Dünya Ülkeleri > Aziz Michael Kilisesi

Aziz Michael'ın Kanatları Altında

<< < (3/5) > >>

Michael Throd Sigurðsson:
Yetimhanenin kapısından girdiği an içinde pişmanlık tohumları ekilmeye başlamıştı Michael'ın. Stresten anlında ter damlaları birikmişti. Ne yapacağını bilmediği için çaresizce Mirabelle'i takip ediyordu. Eğer yakalanırlarsa başlarına neler geleceğini aklı almıyordu. Titrek bir nefes aldı ve mutfağa giden arkadaşlarının arkasından yürümeye devam etti. Aklına annesi ve babası gelince içindeki rahatsız edici his daha da büyümüştü. Bunları düşünme zamanı değil Throd. diye fısıldadı.

Onlar için oldukça tehlikeli bir yer olan mutfağa girdiklerinde, orada gizli gizli yemek yiyen dört çocuk görünce göxleri açılmıştı Michael'ın. 'Bu çocuklar ya bizi şikayet ederse? Çocuklar genelde her şeyi ispiyonlar... Hayır, hayır!!' Beyninde alarma geçmiş iç sesine küfürler yağdırırken, dışarıdan gelen seslerle kalbi daha da hızlı atmaya başlamıştı sarışın çocuğun. Derin derin nefesler alırken, gözlerini çocuklarla konuşan Mirabelle'a dikmiş kızı izliyordu.

Dışarıdan gelen ayak sesleri daha da yaklaşırken Mirabelle çocuklarla konuşmuş, içinde bir şey aramaya başlamıştı.. 'Ne aradıklarını bilsem...' diye düşünürken onlarla gelen Lily'nin bir kapıyı bulduğunu söylemesiyle hepsi oraya ilerledi. Kapıyı  açmak için uğraştılar. Kapı açılınca ilk çocukları sokup, çocukların arkasından Lily, Lily'nin arkasından Michael girdi...

[spoiler]Zar
Yetenek 1d8 : 2, total 2
Destek 1d8 : 8, total 8
Talih 1d10 : 4, total 4
[/spoiler]

Rota Fortunae:
Gece kaçamaklarının ortasında basılmaları ile tedirginleşen ufaklıklar, tanıdıkları bir simayı görmeleriyle sakinleşmiş, normal şartlar altında kaçınılmaz olan yakalanmalarını engelleyecek güvenilir bir büyüğün kanatları altına girdiklerini hissetmişti bir anlığına. Hızla kaçış yolunu aramaya giren Mirabelle'i izlerken bu güvenleri de sağlamlaşıyordu; ta ki art arda kapıları yoklayan kız aradığını bulana kadar... Çevirmesine rağmen ittiremediği kulp elinde hareketsizce dururken refleks sayılabilecek bir hızla asasını yöneltti ve beyaz bir ışık eşliğinde kaçış yolunu  araladı Mirabelle (Yapılan hamle oyuncuya sorulmuştur.) Hemen ardından da arkasındaki çocuklardan kolayca duyulabilir bir nefes çekme sesi kulaklarına geldi. En büyükleri, diğerlerini omuzlarından tutarak az önce kahramanları gözüyle baktıkları kızdan uzaklaştırıyor, bir yandan da "Mi-Mİra...Ca-ca-ca-cac..."şeklinde kekeliyordu korkuyla. Kendilerine yıllarca anlatılan hikayelerden sonra güvenlerini kazanmak imkansız; çoktan karanlık merdivenlere girmiş Michael'in de şüphelendiği gibi şikayet edecekleri ise kuşkusuz. Bu olayın ardından Mirabelle'in bir daha buraya dönmesi intihar demek olabilir. Merdivenden duyulan sesler ise artık çok daha yakın.

