İngiltere Büyücedünyası > Godric's Hollow

Kış Gündönümü

<< < (3/5) > >>

Meredith Vivienne Boleyn:
[justify]"Lady Nimuë,

Söylediğiniz gibi Madam hakkında inceleme ve takiplerimizi tam süratle gerçekleştiriyoruz. Son günlerde şüpheli bir faaliyetini görmemiş olsak da, bu akşam saat 23 sularında kendisinin Godric's Hollow'a uğrayacağını haber aldık. İşin ilginci bu ziyaretten ne asistanının ne de ailesinin haberi vardı. Cisimlenme kayıt bürosunun da saat 22'den sonra boşaltılacağı talimatı verdiğini öğrendik. Bu yolculuk her ne içinse, anlaşılan o ki Madam bunun öğrenilmesini istemiyor. Bilgilerinize sunarım.

Yazan
Parola - Çörek Üstü Saksağan"

Ayın tepede parıl parıl parladığı sakin bir geceydi. Kalın, kadifeden pelerine sarılmış bir kadın silueti temkinli adımlarla gecenin karanlığında buz gibi havaya aldırış etmeden ilerliyordu, fakat onun oradaki varlığını belli eden tek şey üzerinde tutmak için epey çaba harcadığı ikinci bir pelerinin rüzgarla havalanmasıydı. Hafif bir esinti vardı başta ancak o adımlarını hızlandırmaya çalıştıkça rüzgar ona inat daha da bir sert esiyordu sanki. Belki de yaklaşmakta olan tehlike için uyarıda bulunmaya çalışıyor, yol yakınken dönmesini söylüyordu. Fakat bunun için geçti, kızıl saçlı kadının uzun süredir izini sürdüğü ipuçları onu Godric’s Hollow’da harabe bir yapıya getirmişti.

Yakın zamanlarda eline ulaşmış şüpheli bir mektup ile çıkmıştı yola, belirsizliklerden hoşlanmıyor olsa da bir şeylere katkıda bulunma arzusu yüzünden çekinmeden risk alıyordu. Mektupta yazdığı gibi Madam’ın peşinden gitmek için 23.00 dolaylarında süpürgesine atlamıştı, onu bulmuştu da, buz gibi havada uzunca bir süre kasabanın üzerinden bir oraya bir buraya uçmuşlardı. Harabe bir yapıya varıncaya kadar sürmüştü kedi-fare kovalamacası, Madam büyük bir telaşla kendini yapının içine atmıştı.

Ters giden bir şeyler olduğunu anlamak için dahi olmaya gerek yoktu tabii. Meredith, görünmezlik pelerinini bir kenara bıraktı, saldırıya hazır bir biçimde tuttuğu asası ile Madam’ın peşinden koştu. Yasak Orman’da yaşadığı şoka benzer bir durumla karşılaşacaktı ve bir kez daha buna hazırlanmamıştı. Yapabileceği pek çok hamle vardı, buna rağmen o sadece durumu daha iyi idrak edebilmek için tek bir büyü yapmayı seçti. “Lumos!”
[/justify]

Yetenek 1d10 : 8, total 8
Destek 1d10 : 5, total 5
Talih 1d10 : 9, total 9

Kont Sati Von Richmond:
Meredith’in evin içerisine girmesiyle yolladığı lumos dört bir yanı aydınlığa vurdu. Karanlıklar ışıkla tanıştı ve bilinmezlikler son buldu bir anlığına. Karanlığa alışan gözler ışıkla kamaşırken, Jack son anda üzerine ilerlemekte olan siluetin kendisine ne kadar yaklaştığını fark etmişti çaresizce. Artık karanlık bir siluet olmaktan farklıydı. Işığın yansıdığı kılıcı görebiliyordu ve diğer elinde konuşlanmış olan arbaleti. Kafasında sivri bir şapka, zırhı andıran deri bir kıyafet ve arkasında salınan kara bir pelerin. Yüzünü örten kara bir örtü.

