17 Nisan, 2026 09:25:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi  (Okunma sayısı 464 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı André Harris

  • Hufflepuff
  • 9. Seviye
  • İleti: 49
  • 30 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To André Harris
  • Güç Puanı: 33
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Turbo Nezir
  • Meslek: Hogwarts VII. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Hufflepuff
  • Biçim Değiştirme Gücü: 30
  • Lanet Gücü: 10
  • Tılsım Gücü: 40
  • İksir Kabiliyeti: 1
  • Özel Yetenek: Asasız Büyü, Seviye 2
  • Travma: En Büyük Hayal Kırıklığı
Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« Yanıtla #15 : 10 Şubat, 2022 01:18:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Kumral saçlı oğlan, nefes alış verişi koşturmasından ötürü düzensizleşmiş bir şekilde dersliğe doğru ilerliyordu. Geç kalmıştı. Çok geç kalmıştı. Cadı avcılarının elinden kurtarıldığından beridir kabuslardan muzdarip idi oldum olası kendisi adına tatlı olan rüyaları. Bölük pörçük uykuları, saatlerce yatağında uykuya dalamadan kıvrandığı geceleri genellikle sabahın ilk ışıklarının kendilerini göstermesine doğru vücut direncinin anca bitmesine, bu sebeple de sabah derslerine uyanmakta güçlük çekmesi anlamına geliyordu. Bu sabah da işte böyle bir ders günü sabahı idi André için.

Profesörün kendi sıralarını getirmelerini istemesini garip bulmuş olsa da ortamlarda ilginç sohbetlere gebe olduğu kesindi öncesinde. Büyük Salon'daki yemek saatlerinde, arkadaş ortamlarında, Hufflepuff Ortak Salonu'ndaki şömine başı muhabbetlerinde; özetle her yerde herkes bu konuyu zaman zaman gündeme getirmiş, birçok espriye ve birçok uygulanacak esprili fikrin zikredilmesine gebe olmuştu. Fakat kendisinin farklı olmasını umduğu, havalı olduğunu düşündüğü bir fikri vardı. Sınıfa geldiğinde cebinden yere bir taş bırakacak, ufak bir Resifors ile onu bir sıraya çevirecekti. Minik bir koltuklama tılsımı da yaparsa... Voilà!

Sınıfın kapısını aralayıp abidik gubidik oturma düzeniyle birbirinden alakasız mobilyalara oturan herkesi gördüğünde yüzündeki özür dilemeye hazır mahcubiyet istemsiz ince bir tebessüme yer bırakmış olsa da tanıdığı bir ses sahibinin, Sophia'nın kopardığı feryat, bir anlığına kalakalmasına sebep olmuştu. Profesörün başına her ne geldiyse o kadar dikkat çekici olmalıydı ki kim bilir kaç dakika geç kaldığı dersin dersliğinin kapısını açtığında kendisine neredeyse kimse dönüp bakmamıştı bile.

Hızlıca profesörün olduğu tarafa doğru ilerledi, en azından insan hareketliliğinin olduğu ve bu sebeple profesörün de bulunduğunu düşündüğü yöne. Charlotte, Samuel, Lucien, Reina... Kalabalıklaşıyordu çevre anbean. Gelir gelmez girmeye çalıştı söze ve "Ş-Şey, selamlar... P-Profesöre b-belki şey mi d-denesek..." diye kekeledi Samuel'ın hastane kanadını dile getirmiş olması üzerine. Eğer ölmediyse belki de ayağa kaldırmanın bir yolunu biliyor olabilirdi okuduğu bazı tılsım kitaplarından. Asasını çekti sarı işlemeli cübbesinin sol cebinden ve ağzını araladı: "R-Re-Ren-ner..." ancak sözleri tamamlayamadı.

Hala unutamıyordu o rahibenin, cadı avcısının sözlerini; büyücülerin muggle'lara yüzlerce yıldır etmiş olabileceği zulümü. Artık mümkün olmasa dahi büyü yaparsa sırtına yirmi kamış yeme ve yemek hakkını kaybetme ihtimali canlandı zihninde. Tüm bunlar, kendisini ifade edebilmeyi büyüler ile, tılsımlar ile hayatında ilk defa başarabilmiş oğlan için acı vericiydi. En büyük ilhamı, en büyük özgüveni artık en büyük korkularını, çekincelerini ve travmalarını barındırıyordu çünkü. İşte şu anda da kalakalmıştı belki de yerde yatan kızıl saçlı adama yardımcı olabileceği bir anda. Elinde asası ancak zihnindeki fikirlerden ettiği şüphe sonucu işe yaramaz halde...[/justify]
« Son Düzenleme: 15 Mart, 2022 02:01:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: André Harris »

Çevrimdışı Aethelwulf Ares Caldecott

  • Ravenclaw Bina Başkanı
  • 9. Seviye
  • İleti: 47
  • 157 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Aethelwulf Ares Caldecott
  • Güç Puanı: 0
  • Sevgilim, aşığım sana
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Gül
  • Meslek: Hogwarts VII. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Ravenclaw
  • Biçim Değiştirme Gücü: 7
  • Lanet Gücü: 5
  • Tılsım Gücü: 5
  • İksir Kabiliyeti: 4
Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« Yanıtla #16 : 14 Şubat, 2022 19:55:36 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Ares iyi bir gözlemci ve dinleyiciydi, çevresini analiz etme ve çıkarımlarda bulunma konusunda rakip tanımaz bir yeteneğe sahipti ancak bu durum canı istemediğinde tersine dönebiliyordu. Profesör Xavier Olineaux teker teker öğrencileri yanıtlamaya başlamıştı ve genç büyücü kendi sorusu geçtikten sonra derse olan dikkatin büyük çoğunluğunu daha çekici birine vermeye karar vermişti: Eurus’a.