Kilise'yi hedeflemiş ekibin şansı diğer arkadaşlarına kıyasla çok daha cömert. Herhangi bir mekanik düzeneğe bağlı olmayan gizli kapıdan geçmek için tek ihtiyaçları onun varlığını öğrenmekti ve öyle de oldu. Sorunsuzca içeri girip kendilerini aralıklarla yerleştirilmiş birkaç gaz lambasının ucu ucuna aydınlattığı uzun bir koridorda buluyorlar. Koridor ilerledikçe sağlı sollu demir kapılar beliriyor yanlarında. Her bir kapının üzerinde anlamadıkları latince kelimeler yazılı; kapıların ötesinde ise sessizlik var. Aslında tüm koridor sessiz, tek istisnası biraz ilerledikten sonra duydukları boğuk iç çekme ve hıçkırık sesleri.

[spoiler]- Duruma göre gruplardan biri veya ikisi için birer rp daha isteyebilirim. Buyurun deneyin şansınızı, zarlar izin verirse sorunsuzca alıp çıkarsınız belki, arkadaşınızın sesini duydunuz.
- Mirabelle için sağduyuyla davranıp kaçmak geleceğini etkileyecek bir sonuç doğuruyor, bunu bilerek hareket etsin.
- Aşağıdaki kapıları büyüyle açmak imkansız, deneyebilirsiniz fakat sonuç belli. Başka bir yol denemeniz gerek.[/spoiler]

Mirabelle Starlight:
Kapı kilitliydi! Panik içinde ne yapacağını düşünüyordu, büyü yapmaktan kaçınmak istemişti ancak bir mucize gerçekleşmediği sürece bu kapı açılmayacaktı. Kendisini seven bu çocuklara güvenerek hayatının hatasını yapacağının farkında değildi. Bu zamana kadar kızın yaptığı her şeyi sır olarak saklamış olan çocuklardan bile bu tepkiyi alacağını bilmesi gerekirdi. "Hayır... Değilim- dinlerseniz açıklayabilirim, çabuk olun ve benle gelin yoksa gelen kişi-" derken elini en büyüklerine uzatmış, dördünün de anında çığlık atarak gerilemesine sebep olunca sinirle cıklamıştı. Lily ve Michael'ı kapıdan içeri itti, kendisi de girmeden önce son bir kez çocuklara baktı. Şansını son bir kez denemek istedi, büyük olana asasını doğrultarak, "Obliviate." dedi. Küçüklere döndü sonra, "Confundus." Sonucuna bile bakmadan kapıyı hızlı ama sessiz bir şekilde kapatarak merdivenlere döndü.

İki büyü için ayrı ayrı zar mı atmam gerekiyor bilmiyorum o yüzden ben iki atayım gerek yoksa siz şey edersiniz canım GM'lerim benim
[spoiler]Yetenek 1d8 : 3, total 3
Destek 1d8 : 2, total 2
Talih 1d10 : 9, total 9
Yetenek 1d8 : 5, total 5
Destek 1d8 : 5, total 5
Talih 1d10 : 2, total 2[/spoiler]

Ne kadar kırıldığı ifadesinden belli oluyordu. İç çekerek asasını daha sıkı tuttu. "Lily, rica etsem muggleları uzak tutan şu büyüden yapabilir misin? Ben nasıl yapıldığını unuttum, sen lanetlerde benden daha iyisin." diye fısıldadı merdivenlerden aşağıya doğru yavaşça ilerlerken. Lily bir şey demedi, başını salladı ve büyüyü yaptı, "Repello Muggletum."

[spoiler]Yetenek 1d8 : 5, total 5
Destek 1d8 : 2, total 2
Talih 1d10 : 5, total 5[/spoiler]

Tüm zarlar düşük gelirse nasıl ağlıyorum izleyin

Michael Throd Sigurðsson:
Aşırı stresten dolayı dudaklarını istemsizce ısırırken gözleri ile Mirabelle'in yaptığı hareketleri takip ediyordu umutsuzca. 'Eh... Ne için uğraşıyorsak. Aptal Michael,ölüp gitmeye çok meraklısın.' Başına keskin bir ağrı girince kaşlarını çattı. İki parmağıyla anlını ovarken Mirabelle'in büyü yaptığını fark etti.

