17 Nisan, 2026 09:11:25 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Ev...  (Okunma sayısı 30 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Darren Shan

  • Büyücü
  • 7. Seviye
  • İleti: 28
  • 176 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Darren Shan
  • Güç Puanı: 20
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Darren Shan
  • Meslek: İksir Üstadı
  • Cemiyet: Attar Hür Kahinler Cemiyeti
  • Biçim Değiştirme Gücü: -
  • Lanet Gücü: 9
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 18
Ev...
« : 08 Haziran, 2022 21:52:31 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
(Flashback - Yıllar yıllar önce - Londra, Yeni Evlerinde İlk Anları)

Hep beraber arabadan indiklerinde Darren nasıl bir yere geleceğini bilmiyordu ve biraz tedirgindi. Etrafına bakındığında gördükleri karşısında biraz şaşırmıştı, burası Paris deki evlerine benzer şekilde dekore edilmişti. Anne ve babasının buraya gelmeyi planladıklarına kısa süre önce kulak misafiri olmuştu ama gerçekleşene kadar bunun nasıl olacağını hiç düşünmemişti, bu ana kadar aklında sadece  annesinin hikayelerini ve Darren'ın rüyalarını süsleyen okula gideceği günü beklemek vardı.Geçen bir sene su gibi akıp gitmişti ve şimdiden okulunu özlemişti.Ancak İngiltere de ilk defa bu kadar uzun süre kalacaktı. Şimdi tamamen farklı bir ülkede, farklı kültürü, farklı bir dili olan bambaşka bir iklime sahip İngiltere’deydi. Anne ve babası da köken olarak İngiltere, İngilizce konuşulan bir yerden geldiği için bu dilde bir sorun yaşamıyordu ama bu lisanda Fransızca'nın samimi sıcaklığı olmadığını düşünüyordu. ’Artık yeni hayatım burada, en azından kışın.’ diye düşünmekten kendini alamamıştı. Bu yerde nereleri sevdiğini, nerelerde vakit geçirmekten hoşlandığını bilmiyordu, bir su kenarı var mıydı acaba, Paristeyken annesiyle nehir kenarında yaptıkları rahatlatıcı yürüyüşlere benzer alışkanlıklarını burada da sürdürebilecekler miydi?

Belirsizliğin verdiği endişeyle bulundukları odayı incelemeye başladı, oradaki gibi güneşi tamamen içeri alabilsin diye yere kadar camdan bir kapı yoktu, eski tip, ortasından ince tahtaların geçtiği beyaz çerçeveli bir kapı ve aynı şekilde camlar vardı. Duvarlarda pürüzsüz ekru renginde boya vardı ama hiçbir şekilde ev gibi hissettirmiyordu, ne bir resim ne de bir fotoğraf vardı, eski evinde duvarlarda ailesiyle veya tek başına bir sürü resmi vardı duvarlarda, hatta annesini onlara bakıp dalarken görürdü bazen, yüzünde şefkat dolu tatlı bir gülümseme olurdu. Mobilya olarak üç tane gri koltuk ve ceviz ağacı renginde bir orta sehpa vardı, koltuklar eski evindekiler gibi rahat olabilirlerdi ama bu renk yeterince güneş ışığı olmayınca içeriyi boğuyor, her yeri karartıyor gibi görünüyordu.
Buradan kapısı olmayan bir eşikten başka bir odaya geçiliyordu, bu oda duvarın ortasındaki camsız çerçeveden de görülebiliyordu, Darren temkinli adımlarla oraya gittiğinde mutfak ve yemek odasının burada olduğunu gördü. Salondan ayrı olmasına rağmen devamı gibi aynı renklerin kullanıldığı dolaplar, ortadaki büyük ada tezgah ve masayla sandalyeleri biraz solgun görünüyordu, sandalyelerin yumuşak kısımlarını örten kumaş, salondaki koltuklarla aynı renkti, sandalyelerin iskeletiyse yine salonda bir rengi bulunan ceviz ağacındandı. Duvara bakan tezgahların arkasındaysa ekru, sarı ve grinin uyum yakaladığı seramikler vardı, burası ona eski evinin çarpık, cansız bir kopyası gibi gelmişti.

