17 Nisan, 2026 08:37:28 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - Aldrik Solaris

Sayfa: [1]
1
Diagon Yolu / It's hard to get by just upon a smile
« : 15 Temmuz, 2022 19:18:06 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

2
Birleşik Krallık / Oh baby baby it's a wild world
« : 15 Temmuz, 2022 19:06:29 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify] Ev. Aile midir evi ev yapan yoksa içindeki eşyalar mı? Hayır, hayır… Bugün böyle klasik bir konudan bahsetmeyeceğim. Bunun için çok yorgunum ve zihnim de bir o kadar ağır. Depresyonda mıyım? Ben depresyona girmem ki, giremem. Mükemmel bir evim, ağzına kadar dolu bir kasam, herkesin elde etmek isteyeceği bir işim ve alanında tanınan bir ismim var neden depresyona gireyim ki? Hak etmiyorum bunu, bu başkalarına saygısızlık olur. Peki bu gözlerimdeki yorgunluk neden? [/justify]


3
İksir Dersliği / Andre-Iris | İksir
« : 24 Mart, 2022 20:05:00 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Herkes tek tek partner oldukları kişileri söylüyor ve Aldrik'te onlara malzemeleri almaları ve iksire başlamaları için onay veriyordu. Kim ile takım olamayacağını seçemeyenler, sevdikleri çocuğu paylaşamayanlar etrafta gereksiz gürültü çıkarıyordu. Aldrik'in sabrı sınanırken bir şekilde herşey yoluna sokuldu ve etrafı gözle görülebilen bir konsantre kapladı.

Profesör masasında oturmuş kitabını okuyordu. Arada bir kafasını kaldırarak sınıfı süzüyor ve geri kitabına dönüyordu.

*Bundan sonra malzemeleri aldığınızı ve yaptığınız adımları yazmalısınız.

*İsterseniz bir adım adım ilerleyerek rp yazın, istersenizde bir çok adımı aynı anda yapın.

*Ama unutmayınki bir çok adımı aynı anda yaparsanız ve kötü bir zar gelirse iksirinizde o derecede etkilenir.

*İki oyuncuda birer rp ve düello zarı atmalıdır. Daha sonra ilerleyiş girilecektir.

4
Birleşik Krallık / Nerelere geldik böyle?
« : 19 Mart, 2022 20:43:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Baş dönmesi. Gelen kusma hissi. Her ne kadar kontrollü bir iniş yapabilsem de kontrol hiç de ben de değilmiş gibiydi. Oldum olası anahtarların sağladığı kolaylığı sevdiğim kadar verdikleri histen nefrette etmişimdir. Cisimlenmeyi tercih etsem de daha önce hiç ayak basmadığım bu Muggle toprağına cisimlenmem La Fay tarafından kabul edilmemişti. Bu yüzden benim için bir anahtar ve bir at ayarlamışlardı. Aynı söz verdikleri gibi bulunduğum küçük ağaçlık araziden çıktığımda kahverengi, asil bir at beni karşıladı. Bu güzel çocuğu biraz sevdikten sonra eyeri sırtına yerleştirdim ve görevde bahsedilen Sandford köyü için yola koyuldum.

Zengin bir muggle gibi giyinmiştim. Bir tüccar gibi davranıp köye girmem ve Olivia Fauns ile görüşmem gerekiyordu. Eğer ki her şey yolunda giderse başım derde girmeden edinmem gereken bilgiyi öğrenip geldiğim gibi gidecektim. Umarım…

[spoiler]
[/spoiler]

Köye geldiğimde karşıma çıkan ilk köylüde durdurdum. Acı çeken masum bir tüccar gibi davranarak: ”Buralarda bir şifacı olduğunu duydum. Şehir merkezine doğru giderken attan düştüm ve bileğim burkuldu. Acaba bana yardımcı olabilir misiniz?” diye sordum.

"Elbette yardım ederem. Aha şu yoldan dümdüz gidecen. Yol bitiverince koccaman bir ev var. Gir bahçesine, tıklat evin kapısını. O sana yardım eder."

