17 Nisan, 2026 08:30:29 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - Eadwig Alger Boleyn

Sayfa: [1]
1
Boleyn Adası / Nasıl gitti?
« : 18 Nisan, 2023 12:11:00 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

Bu konu ada baskını, Eadwig ve Samuel'in sorgusu konularından sonrasını anlatmaktadır.


[spoiler][youtube]https://youtu.be/t1dXdsUricU[/youtube][/spoiler]




2
Lejant Alanı / Eadwig Alger Boleyn / Lejant
« : 04 Eylül, 2022 18:44:19 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
~RP Kronolojisi ~
(Evet Lejant değil, rp'lerin zaman sıralaması olacak burada)

2. sınıf

https://buyucedunya-rpg.com/hogwarts-zindanlari/sen-varsin-diye-vol-i/msg1233/#msg1233

https://buyucedunya-rpg.com/boleyn-adasi/kuzisim-gelmis-vol-iii/msg2882/#msg2882

4. sınıf

https://buyucedunya-rpg.com/karanlik-sanatlar-dersligi/sen-varsin-diye-vol-ii/msg1434/#msg1434

5. sınıf

https://buyucedunya-rpg.com/boleyn-adasi/kuzenim-gelmis-vol-iv/msg3000/#msg3000

https://buyucedunya-rpg.com/hogwarts-bahcesi/sen-varsin-diye-vol-iii/msg1603/#msg1603

6. sınıf

https://buyucedunya-rpg.com/hogwarts-bahcesi/hogwarts-ta-hayatta-kalma-rehberi-kural-38-gece-2-den-sonra-yat-ve-uyu/msg1016/#msg1016

https://buyucedunya-rpg.com/buyuk-salon/kardesim-cizdirmissin-kestaneyi/msg1091/#msg1091

https://buyucedunya-rpg.com/hogsmeade-kermesi/hogsmeade-kermesi-gezisi/msg1151/#msg1151

https://buyucedunya-rpg.com/kara-gol/bu-su-hic-durmaz/

https://buyucedunya-rpg.com/buyuk-salon/kuzisim-gelmis-vol-i/msg1117/#msg1117

https://buyucedunya-rpg.com/duello-salonu/son-16-franziska-stromm-v-eadwig-a-boleyn/msg1251/#msg1251

https://buyucedunya-rpg.com/hogsmeade-posta-ofisi/anomali-belki-bir-kaos-belkiyse-his/msg939/#msg939

https://buyucedunya-rpg.com/yasak-orman/kuzisim-gelmis-vol-ii/msg1165/#msg1165

https://buyucedunya-rpg.com/sihirsel-yasal-yaptirim-dairesi/carmillacwenhild-sorusturmasi-eadwig-alger-boleyn-sorgusu/msg1478/#msg1478

https://buyucedunya-rpg.com/hogwarts-zindanlari/sen-varsin-diye-vol-iv/msg1823/#msg1823

https://buyucedunya-rpg.com/buyuk-salon/oglum-o-senin-yeengen-yeengenn/msg2808/#msg2808

7. sınıf

https://buyucedunya-rpg.com/diagon-yolu/need-for-speed-diagon-yolu/msg2832/#msg2832


3
Boleyn Adası / Kuzişim gelmiş (Vol III)
« : 22 Ağustos, 2022 03:17:36 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler][youtube]https://youtu.be/J417T5crtm4[/youtube][/spoiler]
Bu konu Samuel ve Eadwig 2. sınıfın yaz tatilindeyken geçmektedir.

Tipler

   x   



4
Hogwarts Bahçesi / Sen Varsın Diye (Vol III)
« : 16 Şubat, 2022 02:11:10 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler][youtube]https://www.youtube.com/watch?v=UooE3twEpEA&ab_channel=CanOzan[/youtube][/spoiler]

Bu konu Charlotte ve Eadwig’in 5. sınıf zamanlarından bir kesiti anlatmaktadır.




