İngiltere Büyücedünyası > Godric's Hollow
Kış Gündönümü
Kont Sati Von Richmond:
Carmilla yaşlı adamnın başına eğilmiş, şakağına dayadığı asasıyla üç adet anıyı zorla ölmekte olan beyin kıvrımlarından çıkarmakla uğraşıyordu. Bu uğraşının ihtiyarı yormakta olduğu ve ruhunu teslim etmesinde etkisi olacağı ise su götürmezdi. Von Motke son nefesini verirken Madam Beringer’ın sesini duydu yanı başında. “Harekatınız da sizinle beraber sonlandı Mösyö!” Gözlüklerinin üzerinden etrafa kısa bir bakış atınca bakanın cansız bir şekilde durduğu sandalyeyi fark etti. Gözünün önünden geçmişe dair bir takım hatıralar geçmiş gibi duraksadı. Matem sarmıştı adeta duruşunu. Bunun olabileceğini belli ki biliyordu bu gece. Ama geç kalmıştı. Hem de çok geç. Carmilla'ya istediklerini yaptırmışlardı işte nihayet.
Buğulanmış gözlüklerini ovuşturdu. Sonra da bir elini yorgun bir şekilde, adamın başında anıları şişelemekle meşgul Carmilla’nın omzuna koydu.
“Başından neler geçtiğini biliyorum, kızım. Sana zorla neler yaptırdıklarını da... Ama artık hepsi bitti. Geçmişi iyileştirmek ve tedavi etmek için hiçbir zaman geç değildir. Sen Cwénhild Muirghéal’sın, Baş Seherbaz yardımcısı, büronun gururu. Biz seni... Öldü sanıyorduk.” Sesinde halen bir matem havası hakimdi. Ama bunun kaybettiği eski dostu Sihir Bakanı için mi olduğu, yoksa Cwén için mi olduğu belirsizdi.
Meredith ise o esnada halen şapkalı avcıyı yakalamaya çabalıyordu. Sisin içindeki gölgeye doğrulttuğunu tahmin ettiği asasıyla büyülü sözleri fısıldamasıyla, çok güçlü bir büyü tarafından çekilmesi bir olmuştu. Olduğu yerden kontrolsüzce fırlayıp sisin içerisine sürüklendi. Ta ki, ahşap ve döküntü pencere pervazına tüm gücüyle çarpıp takla atarak evin dışındaki çimenlere çakılana kadar... Ağrıdan her tarafı ağrıyordu adeta. Belli ki gölgeyi ıskalayıp pencereye isabet ettirmişti büyüsünü. Ancak bu kadarla da kalmamıştı. Şapkalı avcının pencere dışına bir tuzak kurduğunu o an fark edebilmişti. Pencereye çarpmasıyla tetiklenen tuzak cübbesini tutuşturmuş, bir anda kıyafetlerinin alev almasına sebep olmuştu. Neyse ki şiddetli bir alev sayılmazdı, pencerenin pervazında takla atarken tuzağın şiddetini de bir şekilde azaltmıştı. Ancak bu durum, şu anki gerçeği değiştirmiyordu. Yanıyordu!
Meredith Vivienne Boleyn:
[justify]Oltaya takılmış bir balık gibi gafil avlanmak sözü kelimenin tam anlamıyla içine düştüğü durumu özetlemeye yetiyordu. Meredith, hamlelerini yaparken etraflıca düşünmekten oldukça uzaktaydı ve umutsuzca cadı avcısını yakalama çabası kendini içinden çıkması zor bir konuma sürüklemişti. Sivri şapkalı adamı yakalamak için yolladığı büyüyü ıskalamış ve bir de üzerine bedel ödemesi gerekmişti. Asasından çıkan ipler artık her nereye isabet ettiyse onu metrelerce sürükledi şiddetle. Çığlık attı kadın. Canı yanıyordu, aldığı darbeleri hafifletmek için kollarını kendine siper etmiş olmasına rağmen her yanı ağrı içindeydi. Toparlanacak ve aldığı hasarı kontrol edecek vakti olmadı ne yazık ki. “Bir de bu eksikti!” diye sızladı, yanıyordu.
Yanıyordu! Cüppesi tutuşmuştu, bir kez daha nasıl olduğunu anlamamıştı, alevlerin tenine ulaşmak üzere olduğunu hissediyordu. Yanan pelerinini üzerinden attı çabucak, kumaş parçası kayan bir yıldız gibi karanlıkta süzülürken asasını eteklerine çevirdi. “Aguamenti!” Tazyikli su eteğindeki alevlerle buluştu, bütün gücünü vermişti söndürebilmek için. Adadan ayrılırken yanına aldığı elbiselerin sonuncusuydu üzerindeki ve alevler eteğinin büyük bir kısmını yalayıp yutmuştu. Buna biraz bile üzülmedi, zaten onun için değerli değildi.
Enerjisi olmadığı halde toparlanmak için çabaladı. İstediği tek şey sıcak kulübesinde şöminenin karşısına kıvrılıp kedisiyle birlikte uyumaktı, buna gerçekten ihtiyacı vardı. Bu sefer asasını kenara fırlattığı pelerinine doğrulttu ve bir kez daha Aguamenti ile alevleri söndürdü. Her bir hareketi bedenine işkence gibi gelirdi fakat daha görevi bitmemişti. İçeride üç ceset, bir bakanlık çalışanı ve hakkında arama emri çıkartılmış bir katil onu bekliyordu. Tek eksikleri bir şampanya patlatmaktı.