Yeşilli cüppenin içindeki kız arkadaşı sınıfa girdiklerinden beri pasif agresif bir ifade ile sessizce otuyordu yanında, kollarını göğsünde birleştirmiş ve bolca göz devirmişti. Yüzündeki ifadeye rağmen büyüleyici güzelliğinden hiçbir şey kaybetmiyordu, hatta genç büyücünün gözünde ayrı bir çekiciliğe sahip oluyordu. Profesörün konuşması arkada sürerken kızın kahverengi bukleleriyle oynamaya başladı eliyle.

İnsanların ömrünün çok uzun olmadığı bu devirde on altı yaşındaki bir ergen bazı eylemleri gerçekleştirmek üzerinde uzun uzun düşünmeye ihtiyaç duymazdı. Ares’in halen derste olduklarını göz ardı edip kız arkadaşının dudaklarına bir buse kondurduğunda da aklından tek bir şey geçiyordu. Dünyanın en güzel kızıyla sevgiliydi.

Eurus’un aklından geçenleri okuyamıyordu fakat kız onu itmemişti, anın tadını çıkarabilirdi, fazla ileri gitmeden tabii. Büyülü anları bir trajediyle noktalanmak durumunda kalmıştı, olayların nasıl bu raddeye geldiği hakkında hiçbir fikri yoktu. Sınıfta bir kaos vardı ve öğrenciler “profesör öldü!” diye bağırıyorlardı. Sınıfı terk edip kalan zamanı buluşma noktalarında geçirmeyi mi teklif etmeliydi? Kararsızdı.[/justify]

Çevrimdışı Regina Alexandrovna Romanovna

Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« Yanıtla #17 : 17 Şubat, 2022 01:09:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Regina profesörün sınıftakilerle konuşmalarını tüm dikkatini vererek dinledi. Adamın gözlerinin içine aşkla bakıyordu ama kendisini tanımıyorsanız bu bakışın sıkıldığındaki bakışlarından tuhaftır ki pek bir farkı yoktu. Yanında oturan Mari kızın aklından geçenleri görebiliyordu tabii. Hogwarts’a ilk geldiklerinden beri tuhaftır iyi anlaşıyorlardı. Çoğu Regina’nın Mari’yi kullanmak için kıza yakınlaştığını ve bu ilişkinin tamamen Regina’nın çıkarları üzerine kurulu olduğunu düşünse de ikili birbirlerine her zaman karşılıksız yardım ediyordu. Mari arkadaşının bakışlarının asıl manasını anlamıştı anlamasına ama ağzından çıkacak herhangi bir lafla ders çıkışında kızın soğuk tavırlarına katlanmak zorunda kalmaktan korkuyordu. Regina sevmezdi insan içinde böyle şeyleri konuşmayı çoğu onun Mari ile yalnız kaldıklarında konuşmalarını duysa içine bir şeylerin kaçtığını bile düşünebilirdi.
 
Mari arkadaşını dürtüp ona ‘Profesörü gözlerinle yemesen mi artık.’ dememek için kendisini zor tutarken Regina da kendisini profesörü gözleriyle yememek için zor tutuyordu. Profesör Xavier Olineaux kuzeni Samuel’e kapıdan girdiklerinde gördükleri her şeyin onların olduğuyla alakalı bir cümle kurarken gülmeden edemedi genç kız. ‘Bu istersek onun da bizim olduğu anlamına gelmez mi?’ Mari’nin kulağına eğilip bunları söylemekten kendini son anda alıkoyabildi.
 
Sıra kendisine geldiğinde ondan önce konuşan çocukla alakalı bir şey demişti profesör ama aldırış etmedi bunlara. Aldırış etse de adamın son sözlerini duyduğunda her şeyi unuturdu zaten. Odasına girmek için açık davet olarak görebilir miydi bunu? Evet. Evet görebilirdi. 
 
O bu düşüncelerle güle dursun tanışma faslı devam etmekteydi. Binadaşı Fransizka koşturarak sınıfa girmiş, Kuzeni Eadwig soytarılığından laf yemiş sonrasında profesörün odasına düpedüz davet almıştı. Tabii bunlardan kızın dikkatini tek çeken o davet olmuştu. Suratı asılmıştı. Ama kendini hızlıca toparladı Regina. En azından çalıştı.
 
Tanışma faslı kapandıktan sonra çoğunluğun asıl eğlenceli bulacağı kısımlar gelmişti. Kafatası bir şeyler söylüyordu ama ders dinlemeye istekli gelmeyen Regina pek de dikkatle dinlemiyordu bunları. Kendisi daha çok profesörlerini kesmekle meşguldü. Konu ne olursa olsun daha sonra kendisi çalıştığında her zaman daha iyi öğreniyordu zaten. O böyle düşüne dursun profesör kafasına iksir şişesi yemişti. Şaşkınca dönüp bir Mari’ye baktı Regina. Profesöre ne olduğunu anlamak için oturduğu yerden ayağa kalktı ve bir iki adım çekingen bir şekilde ilerledi. Bir duman yükseliyordu adamın düştüğü yerden bu dumanın çekilmesini beklerken birkaç adım daha ileri gitmişti genç cadı. Duman dağılmaya başladığında ne olduğuna bakmaya ve anlamaya çalıştı Regina.[/justify]
« Son Düzenleme: 19 Şubat, 2022 20:11:48 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Regina Alexandrovna Romanovna »

