İngiltere Büyücedünyası > Büyüceşura
17 Ocak 1866 Tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal Duruşması
Victorine Odette Boleyn:
Aethelwulf Ares Caldecott:
[justify]Yasak Orman’da yaşadığı, travmalarını süsleyen o olay için bir kez daha bakanlığa getirilmişti genç büyücü. Bu sefer ifadesini mahkemede verecekti, Büyüceşura’nın önünde, onlarca Büyüceşura üyesinin önünde anlatacaktı başına gelenleri. Bu hikayeyi defalarca baştan anlatmaktan bıkmıştı Ares, bu sefer son olmasını umut ediyordu.
Kalabalık mahkeme salonuna girdiğinde kalp atışlarının hızlandığını hissetti, bütün gözler onun üzerindeydi sanki. Salonun ortasında duran, kızıl saçlı kadınla göz göze geldiğinde ise içindeki o nefret tohumları yeniden canlanmış gibiydi, adaletin yerini bulmasını istiyordu artık. Annesinin kanının yerde kalmamasını istiyordu.
Az sonra söz hakkı ona verilmişti. Derin bir nefes aldı konuşmaya başlamadan önce ve duruşunu dikleştirdi.
“Daha önce Bakanlık’ta verdiğim ifadeye tezat hiçbir şey söylemeyeceğim. Girmemem gerektiği halde Yasak Orman’a gitmiştim, bunun detayının hiçbir önemi yok yanlış olduğunun farkındayım. Orada Carmilla ile karşılaştım, bana Cadı Avcıları’nı öldürdüğünü söyledi, birilerini öldürdüğü kesindi fakat doğru söylediğini nereden bilebilirdim Veritaserum etkisinde konuşmuyordu sonuçta. Ona inanmadım ve ona da bunu söyledim, onun bir katil olduğunu ve annemin katili olduğunu söyledim. Bunun üzerine aramızda bir çatışma yaşandı, yüzümdeki yara izi onun eseridir, sonrasında Carmilla bana Cruciatus Laneti ile işkence etti. Anlatacaklarım bu kadar sanırım, teşekkürler.”
[/justify]
Raiden Minamoto:
[justify]Çocuğun söylediklerini dinlerken sanki ona üzülmüş gibi bir gözünden yaşa akmasını sağladı ve eliyle sildi. Çocuğa olanlar üzücüydü tabii ama ona neydi.
"Ares öncelikle bizimle bunları yeniden paylaştığın için teşekkürler. Affedilmez lanetlerden biri olan Cruciatus Laneti ile işkenceye uğradıktan sonra bunu bir kez daha burada anlatabilmiş olman saygı duyulası."
Büyüceşura üyelerinin olduğu tarafına döndükten sonra ise konuşmaya devam etti.
"Bu kadarın yeterli olduğunu düşünüyorum. Tanığa savunma soru sormaya devam edebilir."[/justify]
Das:
Tüm anlatılanları tek kaşım havada, tek elim belimde dinledim. Bizim çinli hala terörist diyor, büyüceşuraya saygısızlık ediyorsun diyor. Ancak bunları yemezler canımın içi. Cwénhild bir kahramandır. Burada bir suçlu varsa o da işini yapmayan bakanlıktır. Terörden mi yargılanıyor abi bu kadın? Daha demin insanların canını tehlikeye attı da, affedilmez lanet kullandı falan diyordu. Nereden terörist oldu durduk yere. Yani bırakalım konuşsun tabi hakkıdır. Cwénhild’in yanına biraz fazla gitmişim enseme enseme ruh emici denen hayvanın soğukluğu gelince biraz öteye kaçmak zorunda kaldım. Bunlar da Ares diye bir çocuğu tanık olarak çıkardılar. 18 yaş üstü olmadığı için bir itiraz ettim ama reddedildi. Söylenilene göre bu çocuk bizim kızın ilk mağdurlarındanmış. Aralık ayında buna affedilmez lanet atmış. Ya bu ne boş iştir. Tamam bundan verin cezasını bari. Durduk yere de çocuğa atma lanet be kadın. Neden karanlık ormandaydın diye sordu çinlimiz. Çocuk da anlattı işte boş boş geziyormuş. E bu çocuk da kurallara uymayan bir kanunsuz. Yasak Orman neresi ola ki? Neyse çocuk da söylenileni anlattı işte. Annemin katili falan diyor bir de. Söylediler bana ama bunları. O gazeteci kadının, bir nevi ben neden olmuştum, ölümünü de bizim kadından soruyorlar diye. Çinlinin işi bitince ben çıktım ortaya.
