17 Nisan, 2026 09:11:04 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Flashback - Pomegranate Flower  (Okunma sayısı 75 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Maskeli Kişi

  • Ziyaretçi
Flashback - Pomegranate Flower
« : 22 Mart, 2023 12:43:19 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Yıllar geçmiş, Victorine St. Mugo da şifacı sıfatıyla bulunması ve seherbazlık bürosuna bazı iksirler getirmesi ile seherbaz olan Balian ve Edith ile karşıaşması.


Npc Cadı: Victorine Blackwood


Ayağındaki topuklu ayakkabılar ve elinde daha demin ki şifacının ona tutuşturduğu küçük iksir şişeleri dolu koli. Böyle kötü bir gün olamaz diye geçirdi içinden. Kim bilir nereye götürecekti bunu yada hangi bölüme. Bazen neden St. Mungoda çalıştığını bile bilmiyordu aslında şifacı olma fikri güzeldi stajını bile burada yapmıştı ama böyle ayak işleri yapmaktan nefret ediyordu. O bi şifacıydı çırak değil. Derin bir nefes çekip elindeki koliyi masanın üzerine koydu. Bu işe neden iksir ve zehirlenme bölümü bakmıyordu kendisi bu gibi ayak işleri yapmamak için büyü hasarı bölümünü seçmişti. "Afadersiniz Bayan" diye bir ses duydu arkasından genç cadı arkasına döndüğünde orta yaşlı bir adamın kucağında genç bir çocuk vardı. "Ah hemen şuraya yatırın" dedi genç cadı hemen az ilerde bulunan sedyeyi göstererek. Orta yaşlı adam çocuğu sedyeye yatırmasıyla genç cadı hemen başına geçti. "Neler oldu" diye sorduğunda orta yaşlı adam bir büyü söyledi. "Sadece sersemletme büyüsü en kısa sürede kendisine gelir merak etmeyin" dedi genç cadı adama gülümseyerek. Çocuğu yinede muayene etmeye başladı daha başka bir şey olabilirdi belki de.  Kısa bir süre sonra genç çocuk gözlerini açmasıyla Victorine çocuğa dikkatle baktı. Yanında ki orta yaşlı adamdan çocuğun ismini öğrendikten sonra ona seslendi. Çocuk onu duyuyor ve tepki veriyordu bu güzeldi. "Ah tatlım bir dahakine daha dikkatli olmalısın" dedi gülümseyerek, genç çocuk başını evet anlamında salladıktan sonra yanındaki adamla geri gittiler. Victorine bakışlarını bu sefer koliye dikti bunları ne yapması gerekiyordu kimse ona bir şey söylemedi ki.  Genç melez kolinin yanına masanın üzerine oturdu ve ayaklarını sallamaya başladı. Görünen o ki bu gün pasif geçecekti masadan aldığı bir kalemle oynamaya başlarken birinin kolinin üzerine bir dosya bıraktığını gördü. Masadan inip gelen adama baktı. "Bu ne şimdi" dedi genç adama bakıp. "Bu kolinin seherbazlık bürosuna gitmesi gerekiyor" dedi, genç cadı ellerine beline koyup "Çırak gibi mi görünüyorum" dedi. "Geçen sefer çıraklar kolinin içindeki şişeleri kırmış ve iksirlerin hepsi birbirine karışmış o yüzde şifacının birisi götürse iyi olur dediler" dedi adam ve kapıdan dışarı çıktı. "Neden ben sanki" dedi genç cadı oflarken. Tamam seherbazlık bürosuna birkaç defa gittim ama neden elimde kocaman bir koliyle gitmem gerekiyor diye söylendi içinde.

Genç melez elinden kaymakta olan koliyi dizinin yardımıyla düzeltti. Gıcırdayan ve eskimiş asansörden ikinci kata geldiğinde indi. Mermer zemine dövercesine yürürken elindeki koliyi nereye bırakacağını düşünüyordu. Ne birisi ona şuraya bırak demişti ne kolinin üzerinde yazıyordu nede onları almaya gelen biri vardı. Etrafta başı boş şekilde gezinmeye devam ederken yan tarafında bulunan odada bir kadın çıktı. "Ah afadersiniz acaba bunları koyabileceğim bir yer biliyor musunuz?" diye sordu genç melez kadına. Kadının görüntüsü buradaki seherbazlarla aynıydı hem kendisinden emin hem de  güzel. Kadına gülümseyerek bakmış daha sonra onun da o tarafa gideceğini söylemişti. Kendisine eşlik edebilecek birisi olması gerçekten de onun için şuan çok iyi olurdu.

Koridorun sonuna doğru olan bir odaya girdiklerinde raflarla dolu ve ortada masa dan başka bir şey görmedi. Elindeki koliyi masanın üzerine bıraktığında kadına dönüp gülümsedi. "Teşekkür ederim" dedi, karşısındaki kadını daha önce hiç görmemişti gerçi birkaç kez gelip gitmişti seherbazlık bürosuna ama daha önce karşılaşmamışlardı. Kadın gen melezin bakışlarını gördüğünde ona ismini söylemiş ve elini uzatmıştı. "Ah, Victorine Blackwood, Büyü hasarı şifacısıyım" dedi genç melez.