Çevrimdışı Xavier Olineaux

  • Hogwarts Profesörü
  • 4. Seviye
  • İleti: 13
  • 1057 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Xavier Olineaux
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Mira
  • Meslek: Biçim Değiştirme Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 20
  • Lanet Gücü: 20
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: 5
Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« Yanıtla #18 : 18 Şubat, 2022 18:57:18 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Profesörün arkaya çakılmasıyla bazı öğrenciler istiflerini bozmadan hayatlarına devam etmiş, bazıları ise insanlık edip adamın başına üşüşmüştü. Baktıkları yerde profesörden geriye sadece cübbesinin kaldığını gören çocuklardan biri, daha da detay vermek gerekirse André, korkuyla çığlık attı, "AAAH! P-PR-PROFES... PROFESÖR YO-YOK OLMUŞ! N-NE-..?!" Bunu demesiyle tam bir keşmekeş başlayacaktı ki aklı başında bir öğrenci olan Samuel cübbeyi kaldırıp bakmayı akıl edebilmişti. Bu hareketiyle birlikte sonunda ne olduğunu görebildiler, sekiz dokuz yaşlarında küçük bir çocuk kocaman gözlerle, korku içinde onlara bakıyordu.
[spoiler]
[/spoiler]

Bir kız "Yiaa, tipe bak oy kuzuuum!" diyerek çocuğun yanağını mıncırmaya çalışınca küçük çocuk irkilip ağlamaya başladı. Siyah saçlara sahip olan başka bir Slytherin öğrencisi, kızı tersleyerek kızıl çocuğu kucağına aldığında çocuk şaşkınlıkla kendini kucağına alan kişiye baktı, şaşkınlığı sayesinde ağlaması kesilmişti. Birkaç kişi çocuğun tatlılığına karşı ilginç sesler çıkarıp, 'Tipe bak!', 'Yerim seni!', 'Yaa şeker şey!' gibi şeyler söylerken Samuel ortamı sakinleştirip durumu kontrol altına alabildi ve Barbatos'a dönüp neler olduğunu, düzeltip düzeltemeyeceğini sordu. Barbatos'un ise bu sonucu beklemediği belliydi.

"Uhh, havyar?" diyerek çocuğa yanaşmasıyla zavallıcığın korkuyla çığlık atıp Lucien'e, kucağında durduğu öğrenciye sımsıkı sarılıp 'korkunç yaratıktan' saklanmaya çalışması bir oldu. Lucien, minik Xavier'ı sakinleştirirken Barbatos iç çekerek, "Bizim havyar bu, tıpatıp aynı kokuyor." dedi. "Düzeltilir düzeltmesine sarı olmayan Boleyn bebesi ama madem öğrencisiniz, alın size yeteneklerinizi gösterip binanıza puan kazandırma fırsatı!" Aniden havaya fırladı ve sınıfa seslendi.

"BEBELER! İsteyenler çıkabilir, gidin hadi. İsteyenler ise hav-... Profesör Olineaux'u geri çevirmeye çalışabilir. Birkaç saat veya bir iki güne kendiliğinden geri dönüşecek zaten ama yeteneklerinizi göstermenizde sakınca yok! İçeride bulunan her şeyi kullanabilirsiniz, takılın kafanıza göre..." Lafı bittikten sonra çıkan öğrencileri tekrar durdurdu, aklına bir şey gelmişti. "Ödeviniz, kendi biçim değiştirme büyünüzü tasarlamak. Sadece tasarlayacaksınız ama, denemeye kalkmayın! İnciğine cıncığına kadar tasarlayıp sonraki ders getirin, duruma göre dönem veya yıl boyunca derslerin yanında bir de onla uğraşacak olabilme ihtimalimiz var! Hadi çıkın gidin şimdi."

Tabii, bu bağırmaları bebiş Xavier'ı biraz daha ağlatmıştı sanki...

----
Barbie'yi duydunuz, denemek isteyenler deneyebilir. Çok lazım olursa en son bitirmek için dördüncü bir rp daha atarım. Çıkanlar isterlerse rp yazmasa bile olur ancak yazmayacaklarsa bana site içi mesajla veya discorddan belirtsinler.

Çevrimdışı Lucien Vanidestine

  • Slytherin
  • 2. Seviye
  • İleti: 5
  • 87 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Lucien Vanidestine
  • Güç Puanı: 28
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: mel
  • Meslek: Hogwarts VII. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Slytherin
  • Biçim Değiştirme Gücü: 3
  • Lanet Gücü: 4
  • Tılsım Gücü: 8
  • İksir Kabiliyeti: 5
Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« Yanıtla #19 : 18 Şubat, 2022 21:12:15 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Lucien, profesörün olduğu, daha doğrusu artık olmadığı yere yaklaştığında boş bir cüppeden başka bir şey göremedi. Birisi korkuyla profesörün yok olduğunu söylediğinde gözlerini devirmemek için kendini zor tuttu, böyle bir durumda gözlerini devirmemeliydi. Şükürler olsun ki birisi cüppeyi kaldırmayı akıl etmişti.
Cüppenin altındaki şey Lucien'in görmeyi beklediği en son şeyden bile fersah fersah uzaktı. Profesörleri küçük bir çocuk olmuştu! Kızın birisi minik bir çocuk olmuş profesörlerini ağlayınca sinirlenen Lucien kızı tersleyip çocuğu kucağına aldı, ağlaması durunca gülümsedi hafifçe. Cüppeyi kaldıran çocuk Lucien'in tüm bunların sorumlusu olduğunu düşündüğü Barbatos'a beler olduğunu sorduğunda tuhaf varlığın şaşkınlığını sezse de hala şüphelenmeden edemiyordu.
Barbatos'un korkan profesör çığlık atıp korkuyla Lucien'e sarıldığında genç büyücü onu sakinleştirmesi gerektiğini düşündü. Çocuğun saçlarını hafifçe okşarken Sakin ol, sana zarar veremez. Korkmana gerek yok, tamam mı? dedi şefkatli bir sesle. Bir yandan da altın rengi diye düşündü, profesörün çocuk halinin sesinin rengi çok hoş bir altın sarısıydı.
Barbatos'un söylediklerini dinlerken her ne kadar onunla ağır bir laf dalaşına girmek istese de kendisini tuttu, şu an profesörle ilgilenmesi gerekiyordu.