Göğsüm ve midem arasında bir yer... Tam yerini nasıl tarif edebilirim bilmiyorum. Bir his var rahatsız eden. Boğazıma vuruyor. Midem bulanıyor desem, yeterli bir tarif değil. Psikolojik biliyorum. Kussam, belki o duyguları da kusarım ama böyle bir şey gerçekleşebilecek gibi gelmiyor bana. Zaten büyüdükçe duygularını yok sayan bir adama dönüştüm. Kimseye çaktırmıyorum içimdekileri ama modum aşırı düşük. Oturuyoruz çocuklarla, sohbet çeviriyorlar sadece durmuş bakıyorum boşluğa. İçimdeki o rahatsızlık izin vermiyor hayattan zevk almama. Normalde de çok zevk alan biri değilim de neyse... Aslında oturup tek bir soru sorsam bulacağım nedenini. Neden? Neden böyle hissediyorum. Cevabı da çok basit. SBD’ler. Hepsinden bok gibi notlar almam şaşılacak bir durum değil. Dersleri umursamıyorum, profesörleri sevmiyorum. Yine de kendime karşı bir hayal kırıklığı mı yaşadım nedir? Tabi bu soruları sormak yerine tüm duygularımı yok sayıp, arkadaşlarımın arasında karşıya bakıyorum dümdüz. Neyin var diyorlar. Bir şeyim yok nereden çıkartıyorsunuz diyorum. Hatta uzatırlarsa bağırıyorum. Bir ara koridorda koşan çocuğa koşmasın diye vurdum sinirim yüzünden. Ses de etmedi bizimkiler. Dersleri zaten dinlemiyorum, artık hiç dinlemiyorum. Oturup kendi kendime önümdeki parşomeni karalıyorum. Belli bir şekil de yok. Sadece karalıyorum. Dersin sonunda parşomen mürekkepten simsiyah oluyor. Şuan kalbimi aynı bu şekilde görüyorum. Kararmış. Umutsuz. Mutsuz. Gitmesini bekliyorum gitmiyor his. Bazen başım ağrıyor. Biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var diye nöbet sırası bende olmasa da profesör Urswick’ten nöbet istedim. Bu sene sınıf başkanı oldum. Akşam bizimkilerin geyiklerini dinlemektense yağmurda bahçede nöbet tutarım daha iyiydi şuanki modumda.

Üstüme kalın bir şeyler giyip şemsiye aldım. Öğrencilerin içeri girmesini bekledim kapının önünde. 15 dakika sonra içeri girmemiş, hala çevrede pinekleyen öğrencileri uyarmak için bahçeyi gezmeye, insanlara kızıp bağırmaya başladım. 5 dakika sonda ise, bahçede kimse kalmadı. Saat geç olmuş olsa da biraz yürüyüş yapıp, sigara içerek rahatlamak istedim. Aşağı inmeden önce sardığım iki dal sigaradan birini alıp yaktım ve bulunduğum ortamın keyfini çıkararak yürümeye başladım. Bu sırada da yarın yapacağım şeyleri düşünüyor kafamı meşgul etmeye çalışıyordum. Slytherin Ortak Salon’undaki masanın genişletilmesi isteniyor. Profesör Urswick’le bu konuda konuşacağım. Bir kaç da sandalye gerekiyor. Bizim ortak salondakilerle ile uyumlu olmaları lazım. Bana 10 dakika gibi gelen bir saatten sonra iyice geç oldu saat. Hazırladığım iki dal sigarayı da tüketmiş, sırtımı Hogwarts duvarına dayamış gölü izledim. Ailemi, bana öğretilenleri, ada halkını düşündüm... Kendimi derslerin gerçekten işime yaramayacağına iyice ikna etmeye çalıştım. Temiz hava iyi gelmişti. Derin derin nefes alıp yok ettim hisleri. Daha kendilerini belli edemeden, yok oldular. Yalnızlığı hiç sevmem.