Maskeli Kişi

  • Ziyaretçi
Ynt: Flashback - Pomegranate Flower
« Yanıtla #1 : 22 Mart, 2023 13:06:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Npc Seherbaz Cadı:Edith Lúthien

Genç cadı elindeki dosyaları raflara dizdikten sonra oflayarak tekrardan masasına yöneldi. Masanın üzerine oturduktan sonra yanında bulunan birkaç çerezi ağzına attı ve masanın solunda bulunan dosyayı eline aldı. Dosyayı birkaç kere karıştırdıktan sonra ne yapacağını bilemedi ve yerine koydu. Acaba dışarı çıkıp biraz gezinsem iyi gelir mi diye geçirdi içinden.  Daha sonra büronun havalanması için pencereye yöneldi ve camları açtı. İçeri dolan son bahar rüzgarının verdiği biraz olsun ürpermeyle derin bir nefes çekti. Diğer seherbazlar ortada gözükmüyordu en azından odayı biraz olsun havalandırabilirdi.

Kumral cadı kapıyı açıp dışarı çıktığında elinde büyük bir koliyle etrafa bakınan bir kadın gördü. Bu kadını daha önce görmüştü buralarda. Kısa süre sonra kadının konuşması ile bakışlarını ona çevirdi. "Ah tatlım bende oraya gidiyordum" dedi genç cadı. En azından biraz oyalanmak için birini bulmuştu. Karşısındaki genç cadıya baktığında ne kadar güzel olduğunu düşündü kadının cadı olmadığına emindi farklı bir şey hissediyordu ondan. Koridordan geçip bir odanın kapısını açtı ilk önce kadının girmesini bekledi sonra da kendisi girdi. Etraf raflarla doluydu ve raflarda iksir şişeleri vardı. Şişelerin çoğu iyileştirici iksirlerden oluşuyordu seherbazların küçük yaralanmalarda St. Mungoya gitmeye gerek kalmadan ufak çaplı burada kendilerini iyileştirebiliyorlardı. Genç kadın elindeki koliyi masanın üzerine bıraktıktan sonra kadının teşekkürüne karşılık gülümsedi. "Ben Edith Lúthien" dedi elini uzatıp genç cadı ile tanışmak için. Kadın da bir kaç saniye sonra ona aynı sevecenlikle elini sıkmış ve ismini söylemişti.

Çevrimdışı Balian d'Ibelin

  • Hogwarts Profesörü
  • 11. Seviye
  • İleti: 67
  • 56 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Balian d'Ibelin
  • Güç Puanı: 17
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: tunahan
  • Meslek: Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 25
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 3
Ynt: Flashback - Pomegranate Flower
« Yanıtla #2 : 22 Mart, 2023 13:20:12 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Genç seherbaz, bakanlığa cisimlenirken küfür savurmamak için kendini zor tutuyordu. Kolundaki derin olmasa da can yakan yara zaten sıkkın olan canını daha çok sıkmıştı. Söylene söylene cisimlenirken elini kanayan yaraya bastırdı. Seherbazlık bürosuna geldiğinde göz ucuyla kolundaki yaraya baktı. İksir odasına uğrayıp yarasıyla ilgilense iyi olabilirdi. Mikrop kapmasını istemezdi.
Uzun zamandır peşinde oldukları bir katili yakalamak için çıktıkları küçük çaplı bir operasyonda yaralanmıştı genç adam.  Kaçarken bombarda maxima büyüsü yapan zanlının yarattığı patlamadan bu hale gelmişti kolu. Etrafa saçılan parçalar koluna isabet etmiş çok derin olmasa da bir yaraya neden olmuştu. Genç adam odasına dahi uğramadan iksir odasına yöneldi. Gömleğinin yırtılmasına neden olan yara koluna kanın kırmızı rengini verirken kapıyı sertçe açıp içeri girdi.

İçeri girdiğinde ilk gördüğü şey büyük bir kolinin yanında duran Edith'di. "Nasılsın Edith? Sen buraya pek uğramazdın?" dedi güldükten sonra göz kırparak. Bugün sonunda gülebilmişti genç seherbaz. Bütün gün psikopat bir büyücünün peşinde koşarken ve günü küçük de olsa bir yara ile kapatırken insanın gülmeye pek vakti olmuyordu. Eli hala kanayan yarada iken kadına doğru yaklaştı, bir yandan raflarda geyik otu iksiri arıyordu. O sırada kapıdan girince rafların açısı yüzünden görmediği bir kadını fark etti. Yüzü tanıdıktı ama nereden olduğunu bilmiyordu. Edith'in karşısında durmuş Balian'a şaşkın gözlerle bakıyordu. Genç adam önce yabancı kadına sonra Edith'e baktı. Ardından omuz silkip raflara döndü. Ama aklı kadının tanıdık yüzünde kalmıştı. Umursamamaya çalışarak gözü rafların üzerindeyken "Bu geyik otunu alkol niyetine mi içiyor bu millet? Ne zaman lazım olsa yok!" diye söylendi. Edith küçük çaplı bir kahkaha atarken Balian arkadaşına dönüp elleriyle boydan boya uzun ve kaslı bedenini gösterirken "Öyle gülme, narin bir adamım ben." dedi. İki arkadaş gülerken gözü yabancıya kaydı genç adamın. O da gülüyordu. Güzel bir gülümsemesi var diye düşündü genç seherbaz. Genç kadın Balian'ın ona baktığını görünce acelesi varmışcasına asasına sarıldı. Kutuyu hızla açarken içinden küçük bir şişe çıkarıp geyik otu iksiri olduğunu söyleyerek genç adama uzatmıştı. Seherbaz ellerine bulaşmış kanı bulaştırmamaya çalışarak iksiri alırken kadını nereden tanıdığını hatırladı. Ses tonu ele vermişti anılarını. Bu kadın şifacıydı, ortağının öldüğü günkü şifacı.

