İngiltere Büyücedünyası > Tılsım Dersliği
1866 Yılı, Birinci Dönem Karma Tılsım Dersi
Michael Throd Sigurðsson:
Sessiz sessiz sınıfa girmişti sarı saçlı oğlan. Eliyle bir-iki kez gözlerini ovaladı ve en önlerdeki sıralardan birine oturarak gözlerini kapattı."Bozuk kan Michael!!" Yakınından bir ses duyunca gözlerini açtı ve kim ona sesleniyor diye bakmak için başını yanına çevirdi.
"Ugh... David." Yanındaki pişmiş kelle gibi sırıtan büyücüye karşı göz devirerek önüne döndü ve kafasını kollarının arasına gömdü. Dönem başında Mirabelle'ın David'e yaptıklarında sonra David birden kendisinin kırk yıllık arkadaşı gibi davranmaya başlamıştı ve bu durum Michael'ın çok fazla sinirlerine dokunuyordu.
"Of.." Kafasını kaldırdı ve cübbesindeki broşla oynamaya başladı. "Bu ne biçim sistem ya? Yedi kuşak safkan olmadığımız için damgalı hayvan gibi geziyoruz!" diye söylenen iç sesine hak vererek gözlerini kapatacakken profesörün gelmesiyle irkilerek duruşunu düzeltti. Bir eli çenesinde dersi dinlerken profesörün sorusuyla elini kaldırdı ve söz hakkı alınca "Confundo tılsımı bir kişi veya büyülenmiş bir nesnede kafa karışıklığına sebebiyet veren bir tılsımdır profesör. Büyünün neden olduğu karışıklık derecesi bir olay hakkında bir kişiyi veya bir şeyi basitçe kandırmaktan, bir kişinin kafasını karıştırıp kendisini tehlikeye atmasını sağlamaya kadar uzuyor." Aklına kilisedeki kaos gelince tüyleri ürperir ve konuşmasına devam eder. "Bence siz bu büyüyü... Eğer biri bize zarar vermek isterse o kişinin kafasını karıştırıp kendimizi tehlikeden kurtarabilelim diye öğretmek istemiş olabilirsiniz." Sözleri bitince her zamanki asık suratıyla yerine oturur.
Aethelwulf Ares Caldecott:
[justify]Felaket bir baş ağrısıydı o sabah genç büyücüyü yataktan çıkmaktan alıkoyan. Pencereden giren parlak güneş ışınlarından kaçmak için yorganını kafasına kadar çekmiş, kafasını boynundan koparıp camdan fırlatma isteğine karşı direnmeye çalışıyordu. Carmilla sağ olsun, oldukça sık yaşadığı bir durumdu bu, üzerinden aylar geçmiş olmasına rağmen aşamadığı…
En sonunda pes etmeye karar verdi Ares. Hiçbir şey şu an onu daha iyi hissettirmeyecekti. Yorganını üzerinden attı ve doğruldu yerinde, ani hareketleri yüzünden duraksaması gerekmişti duraksaması gerekmişti yataktan kalkmadan önce. Bakışlarını saate çevirdi, geç kalmıştı. Bir telaş ile hızlandırmaya çalıştı hareketlerini, baş ağrısı el verdiğince tabii.
O gün, Kanlı Balo’da ağır yaralanan Tılsım profesörleri, Profesör Yamashita ile uzunca bir süre sonra ilk defa ders yapacaklardı. Genç büyücü, kadına inanılmaz saygı duyuyor olmasına rağmen gidememişti St Mungo’da ziyaretine ve şimdi de dersine geç kalmıştı kendi bencil nedenlerinden ötürü.
Apar topar ayrıldı Ravenclaw Ortak Salonu’ndan, o kadar acele etmişti ki gömleğinin yarısı dışarıda kalmış, kravatını ise bağlamadan çıkmıştı yolda bağlamayı umut ederek. Koşa koşa aştı koridorları, üçüncü kata ulaştığında sınıfa girmeden önce soluklanmak için durdu birkaç saniyeliğine. Kendini oldukça mahcup hissediyordu, üstelik geç kalma bahanesi de yoktu.
