İngiltere Büyücedünyası > Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi
[Cadı Avcıları Soruşturması] Çocukların Sorgusu
Kont Sati Von Richmond:
Gözlerine bir perde gibi inen ve dahi soluk almasını birkaç saniyeliğine engelleyen saç tellerinden başını çevirdikten sonra göz pınarlarından taşan ıslaklığı kollarıyla silmeye yeltenmişti ufaklık; ışıksız bir odanın siyah perdelerini aralamış ve yağmur taneleriyle süslenmiş bir pencerenin bulanıklaştırdığı hüzünlü manzarayla baş başa kalmış kimse gibi bir matem havası vardı duruşunda. Nasıl ki sıcak bir kahveye katılan katı bir şeker, fincanın dibine çöküp çözülürse aheste aheste; çocuk da tüm katılığının dağılıp gittiğini hissediyordu belki de ilk kez şefkatli kollarda.
"Bilmiyorum. Gerçekten, bilmiyorum. Lanetimizi kaldırmanın bir yolunun kilisede olduğunu söylemişlerdi ama... Kendi aralarında konuştuklarını duydum sadece. Bir zamanlar çok kötü bir cadının gücüne ket vurmak için inşa edilen mühürler olduğunu söylediler. Bunları kıranları, kırdığı mühre göre Tanrı'nın mükafatlandıracağını ve bu mükafatlarla bizlerin üzerindeki laneti kaldıracaklarını söylediler. Engizitörlere gelince, onları görmedim hiç. Sadece Gabriel Hazretlerinin seçilmişlere gözüktüğünden söz etmişlerdi. Raphael'in ise bu seçilmişleri iyileştirmek için geleceğini. Michael geldiğindeyse, iblisin tohumlarını haklamak için göğü yaracağından söz ederlerdi."
Güçsüzce çöktü sandalyesinde, sözcükler düğümlenmişti boğazında bir anlığına. "Mahşerden bize gönderilenlerin kıyamet alametleri olmalı bu. Ahir zamanda yaşıyoruz. Eskiden büyümek istemezdim. Şimdiyse büyüyemeden ölmekten korkuyorum. Ve ruhumun Araf'ta sıkışmasından..."
Bakışlarını hevesle kaldırdı kadına doğru. Sıkışmışlığın eseri ifadesiyle dudaklarını büzüştürüp kadına yaklaştı. "Buradan gidebilir miyim artık? Gidebilir miyiz?" Aniden kadının söyledikleri aklında birer şimşek gibi çaktı. Belki de gerçekten bu vesileyle, şu ana kadar sormadığı nice sorunun cevabını bulabilmeye hazır bir kaşif gibi meraklı sorularını sıraladı arka arkaya. "Hem ben, uçan süpürgelere bindiğinizi duymuştum. Doğru mu gerçekten bu? Ben de binebilir miyim? Peki kaynar kazanda çocuk kaynattığınızı duymuştum, gerçek mi bu? Onları yiyor musunuz? Bir de, bir de... Hah! Oyuncak bebekleri oynattığında bu bebeklerle büyülediğiniz insanları da oynatıyormuşsunuz. Bebeğin kolunu kırdığında o kimsenin de kolu kırılıyormuş mesela. Gerçekten yaptın mı hiç bunu? Nasıldı!?"
Ardı ardına sorduğu soruların peşinden de muzip bir gülümseme takındı. "Eh, artık soru sorma sırası bana geçmiş olmalı değil mi?"
Cornelia Barthélemy:
Kiliseden getirilen cadı avcılarının himayesinde bulunan isminin yalnızca Andy olduğu bilinen çocuğun sorgusu usulünce uygulanmış, bilgiler toplanmıştır ve rapor halinde sunulacaktır. Buna ek olarak; Andy artık alınmış izinler ve yasal ayarlamalar doğrultusunda, yaşamına; büyücü ve cadılar arasında Andy Barthélemy olacak şekilde devam edecektir. Cornelia Barthélemy tarafından evlat edinilmiştir.
[spoiler=Out]İskender eğer Andy'nin o sorusunu hala hatırlıyorsan lütfen söyle asdfg[/spoiler]
Navigasyon
[0] Mesajlar
[*] Önceki Sayfa
Tam sürüme git