Maskeli Kişi

  • Ziyaretçi
Ynt: Flashback - Pomegranate Flower
« Yanıtla #3 : 22 Mart, 2023 13:37:51 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Npc Seherbaz Cadı: Edith Lúthien

Genç cadı karşısındaki şifacı kadın ile belki birkaç çift laf ederiz diye gelmişti ve küçük bir tanışmadan sonra genç cadıyla konuşacakken odanın kapısı aniden açılması ile karşısında tanıdık bir yüz gördü. "Balian" dedi genç cadı karşısındaki adama bakarak keskin ve tok sesiyle. Aslında burada olmasına şaşırmaması gerekiyordu çoğu seherbaz yaralandığında buraya uğruyordu gerçi.Ama sanki bu yaralanma meseleleri Balian'a pek olmamış gibi hatırlıyordu en azından öyle umuyordu. "Ben aslında arada geliyorum ama seninde bu gün gelmen gerekmiş gördüğüm kadarıyla" dedi bakışlarını adamın koluna çevirerek. Yırtılmış ve kan lekesi olmuş kolundan tekrardan genç adamın yüzüne çevirdi bakışlarını. Yanındaki kadına dikkatle baktığından genç cadı da bakışlarını kadına çevirdi daha sonra tekrardan arkadaşına. Kadınla bir yerde mi tanışmışlardı yoksa  tanıdık birisini mi anımsatmıştı. Genç seherbazın aradığının ne olduğunu biliyordu fakat boşalan raflarda onu bulacağını sanmıyordu. Balian'ın sözleri ile küçük bir kahkaha atarken genç seherbazın kendisini gösterip ve sözlerine karşılık gülmeye devam etti. "Tabi öylesin" dedi ve yanındaki şifacı kadına döndü "Öyle öyle" dedi tekrardan fısıltılı ve dalga geçer bir ses tonu ile. Kadının bakışlarını genç adamdan kaçırıp aceleci tavırla koliyi açıp küçük bir şişe çıkarıp arkadaşına verdiğini izledi genç cadı ama sanki başka bir şey vardı yanındaki kadında. Daha deminki aceleci tavrı dikkatini çekmişti. Edith Balian'a yaklaşıp elindeki şişeyi aldı "Bunu daha önce kullandın mı bilmiyorum umarım gerekte kalmamıştır ama böyle kafaya dikip içilecek bir şey değil bu" dedi genç cadı gülerek. "Victorine sen şifacısın şu narin adama birde sen bak bence" dedi ve elindeki şişeyi genç kadının eline tıkıştırdı, kendi sözlerine karşılık gülerek. Kadın bir Edith'e birde Balian'a bakıyordu ve genç seherbazda ne olduğunu anlamamıştı. "Hadi ama sen hastalarına böyle sadece bakıyor musun" dedi ve kadının arkasına geçti.

Maskeli Kişi

  • Ziyaretçi
Ynt: Flashback - Pomegranate Flower
« Yanıtla #4 : 22 Mart, 2023 14:37:41 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Npc cadı: Victorine Blackwood