Teşekkür ettikten sonra adamın gösterdiği yolun sonuna kadar ilerledim. Gerçekten de karşıma "koccaman" bir ev çıktı. Attan indikten sonra onu oradaki demirliklere bağladım. Seke seke bahçeyi geçtikten sonra -ne demişler ilk önce dediğin yalana sen inanacaksın- evin merdivenlerini çıktım ve kapısını çaldım.






5
Destek Çalışanları Ofisi / Bakanlığın Mükemmel Titiz İşleri(!)
« : 19 Mart, 2022 16:19:25 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

Destek İşleri Dairesine,

Hogwarts Cadılık ve Büyücülük okulunda İksir Profesörlüğü yapmakta olan ben deniz Aldrik Solaris; soylu, yedi kuşak safkan Solaris ailesinin yegane yasal mirasçısıyımdır. Bu nedenle bir süre önce elime ulaşan bakanlık broşunu görünce çok şaşırdım. Böyle bir karışıklıktan dolayı sizi kınıyorum ve bu bürokrasi hatasının hemen düzeltilmesini arz ediyorum.
                                                                                                                    ~Aldrik SOLARİS


6
Kurgu Kutusu / [Kurgu] Aldrik Solaris
« : 27 Şubat, 2022 17:31:52 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Efendim, ben bir görev istiyorum. Hizip görevi olursa güzel olur ama başka bir konuyla alakalı aklımızda daha güzel bir kurgu var derseniz ben ona da okeyim. Aldrik sitenin Hogwarts dışındaki kurgusunda da bir yeri olsun istiyorum. Süründürebilirsiniz ve mümkünse öldürmeyin. Teşekkürler...

7
İksir Dersliği / 1865-66 Eğitim Yılı | İksir Dersliği Duyuruları
« : 27 Şubat, 2022 17:09:07 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Dersle ilgili haberler, duyurular ve puanlar buradan açıklanacaktır

8
İksir Dersliği / 1865-66 Eğitim Yılı | Güz Dönemi İksir Dersi
« : 27 Şubat, 2022 16:51:51 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
1865 ARALIK

Profesör eskimekte olan tahta bir sandalyede, ayaklarını üstü parşömenler, öğrencilerin boş veya yarım başarısız iksir şişeleri, defterler, kitaplar ve iksir malzemeleriyle dolu masaya uzatmış halde oturuyor; elindeki deftere bir şeyler yazıyordu. Masada olan ayaklarına rağmen defterden gözlerini ayırmadan bir bardak su aldı. Bugünler de bütün büyücü evreni çok karışık durumdaydı. Hogwarts bile karışmıştı. Öğrenciler ve profesörler sorgu için bakanlığa gidiyordu. Trenden atlayıp intihar edenler, baloda kaçırılıp bir ergen grup tarafından kurtarılanlar ya da cadı avcıları yüzünden akıl sağlığını yitiren seri katiller mi demezsiniz? Hepsi son zamanların en önemli olaylarıydı. Ve Büyüceşüra’dan duyurulan yeni kararlar…

Herkesin kafası karışmıştı. Ve bunlara Aldrik’te dahildi. O gün baloya son anda işi çıkmasaydı o da gidecekti. Ya onun başına bir şey gelseydi? Peki bu savaşta -evet Aldrik bunun geri dönülmesi imkânsız bir savaş olduğunu düşünüyor- kim haklıydı? Muggleların haklılık payı var mıydı? Varsa bile bu onlara cadı avlama izni verir mi? Peki Carmilla’nın cadı avcılarını öldürmesi doğru bir şey miydi? Aldrik’in kafasında sorular dönüyordu. Düşüncelerini ve davranışlarını ne yönde kullanacağına karar vermeye çalışıyordu.

