Genel olarak öğrencileri ilgilendiren tek kısım derslik olsa bile diğer kısımlarda da kafanıza göre rp yapabilirsiniz. Hatta yapın çünkü lütfen. Yaratıcılığınızı kullanın.Dersliğe hoş geldiniz. Görünüşe göre Profesör Olineaux, Hogwarts'ı fazlaca benimsemiş. O kadar benimsemiş ki dersliği baştan aşağı değiştirmekten çekinmemiş. Alışkın olduğunuz normal dersliğin yerini geniş, iki katlı bir derslik almış fakat derslikte profesör masası hariç hiçbir eşya yok! İşte o zaman profesörün neden herkese dersten önce "Kendi sıralarınızı, eşyalarınızı ve derslikte olmasını istediğiniz her şeyi kendiniz getirip yerleştirin." şeklinde bir mektup göndermiş olduğunu fark edebiliyorsunuz.
Onun haricinde, girdiğiniz andan itibaren bütün duvarların tamamen kitaplarla kaplı olduğunu fark ediyorsunuz, etmemeniz imkansız zaten. İki yandaki büyük ağaçlar merdivenlere destek oldukları gibi atletikliğini kanıtlamak isteyen öğrencilere de meydan okuyor sanki. Profesörün masasının yanında ise bir kapı var. Kapının sol tarafında pembe, sağ tarafında kırmızı bir tabela var. Üstlerinde bir şey yazmıyor.
[spoiler=Sağ Taraf, Ofis] Kolu sağa çevirdiğinizde profesörn ofisine açıldığını görüyorsunuz. Normal bir ofis gibi, sizi şaşırtan tek şey raflardaki çeşitli alkollü içecekler. İki yandaki merdivenler yine sizi tıklım tıklım dolu kitaplıklara çıkarıyor. Duvardaki kafatasının boynuzlarını aynı anda çekmeyi denediğinizde ise aslında gizli bir kapı olduğunu fark ediyorsunuz!
Kapı, farklı bir odaya açılıyor. Soğuk, buz gibi bir odaya. Profesörünüzün kendini eğlendirmek için kullandığı başka bir yöntemi öğreniyorsunuz bu odaya girince. En ünlü, en kaliteli içkilerin her birinden en az üçer beşer tane toplamış, raflara dizmiş. Bazı içkilerin yaşı Xavier'dan bile büyük.
Odanın sonundaki merdivenlerden yukarı çıktığınızda ise sizi darmadağınık, tıklım tıklım bir tavan arası bekliyor sadece. Ne olduğunu bilmediğiniz ilginç eşyalar var, dokunmamak daha güvenli gibi. Lanetlenmek istemezsiniz sonuçta!
[/spoiler]
[spoiler=Sol Taraf, Xavier'ın Odası]Kapı kolunu sola çevirerek açtığınızda ise profesörünüzün odasına açıldığını fark ediyorsunuz. İki katlı olan bu odanın ilk katı tamamen kitaplarla dolu. Yerler, duvarlar, yatağının üstü, eşyaların üstü... Tamamen kitaplarla kaplı! Hatta sığmayan bazı kitaplar havada uçuşuyor. Mor bir koltuğun arkasında merdivenler olduğunu fark ediyorsunuz. Merdivenlerin önü ve üstü bile kitaplarla kaplı ancak bu, yukarı çıkmanıza engel değil.
Yukarı çıkınca gözünüze ilk çarpan şey; bir piyano. Piyanonun önünde de sandalyeler ve bir iki masa var. Odanın diğer kısmının duvarı tamamen bir kitaplıktan ibaret ancak bunların yarısının sadece müzikle ilgili olduğunu görebiliyorsunuz. Müzik tarihi, ünlü ve ünsüz müzisyenlerin hayatları ve eserleri, müzik notaları ve aklınıza gelebilecek daha birçok şeye dair onlarca kitap. Kitaplığın kalanı ise yıldızlar, gezegenler ve astronomiyle alakalı.
Zaten odanın bir diğer dikkat çekici özelliği ise bir planetaryuma sahip oluşu. Planetaryuma çıktığınızda ortasındaki çeşme dikkat çekiyor, sonrasındaysa başınızı kaldırıyor ve gökyüzünü ne kadar net görebildiğinizi fark ediyorsunuz. Normal bir manzara değil sanki, uzaydaymış gibi hissettiriyor size. Duvarlardaki camların yanında birkaç koltuk, masa ve mumlar var. Sanki... Evet, rahatça kitap okunabilsin diye konmuş gibiler.
[/spoiler]