Ama ihtiyacım varmış.

Duvardan destek alarak doğruldum. Şemsiyemi omzuma dayayıp yürümeye başladım Hogwarts’a girmek için. Daha kapıya ulaşamamıştım ki seraların oralara koşan birini gördüm. Nereden çıktı şimdi bu? Tekrar çattım kaşlarımı ve tüm sinirli halimle peşine düştüm. Buradan bağırsam koşup gözden kaybolurdu. Bu yüzden sadece adımlarımı hızlandırdım. Herhangi bir ses ya da acele yapmadan yürüdüm. Yanına gittiğim gibi azar çekecek, onu Hogwarts’a geri götürecektim. Bu saatte dışarı çıkmak yasak.

5
Karanlık Sanatlar Dersliği / Sen Varsın Diye (Vol II)
« : 08 Şubat, 2022 02:44:36 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler][youtube]https://youtu.be/h5oHhGlWKf0[/youtube][/spoiler]

Bu konu Charlotte ve Eadwig’in 4. sınıf zamanlarından bir kesiti anlatmaktadır.



Bir yanımda Cyneric, bir yanımda Winton. KSKS dersliğinde en arkada oturmuşuz. Cyneric bizim ön sıramızda. Geçen girdiği kavgayı anlatıyordu. Gözüm bir yere takılmıştı ve kaşlarımı çatmış olanı izliyordum. Arkama yaslanmış, baya da bir yayılmıştım oturduğum yere. Elimde kahvaltıdan aldığım üzüm taneleri. Tek tek atıyordum ağzıma. 15'i geçmişti çoktan. Dümdüz bakıyordum. Dersliğin ön taraflarında iki Gryffindor, bir de Ravenclaw çocuk, bir kızın etrafına üşüşmüştü. En önde sarı-gümüş, uzun saçlı bir çocuk, yanında da bir esmer bir de kumral keko... Üç herif bir kızın çevresini sarmışlardı. Sesleri buradan duyuluyordu. Uzun saçlı çocuk kızın kafasına şöyle bir vurdu. Dalga geçtiği belli bir sesle, -ki Fransız aksanı vardı- "Kocaayak Rillian! Yine ayaklarını sığdıracak bir ayakkabı bulamamış." dedi. Gülüştüler salak gibi. Bazen Gryffindor'ların aklından şüphe ediyorum. Yanındaki çocuklardan biri -ki fazla egoist tavrından dolayı sinirimi bozmuştu- "Bu kavanoz ne ya? Bal mı var içinde? Ayı mısın kızım sen?" dedikten sonra kahkaha atmaya başladı. Ravenclaw çocuk "Neden giymedin? Üşüteceksin. Paran mı yok?" diye sorguluyordu kızı. Boynunda garip bir dövmeye sahipti bu çocuk. Kötü bir niyeti yok gibiydi diğerleri gibi ancak öyle ulu orta sorulmazdı böyle şeyler.

"Eadwig?" Adımı söyleyince Cyneric'e baktım. "Burada mısın abi? Daldın gittin." dedi.

"Yoo..." dedim. "Dinliyordum." Gerçekten de dinliyordum Cyneric'i bir yandan.

Winton, Cyneric'e "Onun dikkati başka yerde." dedi. "Deminden beri şunları izliyor."

Winton'un göstermesiyle Cyneric de döndü baktığım yere. Biraz durdu ve konuşmaları dinledi. "Kıza zorbalık mı yapıyorlar?" dedi.

"Beyin özürlü hepsi." dedim sinirli bir şekilde.

Winton zeki bir çocuktu. Zaten yanımda olmasını istememin sebeplerinden biriydi bu. Danışabileceğim bir arkadaşımdı. "Daha geçen gün, André'ye sataşmışlardı." dedi. "O sırada çok da beyin özürlü değillerdi galiba."

