İngiltere Büyücedünyası > İksir Dersliği
Andre-Iris | İksir
Aldrik Solaris:
Herkes tek tek partner oldukları kişileri söylüyor ve Aldrik'te onlara malzemeleri almaları ve iksire başlamaları için onay veriyordu. Kim ile takım olamayacağını seçemeyenler, sevdikleri çocuğu paylaşamayanlar etrafta gereksiz gürültü çıkarıyordu. Aldrik'in sabrı sınanırken bir şekilde herşey yoluna sokuldu ve etrafı gözle görülebilen bir konsantre kapladı.
Profesör masasında oturmuş kitabını okuyordu. Arada bir kafasını kaldırarak sınıfı süzüyor ve geri kitabına dönüyordu.
*Bundan sonra malzemeleri aldığınızı ve yaptığınız adımları yazmalısınız.
*İsterseniz bir adım adım ilerleyerek rp yazın, istersenizde bir çok adımı aynı anda yapın.
*Ama unutmayınki bir çok adımı aynı anda yaparsanız ve kötü bir zar gelirse iksirinizde o derecede etkilenir.
*İki oyuncuda birer rp ve düello zarı atmalıdır. Daha sonra ilerleyiş girilecektir.
André Harris:
[justify]Karşısındaki dostunun kendisine her türlü destek çıkmak istemesi ve isimlerini profesöre vermesi yanaklarının daha da kızarmasına sebep olmuştu kumral saçlı oğlanın. "Teşekkür ederim Iris," diye mırıldandı usulca. Profesör Solaris'in kendilerine verdiği onayla malzeme deposuna yönelmeye başladılar.
Iris'in iksirler konusunda tüm söylediklerine karşın başarılı olabileceğini biliyordu sarı cübbeli. Ancak işlevsiz kalmamak ve elinden geleni yaparak yardımcı olmak istiyordu partnerine. Bunu iksirin yapım aşamasında becerebileceğini zerre düşünmüyordu lakin ayak işlerinde en azından faydalı olabilirdi. Böylece iksir ustası dostu da olabilecek en iyi düzeyde öfori tetikleme iksirinin kendisine odaklanabilirdi. Söze girdi bu düşüncelerinin hevesiyle: "Şey, ee, şimdi bu iksirin malzemelerine yardımcı olayım: Büzümüşincir ve pelinotu olması lazım içerisinde. Bir de... Kediotu?.. Tamam diyorsan alayım onlardan istersen. Diğer malzemelerden tam emin değilim ama..."
Partnerinden alacağı onaya ve potansiyel yönlendirmelere göre depodaki kavanozlardan gerekli malzemelerin kaliteli olanlarından seçmeye koyulacaktı.
This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d8 : 7, total 7
Destek 1d8 : 7, total 7
Talih 1d10 : 5, total 5[/justify]
Iris Ashworth:
[justify]Iris,André’nin teşekkürüne karşılık gülümsemesiyle yanıt verdi. Teşekkür edilecek bir şey yoktu ortada, birbirlerine yardım edeceklerdi, ama, nasıl kendini rahat hissediyorsa ona uyum sağlayacaktı. Hufflepuff’ı, William'la sırtlayan arkadaşı ile birlikte malzeme deposuna varınca raflarda gözlerini gezdirdi hızlıca. Burada bulunmak her zaman Iris’i cezbederdi. Bir sürü bileşen… Doğru eşleştikleri zaman birçok olasılık yaratıyordu. İksirlerin büyüsüne kapılmamak neredeyse imkansızdı. Hayat kurtarıcı olabilirlerdi, her şeyden önemlisi. İksir, kazan karıştırmaktan çok daha fazlasıydı. Belki bir gün kendi iksir çalışmasını yapardı, üzerine düşündüğü zamanlar oluyordu. Tabii, William’ın yardımını almaması da söz konusu olamazdı. Ayrıyeten, sınırsız bir malzeme kaynağı olmalıydı. Bunu düşünecek uzun uzun zamanı olacaktı, şimdilik sınavın üstesinden gelmeliydiler.