Victorine kadına burada seherbazmısın diye soracakken kapın açılması ile hemen yan tarafa kaydı. Genç cadının söylediği isim karşısında gözleri büyümüştü genç cadının. Bu ismi hatırlıyordu en azında Hogwarts yıllarında gerçi arasından çok uzun bir sene geçmişti ve daha o zamanlar sadece ikinci sınıfa giden küçük bir kızdı. İki arkadaşın konuşmasını dinlerken bakışlarını bi genç adama bi de genç cadıya çeviriyordu. Eğer oysa dedi genç cadı içinden ki o gibi duruyordu en azından pek fazla değişmemiş diye geçirdi içinden. Daha sonra genç cadı başka bir şey anımsadı.  Bir kadın ismi Sydney adında güzel bir kadın. Genç adamı ilk baş orada görmüştü St Mungo da kucağında bir kadını getirirken ve acı çekerken. Nişanlısı olduğu söylenmişti fakat kadının durumu pek iyi değildi gerçi hastaneye geldiğinde hayati fonksiyonları durmuştu da. Geç melez bu durumu hatırlayınca yüzüne yansımasını istemedi düşüncelerinin ve bu durumu sildi. Ne kadar da tahlisiz bir olay diye geçirdi içinden yıllar sonra tekrardan karşısına çıkmıştı ama ölen nişanlısı işe şimdi ise kendisi yaralıydı. Bedenindeki yaranın daha küçük olduğunu biliyordu kalbindeki yaradansa. Pek öyle çok çabukta kapanacak bir yara değildi. Genç adamın sözleri ile dikkati dağıldı ve yanındaki kadının kahkahası odayı yankılanırken o sadece küçük gülücüklerle güldü. Genç kadının kendisine doğru dönüp bir şeyler söylemesiyle yüzüne gülümseme kondurdu. En azından aklındaki bu düşünceleri bir kenara atıp şimdiye odaklanmak istiyordu. Genç adam ona baktığında ne yapacağını bilemedi genç melez daha sonra koli geldi aklına yani onun içindeki şeyi istemiyor muydu. Asasını çıkarıp koliyi açtığında içinden ilk bulduğu geyik otu iksirini çıkardı. "Geyik otu iksir " dedi genç adama bakarak gülümsedi ve elindeki iksiri ona uzattı. En azından elim titremiyor diye geçirdi kendi vücuduna hakim olmaya çalışarak. Bunu istemiyordu sonuçta, genç adam elindeki şişeyi aldığında genç cadı bakışlarını kaçırdı ve birkaç adım geri gitti. O sırada yanındaki kadın genç adamın elinden şişeyi almıştı ve bakışlarını genç meleze çevirmişti. Sözlerinden sonra şişeyi tekrardan genç cadının eline tıkıştırmıştı. Genç cadı elindeki küçük iksir şişesine bakarken bakışlarını genç cadıya çevirdi. Daha sonra da genç adama. Kadının sön sözlerini duyduğunda genç adama doğru bir kaç adım atmıştı ki kadının arkasına geçmesiyle bakışları kadına doğru kaydı ve daha sonra seherbaz adama çevirdi. "İzin verir misin?" diye sordu şaşkınlıkla bir ona birde genç cadıya bakan adama.

Genç cadı kurumuş kan ve hala açık olan yaraya baktı daha sonra elindeki şişeye. Yüzünü biraz buruşturduktan sonra etrafa bakında bir şey bulamadığı için genç adamın diğer elini tuttu ve yarasının üzerine koydu. "Biraz bastır" dedi ve kolinin yanına gitti. Elindeki şişenin yeterli olacağını sanmıyordu ve kolinin içinden çıkardığı bir boy büyük iksiri eline aldı ve diğer iksiri yerine bıraktı. Üzerinde yazan geyikotu iksirini gördükten sonra genç seherbazın yanına gitti. Seherbaz bastırdığı elini çektiğinde genç cadı şişeyi açtı "Biraz canın yanabilir" dedi genç adama çevirerek bakışlarını kısa süre sonra hemen yaraya çevirdi bakışlarını. Geyik otu iksirini yaraya dökerken yüzünü buruşturdu. Genç adamın canının yandığını biliyordu ama yaranında kapandığını görebiliyordu. "Artık daha iyisindir" dedi genç cadı seherbazdan birkaç adım uzaklaşırken. 

Çevrimdışı Balian d'Ibelin

  • Hogwarts Profesörü
  • 11. Seviye
  • İleti: 67
  • 56 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Balian d'Ibelin
  • Güç Puanı: 17
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: tunahan
  • Meslek: Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 25
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 3
Ynt: Flashback - Pomegranate Flower
« Yanıtla #5 : 22 Mart, 2023 14:57:22 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Edith iksiri elinden alırken iksiri içmeyeceği hakkında bir şeyler söylemişti. Genç seherbaz yan gözle arkadaşına bakıp alaycı bir şekilde gülmüştü. Ama kadının iksiri şifacıya verip genç seherbazın yarasına bakmasını söylemesi, yüzündeki alaycı gülümsemeyi alıp götürmüş yerini şaşkınlığa bırakmasına neden olmuştu. Genç şifacı şaşkınlığını üzerinden attıktan sonra Balian'a yaklaştı. Yarasını incelerken küçük şişenin yetmeyeceğini düşünmüş olmalı ki koliye gidip daha büyük bir şişe çıkardı. Balian diğer eliyle koluna bastırırken, koluna bakıp o kadar büyük bir yara olup olmadığını kontrol etti. Solak bir adam için sol kolun yaralanması pek hoş bir durum değildi. Bu yüzden kadının büyük iksiri alması onu rahatlatmıştı. Böylelikle kolunda bıraktığı etki daha çabuk geçebilecekti.
Genç şifacı iksiri yarasına sürerken Balian'da izliyordu. Kadının artan kalp atışlarıyla birlikte yanakları da pembeleşmeye başlamıştı. Sanki genç kadın, Balian baktıkça daha çok heyecanlanıyor gibiydi. İksirin etkisiyle gerilen yarayı hissedince yüzünü buruştu genç adam. Acıdan çok kaşıntı gibi gelmişti bu his. Kadın yaranın kapandığını görünce bir kaç adım uzaklaşmıştı. Balian cevap vermek için bakışlarını kadına çevirdi. "İyiyim, teşekkür ederim Bayan Blackwood." dedi. Sonra acaba kadın beni hatırlıyor muydu da adını söyledim diye düşündü. Kadın onu hatırlamıyorsa ve adını nereden bildiğini sorarsa, tanışmadıklarını söylerse o kötü günü anımsamak zorunda olacaktı Balian. Neyse ki kadından bir tepki gelmemişti. Demek ki o günü hatırlıyor ya da herhangi bir hastası olarak gördüğünü düşünüyor olabilir diye düşündü bu kez. Gerçi ikisi de fark etmezdi. Sadece açıklama yapmak istemiyordu Balian.