'Siz bittiniz. Bu çocuklar kesin şikayet ederler sizi.' Sus artık,sus! diye mırıldandı. Çocukların korku dolu sesleri kulağına ilişince tek kaşını havaya kaldırdı. Anlık olarak Mirabelle'e " Ne yaptın Mirabelle?" demek istese de bu fikrinden hemen vazgeçti. Çocuklara son kez bakarak "Çabuk hadi!" diye mırıldanarak Mirabelle'in büyüsünden sonra iki kızı da merdivenlerden aşağıya çekti.  Bir yandan da içinden küfürler yağdırmakla meşguldü.

[spoiler]'Merdivenden aşağıya çekme' kısmını anlatamadım ama neyse... Bu da zar. Yetenek 1d8 : 7, total 7
Destek 1d8 : 3, total 3
Talih 1d10 : 10, total 10[/spoiler]

Aethelwulf Ares Caldecott:
[justify]“Göklerdeki babamız, adın kutsal kılınsın, egemenliğin gelsin.”

Kutsal olan her şeyi simgeleyen bu görkemli yapı belki de tanrıya en uzak hissettiren yerdi o anda, insanın içini ısıtan güven duygusundan uzaktı, attıkları her adımda bir tehlikeyle karşılaşacakları korkusundan dolayı kalpleri hızla çarpıyordu iki gencin. Ares, Eurus’la tartışırken gruplarının hangi noktada dağıldığını kaçırmıştı. Can havliyle son anda kapanmadan geçtikleri mekanik kapıdan kilisenin kasvetli koridorlarında ilerlerken aklına gelen tek mantıklı şeyi yapıyordu, tanrıya dua ediyordu.

“Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de senin istediğin olsun. Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver. Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, sen de bizim suçlarımızı bağışla.”

“Gerçekten sana karşılık vermeyeceğini biliyorsun, değil mi?” dedi Eurus bıkkınlıkla.

“Şş, melekleri kızdıracaksın,” diye yanıtladı Ares. Koridorun iki yanında da üzerinde Latince kelimeler yazılı olan demir kapılar vardı, hepsinin ardında ne olduğu belirsiz olsa da içeriden bir tıkırtı duyma umuduyla kulağını soğuk demire dayadı. Eline geçense sessizlikti, sinir bozucuydu, sanki birileri sessizlik büyüsüyle donatmıştı her yeri. Eurus, oğlanı yola devam etmeleri için çekiştirse de, Ares kapının ardında ne olduğunu öğrenmeye kararlı gibiydi.

Asasını çekti, aklına ilk gelen Tılsım dersinde öğrendikleri Alohomora büyüsünü kullanmaktı ancak kapıda hiçbir kıpırdama olmadı.

Eurus alayla, “Tanrı’nın evinde o kâfir büyülerinin işe yarayacağını mı sanıyorsun?” dedi. “Hadi, devam etmemiz gerekiyor daha hiçbir ilerleme kat edemedik.”

“Ya André buradaysa?” dedi Ares. “Ya yolda bir bubi tuzağına yakalanıp yaralanırsak ve aslında en başından beri gözümüzün önünde olan arkadaşımızı kurtaramayacak bir duruma gelirsek?”

“Aman! O odanın ardında ne olduğunu bilmiyorsun! Belki de senin gibi aptallar girsin de yakalansın diye koydular o kapıları! Gerçekten o kafanı hiç mi çalıştıramıyorsun, söyle bana!”

Ares kızı görmezden gelmeyi seçti, haklı olma ihtimali gururunun gerisinde kalıyordu. İçinden, duanın son kısmını tamamladı. “Ayartılmamıza izin verme. Bizi kötü olandan kurtar. Çünkü egemenlik, güç ve yücelik sonsuzlara dek senindir!”

Çekilebildiği kadar geriye çekildi ardından bütün gücünü topladı ve Eurus’a göre yaptığı en aptalca şeyi yaptı: kapıya tekme attı.

Amin.
[/justify]

Yetenek 1d8 : 8, total 8
Destek 1d8 : 3, total 3
Talih 1d10 : 9, total 9

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git