“İlk olarak bir şeyi kesinleştirelim. Eğer zamanlarına da bakarsanız haberlerin, Bay Caldecott’un annesi, Sadie Caldecott’un ölümünün müvekkilimle alakası bulunmamaktadır. Yazdığı haber sonucu öldürüldü ve bu haber BAKANLIĞIN TOPLATTIĞI Gelecek Postası sayısında Magnus Pearson’ın yazdığı köşe yazısını konu alıyordu. Bu yüzden yine BAKANLIĞIN ÜSTÜNÜ KAPATTIĞI bu cinayeti işleyen kişinin Bayan Caldecott’un da cinayetini işlediği apaçık ortadadır. Magnus Pearson öldürüldüğünde müvekkilim seherbazlık görevindeydi. Yine bakanlık yüzünden eli kolu bağlı olduğu için, bu konuyu araştıramamıştır. Zaten Bayan Caldecott'un cinayetinin de ÜSTÜ KAPATILMIŞTIR.”
Ah ah, tatlı bir kadındı Sadie Caldecott. Ofisine gidip o haberi vermeseydim belki de yaşıyor olurdu. Oğluna gidip “Bay Caldecott.” dedim. “Annenizi yeni kaybettiniz, başınız sağolsun. Bu olay kolayca atlatılacak bir şey değil. Özellikle sizin gibi GENÇ biri için... Tabi ki herkesçe terörist olarak adlandırılan ancak bu sıfat ile alakası olmayan müvekkilimi böyle bir konuda suçlayacaksınız. Annenizin cinayeti araştırılmadığı için nasıl üzüldüğünüzü sadece tahmin edebilirim. Yasak Orman’ın yasak olduğunu biliyordunuz? Neden kurallara uymayı reddettiniz?”
“Gördüğünüz kişinin bu hanımefendi olduğuna emin misiniz? O an mantıklı düşünmenizi engelleyen nefret duygunuzun esiri olmadığınızı nasıl kanıtlayabilirsiniz?”
“Çatışma yaşandığını söylediniz. Ayrıntılarını verir misiniz? Müvekkilim olduğunu sandığınız kişi size saldırdı mı? Orada olma amacı neydi?”
“Cruciatus Lanet’i yüzünüzdeki yarayı oluşturabilecek bir lanet değil ne yazık ki. Bana düşmüşsünüz ve yüzünüzü çarpmışsınız gibi geldi. Ayrıntılandırabilir misiniz?”
Aethelwulf Ares Caldecott:
[justify]Bugün, bu salonda bulunmak bir dejavu hissini uyandırmıştı genç büyücüde, her şey fazla tanıdıktı onun için, bu hissin hoşuna gittiği söylenemezdi. “Öncelikle, davaların üstünün kapatılmasından duyduğum rahatsızlığı ben de sile getirmiştim daha önce, Bay Carter beni sorgularken. Ancak bunu ciddi bir mahkeme propaganda olarak kullanmayı doğru bulmuyorum, efendim.”
Bay Turner’a ters bir bakış attı.
“Dediğim gibi, hatamın farkındayım ve bunun için bir açıklama yapma gereği duymuyorum. Gördüğüm kadının o olduğundan eminim, başkası değildi,” bir anlığına bakışları onunla bakanlığa eşlik eden Karanlık Sanatlar Profesörleri ile buluştu. “–ki onu gören tek kişi de ben değilim. Orada olma amacını belirtmiştim, bana cadı avcılarını avladığını söyledi ancak ortada cadı avcısı falan yoktu ve at adamlar kayıptı. Aramızdaki çatışmanın başlamasının temel nedeni Carmilla’nın beni kışkırtmasıdır. Yüzümdeki iz Cruciatus Laneti ile olmadı tabii ki de, öncesinde Diffindo ile göğsümü parçaladı ve bunu yaparken asası yoktu. Sonrasında işkenceye geçti.”
[/justify]
Navigasyon
[0] Mesajlar
[#] Sonraki Sayfa
[*] Önceki Sayfa
Tam sürüme git