Ve aklına gelen bir fikir ile asasını çıkardı. “Orchideous!” Beyaz taç yaprakları olan bir papatya buketi fırladı asasından. Birkaç saniye bakıştı çiçeklerle, fazla basit olmadığına ikna etmeye çalışıyordu kendini. Onca tür arasından ne diye gidip papatyaları seçmişti ki? Artık çok geçti, kararsızlıkla çaldı kapıyı. “Affedersiniz Profesör, gelebilir miyim?”
[/justify]
Iris Ashworth:
[justify]Iris, William ve yakın arkadaşları olan Peter ve Rose ikilisi ile birlikte bahçede vakitlice sohbet ettikten sonra Tılsım dersliğine doğru yola çıkmışlardı. Herkes bugün oldukça erkenciydi. Alfred ile ise yine ana salondan çıkarken görüşmüşlerdi ve derse biraz gecikebileceğini söylemişti. Bu hafta içinde üçüncü kez yapıyordu bunu. Iris onun eğlence namına bir şeyler karıştırdığından şüphelense de eylemi gerçekleştiren kişinin Alfie olmasından ötürü bir yandan gayriihtiyari şekilde normal geliyordu gözüne. Lakin, aklına takıldığından ötürü ilk fırsatta bir sormayı ihmal etmeyecekti. Belki başka bir şey vardı. Farklı veya tatsız bir şey çıkacağını zannetmiyordu yine de. Yalnızca sevdikleri her zaman için önemliydi Iris için. Nereden bilebilirdi ki? Her ihtimali düşünürdü genellikle. Derse yetişmesini bekleyebilirdi. Çıkışta nasılsa üşünceleri eşliğinde konuşmalardan kısa süreliğine kopmuş bir halde dersliğinden kapısından girer girmez kuzgunlardan birkaç simaya başıyla hafifçe selam verdikten sonra her zaman oturmaya alıştığı yerlerden birine geçti William’la. Ne çok ön ne de arka. Tılsım, kesinlikle Iris’in en sevdiği dersti. Belirli bir kaynaktan çalışmaktansa çeşitli kaynaklardan faydalanıyordu. Özellikle de bu konuda André’nin önerdiklerinin faydasını çok sık görüyordu. Derse katılmak için sabırsızlanıyordu ki sınıfın yeterince dolmasının hemen ardından Proföser kapıda belirdiğinde dönem başını anımsamadan edemedi. Nahoş olaylardan sonra Profesör Yamashita’nın kolay kolay toparlanmasını beklemiyordu hiç kimse elbette. Sanki vücudunda bir ağırlık, yüzünde acı yaşanmışlığın izlerini taşıyan nüanslar vardı. Her şeye rağmen onu kürsüsünde tekrar görmek çok güzeldi. Büyük bir saygı ve sevgi barındırıyordu içinde kadına karşı. Dersin kendisinden bağımsız daha çok derse katılma şevki veriyordu Iris’e. Bilgi birikiminden etkilenmemek imkansızdı sonuçta.