Bütün düşünceleriyse ders için içeri girmeye başlayan öğrencilerle durdu. Dağılmış halinden kurtulmak için ayaklarını masadan indirdi ve üstünü düzeltti. Kapıdan içeri giren öğrencilerin durması için elini kaldırdı. Kapı da öğrenciler birikirken hızlıca çekmecelere depme yöntemiyle gereksiz bütün eşyalarını kaldırdı.

Oluşan küçük öğrenci topluluğuna dönüp ”Çantalarınızı, eşyalarınızı, notlarınızı, parşömenlerinizi ve başka yanınızda ne varsa, her şeyinizi odanın şu köşesine koymanızı istiyorum. dedi. Ve daha fazla bir açıklama yapmadan derslikteki bir kapıdan arkaya doğru gitti. Sınıfa baktığınızda birçok kısa masanın düzenli bir şekilde dizildiğini ve hepsinin arkasında iki sandalye olduğunu, her masanın üstünde sadece kalaylı bir büyük kazan ve karıştırmak için bir çubuk olduğunu görebilirsiniz. Herkes eşyalarını bir kenara koyup boş buldukları yere geçtikten sonra Profesör Aldrik geri geliyor. Masasının arkasına geçiyor ama oturmadan ellerini masaya dayayarak sınıfta göz gezdiriyor.

Bir süre sonraysa çekmeceden bir parşömen ve tüy kalem alıyor ve masanın kenarına oturuyor. Kağıda ‘Partnerler’ yazdıktan sonra konuşmaya başlıyor: “Her şeyinizi kenara koymanızı istedim çünkü bugün kitabınızda, yol göstericiniz de seçeceğiniz ya da benim seçeceğim partneriniz olacak. Senenin başında öğrendiğimiz ‘Elixir to Induce Euphoria’ iksirini yapacaksınız. Partnerinizle içinde ne malzemeler olduğunu ya da nasıl yapıldığını ne kadar hatırlarsanız o kadar bilginiz var demek. İşin sonunda birinizin salak salak gülüyor olması lazım. Herkes teker teker bana partner olmak istedikleri kişiyi söylesin ondan sonra başlayabilirsiniz. Malzemeleri arkadaki depodan alacaksınız ve eğer ki fazla ve gereksiz yere aldığınızı görürsem sınavınızı rusça yaparım.”

  • Derse girdiğinizi ve kendinize bir partner seçerek Aldrik'e söylediğinizi yazmanızı istiyorum
  • Kendine partner bulamayanlar rplerini partner bulamamış gibi yazabilirler ya da benimle discord üzerinden iletişime geçebilirler. Partner bulamayan kişileri ben eşleyeceğim.
  • Partnersiz yapmayı da seçebilirsiniz. Bunu Aldrik'e söylemeniz yeterli
  • Eğer ki profesöre ihtiyacınız varsa yine bana discord üzerinden ulaşabilirsiniz(mesela hiç anlaşamayan iki karakteri sanki ben zorla eşleştirmişim gibi yazabiliriz)
  • Bundan sonra ilerleyiş şu şekil olacaktır: Partneriniz ve siz için ayrı bir başlık açılacaktır. İsterseniz karakterinize bilerek yanlış malzemeyi ya da gidişatı seçtirebilirsiniz ya da karakterinizin malzemeleri ve gidişatı doğru bildiğiniz yazabilirsiniz. İkisinde de düello zarı atmanızı istiyorum. Durumun gidişatına göre ben size ilerleme rpsi gireceğim. Daha en başta iksiriniz başarısız olabilir ya da son anda başarısız olabilirsiniz. Her şey attığınız zara bağlı olacaktır. (Bilerek yanlış malzemeyi kullanırsanız bu durumun ne zaman kötü reaksiyon göstereceği belli olmayabilir.)
  • Ders sitede Ocak ayı bittiği zaman bitecektir.
  • İksir ile ilgili bilgilere isminin üstüne tıklayarak gideceğiniz linkten öğrenebilirsiniz.