Düşüncelerini ittirip arkadaşına döndü. Kurt içgüdüleri sayesinde rahatlıkla işittiği kadının kalp atışlarını duymamaya çalışarak Edith'e "Sen niye buradasın?" dedi ve kadına dikkatle bakarken "Pek yaralanmış gibi de durmuyorsun?" diye ekledi. Şifacının kalp atışlarına eşlik eden hardal otu, geyik otu, papatya, incir, pelin otu, çiriş otu gibi bir çok iksir malzemesinin kokusunu alıyordu. Balian her malzemenin kokusunu ayırt edebilse de odada bulunan iki kadının bunu duymadığını biliyordu. Algısını papatya kokusuna yoğunlaştırmaya çalışıyordu. Çünkü kadının kalp atışları ve bin bir çeşit iksir malzemesinin kokusu dikkatini dağıtıyordu, özellikle de kadının kalp atışı.

Maskeli Kişi

  • Ziyaretçi
Ynt: Flashback - Pomegranate Flower
« Yanıtla #6 : 22 Mart, 2023 15:25:08 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Npc Seherbaz Cadı: Edih Lúthien

Edith karşısındaki ikiliyi izlerken aynı zamanda yüzüne bir gülümseme kondurmuştu. Kadının genç adama karşı bakışlarını görmüştü daha buraya geldiği ilk dakika. Gerçi onu bir kaç defa daha burada görmüştü ve uzaktan da olsa genç seherbazı görme arzusu olduğunu biliyordu belki konuşmaları içi güzel bir fırsattı şimdi. Arkadaşının iksir yarasına dökülürken yüzündeki hale baktığında şaşırmıştı. Normalde yakıcı bir ilaçtı ama genç adamın onlar gibi olmaması bu durumu açıklıyordu. "Birileri dayanıklı çıktı"diye güldü genç cadı arkadaşına. Onun başka bir ırktan yani bir kurt adam olduğunu bilen sayılı kişilerdendi. Uzun süredir bu haldeydi Hogwarts yıllarına kadar dayanıyordu. Genç adam bu sebepten ötürü tılsım ve iksir konularında gerçekten çok iyiydi. Dolunay zamanlarında iksirler ve tılsımlar onun sakinleşmesini sağlıyor ve o zamanları daha rahat atlatmasına yardımcı oluyordu.

"Evet yaralı değilim" dedi genç cadı dostuna çevirip bakışlarını. "Misafirimize eşlik ettim sadece elindeki koliyi nereye bırakacağını bilmiyordu" dedi ve daha sonra sağ taraftaki raflı dolabın en altında bulunan çekmece gözünü açtı. İçinden çıkardığı dosyaları eline aldı. Daha sonra onları eski dostuna gösterdi "Bide bunlar için gelecektim biliyorsun bu işleri de bana yaptırtıyorlar" dedi genç cadı. Daha sonra dosyaları masanın üzerine koydu ve ince mavi renkli bir dosyanın içini karıştırdı, çıkardığı bir belgenin üzerine kolinin üzerindeki sayıları girdikten sonra belgeyi yine aynı dosyanın içine koydu dosyayı da diğer dosyaların üzerine. "Bunların imzaya gitmesi gerekiyor ve bu işleri  nedense çıraklara vermiyorlar onlar sadece çay taşını dosya işlerini Edith'e yıkalım" dedi sitemkar bir şekilde. Karşısındaki adamın sırıtışını görebiliyordu. Daha sonra bakışlarını yanındaki kadına çevirdi. Hem güzeldi hem de akıllı neden arkadaşı ile beraber olamayasın ki en azında Balian'ın iki sene önce kaybettiği nişanlısı için açılan yaralara merhem olabilirdi. Belki de daha ilerisi de olabilir onu unutturabilirdi neden olmasındı ki bu. Dosyaları masadan aldı "Bir dahakine dikkat et" dedi arkadaşına bir şey olmasını istemiyordu gerçi hiç kimseye bir şey olmasını istemiyordu. İnsan sevdiğini gördüğünde kalbi hızla atar derlerdi ve bakışları değişir genç cadının bakışları her şeyi anlatıyordu ama Edith'in duyamadıklarını Balian'ın duyduğunu biliyordu. Yani bunları da mı anlamıyordu yada görmezden mi geliyordu. Belki de kadının ondan hoşlandığını biliyordu ama ölen nişanlısı yüzünden ondan uzak duruyordu. Kapıdan çıkarken bunları düşünen genç cadı elindeki dosyaları hemen az ilerde ayakta dikili olan çırağın eline tutuşturdu. "Bugün gerçekten yorgunum bunları Bay Bloodworth götürmelisin bunların hepsini imzalamalı" dedi genç cadı.


