İngiltere Büyücedünyası > Büyüceşura
17 Ocak 1866 Tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal Duruşması
Victorine Odette Boleyn:
[justify]“On yedi ocak tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal duruşması.”
Özenli sarı bukleleri omuzlarına dökülen kadının tok sesi mahkeme salonunda yankılandı. Katip anında not almaya başlamıştı. “Carmilla Davası ve Büyücülük Yasalarına karşı işlenmiş suçlardan ötürü."
Alton-Victorian desenlerin fazlaca kullanıldığı, koyu kırmızı kadife duvarları olan mahkeme salonuna gergin ve bir o kadar da heyecanlı bir hava hâkimdi. Amfiteatr biçimindeki salon bir duruşma için fazlasıyla kalabalıktı, koyu mor cüppeler giyen Büyüceşura üyeleri dışında pek çok cadı ve büyücü gelmişti, o büyük anı, aylardır aranan bir terörist olan kendine Carmilla adını takmış cadının layığını bulduğunu kendi gözleriyle görmeye. Victorine, çoğu kişinin yalnızca içindeki kaos boşluğunu doldurmak için burada olduğunu biliyordu, Britanya’da adalet duygusu taşıyan insan kaldığına dair herhangi bir inancı yoktu. Uğultuyu bastırmak için tokmağı ile bir kez masaya vurdu ve sözlerine devam etti kaldığı yerden.
“Mahkeme Yargıçları: Victorine Odette Boleyn, Büyüceşura Hakimi; Elliot Hamish Hawkins, Büyüceşura Baş Büyücüsü; Amybeth Jessica Enfield, Büyüceşura Kıdemli Üyesi. Mahkeme Savcıları: Raiden Minamoto, Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesi Çalışanı; Cornelia Barthélemy, Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Çalışanı. Savunma tarafı Alexander Turner.”
Asil kadın, bir kez daha sertçe vurdu tokmağını. İki Seherbaz Cwénhild Muirghéal’i içeri getirdi, başının üstünde uçan iki Ruh Emici vardı ayrıca, kadının sorun çıkarmayacağını garantilemek adına alınmış bir önlemdi bu. Victorine, kadının zihnindeki kaotik enerjiyi içeri adımlar adımlamaz hissetmişti, ilginç bir duruşma olacak gibiydi. Salondaki uğultu tekrar başlamıştı, yuhalayanların yanı sıra hayranlıkla ıslık çalanlar bile vardı içlerinde.
“Söz, suçlamalar için iddia makamındadır. Raiden Minamoto, sizde.”
[/justify]
Raiden Minamoto:
[justify]Cwenhild duruşmasında iddia makamı olarak görevlendirilmesi ardından üstüne gelen sadece iş yükü değildi. Carmilla’yı kendisine bir tehlike olarak gören dış ülkelerin bakanlıklarının beklentileri de üzerine yığılmıştı kadının. Carmilla isminin kullanılışından bıkmıştı Raiden. Delirdiği belli bir kadının bu kadar büyültülmüş olmasını saçma buluyordu. En sonunda bir dönemler seherbaz olan bu kadın elbette delirmiş hali ile tehlikeliydi. Ama durumun abartılıyor olduğu da belliydi Raiden’e göre.
Cwenhild’in ellerinde kanıt bulunduran suçlarının onu Azkaban’a atmaya yeterli olduğu kanaatindeydi Raiden. Fakat işini doğru yapmak yerine tam yapmak isteyenlerdendi o. Söylemeyi planladığı şeylerin arasında sadece birkaç köylü büyücünün iddiaları da vardı. Gerçek olduğu kesin olmayan şeyleri de sunmaktan çekinecek birisi değildi. İddia makamında yanında bulunacak Cornelia bunun hakkında ne düşünürdü bilmiyordu. Ama Hogwarts yakınlarında bir öğrenciye affedilmez lanet ile işkence eden bu kadının suçlarının cezasını çekmesini canı gönülden istiyordu.
