İngiltere Büyücedünyası > Godric's Hollow

Lanetli Mağara

<< < (3/3)

Luna White:
“Ja pierdole!”

Böylesi bir durumda küfür etmekten başka bir şey yapamıyordu. Her zaman yanında olmuş dostunu mu kurtarmayı denemeliydi yoksa canları tehlikeye attıkları gizemi çözmeliydi? Gerçi düşünecek çok bir şey de yoktu. Luna her zaman istediği her şeye kavuşmuş, yetenekli, sevilen bir büyücüydü. Şimdi de bir seçim yapmasına gerek yoktu. Yalnızca hızlı olmalıydı. Her zamanki gibi…

Yok etmeye çalıştığı belgelere doğrulttu asasını.

“Carpe Retractum!” dedi.

Belgelerini sıkıca tutup tüm bedenini zorlayacak bir hızla can dostuna döndü. Max’i görmesine fırsatı kalmamış çünkü genç büyücü büyüsünü sonlandırıp ona saldıranları geri püskürtmek için Arania Exumai büyüsünü yapmıştı. Hepsi olmasa da hatrı sayılır bir kısmı geriye çekilince Luna ona yardım etmeye karar verdi. Elbette önce kaçmaya çalışan adamla ilgilenmeliydi. Max de kendi başının çaresine bakabilirdi, en azından zaman kazandırabilirdi can dostuna.

Adamın üzerinde olduğu tekerlekli sandalyeye Wingardium Leviosa büyüsünü yaptı. Tekerlekli sandalyesinin üstünde dengesini kaybeden adam belirli bir yükseklikten aşağıya düştü. Luna adamın kaçmasını  ve saldırmasını önlemek için Immobulus büyüsünü yapıp Max’e döndü.

Hayli yorgun gözüken ancak Gizem Dairesinin gururlu bir çalışanı olarak can gücüyle mücadele ediyordu. Luna’nın onu kurtarmasının vakti gelmişti.

“Pelerinini çıkar!”

Luna’nın ne yapacağını tahmin etmiş olacak ki yaralı haline rağmen inanılmaz bir hızla pelerinin çıkartıp yerdeki böceklerin üstüne attı. Luna da onların hareket etmesine fırsat vermeden Incendio büyüsünü yaptı. Ardından Lily pelerine Wingardium Leviosa büyüsünü yaparak Max’ın kıyafetlerini yapmak pahasına üstüne attı. Böceklerin ölüp ölmediği bilinmese de eğer ölmüşlerse Max’in kıyafetlerine Aguamenti büyüsünü yapmaya hazırdı.

Yetenek 1d10 : 5, total 5
Destek 1d10 : 9, total 9
Talih 1d10 : 10, total 10

Lady MacDeath:
[justify]Zeminden tavana kadar kasvetin ele geçirdiği mağarada ay gibi parıldıyordu genç cadı bembeyaz saçları ve kararlılıkla yanıp tutuşan aurasıyla. Görevini aksatmamak adına takdir edilesi bir hızla harekete geçmişti. Asasının ucundan fırlayan turuncu ışın demeti üzerlerine dökülen asitle erimekte olan kağıtlara ulaştı ve avını yakalamış bir bukalemun misali kendine doğru çekti. Tamamını kurtaracak kadar dakik olamamıştı, imkansızdı zaten, asit fazla güçlüydü. Yine de raporunda bir şeyler çıkarmaya yetecek kadarı sağlam gibi görünüyordu. En kale alınacak detay ‘cadı avı engizitörleri’ kelimelerinin varlığıydı.

Genç Max ise bacaklarından tırmanmaya başlayan böceklerin şokundan çevresine tepki verme yeteneğini kaybetmiş, donakalmıştı adeta. Onun savunmasızlığını fırsat bilen haşerelerse giysilerinin içine doğru ilerliyordu. Luna’nın aravermeksizin yaptığı bir diğer büyü yüzeydekilerin küçük bir kısmını uzaklaştırma konusunda işe yarayacaktı.

Beyaz saçlı cadının unuttuğu bir şey vardı, kendini korumayı ihmal etmişti. Bu açıklığı fırsat bilen haşereler zehirli iğnelerini asasını tekerlekli sandalyedeki adama yönelten Luna’ya doğrultmuştu. Ve bunun ardından olaylar bir klişedir ki çorap söküğü hızında gerçekleşti.

