiğim haritalarda nerelerde kimlerden yardım alabileceğini ve neler bulabileceğini göreceksin. Özellikle de Eddith isimli işaretlediğim kadının yanına gidebilirsin sana eminim ki canla başla yardım edecektir. Sana önerim de budur. Planıma gelecek olursak, senin sahte görüntüğünü yaptım ve seni öldürdüğümü onlara söyledim. Nedeni ise bana yük oluyordun, çok pişmandım ve artık eski hayatıma dönmek, ölmemek istiyorum gibi saçma bir sebep uydurdum. Sana çok benzeyen bu makete inandılar. Tabiki benim yaşamama izin vermediler. Sana dün gece verdiğim ilaç yüzünden tüm gün uyudun ve uyanamadın. Uyanık olsan tüm bunlara engel olmaya çalışırdın. Her neyse önemli değil sonuç olarak artık bitti. Bir daha peşine takılmayacaklar. Uzun bir süre canıma yoldaş oldun, arkadaşım ve dostum oldun. Her şey için sana teşekkür ederim. Benim için Tilan'a iyi bak o iyi bir at, beni gömmek ile uğraşmak zorunda değilsin. Eğer varsa başka bir dünya umarım orada görüşürüz, umarım yaptıklarım için beni affedersin, umarım beni anlarsın. Hiçbir zaman iradeni kaybetme güçlü yanını ve en önemlisi içinde ki sevgiyi, barışı unutma. Ben çok fazla ölüm gördüm ve emin ol her gece, ölümüne neden olduğum kötü insanlar bile gözlerimin önünden gitmedi emin ol ki ben sonunda huzura erdim. ve son olarak.
Ölenler için üzülme Alte, yaşayanlar için üzül. En çok da sevgisiz yaşayanlar."
Mektup burada son buluyordu. Alte uzun bir süre ağlama krizlerinden kendisini almadıysa da zamanla durumu kabullendi ve Oktaryus'un bir şekilde gömerek. Geride bıraktığı mirasını devraldı. Atıyla birlikte ufuksuz kırda yolculuğuna devam etti.