Derin bir iç geçirip salona, onu tepkisini bekleyen ailesinin yanına döndü, Sebastian ve Igrıtte oğullarının gözünün içine bakıyor, her tepkisini yakalayıp ne düşündüğüne dair bir fikir edinmeye çalışıyorlardı. Darren onlara gülümsedi, ”Artık burada yaşayacağız, değil mi?” diye sordu, gülüşü buz yeşili gözlerine ulaşmıyordu ama bunu saklamak için çok uğraşıyordu. Ona benzer bir gülüşle karşılık veren Igritte ”Evet, ama sadece çok kısa bir süre için.” deyip eşine baktı, Sebastian hemen sıcacık bir gülüşle ”Sen okula gidinceye kadar elbette. O zamana kadar bir süre burada yaşayacağız. Yazın geldiğinde de tekrar evimize gideceğiz, seninle beraber tüm yazı orada geçireceğiz.” diye annesini destekledi. Darren ikisini de başıyla onayladı ve ”Peki, odam nerede?” diye sordu, biraz olsun meraklı ve heyecanlı olduğunu düşünmelerini istemişti.
Beraber üst kata çıktıklarında babası orada neler olduğunu bir bir gösterdi, krem rengi ahşap merdiven çıkarlarken bile gıcırdıyordu. Sol taraflarında bir kapı vardı, Sebastian açık renkli kapıyı açtı ve ”Burası bizim odamız, eskisi kadar büyük değil ama…” diye konuşurken devam etmedi, onun yerine kapıyı kapatmadan tam tersi yöne döndü.Merdivenin sağından ilerlediğinde solundaki ilk kapıyı açıp ”Burası lavabo.” dedi, Darren gösterdiği yere bir bakınca ferah bir alan görünce şaşırdı. Buradan sonra babası koridorun ucundaki odaya yöneldi ve kapıyı açıp ”Burası da senin odan, minik Shan.” dedi, oğlunun burada mutlu olmasını çok istiyordu, İgritte de her ne kadar burada olmaktan hoşnut değilse bile o da Darren'ın burayı sevmesini istiyordu.

Darren biraz ürkerek içeri girdi, burayı da eski odasının soluk bir kopyası gibi bekliyordu ama değildi, duvarlar kırık beyaz rengine boyanmıştı ama yatağının arkasındaki uzun duvar gri-mor bir renkteydi. Modern görünümlü mobilyalar yine ekru rengindeydi ama duvardaki tezatlık onları soluk göstermiyor, aksine parlatıyordu, dolabının ve diğer mobilyalarının kapaklarında çerçevelenmiş uçuk gülkurusu rengi duvardaki gri-mor renkle uyum sağlıyor ama çok göze batmıyordu. Diğer odasında olan, camın kenarında duran geniş koltuğun aksine burada tek kişilik küçük bir koltuk vardı, o da silik bir gülkurusu rengindeydi. Fransa’da ki odasında beyazlar ve sıcak renklerin hakimiyeti varken burada daha serin ama göz dolduran renkler vardı. Darren şaşkınlıkla bir odaya bir annesine bakıyordu, ”Burası çok… farklı olmuş.” diyebildi sadece, başka bir şey söyleyemiyordu, yeni bir yere geldiği için hüzünlüydü ama burada yaşayacağını düşündükçe içine mutluluk doluyordu. Açık renk duvarın önündeki koltuğu kesin cam kenarına alır ve saatlerce kitap okumaya dalabilirdi, dolabın kapağındaki aynada kendini tamamen görebilirdi, üzerinin kırışıksız olmasıyla ilgili bir takıntısı olduğu için aynayı çok kullanıyordu. İgritte hevesle ”Beğendin mi? Diğer evdekinden biraz farklı olsun istedik.” diye açıkladı, sesinden merakı belli oluyordu, Darren gülümseyerek ”Çok beğendim, teşekkürler.” deyip ikisine birden sarılınca yüzlerindeki sıcacık, şefkat dolu gülümseme bir süre orada kalmıştı.
Burada kısa bir süre kalacaklardı, ikisinin de burada olmakla ilgili çekinceleri vardı, evet, ama Darren'ın bundan memnun olmasını istiyorlardı ve sesindeki sevinci duyduklarında tüm ikilemleri önemsizleşmişti.