İngiltere Büyücedünyası > Godric's Hollow
Kış Gündönümü
Cwénhild Muirghéal:
"Kontrol et. Dikkatlice."
Birileri onları izlemese şaşırırdı zaten. Motke buraya tek gelecek kadar aptal bir adam değildi. Carmilla da böyle bir hataya düşeceği düşünecek kadar saf değildi. Yinede Jack'in ortalığı kontrol etmesi iyi olabilirdi. Adam purosunu yakarken arkadaki baygın adama takıldı gözleri.
"İşkence...hatırlıyorum." dedi ve avcılar tarafından koparılan parmağını adama gösterdi. "O baloda avcılar hepimizden bir şeyler aldı. Eğer başımızda düzgün bir yönetim olsaydı bunlar olmazdı. Şu an bile bütün kaynaklarınız beni aramaya harcanıyor esas düşman gözümüzün önünde olmasına rağmen Herr Motke. Lafı uzatmayacağım. Bir savaş çıkarmalıyız. Bütün savaşları bitirecek bir savaş. Bu fanatik yobazları taş devrine gönderecek bir savaş"
Yetenek 1d10 : 10, total 10
Destek 1d10 : 5, total 5
Talih 1d10 : 1, total 1
Kont Sati Von Richmond:
Etrafı kontrol etmeye yeltenen Jack odalara fark ettirmeden göz atmaya çalışıyordu. Ancak koyu karanlık hem işini zorlaştırıyor, hem de zemine saçılmış yıkıntılara takılmamak için zaman harcamasına sebep oluyordu.
Von Motke ise Jack’in holde gezinmesini pek umursamamış gibi konuşmasına devam etti. “Bu konuda size ne kadar hak verdiğimi anlatamam. Sihir Bakanlığı ile bazı konularda ayrılıklarımız olduğunu bilmemiz gerekir. Lakin siz de çok iyi bilirsiniz ki, savaşta istihbaratın önemi yadsınamaz. O yüzden bugün size iyi niyetimin bir göstergesi olarak, bir hediye sunmama izin verin. İstihbaratınıza katkısı olacak bir hediye...”
Asasını paltosundan sıyırarak arkada, sandalyedeki adamın bulunduğu odaya doğrulttu. Bir lumos büyüsünün tesiriyle çıkan ışık huzmeleri, adamın yanındaki masada bulunan lambayla temas etti. Loş, beyaz bir ışık yankılandı odada. Bir adam vardı gerçekten de sandalyede oturmakta olan. Üzerine bol, siyah bir cübbe geçirilmişti. Her halinden baygın yahut bilinçsiz olduğu anlaşılıyordu. Sandalyeye bağlı bile olabilirdi ama bol cübbe yüzünden belli olmuyordu. Yüzünde ise uğursuz bir maske vardı. Altın kaplama, üzerinde baş aşağı bir boğa figürüyle kaplı, korkutucu bir maske.
Carmilla ışığın da etkisiyle maskeyi fark etti. Bir takım hatıralar, görüntüler çaktı şimşek hızıyla beyninde. Bilinçaltının çok derinlerinden savrulan görüntüler. Acı, ıstırap ve şiddet. Şiddet arzusu! Bir asa ile can alabilmek ve o can almanın mecburiyeti. “Öldür! Öldür!” Bir maskenin görüntüsü doldurdu zihnini. “O senin düşmanın! Hayatta kal! Öldür! Yoksa ölüm seni bulur!”
Von Motke konuşmaya devam ediyordu ama duymuyordu zihni, duymuyordu kulakları. “Size işkence eden cellatlardan birisi Frau Carmilla! Onunla tanışmak istersiniz diye düşündük. Size bu cübbe ve maskeyle işkence ettiğini itiraf etti... Belki de sizin-“ Cümlesini tamamlayamadan yere düşen birisinin gürültüsü böldü sözünü. Jack yerdeki kırık bir sandalyeye takılarak yuvarlanmıştı. Arka odanın içerisinde zemine sert bir şekilde düşerken ay ışığının vurduğu pencerede bir siluetin hareket ettiğini gördü. Çıkardığı sesle o kişi her kimse dikkatini çekmişti. Şimdi karanlıkların içinden yanına yaklaşan siluetin kim olduğunu çıkarmaya çalışıyor, bir yandan da ayağa kalkmaya çalışıyordu.
Carmilla koşullandırmaya direnmeye çalışabilir ve eğer direnirse, koşullandırmadan kaçınabilmesi için destek zarının ne geldiği önemli. Şayet destek zarı belli bir değerde gelmez ise, yetenek zarı ile kendisine koşullandırılan hareketi ve büyüyü yapmak zorunda kalacak.
Cwénhild Muirghéal:
Von Motke'nin ağzından bal damlıyordu. Jack odaları ufak ufak tararken yaşlı adam arkadaki odayı aydınlattı. Maske. Tanıdıktı. Bir takım hatıralar beyninin içinde tekrar oynamaya başladı. Kılıçla yaralanan bir kadın. İşkence edilmiş bir kadın. Bir takım emirler, bir takım koşullandırmalar. Parmağı sızladı. İçinde bir dürtü hissetti. Vahşi bir hayvan gibi kana susamıştı. O celladın canını almak istiyordu. Onu paramparça etmek, pirinçten bir boğanın içine tıkmak. Kalbi küt küt atıyordu. Bu soğuk havada terlemeye başladı. Jack, o ise bir şeyleri bok etmişti. Fakat sayesinde dışarıda olan birini fark ettiler. Jack başarabilirse kalkacak ve bir kaç savunma büyüsü yapacaktı. Fakat Carmilla... Onun ne yapacağı belli değildi işte.