Sıraya dirseğini dayadı kadını dinlerken. Derse bir soru ile açılış yapmıştı. Çoğunlukla yaptığı gibi atılmak yerine sakince elini kaldırdı Iris. Öte yandan, sınıf arkadaşlarının cevaplarını dinlerken Mirina’nın hareketine anlam vermeye çalışıyordu. Tezcanlı biri olduğunu düşünmüştü onun hep. Sorgulamasını kısa tutarak yanıtlama şansı bulduğunda aklında derlediklerini söylemek için dudaklarını araladı:“Kafa karışıklığına sebebiyet veren bu tılsımı; kişi, belirli bir grup veya nesneler için kullanabiliriz. Tılsımın uygulandığı hedef eğer bir kişi ise kendisine zarar verebilecek kadar kafa karışıklığı yaratabileceğimizden dolayı dikkatlice uygulanması gereklidir Profesör. Zor anlarda kendimizi koruma amaçlı yerinde uygulayabileceğimiz bir tılsım olduğunu düşünüyorum.” Cevabını daha uzatabilecekken malum olaylardan dolayı ormanın içinden geçmektense çevresinden dolaşmayı tercih etmişti.[/justify]
Mirabella Yamashita:
6. sınıf Slytherin kızın cevabı her zamanki gibi kayıtsızca verilmişti. 'Bu çocuğun toplum içerisinde nasıl davranılması gerektiğini öğrenmeye ihtiyacı var,' diye geçirdi içinden Bella belki de 23238. defa. Hiçbir zaman şaşırtmıyordu cevaplarıyla. Yine beklenmedik bir soruyla bitirmişti sözlerini Franziska. "Bayan Strömm aslında güzel bir noktaya değindi; aklı karışanın işi de karışır. Eğer karşınızdaki saldırgan, ehem, rakibinizin kafası karışırsa sizin de hamlenizi yapmanız inanılmaz kolaylaşacaktır. Herhangi bir düelloda size getireceği artılar su götürmez bir gerçek. Bunun da yanında yalnızca düello odaklı düşünmeyin. Belli bir kişi ya da söze tepki verecek nesneleri istediğiniz yönde manipülasyon için de kullanışlı bir tılsım."
İlk etapta kızın diğer sorusunu duymazdan gelmeyi düşünmüştü ama şimdi düşününce bunun daha da fazla probleme yol açacağına karar verdiği için dümdüz bir suratla konuşmaya devam etti. "Ayrıca Bayan Strömm, Profesör Moore konusunda ilgimi çeken tek bir nokta bile bulunmuyor. Böylesine tek düze ve hayal dünyası sınırlı bir insanla paylaşımım ders notlarından öteye geçemez. Teşekkür ederim aşk hayatım konusundaki merakınız için. Aynı merakı keşke kendinize yöneltip gelişmeye harcasanız."
Ardından diğer cevaba, Mirina'ya yöneldi; "Hayır Bayan Blackbird, bu derste herhangi bir öğrenciyi özellikle de sizin teklifinizle kullanmayı düşünmüyorum. Sizin üzerinizde deneme yapmamıza bir itirazınız yoksa eğer seve seve kabul ederim ancak." Kızın masanın üzerinde masum bir şekilde uyguladığı tılsımı başıyla onayladı ancak herhangi bir şey söylemedi. Öğrenci ayırt etmezdi pek ancak bu kargaya benzeyen kızda onu iten bir şeyler vardı.
Bunca söz karmaşasının ortasında konuşmaya çalışan Harris'e yöneldi bakışları son olarak. "Evet Andre ne yazık ki son baloda yaşananlar yanınızda bir yetişkin olmasına rağmen nelere maruz kalabileceğinizi hepimize açık bir şekilde gösterdi. Bundan ötürü en azından kaçabilmenize fırsat tanıyacak bir tılsım öğrenmenizi istiyorum. Tıpkı Bay Sigurðsson'ın da dediği gibi, teşekkürler."
"Bayan Ashworth unutulan ancak oldukça önemli olan bir konudan bahsetti, bu tılsım başarıyla yapıldığı takdirde karşı tarafın da direnç gücüne bağlı olarak kendisine zarar verme noktasına kadar kafa karışıklığı yaratabilir. Sizler henüz o denli bir güce sahip değilsiniz erişkin bir büyücü karşısında ancak birbirinize ya da alt sınıflara bu büyüyü yapmamanız yaparsanız da çok dikkatli olmanız gerekmektedir. Teşekkürler," Ufak bir gülümsemeyle de bu teşekkürünü destekleyerek oturduğu sandalyeden doğruldu. Şimdi dersin uygulama kısmına geçebilirlerdi.
"Evet şimdi neden bu büyünün gerekli olduğunu öğrendikten, sınıftaki duruşumuza ve oturuşumuza çeki düzen verdikten sonra büyünün uygulamasına geçelim. Tek sıra halinde masanın önünde bir kuyruk oluşturmanızı rica edeceğim. Büyüyü bana uyguladıktan sonra size 10 puan vermemi isteyin. Eğer başarılı olursanız zaten size vereceğim puan bu. Evet, bakalım. Asa hareketi için herkes denemesini yaptıktan sonra sıraya geçebilir. Sözlerimiz kon-fun-doe ve asa hareketi noktasız soru işareti şeklinde." Yüzünde bir gülümsemeyle masanın önüne geçti, denemelerini yaptıktan sonra karşısına geçip uygulama yapacak öğrencilerini beklemeye koyuldu.