Çevrimdışı Rebecca Olineaux

  • Gryffindor
  • 2. Seviye
  • İleti: 3
  • 34 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Rebecca Olineaux
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: mel
  • Meslek: Hogwarts VII. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Gryffindor
  • Biçim Değiştirme Gücü: 10
  • Lanet Gücü: 1
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: -
Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« Yanıtla #20 : 18 Şubat, 2022 21:50:36 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ortak salonda, şöminenin karşısına kurulmuşum, kucağımda Reverie.. Ah huzur...
Ortalıkta kimse yoktu, bu da biraz işkillenmeme sebep oldu. Kesin bir şey unuttum
"Reverie, ben yine bir şeyi unuttum galiba"
"meow"
"Bence de"
"meoow"
"Şşt, anneye öyle denmez"
Reverie'yi okşarken gözlerimi kısıp neyi unuttuğumu düşünmeye başladım. Sabah dişlerimi fırçaladım, Reveire'yi besledim, ödev mi unuttum acaba - DERS! HAY LANET DERSİ UNUTTUM! HEM DE EN ÖNEMLİ DERSİ!
Reveire'yi kucakladığım gibi oturduğum koltuktan fırlayıp yatakhane merdivenlerine uçtum. Of Beck of, bunu da unutmazsın ya! Derse giderken iyi görünmem gerek, pijamayla çıkmam mümkün değil. O yüzden bir yandan kıyafetlerimi giyip bir yandan saçımı şekillendirip bir yandan da kitabımı bulmaya çalıştım. Çok sürmeden hepsini halledip dışarı fırladım. Koridorlarda depar atıp sınıfa olabildiğince hızlı varmaya çalışırken bir yandan da kafamdaki listeyi kontrol ediyordum.
"Kıyafetlerim tamam, cüppe tamam, saçlarım düzgün, çant - çanta yok - LAN ÇANTA YERİNE REVERİE'Yİ ALMIŞIM!"
"meow"
"SEN NİYE MİYAVLAMIYOSUN YA, ÇANTA SANMIŞIM SENİ!"
"meow"
"Tamam özür dilerim bağırdığım için.."
Yatakhaneye gidip çantamı almaya üşendim, zaten geç kalmışım, bir de gidip gelmekle uğraşamam şimdi, hem sınıfa da varmışım neredeyse. O yüzden çantası ve kedili takılacağım bugün.
Sınıfın kapısına varıp yüzüme 'bir haltlar yapmak üzereyim' ifademi yerleştirip kapıyı çaldım, ardından kapıyı açıp "BABACIĞIIIIM!" diye çığırarak içeri girdim. Girdim ama, etraftaki kaosu görünce kalakaldım. Noluyor lan burada?
Masum masum ne olduğunu soracaktım ki siyah saçlı bir çocuğun - adı Lucien'di galiba - kucağındaki minik şeyi gördüm... o??
Kucağımdaki Reverie'yi koyacak bir yer ararken gözüm Ameterasu'ya ilişti. Az çok muhabbetimiz var, benim salak da seviyor bunu, o yüzden hızlıca yanına gidip kollarımdaki kediyi kucağına bırakırken "Ame, şuna iki dakika göz kulak olur musun?" diyip cevabını bile beklemeden Lucien'in olduğu yere doğru ilerledim.
"LAN NE OLDU BURADA, KİM BABAMI ÇOCUK YAPTI?!"

Çevrimdışı Théodore Reuben Chapdelaine

Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« Yanıtla #21 : 18 Şubat, 2022 23:58:43 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Koridorlarda boş boş dolanıyordu çocuk. Kendisine oldukça yabancı bu atmosfere alışmakta zorlanıyordu. Ama yeni edindiği arkadaşlarına veya mektuplarında annesine bunun üzerinden yakınamazdı. Onun alışık olduğu bir şey değildi dertlerinden konuşmak. Hem konuşsa ne diyecekti ki? Abartıyor olduğunun düşünüleceğine emindi. En sonun bu sadece bir okul değişimiydi. Hem de son senelerinde olan bir değişimdi abartmaya gerek yoktu.
 
Ağır adımları ile ilerlerken şu an aslında derste olması gerektiğini biliyordu. Biçim değiştirme dersi vardı ama daha o derse girmeye hazır hissetmiyordu kendini. Bu yüzden hastane kanadına gitmiş karnının ağrıdığı üzerine bir şeyler gevelemişti. Kendisini meşguliyetinden mütevellit bir iksir yollayıp göndermişlerdi. İksiri başta ne yapacağını bilememişti. En sonunda karnı ağrımıyordu. Ama yolda ilerlerken gerçekten karnı ağrıyan birini görünce kurtulmak için ona vermişti iksiri.
 
Şimdi ise ne yapacağını bilmiyordu herkes dersliklerindeyken nereye gidebilirdi. Hem Hogwarts’ı pek de iyi bilmediğinden kaybolma ihtimali de vardı. Şu an en azından I. katta olduğunu biliyorken ortak salona geri mi dönseydi? Ama geri dönerken kaybolma ihtimali de vardı. Derse girmediğine işte tam bu noktada bir tık pişman oldu ama son pişmanlık neye yarardı.
 
En sonunda biçim değiştirme dersliğinin kapısı önünde aynı dersi olduğunu hatırladığı bir binadaşını beklemeye başladı. Kızın adını hatırlamıyordu ama aklına başka fikir gelmemişti. Gelse de şu an bu seçeneği tercih ederdi. Çünkü bir yandan kendisi kabul etmek istemese de biçim değiştirme profesörünü görmek istiyordu. Xavier Olineaux, 'Fransa'nın Güzelleri' kitabının yazarı, babası denen kimse.
 
Karşısına çıkmayı istiyordu. Ama bir yandan da çıksa ne diyecekti ki. Sen benim babamsın diye yüzüne bağırmalı mıydı? Yoksa eline kitapta annesi olduğunu tahmin ettiği kadının sayfasını açık bu benim annem deyip işin matematiğini adama mı bırakmalıydı?
 