Düşüncelerinin ardından, bilgi alışverişi yapmak için bildiği malzemeleri sayacağı sırada arkadaşının önce davranıp söze girişiyle hatırladıklarını eşleştirmeye başlamıştı. Bir anlık gafletle kediotuna da başını sallamıştı. Saniyesinde farkına vararak bu sefer de başını bir diğer tarafa salladı dudaklarından sözleri dökülmeden önce: “Kediotunun olmaması lazım.”
Görsel hafızasından faydalanıyordu çoğunlukla Iris. Kesin bir karara varmadan önce yeniden gözden geçirmenin hiçbir zararını göremiyordu. Belli belirsiz bir düşünme sekansından sonra daha emin gözüküyordu kendisinden. Evet, kesinlikle yoktu. “Onun dışında, büzümüşincir ve pelinotuyla birlikte bir filiz nane alırsan, ben de diğerlerini alırım ve başlarız. Kirpi tüyü ve Sopophorous fasulyesi… Tüm ihtiyacımız bu.” Konuşması esnasında gözüne ilişen ve kullanmaktan pek hoşlanmadığı fasulye kavanozuna doğru ilerledi. Malzemelerin yerlerini bu düzenekte hatırlamıyordu. Profesör Solaris’in sınav öncesi yer değişimi yapmış olabileceğinden dolayı diğer kavanozun daha uzakta olacağını da ihtimaller arasına katarak raflar arasında bir detaylı bakım ile son ihtiyacını da bulmuştu.
Partner seçme karmaşasından sonra sessizliğe bürünmüş dersliğe geri döndüklerinde henüz kimse başlamamıştı yapıma. Malzemeleri kendilerine ayrılan bölmeye koyduklarında ocağın altını açmadan önce iksir yapımı için ayrılmış olan berrak suyu kazana boşalttı André. Iris de kalaylı kazanın altını kısık ateşe ayarlamıştı yakar yakmaz. Kavanozların kapaklarını açıp “Önce büzümüşincirleri atalım. Kirpi tüyünü de ardından eklememiz lazım. Saat yönünün tersine rengi maviye dönene kadar da karıştırmalıyız, dört kere.” dedi koyu mora çalan incirlerle tıkıştırılmış kavanozu uzatırken, ve sormadan geçmedi: ”Eklemek istediğin ya da farklı bir yapılışı olduğunu düşündüğün bir şey var mı?” diyerek gümüş sivri bıçağı kavradı fasulyelerin bazılarının suyunu akıtmak için doğrudan kazana atmak yerine. İnatçı fasulyeleri bilemenin, kesmenin ve azar azar da sulandırmanın iksirin kıvamının daha yerinde olacağının kanısındaydı.
This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d8 : 1, total 1
Destek 1d8 : 8, total 8
Talih 1d10 : 8, total 8[/justify]
André Harris:
[justify]Aldığı ilk tepki sonrası elindeki kavanozu usulca, sanki hiç almamışçasına yerine geri bıraktı üzerinde "kediotu" etiketi olan. Kendisine verilen talimatlar doğrultusunda başını anladığını ifade edercesine aşağı yukarı sallayıp "Tamamdır," diye karşılık verdi. Bir saniye duraksadı, itiraz etmek istercesine ağzını araladı parmağı öğretmeninden söz almak isteyen öğrenci misali havalanırken boyun hizasına. Nitekim Iris rafları incelerken bu hareketini görmemişken kendisi de vazgeçti itirazından.
Standart iksir suyunu kazana döküp hazırlamaya koyulduklarında düşünceliydi kumral saçlı oğlan. "Dört tam tur sonucunda maviye dönmemiş olursa ne yapacağız peki?"zZihninden geçen soruydu kazanın başına geçmiş ve uzun kaşığıyla iksirin içindeki solüsyonu usulca karıştırırken. Fakat kendisine yönelen soru, dikkatini dağıtmıştı bir anlığına. Kendi fikrinin sorulmasını beklemiyordu. Kendinden iksirler üzerine çıkacak bir fikirden hayır beklenir miydi ki?