Kadının Britanya Büyücü Dünyası için ortaya koyduğu tehlike çok büyüktü. En azından insanlar böyle görüyordu. Orman içinde fiendfyre atan bu kadın kim bilir bundan sonra dışarı salınsa neler yapardı diye düşünenler vardı. Böyle bir şeyin olması gizlilik yasalarının ihlali durumuna burandan da diğer bakanlıklarla oluşacak bir gerilime kadar gidebilirdi. Çoktan gerginlik yeterince varken ve Prusya’da bir bakanlıkla halletmesi gereken bir işi varken daha fazla gerilim istemiyordu Raiden. Bu daha fazla iş yükü demekti onun için. Delirmiş ve kendisine de yarardan çok zararı olan bir kadını Azkabana tıkmıyorlar ya da St Mungo’ya yatırmıyorlar diye daha fazla iş yükü çekmek istemiyordu.
İşte bu yüzden kaç aydır bakanlıkta sunduğu çekingen ve güçsüz kadın tavrı üzerinde değildi. Buna rağmen pek de kendine güvenmiyordu bu duruşma konusunda. Tek istediği işi bitirip sonrasında üzerine daha fazla iş yükü çıkmayacak bir karar çıkmasını sağlamaktı. Duruşma başlayıp da iddia makamı olarak konuşmasına girdiğinde tek amacı buydu.
“Sayın büyüceşura üyeleri ve bakanlığımızın diğer birçok değerli çalışanı, bu davada ben Uluslararası Sihirsel İşbirliği dairesinden Minamoto Raiden ve Sihirsel Yasal Yaptırım dairesinden Cornelia Barthelemy İngiltere Sihir Bakanlığını temsil ediyoruz. Karşımızda gördüğümüz Cwenhild Muirgheal’in tüm büyüce dünyayı tehlikeye attığı ve bir terörist olduğu açıkça ortadadır. Tutuklanmayı daha öncesinde reddettiğini ve birçok noktada büyücü ve cadıların hayatını tehlikeye attığını biliyoruz. Affedilmez lanet kullanmış olduğu üzerine tanığımız da bulunmakta. Hogwarts gibi geleceğimiz olan çocukların yetiştiği, tarihi yılları aşmış bir okul yakınlarında bir değil iki defa okulun sınırlarına yaklaşarak öğrencileri tehlikeye attığı bilinmekte. Böyle bir teröriste yakışan cezanın verilmesini sağlayacağınıza, yani suçlu Cwenhild Muirgheal’in Azkabana atılmasını sağlayacağınıza karşı güvenim tamdır.”
Son kısımda büyüceşura üyelerine dönen Raiden konuşmasının bitmesiyle yerine ilerledi.[/justify]
Das:
Dükkana gelip beni zorla yıkanmaya zorlayan Merlin üyeleri ölü Chadwick’in yanından beni çekip çıkarmışlar ve Carmilla denen ruh hastası karının avukatlığını yapmam için görevlendirmişlerdi. Bir sürü şey anlattılar ama dinlemedim. Dedim hallederiz. Halletmediğim bir şey söyleyin bana? Evet, hayatımın düzeni. AMA OLSUN! Gittik Azkaban’a bu kadını koymuşlar bi hücreye. Anlatsın bana bir şeyler diye gelmiştim aslında ama şok oldum yüzünü görünce. Bu kadın baloda birlikte görev yaptığımız Cwénhild denen seherbazdı. O da kimliğini değiştirmiş baksana. Nereden nereye. Bunun bulunduğu hücrenin parmaklılarına yaslanıp “Naber?” dedim gülerek. “Beni gördüğüne sevineceğin aklından geçer miydi?”