Kapının önünde beklerken bir kızın o sınıfa doğru ilerlediğini gördü. Derse istemeden bu kadar geç kalmak mümkün değildi. Büyük ihtimalle geç kalmak istediği için geç kaldığını düşündü Theo. Kız kapıya dönüp böylece Theo’ya da sırtını dönmeden önce kızın yüzüne bakma fırsatı olmuştu. ‘Güzel kızmış.’
 
“BABACIĞIIIIM!”
 
Bunu duymasıyla bildiğin aldığı nefesle boğulan Theo’nun aklından tek bir şey geçiyordu. ‘Merlin belanı vermesin Xavier Olineaux!’ Normalde sınıfa girmeyi düşünmüyordu ama bedeni onu dinlemeden hareket ediyormuşçasına kızın ardından sınıfa girdi. 
 
Sınıfa girdiğinde bir profesör gibi görünen tek bir kişi dahi görememişti. Ama üzerinde o bilindik Hogwarts cübbesi olmayan birisi vardı. Daha çok Hogwarts’a gidemeyecek kadar küçük bir çocuk diyebilirdik bu miniğe. Dersin biçim değiştirme dersi olduğunu düşününce aklına gelenlerle gülmeden edemedi Theo. 
 
“Profesör Xavier Olineaux?” ağzından çıkan bu sözlerin ardından sarışın bir Slytherin kız başını olumlu anlamda sallamıştı. Bunun ardından kahkahalara boğulan çocuk birkaç bakışa maruz kalsa da bunları umursamadı. 
 
Sınıfa girerken baba kelimesini kullanarak bağıran kızın yeniden adamdan baba diye bahsetmesi üzerine ise kahkahası kesilmişti. Kıza bakıp konuşup konuşmamak arasında kaldı birkaç saniyeliğine ardından kendini tutamayacağının farkına vardı.
 
“Baba mı? Burasının bir okul olduğunu unuttun herhalde Olineaux. Hem çeviren her kimse senin tarafından bağırılmak yerine bu güzel şov için bir teşekkürü hakkettiğini düşünüyorum. Büyük ihtimalle geçici olan bir şey için bu kadar bağırmana gerek yok.”
 
Bu sözlerin ardından yüzüne kocaman gülümsemesi geri dönen Theo bebişin göz hizasına geldi ve çocuğu tutan slytherin bir şey diyemeden ağlayan ‘babasının’ saçlarını karıştırıp konuştu. 
 
“Seni bebiş mi yaptılar? Yazık...” dudaklarını büzerek miniğin gözlerinin içine bakarken daha çok ağlamasını bekliyordu. Ama minik Xavier bir anda ağlamayı kesmiş ve Theo’nun elini tutarak kıkırdamıştı. Bu tatlı manzara karşısında sınıfın bir kısmından ‘Yiaaa~’ gibi bir ses yükselirken Theo.exe ulaşılamıyordu.[/justify]
« Son Düzenleme: 20 Şubat, 2022 13:19:41 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Théodore R. Chapdelaine »
[spoiler][/spoiler]

Çevrimdışı André Harris

  • Hufflepuff
  • 9. Seviye
  • İleti: 49
  • 30 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To André Harris
  • Güç Puanı: 33
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Turbo Nezir
  • Meslek: Hogwarts VII. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Hufflepuff
  • Biçim Değiştirme Gücü: 30
  • Lanet Gücü: 10
  • Tılsım Gücü: 40
  • İksir Kabiliyeti: 1
  • Özel Yetenek: Asasız Büyü, Seviye 2
  • Travma: En Büyük Hayal Kırıklığı
Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« Yanıtla #22 : 25 Şubat, 2022 00:12:55 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Başarısız büyü girişiminin ardından profesörün yok olduğunu görmesi üzerine kopardığı feryat sonrası gözleri bir anda kararmış, dizleri boşalmıştı kumral saçlı oğlanın. Sırtını ve ağırlığını en yakın yere verdi düşmemek için. İnsanlar profesöre ne olduğunu görme amacıyla merakla yaklaşıp daracık bir alana sığıştıkça bölgedeki temiz hava oranı azalmaya, halihazırda kötü hisseden oğlanın toparlanabilmesinin iyice önüne geçmeye başlamıştı. Kısık fısıldaşmalar, belirgin konuşmalar ve bağrışmalar... Çevresinden tamamen kopan ve uzak taraftaki duvara apar topar yönelip sinen oğlan için her desibeldeki her bir konuşma farklı bir gürültü haline gelmeye başlamış ve tüm seslerin yekün kalabalığının etkisiyle göğsünün ortasında sıkışma hissetmesine, içinden çıkamadığı bir şekilde daralmasına sebep olmuştu. "...yıl boyunca ÇOCUK öldü sana zarar veremez senin tarafın. Sadece şov için büyünüzü... kullanabilirsiniz..."

Yıllar boyunca muggle çocukları ölmüştü büyücüler sebebiyle ve bunların hiçbiri büyücülere, kendisine zarar vermemişti. Bazı iyi büyücüler olsa bile bunlar çoğunlukla şov olarak kalmış, muggle'lara hakkıyla yardım eden bir büyücü komünitesi hiçbir zaman var olmamıştı. Aziz Michael Kilisesi'ndeki Rahibe Lucille'in öğretileri tekrar zihninde yankılanıyordu. Suratını avuçlarının arasına aldı, bacaklarını salarak kendisini yere bıraktı sırtı arkasındaki pervaza yaslanır pozisyonda. Binadaşı Maisie'nin kendisini sarsmasıyla kendine geldi: "André! André! Yine mi?.. Kendine gel, André!"