Asadan ateşlenen büyü hiçbir zaman sandalyedekine ulaşamadı, bu an için hazırlanmış gibi göz açıp kapayıncaya kadar binlerce sinek kütlesinden oluşmuş vızıldayan bir duman bulutu halinde etrafa dağılmıştı. Beraberinde odadaki bütün böcekler kontrolden çıkmıştı sanki. Öyle şiddetle etrafta uçuşuyor ve koşturuyorlardı ki onları tek bir bütün halinde görmek imkansızdı.

Bütün bu kaosun arasında Max son kez Luna’yı korumak için bir fedakarlık yaptı ve kendini genç cadıyı hedef almış ne olduğu belirsiz böceklerin arasına bıraktı. Haşereler doğrudan onun üzerine akın etmeye ve zehirli iğnelerini tenine saplamaya başladılar. Genç adam dimdik durmaya çalışsa da acıdan her yeri titriyordu.

Sonunda Luna’nın takım arkadaşını koruma zamanı gelmiş olacak ki bir kez daha asasını çekti. Yere haşerelerin bir numaralı düşmanı tabii ki de ateşti. Onları püskürtecek en iyi yolu seçmişti. Asasıyla tutuşturduğu pelerin hızla alev aldı, yükselmeye başlayan dumanlar sayesinde böcekler çıktıkları deliğe doğru koşuşturmaya başlamıştı. Sandalyedeki adamın aldığı dumanımsı form ateşin etrafında süratle dönüyordu bir hortum yaratır gibi. Alevler gittikçe yükseldi mağaranın tavanına değene dek. İkili artan sıcaklığı hissedebiliyordu, bir adım geriye çekilmek zorunda kalmışlardı yanmamak için.

Şiddetli bir patlamayla tavana dek yükselen alevler  tüm mağaraya dağıldı ve saniyeler içinde yok oldu. Kaşla göz arasında yaptığı kalkanı indirdi Luna çevresine bakmak için. Tek bir böcek bile kalmamıştı içeride. Fakat tekerlekli sandalyedeki adamın durduğu yerde bir parıltı çarpacaktı gözüne. Gidip baktığında üzerine tombul bir böcek deseninin işlendiği madalyon bulacaktı.

[spoiler][/spoiler]

Görünürde başka bir şey yoktu. Kurtulmuşlardı. İkisi de tek parçaydı, birlikte ve en önemlisi de hayattaydılar.

Kutlama faslına geçtikleri sırada oradan ayrıldı Ölüm, şu an iş çıkmamış olsa da içinden bir ses ill karşılaşmaları olmayacağını söylüyordu. Ve zamanı geldiğine en iyi yaptığı işi yapmak için orada olacaktı. Ancak buradaki mesaisi bitmişti, şimdilik.[/justify]


[justify]Notlar;
-Tebrikler! Hayatta kaldınız! Sağ salim mağaradan çıkmayı başardığınız için kutlarım ancak bir St Mungo’ya görünseniz iyi olacak gibi duruyor. Özellikle Max, aldığı böcek yaralarından ötürü görünse iyi olur.
-Luna görevin sonunda ne olduğu belirsiz bir madalyon kazandı, eşlarına girdiğinde göreceksin. Madalyon ile ne yapacağın tamamen sana kalmış, dilersen saklayabilir ve ne işe yaradığını araştırabilirsin. Dilerse raporunu teslim ederken Twinkle’a verebilirsin.
-Ele geçirdiğin belgelerin büyük çoğunluğu üzerine dökülen asitle eridiği için ne yazdığı tam okunamıyor olsa da seçilen detaylar arasında 'cadı avcıları ve engizitörler' kelimeleri haricinde bir ritüel için gerekli malzemelerin listesinin bir kısmı seçilebiliyor ve bunların içinde çeşitli böcek türleri var.
-Son olarak bu iletinin altına yanıt yazmana gerek yok, görevin an itibariyle sona erdi. Umarım keyif almışsındır, bir sonraki görevde buluşmak dileğiyle sihirli günler dilerim ^^[/justify]

Navigasyon

[0] Mesajlar

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git