Sözlerini bitirdiği anda çekingen bir kafanın başını kapıdan ileri uzattığını gördü. Elinde bir demet papatyayla bir anda sınıfta belirmiş Ares'i görünce hoş bir gülümsemeyle karşıladı çocuğu. "Buyrun Bay Caldecott. Tabii ki girebilirsiniz. Sanırım bu hoş çiçekleri getirmek bir miktar geç kalmanıza sebep oldu. Konumuz Confundo büyüsü, arkadaşlarınız size şimdiye kadar verilen cevapları özetlesinler. İstediğiniz bir yere geçin lütfen." Başıyla onayladıktan ve eliyle de sınıfa davet ettikten sonra beklemeye devam etti.
Ben direkt zar atmıyorum. 10'luk destek zarı attığımı ve 4 geldiğini +4'ümle de bunun 8 olduğunu varsayıyorum. Öğrenci düello zarı atacaksınız ve 8 ve üzeri gelenler başarılı sayılacak. İlk önce boş bir zar metni atın sonra da çıkan sonuca göre ders rp'nizi ayrı olarak atınız ve başarılı/başarısızlık durumlarınızı betimleyiniz.
Aethelwulf Ares Caldecott:
This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d8 : 4, total 4
Destek 1d8 : 1, total 1
Talih 1d10 : 5, total 5
[justify]Genç büyücü güler bir yüz ile içeri davet edilince rahatlamıştı, Profesör Yamashita başından geçenlere rağmen tatlılığından hiçbir şey kaybetmemişti. "Sayılır..." diye geveledi içeri adımlarken. "Bunları sizin için getirdim, basitler biliyorum ama... eh... Umarım beğenirsiniz." Aynı güleç ifade ile karşılık vererek ilerledi profesörlerinin yanına doğru. Yolda takındığı alışıldık alaycı gülümsemesi ile çiçeklerden bir tanesini André'nin kulağına takmış ve göz kırpmıştı. Saygıyla eğilerek çiçekleri takdim etti profesörlerine sonra sıraya geçenlerin peşine takıldı ve tekrar André'nin yanına geldi.
Confundo büyüsünü işleyeceklerini anlatmıştı sarılar içindeki arkadaşı ona, ilgi çekici bir konu olduğunu düşünüyordu aynı zamanda da hoşuna gitmemişti bir nedenden ötürü. Herhangi birinin iradesinin dışında onun zihnine müdahale etmek ne kadar doğruydu? Şu an derste bilgi edinme amaçlı karşı tarafın da izni dahilinde büyüyü kullanmalarında bir sakınca görmüyordu fakat gerçek hayatta bu tarz büyülerin kullanıldığını bir kez daha hatırlamak onu rahatsız etmişti. Kimse tarafından iradesiz bırakılmak istemezdi Ares, bir kere bunu deneyimlemişti ve ileride Seherbazların en yeteneklisi olduğunda asla izin vermeyecekti.
Sıra ona geldiğinde öne çıktı, kendinden emin bir tavırla asasını çekti ve o anda asa hareketini bilmediğini fark ettiği için duraksadı. "Ehm, ehm," diye yalancıktan boğazını temizledi bir şeyler uydurmaya vakit bulmak için. "Pekala, Profesör, ben sizden puan istemiyorum aksine bir binadan puan kırmanızı istiyorum, mümkünse Slytherin'den," Asasını 'C' harfini andıracak biçimde salladı, büyünün baș harfini seçmek en garanti sallama şekli gibi gelmişti. "Confundo!" Tabii ki de bir şey olmadı, ama bu onun Slytherin'lilere dönüp pis pis sırıtmasına da engel olmadı.[/justify]
Navigasyon
[0] Mesajlar
[#] Sonraki Sayfa
[*] Önceki Sayfa
Tam sürüme git