61
Karanlık Sanatlar Dersliği / Sen Varsın Diye (Vol II)
« : 08 Şubat, 2022 02:44:36 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler][youtube]https://youtu.be/h5oHhGlWKf0[/youtube][/spoiler]
Bu konu Charlotte ve Eadwig’in 4. sınıf zamanlarından bir kesiti anlatmaktadır.
Bir yanımda Cyneric, bir yanımda Winton. KSKS dersliğinde en arkada oturmuşuz. Cyneric bizim ön sıramızda. Geçen girdiği kavgayı anlatıyordu. Gözüm bir yere takılmıştı ve kaşlarımı çatmış olanı izliyordum. Arkama yaslanmış, baya da bir yayılmıştım oturduğum yere. Elimde kahvaltıdan aldığım üzüm taneleri. Tek tek atıyordum ağzıma. 15'i geçmişti çoktan. Dümdüz bakıyordum. Dersliğin ön taraflarında iki Gryffindor, bir de Ravenclaw çocuk, bir kızın etrafına üşüşmüştü. En önde sarı-gümüş, uzun saçlı bir çocuk, yanında da bir esmer bir de kumral keko... Üç herif bir kızın çevresini sarmışlardı. Sesleri buradan duyuluyordu. Uzun saçlı çocuk kızın kafasına şöyle bir vurdu. Dalga geçtiği belli bir sesle, -ki Fransız aksanı vardı- "Kocaayak Rillian! Yine ayaklarını sığdıracak bir ayakkabı bulamamış." dedi. Gülüştüler salak gibi. Bazen Gryffindor'ların aklından şüphe ediyorum. Yanındaki çocuklardan biri -ki fazla egoist tavrından dolayı sinirimi bozmuştu- "Bu kavanoz ne ya? Bal mı var içinde? Ayı mısın kızım sen?" dedikten sonra kahkaha atmaya başladı. Ravenclaw çocuk "Neden giymedin? Üşüteceksin. Paran mı yok?" diye sorguluyordu kızı. Boynunda garip bir dövmeye sahipti bu çocuk. Kötü bir niyeti yok gibiydi diğerleri gibi ancak öyle ulu orta sorulmazdı böyle şeyler.
"Eadwig?" Adımı söyleyince Cyneric'e baktım. "Burada mısın abi? Daldın gittin." dedi.
"Yoo..." dedim. "Dinliyordum." Gerçekten de dinliyordum Cyneric'i bir yandan.
Winton, Cyneric'e "Onun dikkati başka yerde." dedi. "Deminden beri şunları izliyor."
Winton'un göstermesiyle Cyneric de döndü baktığım yere. Biraz durdu ve konuşmaları dinledi. "Kıza zorbalık mı yapıyorlar?" dedi.
"Beyin özürlü hepsi." dedim sinirli bir şekilde.
Winton zeki bir çocuktu. Zaten yanımda olmasını istememin sebeplerinden biriydi bu. Danışabileceğim bir arkadaşımdı. "Daha geçen gün, André'ye sataşmışlardı." dedi. "O sırada çok da beyin özürlü değillerdi galiba."
Neyi ima ettiğini biliyordum. André'ye sataştıklarında yardım etmemiştim. Kıza karşı bir zayıf noktam olduğunu düşünüyordu. Winton çoğunlukla içimi okurdu. Ona karşı çıksam da anlardı ancak olay ona karşı çıkmak değil de, kendime karşı çıkmak olduğu için. "Alakası yok. Olay farklıydı orada." dedim. Değildi aslında.
Omzunu silkip "Sen öyle diyorsan." dedi uzatmamayı seçerek.