1 haftalık bir hazırlıktan sonra -ki nefret etmiştim düzenli çalışma durumundan- sonunda vakit geldi çattı. Ben haftalardır duş almamıştım, bir yıkandım çıkan kirleri görmeniz lazımdı! Yep yeni kıyafetler yollandı hizip tarafından ve pırıl pırıl bir genç adam olarak Bakanlık’a adımımı attım. Cornelia’nın şu halimi görmesi lazım! O kadar sevinir ki takım elbise + taranmış saçlarla gezdiğime. Parfüm kokuyorum parfüüüm... Önüme gelen herkese kocaman gülümsüyor selam veriyorum falan. Yanımda da hizipten bir iki yetkili abi var adları zerre umrumda değil. Birlikte çıktık mahkeme alanına yuvarlak bir alanda toplanmış herkes. Abi tam olmam gereken yer burası! Sahnedeyim ve bir sürü de seyircim var.
Parlama zamanın geldi Das.
Hizipçiler tarafından uzatılan kahveyi alıp içmeye başladım herkes otururken. İddia makamı olarak adlandırıldıkları yere baktığımda bir çançinçon, bir de- LAN? Cornelia? İçtiğim kahveyi burnumdan püskürtüp öksürmeye başladım. Arkamdan pıt pıt vuruldu ve elime peçete tutuşturuldu. Teşekkür ederek aldım peçeteyi. Ağzımı sildikten sonra elimi salladım kankaliçem bana baksın diye. Göz kırptım sonra tam bir kımıl zararlısı olduğumu düşündüğünü belli eden bakışlarına karşın. Her yerdeyim kızım ben. Ne sandın beni.
Bir süre sonra mahkemenin başındaki kadın, sanırım hakim diyorlar buna, başladı heyeti ve tarafları tanıtmaya. İşte bilmem ne dairesi çalışanı çançinçon var karşıda. Sıra bana gelince bir şovmen edasıyla öne doğru eğilip selamladım izleyicilerimizi. Oh bebeyim! Kendimi tekrar dirilmiş hissediyorum. Sanki beynim küflenmişti dükkanda boş boş oturduğumda. Artık çat çat karşımdaki kişiyi indireceğim şu tartışmada. Üstelik çinli kadın zeki de olur, ben bunun içinden, bu harika Amerikan zekamla geçince varmayın keyfime. Beni tanıttıktan sonra da ruh emici denen iğrenç varlıklar ile birlikte getirdiler Cwénhild’i. Döndüm buna, göz kırpıp “Sen rahat ol anacım.” dedim. “Kendini bana bırak.”
Hakime hanım ilk sözü çançinçona verdi. Kadın da başladı işte ilk kendini tanıtmaya. Büyüceşuraya da yağ çekti. Benim de çekmem lazım galiba. Sihir Bakanlığını temsil ediyorlarmış. Ulan Cwénhild, nasıl başardın da tüm bakanlığı karşına aldın be kızım. Nasıl yaptın? İşte diyor ki teröristtir bu kadın. Tutuklattırmamış kendini, insanların canını tehlikeye atmış, affedilmez lanet kullanmış, Hogwarts’a dalmış falan... Lan tamam çok da bir şey değilmiş yaptıkları. Ben de çok aşırı bir şey yaptı sanmıştım. Azkabana atılsın dedi en son. Büyüceşuraya da güveni tammış.