Çevrimdışı Balian d'Ibelin

  • Hogwarts Profesörü
  • 11. Seviye
  • İleti: 67
  • 56 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Balian d'Ibelin
  • Güç Puanı: 17
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: tunahan
  • Meslek: Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 25
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 3
Ynt: Flashback - Pomegranate Flower
« Yanıtla #7 : 23 Mart, 2023 13:29:10 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Edith'in en çok yakındığı şeydi dosyalar. Kıdemli olduğu halde bu kadına neden bu kadar çok dosya işi yıkıldığını Balian'da anlamıyordu. Bir sürü çaylak ve stajyer vardı. Yıllardır bu işi yapan insanların dosya imzalatmaktan çok daha önemli işleri vardı oysaki. Her ne kadar ona bu konuda üzülse de arkadaşı yine bu durumdan yakınırken Balian sırıtmadan edemedi. Dolaptan dosyaları çıkarıp kolinin üzerindeki sayıları yazmıştı. Ardından genç adama bir daha yaralanmamasını tembihleyerek odadan çıkmıştı. Edith odadan çıktıktan sonra genç şifacının kalp atışları daha da artmıştı. Artan kalp atışlarına bir anlam yüklemeye çalışan beynine dur komutu gönderdi genç adam. Düşünmesi gereken yeterince şey vardı ve genç kadının kalp atışları için aklına gelen sebepler son bir kaç yıldır kaçmak için elinden geleni yaptığı şeylerdi. Bu yüzden bu konu hakkında düşünmek istemiyordu.
Odada oluşan garip durum genç adamı rahatsız ederken kadına göz gezdirdi. Nedense onu bir kez görmediğini, sandığından daha tanıdık biri olduğunu hissediyordu. Balian daha fazla dayanamayarak genç şifacıya daha dikkatli baktı. İçinden bir his onu o kötü günden önce de gördüğünü söylüyordu. Belki St. Mungo'ya gidip gelirken görmüş olabilirdi ama bu konuda emin değildi. Kadını fazla dikkatli incelemiş olmalı ki genç şifacı huzursuzca kıpırdanmıştı. "Ah özür dilerim." dedi Balian. "Belki siz beni hatırlamıyorsunuz ama, sizi hayatımın en kötü gününden hatırlıyorum." diye ekledi. Kadın yüzünde oluşan ifadeyi gizlemek için başını eğdiğinde Balian onun da hatırladığı anladı. Ardından devam etti. "Ama nedense sizi daha önceden tanıyormuşum gibi hissediyorum. Daha öncesinde bir yerde karşılaştık mı?" diye sordu. Genç kadın cevap olarak vereceği kelimeleri zihninde tartıyor gibi görünüyordu. Yanakları biraz daha pembeleşmişti. Balian istemsizce gülümsemişti, küçük bir kız gibi allaşan yanakları onu sevimli gösteriyordu.

Maskeli Kişi

  • Ziyaretçi
Ynt: Flashback - Pomegranate Flower
« Yanıtla #8 : 23 Mart, 2023 14:27:51 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Npc Cadı: Victorine Blackwood

Genç cadı ellerine tıkıştırdığı dosyalar ile sızlanıyordu. Kapaklı bir dolabın içinden çıkardığı kalın bir dosya yığınının içinden çıkardığı bir parça kağıdın üzerine kolideki sayıları yazmıştı. Neden onun gibi biri böyle ayak işleri ile uğraşıyordu ki bu konularda St. Mungoda çıraklar uğraşırdı hatta onun getirdiği koliyi bile onlar getirirdi ki ta ki geçen koliyi birisi düşürene kadar. İçinde ki iksir şişeleri kırılmış ve hepsi bir birine karışmıştı.  Biber iksiri, geyik otu iksiri, kurtboğan iksiri ve daha nicesi. Zavallı küçük çırak işitmediği laf kalmamıştı o gün şimdi de koliyi götürmek için bir sağlık görevlisi olarak onu bulmuşlardı. Ne vardı ki onun şansını böyle kötü yapacak. Karşısındaki adam ile iki sene önce hiç hatırlamak istemeyeceği bir halde karşılaşmıştı o anı hiç bir şekilde unutamamıştı. Onu hiç bir zaman o şekilde görmemişti yerle bir olmuş halini. Nişanlısının cansız bedeninin başında göz yaşı dökerken şifacı olduğuna utanmıştı o gün. Onların mesleği insanları hayata döndürmekti ama o gün bunu yapamamışlardı. Genç cadı kapıyı kapatırken Victorin'de hayallerinin üzerine kapı kapatmıştı. Odanın içindeki garip duygunun ne olduğunu çözemiyorken başını koliye çevirdi. Eline aldığı birkaç geyik otu ve kurtboğan iksirin ile oyalanıyordu. Gitmesi gerektiğini biliyordu genç cadıyla neden gitmeyip burada kalmıştı ki hem kalp atışları daha fazla yükselirken bedenini kontrol etmekte zorlanıyordu. Ellerinin titrememesine engel olmak istiyordu fakat kalp atışları yüzünden vücudu çoktan soğumaya başlamıştı parmak uçlarının çoktan soğuduğunu biliyordu.