Yürürken hissettiği acı ile yüzünü buruşturdu, bileğini burktuğundan ve alevlerin tenini yaktığından şüpheleniyordu. Harabe yapıya girmeden önce aniden zihninde beliren bir fikir ile durdu, yardım çağıracaktı. Kül asasını çekti ve derin bir nefes aldı, odaklanmalıydı. Bakanlığa ulaştırmayı hedeflediği mesajcı bir Patronus yaratacaktı, ulaştırmak istediği mesajsa açıktı: “Godric’s Hollow’a yardım gönderin!” Ve narin bir bilek hareketi ile asasını gecenin karanlığında salladı. “Expecto Patronum!”
[/justify]
Yetenek 1d10 : 1, total 1
Destek 1d10 : 3, total 3
Talih 1d10 : 1, total 1
Cwénhild Muirghéal:
[justify]Adamın kanlı boğazına dayadığı asası işlevini layıkıyla yerine getiriyordu. Belkide onun canını almayı Carmilla istemişti ama herifin ölmüş olduğu gerçeği şimdilik onu tatmin etmişti. Ayrıca herifin rızası olmadan aldığı anılar adamı iyice yormuş ve ölümünü hızlandırmıştı. Ellerine bir başkasının kanı daha bulanmıştı. Kadınlar, çocuklar, adamlar, avcılar ve şimdi... Sihir Bakanı'nın kendisi ve bir zamanların savaş kahramanı... Temizlenemeyecek kadar kirlenmişti zaten bu gece buraya gelmeden. Zaten bu gece buraya gelmesinin sebebi de daha fazla kirlenmekti ya. Motke'nin yardımıyla bir savaş başlatıp gerçek düşmanı yok etme umuduyla gelmişti. Şayet başarılı olabilseydi çıkan savaştaki ölümlerde ona yazılacaktı. Son şişeyi de kapattıktan sonra omzunda kadının elini hissetti. Madam Beringer... bir zamanların Sihirsel Yaptırım Dairesi Başkanı. İtiraf etmesi güçtü ama bu yaşlı kadına borçluydu hayatını. Kadın da ona. Zira ikisi bir başlarına Motke'yi alabilecek kadar güçlü değillerdi. Kadının sözleri daha önce defalarca duyduğu sözlerin tekrarıydı. Fakat kullanılma kısmı kafa karıştırıcıydı. Carmilla'ya kimse zorla bir şey yaptırmamıştı. O çocukları bile bile öldürmüştü. O kiliseleri bile bile ateşe vermişti. O gazeteci kadını bile bile biçmişti. Yada birileri öyle düşünmesini mi istiyordu? Kadının yüzüne bakarken arkadaki seherbaz bir şeyler yapmaya çalışıyordu. Patronus yapmayı denedi ama başarısız oldu. Destek çağırmak istemişti. Buna izin vermeyecekti elbette. Bu seherbaz ile ormanda da karşılaşmıştı. Biraz sinir bozucu olmaya başladığı kesindi. Beringer ile konuşmak istiyordu, ancak bunu seherbazın yanında yapmak istemiyordu. Asasını seherbaza döndürüp büyülü sözleri söyledi. "Stupefy."
Başarılı bir şekilde kızı bayıltması durumunda Beringer'e dönecekti. Asasını kadına doğru tutacak ve sadece konuşacaktı. "Madam Beringer... bana kimse zorla bir şey yaptırmadı, az önceye kadar. Geçmişi iyileştirmek için çok geç kaldık. Affedilemeyecek şeyler yaptım. Ellerime bulanan kanı silmem imkansız. Bir zamanlar söylediğiniz kadındım. Fakat artık değilim. Lütfen bu seherbazıda alınız ve gidiniz. Sizi incitmek istemiyorum."
Yetenek 1d10 : 2, total 2
Destek 1d10 : 10, total 10
Talih 1d10 : 9, total 9
Kont Sati Von Richmond:
Meredith'in deste çağırma büyüsü büyük bir başarısızlığa uğrayacaktı. Nitekim kendi patronusundan kamaşan gözlerini açtığında pencereden üzerine gelen sersemletin etkisiyle geriye uçacak ve baygın şekilde yere yığılacaktı.
Madam bakışlarını aşağıya eğip hayal kırıklığına uğradığını belli eden bir tavır takınarak söze girdi. "Senin için gerçekten üzülüyorum. Eğer zamanında yetişirsem, seni kurtarabileceğimi düşünmüştüm. Ama şimdi görüyorum ki; kurtarılamayacak kadar karanlığa çekmişler seni. Amaçlarına ulaşmışlar."
Sihir bakanının ve Von Motke'nin cansız bedenlerine kaçırdı bakışlarını. Gözlüğünü ince parmağıyla düzeltti. "Burası bu gece seherbazlarla dolacak. Senin de burada bulunmanı tavsiye etmem. O yüzden sana son kez yardım ediyorum, Bayan Muirghéal... Bu geceden sonra ne yazık ki seninle farklı taraflardayız."
Birkaç saat sonra Godric's Hollow'un kasvetli suretine gölgeler düşüren süpürgeler belirecekti gökyüzünde. Sihir Bakanı Agnus Marvin Kellington'un Carmilla tarafından öldürüldüğü ve Oberst Ludwig Karl Bernhard von Moltke'nin cadı avcılarının tarafında olduğu gerçeği gündeme bomba gibi düşecek ve neredeyse aylarca dillerde dolaşacak lakırdıların sebebi olacaktı.
Navigasyon
[0] Mesajlar
[*] Önceki Sayfa
Tam sürüme git