Neyi ima ettiğini biliyordum. André'ye sataştıklarında yardım etmemiştim. Kıza karşı bir zayıf noktam olduğunu düşünüyordu. Winton çoğunlukla içimi okurdu. Ona karşı çıksam da anlardı ancak olay ona karşı çıkmak değil de, kendime karşı çıkmak olduğu için. "Alakası yok. Olay farklıydı orada." dedim. Değildi aslında.

Omzunu silkip "Sen öyle diyorsan." dedi uzatmamayı seçerek.

Biraz daha durup izledik lavukları. Sarı bebe sürekli kızın kafasını ittiriyordu minik minik. Her ittirdiğinde dişlerimi daha da sıkıyordum. Sonunda da kavanozla dalga geçerken kızın eline vurmasıyla kavanoz yere düşüp parçalara ayrıldı. Sarının yanındaki Ravenclaw'lı çocuk "Abi, abarttın ya!" demeye kalmadan yerimden kalktım. Elimdeki üzümler yere dökülürken "Geri bas lan!" diye hırladım. Kaç adımda geldim? Kaç saniyede geldim? Bilmiyorum. Ancak yürürken asamı çıkarttım ve yanlarında bittiğim gibi sarışın uzun saçlı Fransız piçinin yüzüne yumruğu yapıştırdım. Herife yumruk attıktan sonra da asamı doğrultup "Everte Statum!" dedim. Winton ve Cyneric benimle birlikte kalktığı için sarışın arkaya doğru uçarken Cyneric'in diğer Gryffindor'lunun üstüne uçarak yumruğunu gömdüğünü gördüm. Winton ise dövmeli Ravenclaw'lı çocuğu tutmuştu. Gryffindor'lu çocuk duvara yapıp düşünce asamı diğerlerine çevirdim. Sınıfa bizim gibi erkenden gelmiş kişiler şok içinde izliyordu olanları. "Bundan kimse bu kıza bir tane fiske bile vurmucak, elini kaldırmıcak. Anladın mı beni?" Charlotte arkamdan önemli olmadığını söylediğinde de "Benim için önemli ulan." dedim. "BENİM İÇİN ÖNEMLİ!" Döndüm kıza. Baktığım ayakları çıplak, çevre cam parçası. Basacak şimdi ayağına girecek camlar. Neden böyle ki? Uyuz oluyorum kendisine zorbalık yaptıranlara. Her yerde kendin olmak zorunda değilsin. Evet, belki kendini düşünmüyorsun ama seni sevenleri düş- Arrğğ! Neden bahsediyorum ben? Asamı cebime koyduktan sonra gittim kızın yanına. Aldım kucağıma. "Sen de ayağına bir şey giy." dedim sinirli sinirli. "Şu bok kafalılara koz verme." dedikten sonra kızı derslikten çıkardım. Gryffindor çocuğun duvara yapışmasından dolayı oluşan ses yüzünden koridordan bize doğru koşarak gelen KSKS profesörünü görünce de derin bir nefes aldım sinirime hakim olmak için. "Harika." dedim. "Şimdi bir de ceza alacağım. Mutlu musun Rillian?"

6
Hogwarts Zindanları / Sen Varsın Diye (Vol I)
« : 05 Şubat, 2022 00:44:05 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler][youtube]https://youtu.be/W9UhlWx3izg[/youtube][/spoiler]

Bu konu Charlotte ve Eadwig’in 2. sınıf zamanlarından bir kesiti anlatmaktadır.