Genç adamı duyduğunda ellerindeki iksirleri bırakmadan ona doğru döndü. Adamın sözlerinden sonra genç cadı yüzünü düşürdü demek hatırlamıştı onu en kötüsü de sadece o kötü gece olanı hatırlamıştı. Genç cadı başını öne doğru eğdi yüzündeki üzgün ifadeyi gizlemek için. O geceden her zaman nefret etmişti ve etmeye de devam ediyordu. Genç melezin bu hareketi karşısındaki seherbaza hatırlıyorum der gibiydi. Daha sonra genç adamın sözleri onu daha çok heyecanlandırmıştı. "Hogwartstan" dedi genç cadı sesine hakim olmaya çalışarak. Titremiyordu ve hala sesi ince bir çizgi gibi çıkıyordu. "Aynı binaya mensuptup ama ben daha ikinci sınıfa gidiyordum" dedi genç cadı bu sefer karşılık olarak. Sadece bundan hatırlamayacağını biliyordu genç adamın. Akılda kalır bir günleri vardı aslında belkide genç cadının hislerini oluşmaya başladığı gündü o. "Noel gecesi kara gölde başımı belaya sokmuş bir Ravenclaw ikinci sınıf öğrencisiydim" dedi utangaç bir sesle genç adamın hatırlamasını beklerken. Karşısında ki adam ondan yaşça büyüktü zaten ve o zaman da son sınıf bir stajer öğrenciydi. Sömestırın yaklaşması ile evlerine gidemeyen öğrenciler tatillerini orada geçiriyorlardı ve genç adam da onun için gelmişti. Belki de genç adam orada olmasaydı yasak olan kısımda o gece ölebilirdi genç cadı. Daha çok küçüktü ama okul kurallarını ihlal edip karagöle gitmişti ve karşısına çıkan şey onun sonunu hazırlayacaktı.

Çevrimdışı Balian d'Ibelin

  • Hogwarts Profesörü
  • 11. Seviye
  • İleti: 67
  • 56 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Balian d'Ibelin
  • Güç Puanı: 17
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: tunahan
  • Meslek: Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 25
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 3
Ynt: Flashback - Pomegranate Flower
« Yanıtla #9 : 23 Mart, 2023 15:15:37 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Balian sorusuna cevabı olarak genç kadını Hogwarts'tan tanıdığını öğrenmişti. Üstelik aynı binaya mensup olduklarını da eklemişti genç kadın. Balian ortak salonda falan görmüş olabileceğini bu yüzden tanıdık geldiğini düşünürken genç kadın konuşmasına devam etmişti. Şifacı "Noel gecesi kara gölde başımı belaya sokmuş bir Ravenclaw ikinci sınıf öğrencisiydim" diye eklediğinde Balian bir süre düşündü. Genç kadın böyle söylediğine göre bu Balian'ın da bildiği bir olaydı ya da... Genç seherbaz birden gülmeye başlamıştı. O günü net olarak hatırladığını fark etti, hatta o gün küçük kıza adını bile sormadığını da hatırlıyordu. Gerçi o an içinde bulundukları durumda adını sormamış olması çok da olağan bir durum. Balian gülerken "O ufaklık sendin demek." dedi. Ardından kadını süzüp başını yana çevirdi. "Yaşlanıyorum." diye mırıldandı. Mırıldandı ama kendi kendine alaycı bir tonla. O gün acromantulaya yem olmaktan kurtardığı küçük cadı şuan karşısında güzel bir kadın olarak duruyordu. Korkudan titreyen küçük çocuk yoktu şuan karşısında, ama pembe yanakları kesinlikle aynıydı.
Gülümseyerek genç kadını bir kez daha süzmüştü. "Zaman çok hızlı geçiyor. O zamanlar on sekizdim." dedi küçük bir iç çekti. Başını yere indirip düşüncelerinin arasından sıyrıldı. Bakışlarını tekrar şifacıya çevirince "O gece bana çok uzun bir gece yaşatmıştın." dedi gülerek. Genç kadında hafifçe kıkırdamıştı sanki. O küçük lüle lüle saçları olan kızı bir daha göreceğini hiç sanmıyordu o zamanlar. Ama şuan karşısında duruyordu ve o günden önce de görmüştü onu. Dünya küçük diye düşünmeden edemedi. Kadının kalp atışlarını duymamaya çalışarak gülümsedi Balian.