İksir dersini almaya başladığı ilk yıldan itibaren çokça kez malzemelerin muhtelif sihirsel özelliklerinin kendilerini daha iyi dışa vurmalarını sağlayacağını öngördüğü, kitaplarda yazan tariflerin dışında metotlar uygulamaya koymaya çalışmıştı kumral saçlı oğlan. İksirin daha efektif olabilmesi için bazı materyalleri doğramak yerine un ufak etmek, malzemeler özlerini daha oturaklı salsınlar diye normalden kısık ateşte iksiri karıştırmak gibi. Fakat iksir yapmak, çay yapmaya düşündüğü kadar benzemiyordu ve yıllarca tüm girişimleri elinde, daha çok ise kazanında patlamıştı. Tüm olumsuz deneyimlerin aylarca, yıllarca yarattığı birikim ise oğlanın iksir yaparken artık yazılı tariflerin dışına çıkmayan bir yaklaşım edinmesine sebep olmuştu. "Yeterli" notlar alabiliyordu böylelikle iksir derslerinde en azından.
"Aslında... Ee... Malzemeleri alırken soracaktım ama... İksirde nane olduğuna emin miyiz?" Yanındaki koyu saçlı partnerine döndü sorusunu tamamlarken ve gördüğü manzara karşısında bir soru daha sorma gereği hissetti. İksirler konusunda güvendiği partnerinin bu alandaki otoritesini sorgulamak istemiyordu fakat gördükleri üzerine iksirler hakkında bildiği sayılı ve kısmi bilgilerinden birisi aklını kurcalamaya başlamıştı rahatsız edici miktarda. Göz temasını devam ettiremeyecek şekilde bakışlarını kaçırdı mavi gözlerden; partnerini, gözlerinin içerisine bakarak sorgulayacak cesarete sahip değildi zira: "Bir de şey... Fasulyelerin suyunu fazla çıkartmak sence güvenli mi? Sularının hafıza kaybına sebep olabileceğini anımsıyor gibiyim..."
Bu sırada kaçırdığı gözlerinin kaçış sebebinin çekince oluşunu gizlemek için aklına gelen yol ile karıştırışını hızlandırdı ve dört turu bitirince maviliği kontrol etmek üzere kazanına döndü. Sorularına cevap almadan evvel belirttiği çekincelerin üzerinde durulması ihtimalini azaltmak ve konuyu dağıtmak adına söze girdi hızlıca. Kendisine olabileceğinden düşük not almak uğruna destek çıkan dostunun kabiliyetlerini sorgulaması aptalca, düşüncesizceydi. "Neyse, boş ver; ıı, Iris, bu sanki yeterince mavi olmuş, kısık ateşte sarılaşana kadar bekliyorduk değil mi, ne dersin? Bir bakabilir misin? Tamam mıdır ilk aşama?"[/justify]
Yetenek 1d8 : 8, total 8
Destek 1d8 : 8, total 8
Talih 1d10 : 10, total 10
Aldrik Solaris:
İksir bilgisinin Tılsım bilgisi kadar iyi ve doğru olduğundan şüphe duyan Andre, Iris'in teşfiği ile fikirlerini söylesede daha çok ne denirse onu yapma taraftarıydı. Iris ise iksir bilgisine güvenen bir şekilde malzemeleri çoktan toplamış, Andre'yi de bu işin içine katmak için çabalıyordu.
Malzemeleri doğru toplayan ekip iksire çoktan başlamışlardı. Büzüşmüşincir ve kirpi tüyünü eklemiş saat yönünün tersine 4 kere karıştırmışlardı. Andre'nin kafası her ne kadar dolu ve karışıkta olsa yanlış bir adım yapmamıştı ve iksir olması gereken mavi renge dönmüştü.
Öğrencisinin ne kadar stresli ve çekingen halde olduğunu gören Aldrik kafasını kitaptan kaldırmış ve Andre'ye moral olması için "oluyor, oluyor" bakışı atmıştır. Tabi son zamanlarda mimiklerini kullanmaktan mahrum Aldrik, Andre'ye gerçekten moral mi verdi yoksa daha da mı strese girmesine sebep oldu tartışılır.
Navigasyon
[0] Mesajlar
[#] Sonraki Sayfa
Tam sürüme git