Kızın asasıyla suratına su çarpması sonrası kendine gelmiş ve asıl krizin kendisi değil, profesör olduğunun tekrar bilincine varmıştı. "T-Teşekkür ederim... Profesör... P-Profesör gerçekten y-yok mu oldu?" diye karşılık verdi dostuna. "Profesör... Şu anda çocuğa dönmüş. Galiba iki güne geçecekmiş ama şu sinirli yaratığın ya da büyücünün, her ne ise, dediğine göre. Düzeltmeyi deneyebilirmişiz istersek. Ders bitti ama, kriz falan da yok boş ver bunları, seni Ortak Salon'a götüreyim."

Sarı cübbeli oğlan, yavaşça doğrulmaya başladı: "Tekrar teşekkür ederim."
-Yine mi kilise?
Oğlan, kafasıyla onayladı hafifçe.
-Geçelim ortak salona, konuşuruz...

İki porsuk, kalabalığın çevresini dolaşırken insanlar sorunu henüz çözebilmiş gibi durmuyordu. André ise kendisini büyü yapabilecek gibi hissetmese de yanından geçtiği bir arkadaşına mırıldandı: "Finite belki çözer, yan etkisi de olmaz..." Aldığı tepkiyeyse belli belirsiz karşılık verip devam etti binadaşının kolundan destek alarak yürümeye.

-Hayırdır, millete talimat vermeye ne zaman başladın?
-Talimat değil, ben-
-Oysaki bana bayağı talimat gibi gözüktü...
-Ben sadece...

Küt saçlı kızın kıkırdamasıyla ara verdi itirazına. Bembeyaz kesilmiş olan yanaklarında utançtan da olsa bir kızıllık, canlılık belirtisi var olmuştu. Bunu fark eden kızın kıkırtısı yerini sıcak bir gülümsemeye bıraktı: "Can sıkıntısı sana yakışmıyor. Ama en basit şeylere utanman hiçbir zaman sıkıcı hale gelmeyecek sanırım..."

-Sen ci...
-Bak, birazcık toparladın. Daha fazla itiraz falan istemiyorum.
Az önce yaşadıklarından sonra an içerisinde bu hale düşürüldüğüne inanamıyordu, gülümsedi şaşkınlık içerisinde: "Ya, sen... Sağ ol. Gerçekten."
-Hah işte şöyle! Dediğim gibi, sıkılmak sana yakışmıyor; sen böyle ne bileyim: Utan, minnettar falan ol...
-Hobi olarak?..
-İtiraz mı duyuyorum?
-Yo, yoo... Katiyen...
-Aferin...

Birinci sınıftan beridir birbirinin arkasını kollayan ikili, Hufflepuff Ortak Salonu'na gitmeye devam ettiler. Maisie henüz her şeyi açıklamamıştı André'ye: Ödev bekleyebilirdi; öncesinde konuşulacak olaylar, edilecek sohbetler ve içilecek sütlü çaylar vardı...[/justify]
« Son Düzenleme: 15 Mart, 2022 02:00:18 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: André Harris »

Çevrimdışı Samuel Raymond Boleyn

  • Gryffindor Bina Başkanı
  • 12. Seviye
  • İleti: 77
  • 399 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Samuel Raymond Boleyn
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Es
  • Meslek: Hogwarts VII. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Gryffindor
  • Biçim Değiştirme Gücü: 20
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Telepati, 3. Seviye
Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« Yanıtla #23 : 25 Şubat, 2022 21:44:47 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Benimle birlikte sınıftan birkaç kişi de korkuyla masaya koşmuştu, arkamdan gelen tiz çığlık sesleriyle hafif irkilmiştim. "Sakin olun, çözeceğiz." dedim arkamı dönmeden kızlara ve Profesör'ü görebilmek için önüme geçen birkaç kişiyi sağa sola ittim omuzlarından. "Açılın, açılın. Nefes alsın biraz. Bütün sınıf üstüne çökmeyelim arkadaşlar." diye yüksek sesle milleti uyarıyordum. Bir yandan da gerçekten adamın ölmemesini ve sadece kısa bir baygınlık yaşıyor olmasını umut ediyordum. Andre, Lucien ve Reina benden öndeydi. Daha fazla itemeyecektim onları, ilgileniyor gibilerdi. Sınıfa döndüm herkes sakin kalsın diye. "İlgileniyoruz şimdi hemen. Burada başka BİNA BAŞKANI YOK MU?" dedim benden başkasını göremeyerek. Eadwig ne halta hizmet hala oturuyordu acaba? Bu muydu sorumluluk duygusu Merlin aşkına adam sana taht verdi ya! O sırada gözüme Ares ve sevgilisi ilişmişti. Onlar... Öpüşüyorlar mıydı? "Yeri mi burası Ares! Çık git bari!" diye bağırdım sinirle. Başka yer mi kalmadı? Profesörümüz bayıldı arkadaşlar! Kafayı yiyeceğim bu insanlara. Meslek arkadaşı falan olacağız ileride, inanılır gibi değil.