Gece uyumak yerine ortak salonda kitap okuyordum. Dışarıda bir fırtına vardı ve bu kadar aşağıda olmamıza rağmen duyuluyordu. Slytherin yatak odasındaki camlardan görebildiğin karagöl ise pek de eğlenceli manzara sağlamıyordu. Bu yüzden söylemek istemesem de korkmuştum işte. Adada da uyuyamazdım bu havalarda. Annem korktuğumu bilmesin diye hiç söylememiştim. Bilse çok kızardı. Herkes horul horul uyurken kalkmış tarih kitabı okuyordum. Derslerin hiçbiri ilgimi çekmese de tarih çok hoşuma gidiyordu. Eski büyücülerin, muggleların savaşları. Hizip geçmişleri, Hogwarts tarihi... Hogwarts’ta 100’den fazla gizli geçit olduğunu biliyor muydunuz? Hepsini burada okuduğun yıllara sığdırmak imkansız diye yazmış kitaplar. Bizim adada da bir çok gizli geçit var. Bazılarına annem girmeme izin vermediği için bakamıyorum. Ancak sevdiğim, kullandığım geçitler var. Kendi kendime oturmuş, arada gelen gökgürültü sesini duymamaya çalışırken biraz oluşan sessizlikte Slytherin Ortak Salonunun önünden yürüme sesi duydum. Profesör müydü acaba? İksir Profesörü ile konuşmak beni sakinleştirebilirdi belki de. Dışarı çıkmak yasaktı ve ben kurallara tamamiyle uyan bir öğrenciydim. Yine de bir profesör ile konuşup uyuyamadığımı söylemek kuralları çiğnemek sayılmazdı. Annemin üşümemem için aldığı koyu yeşil battaniyemi sırtıma örttüm. Oturduğum sandalyede ayaklarım yere değmediği için zıplayarak indim ve yerdeki terliklerimi giyip badi badi Slytherin Ortak Salon’unun kapısına ulaştım. Zorlayarak açtım koca kapıyı. Dışarısı, Ortak Salon’dan çok karanlıktı. Bu yüzden pijamamın beline sıkıştırdığım asamı çıkarıp “Lumos.” diye fısıldadım. Asamın ucundan minik bir ışık çıktı. Profesörün adımları zindanlardan geliyordu. Yukarı çıkan merdivenlerden bir şimşek çakması gördüm. Slytherin kapısını arkamdan kapatıp yürümeye başladım zindanlara doğru. 5-6 saniye sonra gökgürültüsü sesi ile yerimden zıpladım. Korktuğum için de biraz bağırmıştım. Yutkundum. Yalnız olmak istemiyordum. Adımlarımı hızlandırarak zindanlara doğru koşmaya başladım. Profesörün yanına gidip yanından ayrılmamak istiyordum.

Zindan koridorlarında biraz ilerledikten sonra profesör yerine yerde oturmuş korkunç bir varlık gördüm! Böyle tüyleri dik dik. Boyu kısa, benim belime falan geliyor. Durduğu yerden inliyor. Hogwarts tarihi kitaplarında böyle bir varlığın koridorlarda dolaştığını yazmamışlardı. Elim titremeye başladı. Lumos’um yaratığı aydınlatıyordu. Korkudan çıkarttığım sesleri duyunca bana doğru döndü! Döndü ve bu korkunç yaratığın yüzünü gördüm. Arkadan şimşek çaktı! “Rillian?” dedim. Bu geçen sene tanıştığım Hufflepuff’lı kızdı. Yere oturmuş uykulu bir ifadesi vardı. Gökgürültüsü sesi ile tekrar zıpladım yerimde. Profesör yerine onu bulmuş olduğum için kıza doğru koşup yanına eğildim. “S-sen ne yapıyorsun burada?” dedim korktuğumu bozuntuya vermemek için ama kızın yanımdan gitmemesini istiyordum. “G-g-gece dı-dışarı çıkmak yasak! Bilmiyor musun?” Sesim hem fısıltı, hem de azarlama içeriyordu.

7
Yasak Orman / Kuzişim gelmiş (Vol II)
« : 02 Şubat, 2022 21:24:27 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Bu konu;

Ares ve Carmilla düellosu,
Ares'in bunu benimle paylaşması,
Sam ile konuşmamdan

sonra okunmalıdır.