9
Yetişkin Postası / Aldrik Solaris | Baykuşhane
« : 06 Şubat, 2022 15:37:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Aldrik Solaris
İksir Profesörü
Hufflepuff Bina Sorumlusu
~mektuplarınız için burayı kullanınız~


10
Sorular ve İstekler / Oyuncu Adı Değişikliği
« : 03 Ekim, 2021 14:12:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Oyuncu adımın Gizem olarak değiştirilmesini rica ediyorum.

11
Yetişkin Karakter Başvuruları / Aldrik Solaris
« : 02 Ekim, 2021 21:15:59 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı: Aldrik Solaris

Karakterin Yaşı:32

Karakterin Temel Kişilik Özellikleri:

Önceden sanatçı bir ruhu vardı. Hobi olarak resim çiziyordu ve çok ataktı. Oldukça dürüst ve hoşgörülü biriydi. İyilik yapmayı seviyordu. Bitip tükenmek bilmeyen bir enerji ile çalışıyordu ve oldukça düşünceli ve merhametli bir insandı.
Ama hayatın ona yaptıklarından sonra kimseye tahammül edemeyen. İnsanlara nefretle bakan. Kendisi hariç kimseyi düşünmeyen. Öğrencilerine karşı kötü davranan. İçine kapanık. Kendi binası Hufflepuff’ı bile adam akıllı desteklemeyen. Hiçbir arkadaşı olmayan biri olmuştur. Tek aynı kalan özelliği zorlukları yenmeyi bilmesi ve duygularını dışarı yansıtmama konusunda usta olmasıdır.

Karakterin Kısaca Geçmişi:

Türk kökenli Melek Erbay ve İngiliz kökenli Daniel Solaris’in oğludur. Mutlu bir hayata sahip olan Aldrik 10 yaşındayken annesini ve babasını evlerine yapılan bir saldırıda kaybetmiştir. Hogwarts’ta Hufflepuff binasında eğitim görmüş ve o zamanlar yetimhane de kalmıştır. Tek başarılı olduğu ders olan iksire yönelip profesör olmak istemiştir.

Ama okul bittiğinde âşık olduğu kızın peşine takılıp eğitimine devam etmemiştir. Kız ile beraber geçirdiği dört yılı aşkın sürede tam evlenmek üzereyken kızın aslında bir dolandırıcı olduğunu, babasının ona bıraktığı yüklü mirası çalmak isteyen, eskiden babasının düşmanları olan ve evlerine yapılan saldırının sorumlusu olan kişilere yardım ettiğini; babasına can borcu olan kardeşlerinin -Aldrik’ten nefret etmelerine rağmen- Daniel Solaris ile yaptıkları anlaşma sonucu 12 yıldır kendisini koruduklarını ve düşmanlarının bu yüzden onu bu şekilde kandırdıklarını öğrenir.

Aşktan gözü kör olmuş Aldrik, yüzüne gerçekler çarpınca çılgına dönmüş ve -gerçek ismini bile aslında bilmediği- kıza saldırmıştır. Bunun sonucunda etraftaki düşmanları tarafından ağır bir şekilde “Bombarda Maxima” büyüsüyle yaralanmıştır. Hastaneye kaldırıldığında kalbi durmasına rağmen geri hayata dönmüştür ama 2 yıl komada kalmıştır.

Uyandığında 24 yaşındadır ve kendisine gelmesi de bir yıl sürmüştür. (Kendine gelmesi derken profesörlüğe geri yönelmesinden bahsediyorum. Yoksa hala psikolojik olarak berbat halde) Ondan sonra çalışmış ve iksir profesörü olmuştur. Şuanda Hogwarts’ta iksir profesörlüğü yapmakta ve yazları da insanlardan uzak bir malikanede yaşamaktadır.

İstediğiniz Meslek: İksir Profesörü

Karakterinizin (varsa) Mensubu Olduğu Hizip: La Fay Şifacılar Topluluğu

Büyü Yatkınlıkları

Biçim Değiştirme Gücü: 6
Lanet Gücü: 12
Tılsım Gücü: 2
İksir Gücü: 20

Örnek RP:

[spoiler]Genç büyücü göl kenarına bağdaş kurup oturmuş, mavi gözlerini göle dikmişti. Bomboş bakıyordu göle. Gözünde hiç bir duygu, yüzünde hiç bir mimik yoktu. Ne olursa olsun her şeyi hazmedip gülümsemeyi beceren Aldrik gitmiş yerine adeta duygusuz biri gelmişti.