[spoiler][/spoiler]
Boğazımı temizledikten sonra aşırı sakin hareketlerle “Müvekkilime terörist dememenizi rica ediyorum bayan-” Çançinçon... Neydi lan adı? “Minamoto.” Çok zeki olduğum için asyalıların isimlerini son söylediklerini de biliyorum ayıks. Olduğum yerden kalkıp yürümeye başladım büyüceşura üyeleri beni daha rahat görsün diye. “Sayın büyüceşura üyeleri ve bakanlığın değerli çalışanları. Müvekkilimin geçmişine bakmanızı rica edeceğim. Şuan onu yargılamak isteyen bakanlık çalışanlarının yanında savaşıp tüm büyücedünya için kendi canını tehlikeye atmış olan bir kadın kendisi. Cwénhild Muirgheal! Onun eskiden bir seherbaz olduğunu biliyorsunuz. Çökerttiği suç çetelerini dosyasına bakarsanız görebilirsiniz. Peki bu kadın neden terörist diye adlandırılıyor?” Parmağımla çinliyi gösterdim. “Çünkü siz, evet bakanlık çalışanları siz, görevinizi yapmadınız.” Sustum söylediğim şeyin tepkisini görebilmek için. Tekrar eski yerime, Cwénhild’in yanına döndüm sonra. Ellerimi önümde birleştirdikten sonra “Balo zamanında kendisini tehlikeye atarak, TÜM HERKESİ KORUMAK İÇİN savaşmadı mı? Savaş sırasında İNSANLARI KURTARMAK İÇİN esir düşmedi mi? Peki siz ne yaptınız? O Cadı Avcılarının elinde işkence çekerken bakanlık çalışanları neredeydi? Başka büyücüler, cadılar ve çocuklar ele geçirildiğinde, onunla aynı kaderi paylaştıklarında kimse hiçbir şey yapmıyordu! Peki bunu değiştirmek için kollarını sıyıran kişiye terörist mi denilir? Yoksa KAHRAMAN mı sayın büyüceşura üyeleri? Elinizi kalbinize koyun.”
Raiden Minamoto:
[justify]“Ehem” Karşısındaki adamın ismini söylerken duraksamasını fark eden kadın aynı şekilde boğazını temizlemesinin ardından bir anlığına duraksadı. Az önce adam konuşurken suyunu da içmişti tüm rahatlığıyla. Kadının kahraman olduğunu söyleyen adamın yüzüne gülmek isterdi aslında. Fakat biliyordu eğer savunan tarafta olsa o da bu yolu izlemeye çalışırdı.
“Bay Turner müvekkilinize terörist demekte birçok sebebim varken sizin onu kahraman olarak burada sunmaya çalışıyor olmanız sayın büyüceşura üyelerimize saygısızlıktan başka bir şey değildir. Bakanlık üzerine sözlerinizi ise görmezden geleceğim Bay Turner. Çünkü işimizi yapmadığımız üzerine sözlerinizden başka kanıtınız olduğuna inanmıyorum. Cwenhild Muirgheal kanlı cadı Carmilla’nın adıyla anılmak isteyerek ne istediğini hepimize kanıtlamıştır. Böyle bir kadına terörist dememek akılsızca olur.”
Bu sözlerinin ardından büyüceşura üyelerine sorusunu yöneltti.
“Öncelikle sayın büyüceşura üyelerinin izniyle buraya Aethelwulf Ares Caldecott isimli Hogwarts 6. Sınıf öğrencisini tanık olarak çağırmayı talep ediyorum.”
Büyüceşura üyelerinden iznini aldıktan sonra çocuğun içeri girmesini bekledi. Çocuk içeri girdikten ve tanık olarak yerini aldıktan sonra devam etti.
“Bay Caldecott öncelikle bakanlığın yaptığı soruşturmalarda bazı gerçekten sizin için fazlasıyla travmatik olaylardan bahsetmişsiniz. Sorularıma cevap verirken zorlanabileceğinizi biliyorum o yüzden kendinizi rahat hissetmenizi istiyorum. Burada bir suçlu olarak değil Kanlı cadı Carmilla adı ile anılmak isteyen eski Cwenhild Muirgheal’in ilk mağdurlarından birisi olarak bulunuyorsunuz.”
Çocuğu elinden geldiğince rahatlatmaya çalışan sözlerinden sonra devam etti.
“Aralık ayında kara ormanda Carmilla ile karşılaştığınızı ve size affedilmez lanet ile işkence ettiğini söylemişsiniz soruşmanızda. Sizden bilmek istediklerim o gün bir Hogwarts öğrencisi olarak neler yaşadığınızı bir kez daha anlatmanız. Mümkünse detayları atlamamanızı ve öncelikle neden karanlık ormanda olduğunuza da değinmenizi isteyeceğim.”[/justify]
Das:
Navigasyon
[0] Mesajlar
[#] Sonraki Sayfa
Tam sürüme git