Biraz daha durup izledik lavukları. Sarı bebe sürekli kızın kafasını ittiriyordu minik minik. Her ittirdiğinde dişlerimi daha da sıkıyordum. Sonunda da kavanozla dalga geçerken kızın eline vurmasıyla kavanoz yere düşüp parçalara ayrıldı. Sarının yanındaki Ravenclaw'lı çocuk "Abi, abarttın ya!" demeye kalmadan yerimden kalktım. Elimdeki üzümler yere dökülürken "Geri bas lan!" diye hırladım. Kaç adımda geldim? Kaç saniyede geldim? Bilmiyorum. Ancak yürürken asamı çıkarttım ve yanlarında bittiğim gibi sarışın uzun saçlı Fransız piçinin yüzüne yumruğu yapıştırdım. Herife yumruk attıktan sonra da asamı doğrultup "Everte Statum!" dedim. Winton ve Cyneric benimle birlikte kalktığı için sarışın arkaya doğru uçarken Cyneric'in diğer Gryffindor'lunun üstüne uçarak yumruğunu gömdüğünü gördüm. Winton ise dövmeli Ravenclaw'lı çocuğu tutmuştu. Gryffindor'lu çocuk duvara yapıp düşünce asamı diğerlerine çevirdim. Sınıfa bizim gibi erkenden gelmiş kişiler şok içinde izliyordu olanları. "Bundan kimse bu kıza bir tane fiske bile vurmucak, elini kaldırmıcak. Anladın mı beni?" Charlotte arkamdan önemli olmadığını söylediğinde de "Benim için önemli ulan." dedim. "BENİM İÇİN ÖNEMLİ!" Döndüm kıza. Baktığım ayakları çıplak, çevre cam parçası. Basacak şimdi ayağına girecek camlar. Neden böyle ki? Uyuz oluyorum kendisine zorbalık yaptıranlara. Her yerde kendin olmak zorunda değilsin. Evet, belki kendini düşünmüyorsun ama seni sevenleri düş- Arrğğ! Neden bahsediyorum ben? Asamı cebime koyduktan sonra gittim kızın yanına. Aldım kucağıma. "Sen de ayağına bir şey giy." dedim sinirli sinirli. "Şu bok kafalılara koz verme." dedikten sonra kızı derslikten çıkardım. Gryffindor çocuğun duvara yapışmasından dolayı oluşan ses yüzünden koridordan bize doğru koşarak gelen KSKS profesörünü görünce de derin bir nefes aldım sinirime hakim olmak için. "Harika." dedim. "Şimdi bir de ceza alacağım. Mutlu musun Rillian?"
Bu konu Charlotte ve Eadwig’in 4. sınıf zamanlarından bir kesiti anlatmaktadır.
Bir yanımda Cyneric, bir yanımda Winton. KSKS dersliğinde en arkada oturmuşuz. Cyneric bizim ön sıramızda. Geçen girdiği kavgayı anlatıyordu. Gözüm bir yere takılmıştı ve kaşlarımı çatmış olanı izliyordum. Arkama yaslanmış, baya da bir yayılmıştım oturduğum yere. Elimde kahvaltıdan aldığım üzüm taneleri. Tek tek atıyordum ağzıma. 15'i geçmişti çoktan. Dümdüz bakıyordum. Dersliğin ön taraflarında iki Gryffindor, bir de Ravenclaw çocuk, bir kızın etrafına üşüşmüştü. En önde sarı-gümüş, uzun saçlı bir çocuk, yanında da bir esmer bir de kumral keko... Üç herif bir kızın çevresini sarmışlardı. Sesleri buradan duyuluyordu. Uzun saçlı çocuk kızın kafasına şöyle bir vurdu. Dalga geçtiği belli bir sesle, -ki Fransız aksanı vardı- "Kocaayak Rillian! Yine ayaklarını sığdıracak bir ayakkabı bulamamış." dedi. Gülüştüler salak gibi. Bazen Gryffindor'ların aklından şüphe ediyorum. Yanındaki çocuklardan biri -ki fazla egoist tavrından dolayı sinirimi bozmuştu- "Bu kavanoz ne ya? Bal mı var içinde? Ayı mısın kızım sen?" dedikten sonra kahkaha atmaya başladı. Ravenclaw çocuk "Neden giymedin? Üşüteceksin. Paran mı yok?" diye sorguluyordu kızı. Boynunda garip bir dövmeye sahipti bu çocuk. Kötü bir niyeti yok gibiydi diğerleri gibi ancak öyle ulu orta sorulmazdı böyle şeyler.