Bir saat geçirdi o şekilde büyücü. Belki de beynindeki ya da kalbindeki fırtınayı bastırmaya çalışıyordu veya bütün vücudunu kaplamış olan bir fırtınaydı bu. Duygularını saklamakta ustada olsa genç adamın da başarısızlığa uğradığı zamanlar oluyordu. Bu da o günlerden biriydi.

En sonunda yavaşça kafasını kaldıran Aldrik fark etmeden ağladım mı acaba korkusuyla ellerini gözlerine götürüp ağlamadığını fark edince bir eliyle yorgun gözlerini ovalayarak elini cebine götürdü. Cebinden bir broş çıkardı. Yusufçuk şeklinde olan bu broş altın rengindendi ve üzerine mavi renginde elmaslar konulmuştu. Broşu elinde sıkıca tutup göğsüne götürdü. Annesinin ona broşu verirken söylediği sözler hep aklındaydı.

Fısıltıyla tekrarladı. “Bunu bana baban verdi. Şimdi o senin. Ona iyi bak tamam mı?” O sözleri söyler söylemez anılar canlandı aklında genç adamın.

‘On yaşında altın saçlı bir çocuktu. Altında kaldıkları enkazın yarattığı yaraları artık hissetmemeye başlamıştı. Babasının ölü bedenini az çok görebiliyordu. Sesi gittikçe hırıltılanmaya başlamış ve sık sık öksürük krizine tutulan annesi ise o tarafa bakmaması için sık sık dikkatini çekmeye çalışıyordu minik çocuğun. Enkazın annesini görmesi için izin verdiği tek yer annesinin gözleriydi. Yavaş yavaş sönmekte olan annesinin gözleri. O zaman broşu vermişti annesi. Minik elleriyle o küçücük delikten almıştı hemen broşu. Çok severdi onu. Annesinin yakasında takılıyken sık sık incelerdi. Onu elinde tutuyor olmanın heyecanıyla midesinin bile sesini duymamaya başlamıştı. Hareket alanı izin verdiğince inceliyordu broşu. Sonra annesinin çok kısık çıkan sesi çekti dikkatini. Annesi ona “Aldrik, benim güzel oğlum. Artık senden tek bir şey istiyorum. Bana söz ver, baban ve benim için asla ağlamayacaksın. Söz mü?” dedi. Annesinin neden böyle bir şey dediğine anlam veremeyen çocuk bir süre sonra “Tamam, söz.” dedi annesini gördüğü deliğe doğru bakarak. Ama ne bir daha kendi gözlerinin yansıması olan o gözleri gördü ne de sorularına yanıt alabildi.’

Anın getirdiği duygu yoğunluğuyla ayağa fırlayan büyücü sıkmaktan elinin bembeyaz olduğu broşu cebine koyup göle eğilerek yüzüne su çarptı. Yüzünü yıkamanın getirdiği bulanıklılığa aldırmadan cebine koyduğu broşu geri çıkardı ve “Anne bak sözümü tuttum. Hatta 5 yıldır tutuyorum. Seni asla hayal kırıklığına uğratmayacağım." dedi.

 Üstüyle suratını kuraladıktan sonra suratına yapışan ıslak saçlarını kenara çekti. Avucunda sımsıkı tuttuğu broşa bakarak "Anne, her senin doğum gününde sana hediye almam yerine başkalarına hediye verip sana mutluluklarını hediye etmemi isterdin. Bu senede aynısını yaptım. Arkadaşlarıma isimsiz hediyeler bıraktım. Sana mutluluklarını hediye ediyorum. Doğum günün kutlu olsun anne." dedi.[/spoiler]

Sayfa: [1]