Samuel ile anlaştığımız gibi karagöle doğru yürürken bir yandan da çevreme bakınıyordum herhangi birinin izlememesi için. Profesör Urswick’ten bu gecelik toplantı yapılmaması için izin almıştım. Çok fazla izin almadığım için fazlasıyla endişelense de bir kaç yalanla hallettim. Yalan söylemeyi sevmiyorum. Okuldan sonra ihtiyaç duymamayı planlıyorum. Cyneric ile karagöle ulaşıp beklemeye başladık. Winton, soğuk havada o kadar dikkat etmesine rağmen soğuk kapmıştı ve hapşırıp duruyordu. O halde bizimle gelemezdi. Gage ise bir kaç saat sonra gelip gelmediğimizi kontrol edecekti. İşler uzarsa profesörlere haber verecekti. Ares ne demişti? At-adamları katleden cadı avcıları... Bahsettiği yerin At-adamların alanı olduğundan emindik. Ormanda kaybolmak kolaydı ancak Cyneric bu tarz konularda iyiydi. Üstelik kuzenimin de iyi bir yön duygusu vardır. Alt sınıflara bekçiden aşırttığım bir pusula vardı elimde. Önce kuzeye, sonra batıya, sonra biraz daha kuzeye ilerleyecektik bekçiye alakasız bir soru soruyormuş gibi sordurttuğumda söylediği gibi. Soğuk yüzünden sıkı giyinmemiz gerekiyordu ancak bu bizi yavaşlatıyordu da. Eldivenle asamı tuttuğum için kendisinde tam bir kontrolüm olup olmadığını bilmiyordum. Cyneric iyi çocuktur, güvenilir çocuktur ancak pek istikrarlı duygu duruma sahip biri değildir. Bir anda sinirlenebilir.

Biraz bekledikten sonra kuzenimin Hogwarts kapısından yanında bir arkadaşıyla geldiğini gördüm. Cyneric çok konuşmayı seven biri olmadığı için bir süre sonra sessizleşmiştik zaten. Bu yüzden gelmeleri beni biraz da olsa kurtardı diyebilirim. Cyneric’e kafamla geldiklerini işaret ettikten sonra yanımıza yürüyene kadar dönüp onlara baktık. Kuzenime kafamla selam verdim konuşmak yerine. Yanındaki arkadaşını da tanıdığım için “Clifford.” diyerek selamladım. Cebimden çıkarttığım büyülü pusulayı gösterdim buna. “Kuzey 20, Batı 53, Kuzey 12. Ağaç sayısı.” dedim. Onun düşünmesine gerek yoktu zaten bunları. Şimdi kısa yol diye Kuzeybatıya 35 ağaç ilerlemeye falan kalkar kayboldurur bizi. Ağaçları ben sayarım. “Atadamların oraya gideceğiz.” Cyneric’i gösterdim kafamla elinde bir sepet, sepetin içinde de akşam yemeğinden kaçırdığımız bir kaç şey vardı. “Karşılaştığımızda onlara veririz diye hazırlattım. Karşımıza başka ne çıkar bilmiyorum. Bu yüzden asaları hazır tutun.”

8
Büyük Salon / Kuzişim gelmiş (Vol I)
« : 02 Şubat, 2022 02:35:03 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Slytherin masasına elimi yüzüme koymuş Winton ile büyücü satrancı oynuyordum. Yenilmekten nefret ediyorum ve karşımdaki çocuğu yenebileceğimi düşünmüyorum. Böyle arada turnuva ayağına birbirimizle satranç oynuyoruz. Winton, Cyneric’i ezici bir şekilde yendi daha demin. Ben de Gage’i yendim ama... Çocuk garip garip stratejiler denediği için oldu. İki kazanan olarak karşı karşıya geldik Ravenclaw arkadaşımla. Sonuç olarak da içimden geçiyor...

“Rok yap Boleyn!” dedi Gage. Yanındaki Cyneric çoktan bizden uzaklaşmış Hufflepuff masasında sevdiği kıza dalıp gitmişti.