Yetenek 1d10 : 3, total 3
Destek 1d10 : 2, total 2
Talih 1d10 : 10, total 10
Kont Sati Von Richmond:
Carmilla kontrolsüzce asasını doğrultmaya başlamıştı. Gözlerinde dipsiz birer kuyu ile hedef aldı maskeliye doğru. Asasını savururken kontrolsüzce, döküldü sözcükler dilinden. “Avada Kedavra...”
Asadan ayrılan yeşil huzme serseri şekilde ilerledi boşluğa. Belli ki asa maskeli adamı hedef almıştı ancak, vardığı nokta çok farklıydı. Jack’in yanına tehditkar bir biçimde yaklaşmakta olan kara cübbeler içerisindeki siluetin tam önüne düşmüştü ki, bir an o kişinin tereddüte düşmesine bile sebebiyet vermişti. Fırsattan istifade eden Jack ise yerden kalkarak asasına davranmış ve az önce üzerine doğru gelmekte olan kişiye doğrultmuştu çarçabuk. “Sen de kimsin!?” diye bağırıverdi farkında olmadan. “Carmilla, burada bir misafirimiz daha var.”
Oysa Carmilla onu duymuyor, yahut duyabilecek gibi durmuyordu. Von Motke başını umutsuzca iki yana sallarken cevap verdi Jack’in haykırışına. “Bir savaşa ihtiyacımız var, doğru. Her savaş bir ölümle başlar. Ama bu kadar kötü bir isabet oranıyla işimiz çok zor Frau Carmilla! Yoldaşlarınız ise lüzumsuz yerlere burnunu sokmakla ve korumalarıma asa çekmekle meşgul.”
Tam konuşması bittiği esnada evin kapısı gürültüyle açıldı. Madam Béringer, az önce süpürgeyle tüm kasabayı aramış gibi dağınık saçları ve artık gözlerinde yamulmuş halde duran gözlükleriyle evin içerisine fırtına gibi girmişti. “Cwénhild!” Doğruca davrandığı asasını Von Motke’ye doğrulturken bir yandan da göz ucuyla Carmilla’ya bakıyordu. “Biliyorum! Başından neler geçtiğini biliyorum... Sakın inanma bu adama! Büyük bir tuzağın içerisindesin. Von Motke seni bir piyon olarak-“
“Hah! Bunu cadı avcılarının uşağı Frau Béringer mi söylüyor!?” Sesinde alaycı bir tonlama vardı Von Motke’nin! “Kasıtlı beceriksizliğinle bu cadı avı saçmalığının dört bir yanı aleve vermesine sen sebep olmadın mı? Alınacak her radikal önlemin karşısında inatla durmadın mı!? Şimdi bir de gelip beni mi suçluyorsun?”
“Buraya sizinle tartışmaya değil, işkence edilmiş ve bir piyon haline getirilmiş bu kadını kurtarmaya geldim! Size gelince Mösyö Von Motke! Sizin de neyin peşinde olduğunuzu biliyorum. Sihir Bakanı! Dünden beri ona ulaşmaya çalışıyorum, en son sizinle-“
Kadın sözlerini bitiremeden Von Motke’nin paltosunun kolunda bir hışırtı duyuldu. Adam asasını doğrultmaya başlamıştı çoktan. Jack ise dışardaki konuşmaya kulak kabarttığı esnada dağılan dikkati sebebiyle, gölgelere sinmiş siluetin kendisine doğru hareketlendiğini fark edememişti. Birkaç saniye içerisinde belli ki burada kıyamet kopacaktı.
Cwénhild Muirghéal:
Öldür.
Öldür!
ÖL-DÜR!
Kafasının içinde yankılanan tek ses buydu. Bütün nefreti, bütün becerileri ve bütün arzuları sadece tek bir şeye odaklanmıştı. Tek bir şeyi tutkuluyordu bedeni. O aptal maskeyi takan adamı yok etmek istiyordu. Sadece bunu istiyordu. Bunun için çabaladı. Fakat başarısız olamadı. Bir tarafı hala direniyordu. Mantıklı bir taraftı bu. Adamı öldürmeyip sorgulamak istiyordu. Sorgulayıp o mahkemenin yerini öğrenmek ve oraya kusmak istiyordu bütün nefretini. Fakat başaramıyordu. Asasının ucundan yeşil bir ışık fırladı. Iskaladı. Zihninin içinde süregelen bu savaş yüzündendi bu. Direnmeli miydi, yoksa direnmemeli miydi? Başka şeyler oluyordu. Jack bir şeyler söylüyordu. Motke ve bir başkası. Bir rüya gibiydi sanki. Direnmeli ve vücudunun kontrolünü ele geçirmeliydi. Denedi. Tekrar denedi.
Yetenek 1d10 : 5, total 5
Destek 1d10 : 5, total 5
Talih 1d10 : 5, total 5
Navigasyon
[0] Mesajlar
[#] Sonraki Sayfa
[*] Önceki Sayfa
Tam sürüme git