[spoiler][/spoiler]

Sıcak bir sıvının karnından derisine bulaştığını hissederken, asasıyla başarısız bir protego denemişti. Başarılı olsa da işe yarayacağı şüpheliydi. "Carmilla, ben..." diyebildi yalnızca. Yere dökülen kanlarla beraber dizlerinin üzerine çökerken Jack, evin içerisi bir kez daha yeşil bir ışıkla aydınlandı.

“AVADA KEDAVRA!”

Carmillanın asasından yayılan ölümün habercisi bu sefer hedefini bulmuştu. Maskeli adamı göğsünden vurmuş ve zaten baygın olan adam, büyünün tesiriyle geriye doğru savrulmuş, maskesi ise düşmek üzereydi. Kamaşan gözler alışırken lumosun ışığına bir anlık oldukları yerde kalan figürler de hareketlenmişti. Von Motke içeri giren seherbazı fark ettikten sonra sert bir sesle asasını tekrar Madam  Béringer’e doğrultmuştu. “İhanetin bu gece sonlanacak! Hain...” Asasından dağılan ışık huzmeleri Madam tarafından savuşturulurken, kadıncağız gözlüklerinin üzerinden bir bakış attığı ve az önce içeri girmiş olan seherbaz Meredith’e seslenmekte buldu çareyi. “Sen!? Yardım et seherbaz! Bakanı kurtarmak için-“

Sözü yine ve her defasında olduğu gibi kesilmişti Von Motke tarafından. “Buna inanma sakın genç hanım! Senin görevin cadı avcılarını avlamak değil mi? İşte karşında, ne duruyorsun?” derken bir yandan da asasıyla Madam Béringer'e lanetler yollamakla meşguldü.

Carmilla ise seslerin giderek arttığını hissetti kulaklarında. Artık duyabiliyordu. Başı delicesine zonklamasına rağmen duyuyordu. Bilinçaltının derinliklerinden şu ana dönmeye çalışıyordu tüm çabasıyla. İstemsizce yere çökmüş, kollarından güç alarak yıkılmamaya çalışıyordu. Tüm o işkenceler ve korkunç anılar bir kez daha yaralamıştı zihnini.

Cwénhild Muirghéal:
Yeşil bir ışık, sessizce maskeli adama doğru gitti. Zaman yavaş yavaş dururken o durduramadı asasının ucundan çıkan yeşil ışığı. Ölüm maskesinin ardında baygın duran adama ulaştığında üzerindeki baskı ve öldürme arzusu da yavaşça kalktı. Bedeninin kontrolü tekrar eline geçiyordu. Lakin başında hissettiği tüm o baskı, yaşanan her şeyin tekrar zihninin içinde canlanması, hepsini tekrardan yaşıyormuş gibi olmak, hissetmek.

Zar zor doğruldu. Berigér ve Motke kapışıyorlardı. Motke ona bir adam göstermişti ve kadın deliye dönmüştü. Bu, kabul edebileceği bir şey değildi. Kimsenin onun üzerinde böyle bir kontrole sahip olmasına izin veremezdi. Ayrıca Berigér'in burada ne işi vardı. Eski bir bakan. Çok fazla şüphe iki insanın etrafında toplanıyordu ve Carmilla bu durumdan rahatsız olmuştu. Artık ipleri eline almanın zamanı gelmiş, hatta geçiyordu bile. Yaralı olan Jack'e baktı. Dayanmak zorundaydı, daha kötülerine dayanmıştı bu adam. Öncelikle kavga eden iki kişiyi durduracaktı. Birinden biri yalan söylüyordu ve yalan söyleyen cehennemin ateşinde yanacaktı. Ha birde seherbaz vardı. Ormanda karşılaştığı seherbaz. Onunla alıp veremediği bir şey yoktu, henüz.

Buradaki en tehlikeli kişi Motke'ydi. Hazır Beringér ile savaşa tutuşmuşken onu etkisiz hale getirmek normale kıyasla daha zor olurdu. O yüzden ona döndü. Hiç şakası yoktu direk asasını çekti. "Petrificus Totalus!" Motke'yi başarılı bir şekilde indirebilirse asasını Beringér'e döndürecek ve bekleyecekti.