"AAAH! P-PR-PROFES... PROFESÖR YO-YOK OLMUŞ! N-NE-..?!"
Andre'nin çığlığı ile bir anda sınıfta kaos başladı. Ben de korktum tabi, YOK OLMAK ne demek çünkü? Nasıl yok olmuş olabilir? Cübbesi oradaydı. Sınıftaki herkes ayağa kalkınca "Durun!" diyerek gelmemelerini anlatmaya çalıştım ve masanın arkasına geçtim hızla. Baktım, cübbe duruyor yerde. Hafif bir yükselti de var ama Profesör kesinlikle çok daha büyüktü az önce. Bir azalma söz konusu olduğu doğru. Yok mu olmuş peki? Elimi sıraya koyup eğildim biraz üzerine. Kızıl saçlarını görebiliyordum. Evet, kesinlikle bir kafa vardı orada. Cübbeyi tuttuğum gibi çektim aldım yerden ve... Bir çocukla yüzleştim. Daha 10 yaşında var yoktu. Korkulu gözlerle bize bakıyordu o da. Bir şey diyemedim yani, kaldım öyle ilk. Bu sırada durumu garipsemek yerine çocuğun ne kadar tatlı olduğunu düşünen kızlardan biri beni iterek çocuğun yanına geçti ve yanaklarını koparırcasına sıkmaya başladı. Korktu tabi çocuk da, ağlamaya başlayınca Lucien aldı kucağına. Ben bu sırada ne yapacağımı bilemez bir halde saçlarımı karıştırmaya başlamıştım. Hani bir sakatlık, baygınlık ne bileyim o tarz bir şey olsa verecektik şifacıya, o ilgilenecekti. Ama şimdi... Profesör küçülmüştü? Ve kimse nasıl düzelteceğimizi düşünmüyordu bile. Ne kadar tatlı olduğunu söyleyip elden ele dolaştırmak istiyorlardı adam- çocuğu yani. İki sene sonra mezun olacak bu insanların asla büyümüyor oluşu beni bazen çok ümitsizliğe düşürüyor. Ne olacak, üç sene sonra beraber Bakanlık'ta nasıl çalışacağım ben bunlarla? Biliyorum, hepsi ya öyle ya böyle girecekler. Ben de öyle. Aynı işi mi yapacağız, benim kadar hak ediyorlar mı? Sinirlenmiştim ama sakin kalmaya çalışarak derin bir nefes aldım. "Herkes yerine geçebilir mi?" diye bağırdım sınıfa. "Çocuk sevmeye gelmeyin şuraya, Profesör o! Şimdi de düzelteceğiz." Ama nasıl?

Yanımdaki uçan kafaya döndüm çaresizce. Nasıl hitap edeceğimi de bilmiyorum. "Pardon. Yardım edecek misiniz? Profesörümüz yaklaşık bi 20 yaş gençleşti de, fark etmişsinizdir." dedim alaycı bir şekilde. Barbatos ise bu durumu fırsata çevirip adamın üzerinde büyü denememizi, bu şekilde binamıza puan kazandırabileceğimizi söyledi karşılık olarak. ŞAKA GİBİ. Bazıları sınıftan çıkmaya, bazıları ise ellerinde asalarıyla masaya doğru yürümeye başladığında edişeyle insanları iterek Lucien'ın yanına yürüdüm ve çocuğa ellerimi uzattım kucağıma almak için. "Biçim Değiştirme Profesörümüz üzerinde büyü denemeyi aklımızdan geçirmesek daha iyi olur. Lucien başka bir Profesör çağırır mısın buraya? Andre-" Andre sınıfta değildi artık. O zaman... "Rebecca, sen de şifacıya haber verebilir misin? Ben de Profesörü yatak odasına götüreceğim." Kalabalıkta korkmuştu, yatağına yatırıp uyumasını sağlamak gerekiyordu. Başka bir plan gelmemişti o an aklıma.

Çevrimdışı Sophia Catherine Lorence

  • Slytherin
  • 4. Seviye
  • İleti: 11
  • 162 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Sophia Catherine Lorence
  • Güç Puanı: 38
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Sema
  • Meslek: Hogwarts VII. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Slytherin
  • Biçim Değiştirme Gücü: 10
  • Lanet Gücü: 4
  • Tılsım Gücü: 1
  • İksir Kabiliyeti: 6
Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« Yanıtla #24 : 27 Şubat, 2022 22:51:01 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Paniği yavaş yavaş azaldığında, sınıftaki öğrencilerden bazıları öne çıkararak cüppeyi kaldırdılar. Onların bu eylemleri cüppenin altına saklanmış gizemi gözler önüne sermişti. Sarışın cadı biraz tereddütle daha da yaklaştı, kalabalığı yarıp tam ortaya gelebildiğinde gördüğü şeye gözleri inanamadı. Karşısında büyük gözlerini belertmiş bir şekilde kendilerine bakan yedi sekiz yaşlarında bir çocuk duruyordu.

Gözlerini şaşkınlıkla kırpıştırıp daha da dikkatli baktı kızıl saçlı oğlana, o gerçekten biçim değiştirme profesörlerinden bir başkası değildi. Bir yanı bu durumu nasıl düzelteceklerini düşünürken, diğer yanı karşısındaki çocuğun bir burnuk kadar tatlı olduğunu kendisine bağırıyor ve yanaklarını sıkıştırıp, ona ne kadar tatlı olduğunu bağırmak istiyordu. Fakat kendini dizginledi. Bu arzusunu bastırdı. Olması gereken buydu kendini rezil edip, onurunu tehlikeye atamazdı. O sırada bir kızın, kendisine hakim olamayıp profesörlerini çimdiklemesiyle küçük çocuk ağlayarak bir Slytherin öğrencisinin kucağına koştu.

Sophia kıza öldürücü bakışlar atarken, ağlaması durmayan miniğe ve onu sakinleştirmeye çalışan öğrenciye baktı.
Slytherin de öyle birinin olduğunu daha yeni fark etmişti. Zira birkaç kez karşılamış olmalılardı. Sonuçta aynı binaya mensuplardı. Karşılaşabilecekleri fazlasıyla alan vardı, fakat zihni karşısındaki Slytherin'li büyücünün varlığını reddetmek istercesine göz ardı etmişti.