"Eadwig?" Adımı söyleyince Cyneric'e baktım. "Burada mısın abi? Daldın gittin." dedi.
"Yoo..." dedim. "Dinliyordum." Gerçekten de dinliyordum Cyneric'i bir yandan.
Winton, Cyneric'e "Onun dikkati başka yerde." dedi. "Deminden beri şunları izliyor."
Winton'un göstermesiyle Cyneric de döndü baktığım yere. Biraz durdu ve konuşmaları dinledi. "Kıza zorbalık mı yapıyorlar?" dedi.
"Beyin özürlü hepsi." dedim sinirli bir şekilde.
Winton zeki bir çocuktu. Zaten yanımda olmasını istememin sebeplerinden biriydi bu. Danışabileceğim bir arkadaşımdı. "Daha geçen gün, André'ye sataşmışlardı." dedi. "O sırada çok da beyin özürlü değillerdi galiba."
Neyi ima ettiğini biliyordum. André'ye sataştıklarında yardım etmemiştim. Kıza karşı bir zayıf noktam olduğunu düşünüyordu. Winton çoğunlukla içimi okurdu. Ona karşı çıksam da anlardı ancak olay ona karşı çıkmak değil de, kendime karşı çıkmak olduğu için. "Alakası yok. Olay farklıydı orada." dedim. Değildi aslında.
Omzunu silkip "Sen öyle diyorsan." dedi uzatmamayı seçerek.
Biraz daha durup izledik lavukları. Sarı bebe sürekli kızın kafasını ittiriyordu minik minik. Her ittirdiğinde dişlerimi daha da sıkıyordum. Sonunda da kavanozla dalga geçerken kızın eline vurmasıyla kavanoz yere düşüp parçalara ayrıldı. Sarının yanındaki Ravenclaw'lı çocuk "Abi, abarttın ya!" demeye kalmadan yerimden kalktım. Elimdeki üzümler yere dökülürken "Geri bas lan!" diye hırladım. Kaç adımda geldim? Kaç saniyede geldim? Bilmiyorum. Ancak yürürken asamı çıkarttım ve yanlarında bittiğim gibi sarışın uzun saçlı Fransız piçinin yüzüne yumruğu yapıştırdım. Herife yumruk attıktan sonra da asamı doğrultup "Everte Statum!" dedim. Winton ve Cyneric benimle birlikte kalktığı için sarışın arkaya doğru uçarken Cyneric'in diğer Gryffindor'lunun üstüne uçarak yumruğunu gömdüğünü gördüm. Winton ise dövmeli Ravenclaw'lı çocuğu tutmuştu. Gryffindor'lu çocuk duvara yapıp düşünce asamı diğerlerine çevirdim. Sınıfa bizim gibi erkenden gelmiş kişiler şok içinde izliyordu olanları. "Bundan kimse bu kıza bir tane fiske bile vurmucak, elini kaldırmıcak. Anladın mı beni?" Charlotte arkamdan önemli olmadığını söylediğinde de "Benim için önemli ulan." dedim. "BENİM İÇİN ÖNEMLİ!" Döndüm kıza. Baktığım ayakları çıplak, çevre cam parçası. Basacak şimdi ayağına girecek camlar. Neden böyle ki? Uyuz oluyorum kendisine zorbalık yaptıranlara. Her yerde kendin olmak zorunda değilsin. Evet, belki kendini düşünmüyorsun ama seni sevenleri düş- Arrğğ! Neden bahsediyorum ben? Asamı cebime koyduktan sonra gittim kızın yanına. Aldım kucağıma. "Sen de ayağına bir şey giy." dedim sinirli sinirli. "Şu bok kafalılara koz verme." dedikten sonra kızı derslikten çıkardım. Gryffindor çocuğun duvara yapışmasından dolayı oluşan ses yüzünden koridordan bize doğru koşarak gelen KSKS profesörünü görünce de derin bir nefes aldım sinirime hakim olmak için. "Harika." dedim. "Şimdi bir de ceza alacağım. Mutlu musun Rillian?"
Linkliyorum.