Yetenek 1d10 : 4, total 4
Destek 1d10 : 2, total 2
Talih 1d10 : 6, total 6

Meredith Vivienne Boleyn:
[justify]Cwénhild, Herr Von Motke, Madam Beringer, sandalyeye bağlı ölü bir adam… Meredith’in aklından tek bir şey geçiyordu: feci halde boka batmıştı. Birbirine giren iki bakanlık çalışanına mı yoksa kontrolü kaybetmiş Cwénhild’a mı müdahale edecekti? Hızlı düşünmeliydi ancak donup kalmıştı. Dakikalar değil yalnızca saniyeler içinde asalar çekilmiş, bir başka tekinsiz siluet ise kan akıtmıştı. Girdiği trans halinden onu çıkaran Cwén’in Motke’ye bir beden kitleme laneti atması olmuştu. İç güdülerine güvenmeye karar verdi, hızla asasına davrandı ve sivri şapkalı yabancıya doğrulttu. “Incarcerous!”

Niyeti adamı hareketlerini kısıtlayarak kendine zaman yaratmaktı o sırada sandalyeye bağlı diğer adama doğru koşacak ve maskesinin altında kim olduğunu öğrenecekti. Herkes bir vedayı hak ederdi sonuçta değil mi?[/justify]

Yetenek 1d10 : 4, total 4
Destek 1d10 : 9, total 9
Talih 1d10 : 9, total 9

Kont Sati Von Richmond:
Carmilla’nın asasından çıkan ve havayı püskürterek yaşlı adama doğru yol alan huzmeler, Von Motke’nin bir asa hareketiyle savuşturulurken yaşlı adamın gözleri öfkeyle açıldı. Yaşına rağmen refleksleri korkutucu derecede hızlı gözüküyordu. Ama yine de, bu saldırıyı beklemediği pek açıktı. “Frau Carmilla! Beni hayal kırıklığına uğratıyorsunuz...” Asasını bu sefer Carmilla’ya döndürmüş ve büyüsünü yollayıvermişti. “Sagittio!” Asasından çıkan oklar hızla kızıl cübbeli kadına doğru yol alırken, Madam Béringer nihayet saldırılardan fırsat bularak Von Motke'yi etkisiz hale getirmek üzere kendisine doğru bir Expelliarmus göndermekle meşguldü.

Meredith ise doğrudan üçlüyü ve aralarında savrulan büyüleri aşmaya çalışarak sandalyesinde ölü bir şekilde duran adama doğru koşturmaya başlamış bir yandan da arka odada kılıcından kanlar damlamakta olan şapkalı adama doğrultmuştu asasını. Şapkalı şahıs ise kılıcını doğrultarak büyüyü karşılamaya çalışsa da, nihayetinde etrafında kendisini saran iplere kapılan kılıcı kuvvetle elinden savrularak kolunda bir çiziğe yer açmak suretiyle arkadaki pencereye doğru yollanmıştı.

Şapkalının bir anlık afallamasını fırsat bilen Meredith ise, hem şansının hem de çabukluğunun avantajıyla düelloya tutuşan üçlünün lanetleri arasından sıyrılmış ve sandalyenin başına kadar varmıştı. Sandalyesinde oturan kara cübbeli adamın yanına vardı. Maskesine uzattı ellerini ve söktü aldı altın kaplama maskeyi yüzünden. Kel bir sima vardı karşısında. Daha önceden pek çok kez gördüğü, tanıdık bir sima hem de...

[spoiler][/spoiler]

Sihir Bakanı, Agnus Marvin Kellington idi sandalyede oturmakta olan...

Şapkalı adamın şaşkınlığı geçmişti. Nitekim eline aldığı arbaletini Meredith ve Madam Beringer’e doğrultmuştu şimdi. Tetiği çekti. Bir anda tıkır tıkır çalışan mekanizmaların sesi duyuldu. Arbaletten çıkan beş altı adet kısa ok, tüm hızıyla Meredith ve Madam Beringer’e doğru yol almaktaydı. Elindekinin sıradan bir arbalet olmadığı çok açıktı.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git