Diğerleri profesörlerini düzeltmek adına uğraşırken, kafatası bir şeyler anlatıyor durum hakkında bilgilendirme yapmaya çalışıyordu. Sophia karşısındaki çocuğa daha da dikkatli ve tatlı bir gülümsemeyle yaklaştı. Küçük çocukların huyuna gidilmeliydi öyle değil mi? O sıra da bir bağırış kopararak gelen kırmızı cüppeli kıza bakakaldı. Tüm gözler Gryffindor'lu cadıya yönelirken, o bunu önemsememiş, bir deliyi andıran ifadeyle babasını kimin çocuk yaptığını sorgulamıştı. Bu demek oluyordu ki  karşılarında duran cadı Profesör  Olineaux'un kızı olmalıydı. Sophia böyle bir şeyi daha yeni fark ettiğine şaşırmadı. Böyle şeyleri çok önemsemezdi zaten. Onu hayal kırıklığına uğratan tek şey, Profesör Olineaux gibi saygıdeğer bir adamın böyle utanılacak bir kızı olmasıydı. Kızın bu hareketlerine sadece göz devirmekle yetindi. Düşündüğü tek şey buna kimin neden olduğu muydu? Neden duruma bir el atıp, babasına yardım etmek için uğraşmıyordu. Daha da karmaşık hâle gelmeye başlayan bu olay herkesin aralarında fısıldaşmaya başlamasına ya da sınıfı terk etmelerine neden olmuştu.

Genç cadı yaşadıkları durumu değerlendirdi. Profesörün çocuk kalmasını kendisi için hiçbir sorun teşkil etmiyordu. Onu kendi haline bırakmak sorun olmazdı. Karşılarındaki profesörleri şimdi bir burnuk kadar tatlı olsa da onu tek başına bırakmalı ve her şeyin yoluna girmesini beklemeliydi. Gönlü buna çok el vermese de bazı öğrencilerinin o bunları düşünürken profesörü bu durumdan kurtulmak için bir şeyler yapmaya başladığını fark etti. Şifacı ve profesörler sınıfa üşüşmeden önce gitmek daha makul geliyordu sarı saçlı kıza.

Küçük çocuğun önünde durup, derste kendisini tanıtırken yaptığı gibi selamını verdi ve kızıl saçlı oğlana parlak bir şekilde gülümsedi.


"Ders için teşekkürler profesör. Size yardım etmek isterdim. Fakat şuan ki durumunuzda, tatlılığınızın herkesin gözleriyle şahit olmasını tercih ederim."
 
Kolundaki çantasını düzeltirken derslikten ayrıldı. Sınıfın içerisinde bulunan masası ve koltuğu için bir ara Slytherin'li öğrencilerin yardımını istemesi gerekecekti. Bunu aklına not alırken, bugünkü derslerinde yaşadığı şeyler onun hafızasında uzun bir süre yer edecekti. En azından profesörlerinin sevimli suratını unutmamayı diliyordu.



Çevrimdışı Reina Carter

  • Ravenclaw
  • 2. Seviye
  • İleti: 3
  • 47 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Reina Carter
  • Güç Puanı: 21
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Şeyda
  • Meslek: Hogwarts VII. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Ravenclaw
  • Biçim Değiştirme Gücü: 4
  • Lanet Gücü: 2
  • Tılsım Gücü: 6
  • İksir Kabiliyeti: 9
Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« Yanıtla #25 : 27 Şubat, 2022 22:52:53 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Reina tereddütle kendisi gibi birkaç öğrenciyle beraber öğretmeni kontrol etmiş ve adamın ardından sadece cübbesinin kaldığını görmüştü. Genç cadının aniden kaşları çatıldı, herhangi bir hamle yapmada çekindiği için içeri sonradan adımını atan sarı cübbeli büyücünün yanlarına çömeldiği gibi sözlerine kulak verdi. Görünüşe göre kimse ne yapması gerektiğini bilmiyordu. "Herkes öncelikle sakin olsun..." Diye fısıldadı Reina lakin kimsenin onu kaale alacak durumu yoktu. Anın paniğine kapılmayan bir öğrenci cübbenin altını kontrol etmeyi akıl etmiş ve tüm öğrenciler tahminen sekiz dokuz yaşlarında bir çocuk ile karşı karşıya kalmışlardı. Şaşkın gözlerle karşısındaki manzarayı izleyen cadı çocuklarla ilgilenmek konusunda ne kadar berbat olduğunu bir kez daha hatırlamıştı, küçük kardeş olduğu için genelde uğraşılması gereken taraf o olurdu çünkü.

Etrafında neler dönüp bittiğini anlayamayan bir çocuğa yapılabilecek en kötü hamlelerden biri fazla temas uygulamaktı. Kumral saçlı cadı bunun olacağını görmüş ki küçük çocuğun yanaklarını sıkmaya çalışan kız karşısında sadece göz devirebilmişti. Küçük profesör yanağının sıkılmasından rahatsız olmuş olacak ki aniden ağlamaya başlamıştı ve bu her şeyi daha da zora sokuyordu... Neyse ki Gryffindor bina başkanı durumu biraz olsun kontrol altına alabilmişti, kendisinin aksine cidden işleri çözebilen arkadaşları için Reina kendisini geri saflara atmıştı, Bir iç güdüyle profesöre yardım etmek için öne atılsa da yardım edemeyeceğini biliyordu. Bu yüzden çocuğun sakinleştiğinden emin olduğunda üstüne basılan cübbesini silkeleyip adımlarını çıkışa doğru yöneltmişti ki duyduklarıyla bir anda durdu.

Barbaros Profesörün kendi kendine düzelebileceğini söylemesine rağmen bina puanı kazanma iddiasıyla öğrencilere öğretmenlerinin üzerinde istedikleri büyüyü deneyebileceklerini söylemişti. Böyle bir saçmalık olamazdı! Özellikle bir 'çocuğun' üstünde deneme tahtası gibi rasgele büyü kullanmaktan daha kötü ne olabilirdi ki? Sinirle arkasını dönmüş itiraz edecekken Samuel bunu yapmayı akıllarından bile geçirmemeleri gerektiğini açık bir dille ifade etmişti... Reina yaratığın verdiği ödeve oldukça bozulmuştu, adeta asa kullanmamaya yemin etmiş cadı şimdi bunca işi kendisi yerine yapma zahmetine girecek birini bulmalıydı- hızlıca son kez sınıfa göz attı, artık yapacak başka bir işi kalmadığını da fark etmişti bu yüzden bir kaç parça eşyasını alıp hızlıca derslikten ayrıldı.