Rok yapmak için kafamı önümdeki taşlara indirdiğimde kalemin olmadığını gördüm. Daha demin aşırı saçma bir şekilde Winton’a yedirtmiştim. Gage bu salaklığım yüzünden kıkırdarken “Aman çok komik.” dedim.

Winton sakin bir sesle “Pes edebilirsin.” dedi.

“Siktir lan oradan.” diye cevapladım. “Hakkımla yenilirim, pes etmem.”

Omzunu silken Ravenclaw’lı arkadaşım “Sen bilirsin. Sonuç değişmeyecek.” diye kışkırttı beni.

Kaşlarımı çatıp hamlemi düşünmeye devam ettim. Şu atı şuradan oynasam, o şunu yer, yerse şuradan vezirle onu yerim... Veziri kalesiyle yer. Kaleyi alırım ama veziri veririm. Ben kötü duruma düşerim. Başka bir şey düşün Eadwig...

9
Öğrenci Postası / Eadwig A. Boleyn | Baykuşhane
« : 01 Şubat, 2022 00:15:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »


Boş işlerle meşgul etmeyin.
Aşk mektupları boş iş değil.

10
Seçmen Şapka/Heykeller - Öğrenci Karakter Başvuruları / Eadwig Alger Boleyn
« : 29 Ocak, 2022 18:40:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı: Eadwig Alger Boleyn

Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: E.A Boleyn, tam bir ergen çocuk özellikleri gösterir. Kızlara takıntılıdır, havalı gözükmek ister, arkadaş ortamında alfa olmaya çalışır. Otoriteye karşı gelir, ailesinin zenginliğini her yerde anlatır. Derslere ya kafası basmaz, ya da gerek duymaz. Racon kesmeyi sever. Mafya gibi yaşar okulda. Öğretmenlere ayar çektim yalanları falan atar. Dener de yapmayı. Irkçıdır, cinsiyetçidir, çomardır falan ama iyi adamdır. Yanındakilere, bu güçlü erkek rolünden çıkabildiği insanlara karşı gerçekten fazlasıyla iyi bir arkadaştır. Öyle ki EA'yı gerçekten tanıdığınızda vay anasını dersiniz. Tabi o yanını öğrenmek istiyorsanız uğraşmanız gerekecek. Buraya yazılırsa eğlencesi kalmaz. Şimdilik size ihtiyacınız olan keko kötü çocuğu getirdiğimi varsayın.

Karakterin Kısaca Geçmişi: Victorine Odette Boleyn'in oğludur. İleride adanın başına geçeceğim garantisiyle içinde varsa da o potansiyeli çıkartmayı denememiş olan EA, Hogwarts'ın boş dersler ile uğraştığını; muhasebecilik, işletme vs öğretmesi gerektiğini savunuyordur. İleride adanın başında gelir gider hesabı yapacaktır nasıl olsa. Saçma sapan hayvanlara bakmak istese çiftçi olurdu değil mi?

İstediğiniz Sınıf:
VI. Sınıf

Karakterinizin SBD Sonucu: Hogwarts hayatı boyunca sağda solda pinekleyip kendinden güçsüz öğrencilere sataştığı için notları pek de iç açıcı olmamıştır. Çalışsa yapar da, çalışmıyor kerata denmiş; aldığı puanlar Uygun (U) notuna sabitlenmeye çalışılmıştır. İnadına kafa tuttuğu profesörlerin derslerinin puanları İfrit (İ) olduğundan bu profesörlerin arkasından atıp tutmaya bayılır. Zaten notta falan da gözü yoktur ileride Boleyn adasının başında krallar gibi yaşayacaktır.

İstediğiniz Bina: Oradan bir Slytherin alayım.

Büyü Yatkınlıkları
    Biçim Değiştirme Gücü: 6
    Lanet Gücü: 8
    Tılsım Gücü: 6
    İksir Gücü: 1

Çok da bir şey yazmayacağım, rp yazdıkça açılsın oğluşum. Das ve Seth Carter rplerine bakılabilir örnek için.

Sayfa: [1]