Maskeli Kişi

  • Ziyaretçi
Ynt: Flashback - Pomegranate Flower
« Yanıtla #10 : 23 Mart, 2023 16:17:40 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Npc Cadı: Victorine Blackwood

Karma karışık bir günün ardında tanışmışlardı aslında. Gerçi karşısındaki adamın bunu hatırlamayacağını düşünüyordu. Küçük bir orman macerasını kim hatırlardı ki belki genç melezin ilk macerasıydı ve onu da karşısındaki adam ile yaşamıştı ve o adam onun hayatını kurtarmıştı ama karşısındaki adam o zamanlar seherbazlıkta staj yapıyordu. Emindi ki defalarca tehlikeler ile yüz yüze gelmişti hem daha o zamanlar hem de şimdi. Bunu aklından silmesi kolaydı. Bunları aklından geçirirken genç adamın sesini duydu. Ufaklık? yine mi dedi içinden. Ondan sadece beş yaş küçüktü ve o gece gibi yine ona ufaklık demişti. Bozuntuya vermek istemedi genç melez. Arada uzun bir süre geçmişti iksi de büyümüş ve ellerine istedikleri meslekleri almışlardı.

Zaman su gibi akıp gidiyordu ona göre. Kendisi aynı suya kapılmış küçük bir kuş misali çırpınıp duruyordu bu zaman döngüsünün arasında. Belki balık olsa yüzebilecek ve bu zaman kavramında bir çizgi oluşturup onu yolundan gidecekti. Engebeleri bu çizgi sayesinde aşacak yine sevinçlerini bu çizgi sayesinde yaşayacaktı. Karşısındaki adam o zamanlar on sekiz yaşında olduğunu söylediğinde gülümsedi. Kendisi ne yapsındı daha ikinci sınıfa giden 13 yaşında bir kız çocuğuydu. Sadece o noel gecesi karagöle gitmek istemişti kendisini farklı hissettiğinde ve evet farklıydı o normal bir cadı değildi aynı zamanda sirendi. Kara gölde sirenlerin yaşadığını biliyordu ama onları hiç görmemişti. Onları görmek ve konuşmak ne kadar çok isterdi belki ona yol gösterirlerdi o vahşi yaratıklar sonra bunu aklından kovdu. Belki de annesi bunun içinde teslim etmişti babasına onu belki de onlar vahşi birer yaratık oldukları için görmeye gelmemişti küçük kızını. Karşısındaki seherbazın sözleri ardına gülmüştü. Pek onun ne işi vardı o saatte ormanda diye geçirdi içinden. Yani onu bu kadar yorduysa o ilk bata nasıl bulmuştu onu. "Tekrardan teşekkür ederim" dedi genç cadı. Ne için olduğunu karşısındaki adamın bileceğine emindi elbette o onu kurtarmasaydı şimdi burada hiç var olamayacaktı.

"Aslına bakarsanız hiç bir zaman doğru düzgün tanışma fırsatı bulamadık" dedi genç cadı ve elini genç adama doğru uzattı. İçindeki ses ne yapıyorsun diye bağırsa da bir tarafı da yapmalısın diyordu. En azından bu sefer gerçekten tanışmalılardı. "Ben Victorine Blackwood Büyü Hasarı şifacısıyım" dedi ve gülümseyerek.

Çevrimdışı Balian d'Ibelin

  • Hogwarts Profesörü
  • 11. Seviye
  • İleti: 67
  • 56 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Balian d'Ibelin
  • Güç Puanı: 17
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: tunahan
  • Meslek: Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 25
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 3
Ynt: Flashback - Pomegranate Flower
« Yanıtla #11 : 24 Mart, 2023 00:13:16 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Balian genç şifacının aslında adam akıllı tanışamadıklarını söylediği sırada başını sallayarak onayladı. Genç cadı Balian'ın en yoğun yıllarında okula başlamıştı ve tanışmaları o yüzden imkansızdı. Şifacı onu binalarının Quidditch takımında oynadığı için tanıyabilirdi ama Balian'ın onu tanıyabileceği bir ihtimal yoktu. Elbette görmüş olmalıydı ama tanışmaları için köprü olacak bir şey yoktu. Ta ki o geceye kadar. Lakin o gece de tam tanışmış sayılmazlardı. Çünkü o koşuşturmacanın içinde isimlerini soracak vakitleri yoktu.
Genç şifacı elini uzatıp adını söylediğinde Balian da düşüncelerinden sıyrılıp elini uzattı. "Deniz tanrıçası." dedi genç seherbaz. "Ne kadar güzel bir isim." diye ekledi. Ardından elini çekerken "Ben de Balian d'Ibelin." dedi. Şifacı okul yıllarında Quidditch maçlarını kaçırmadıysa eğer büyük ihtimalle adını biliyordu zaten. Gerçi Sydney'nin öldüğü gece de öğrenmiş olmalıydı. Yine düşüncelerine esir düşmeye başladığını fark edince konuşmaya devam etti. "Yardımınız için teşekkürler." dedi gözleriyle kolunu gösterip. Kadın başını sallayarak onaylarken "Ben artık işime dönsem iyi olacak." dedi genç seherbaz. Ardından tekrar elini uzatıp tokalaştı. Odadan çıkarken gülümsemesini durduramıyordu, yıllar geçtikten sonra böyle tanıdık yüzleri görmek garip bir duygu bırakıyordu insanın içinde. Gülümseyerek koridorda ilerledi. Odasına vardığında içeri de kimsenin olmadığını görünce rahatladı. Masasına kurulup bacaklarını da uzatırken küçük bir büyü yaptı. Masasında beliren sandviçlerinden birini alırken iyice yerleşti koltuğuna.



SON