Edith iksiri elinden alırken iksiri içmeyeceği hakkında bir şeyler söylemişti. Genç seherbaz yan gözle arkadaşına bakıp alaycı bir şekilde gülmüştü. Ama kadının iksiri şifacıya verip genç seherbazın yarasına bakmasını söylemesi, yüzündeki alaycı gülümsemeyi alıp götürmüş yerini şaşkınlığa bırakmasına neden olmuştu. Genç şifacı şaşkınlığını üzerinden attıktan sonra Balian'a yaklaştı. Yarasını incelerken küçük şişenin yetmeyeceğini düşünmüş olmalı ki koliye gidip daha büyük bir şişe çıkardı. Balian diğer eliyle koluna bastırırken, koluna bakıp o kadar büyük bir yara olup olmadığını kontrol etti. Solak bir adam için sol kolun yaralanması pek hoş bir durum değildi. Bu yüzden kadının büyük iksiri alması onu rahatlatmıştı. Böylelikle kolunda bıraktığı etki daha çabuk geçebilecekti.
Genç şifacı iksiri yarasına sürerken Balian'da izliyordu. Kadının artan kalp atışlarıyla birlikte yanakları da pembeleşmeye başlamıştı. Sanki genç kadın, Balian baktıkça daha çok heyecanlanıyor gibiydi. İksirin etkisiyle gerilen yarayı hissedince yüzünü buruştu genç adam. Acıdan çok kaşıntı gibi gelmişti bu his. Kadın yaranın kapandığını görünce bir kaç adım uzaklaşmıştı. Balian cevap vermek için bakışlarını kadına çevirdi. "İyiyim, teşekkür ederim Bayan Blackwood." dedi. Sonra acaba kadın beni hatırlıyor muydu da adını söyledim diye düşündü. Kadın onu hatırlamıyorsa ve adını nereden bildiğini sorarsa, tanışmadıklarını söylerse o kötü günü anımsamak zorunda olacaktı Balian. Neyse ki kadından bir tepki gelmemişti. Demek ki o günü hatırlıyor ya da herhangi bir hastası olarak gördüğünü düşünüyor olabilir diye düşündü bu kez. Gerçi ikisi de fark etmezdi. Sadece açıklama yapmak istemiyordu Balian.
Düşüncelerini ittirip arkadaşına döndü. Kurt içgüdüleri sayesinde rahatlıkla işittiği kadının kalp atışlarını duymamaya çalışarak Edith'e "Sen niye buradasın?" dedi ve kadına dikkatle bakarken "Pek yaralanmış gibi de durmuyorsun?" diye ekledi. Şifacının kalp atışlarına eşlik eden hardal otu, geyik otu, papatya, incir, pelin otu, çiriş otu gibi bir çok iksir malzemesinin kokusunu alıyordu. Balian her malzemenin kokusunu ayırt edebilse de odada bulunan iki kadının bunu duymadığını biliyordu. Algısını papatya kokusuna yoğunlaştırmaya çalışıyordu. Çünkü kadının kalp atışları ve bin bir çeşit iksir malzemesinin kokusu dikkatini dağıtıyordu, özellikle de kadının kalp atışı.