17 Nisan, 2026 09:23:24 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Magna Purgatio: Karanlık Leke - Bölüm I  (Okunma sayısı 136 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Raymond Harvey Davis

  • Mekan Sahibi
  • 3. Seviye
  • İleti: 7
  • 0 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Raymond Harvey Davis
  • Güç Puanı: 27
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Raymond Harvey Davis
  • Meslek: Tüccar, Phali Sahibi
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 4
  • Lanet Gücü: 10
  • Tılsım Gücü: 19
  • İksir Kabiliyeti: 4
Magna Purgatio: Karanlık Leke - Bölüm I
« : 13 Şubat, 2022 21:12:15 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Aylardır herhangi bir temizlik malzemesi dokunmamış gibi tozlanmış gri bulutların hakim olduğu gökyüzüne sahip bir güne uyanmıştı Raymond. İki hafta önce Topiarii Sanctionem Örgütü'nün can damarı olan Dizzardium Şatosu'nun özel daveti sebebi ile Colchester'a yapmış olduğu ziyaret esnasında yakalandığı bir hastalık onu oldukça hırpalayıp, yılların emektar barmenini yatağa düşürmüştü. Biricik hayat arkadaşı Jane'in kendi elleri ile yaptığı eski usül kocakarı ilacı olarak adlandırılan bir takım karışımlar ile yüzünün rengi geri gelse de, yutkundukça boğazına batan cam kırıklarını hissedebiliyordu hala. Hastalığın bulaşıcı olması sebebi ile Phali'den de uzak kalmıştı bu süre zarfında. Barın tüm yükünü, yokluğunda maçı kurtarabilecek dört büyü ustasına emanet etmişti. Gündüzleri Ryan ile Kenneth'a, geceleri ise karanlığın yalnız prensesi Megan'a kalmıştı herşey. Ve tabiki barın eskimeyen yüzü, yılların yaşlandıramadığı barmen Finn'de onlara eşlik ediyordu.

İki hafta su gibi akıp gitmişti bu şekilde. Lautusların koşturmacalı hayatlarının içinde dinlenmeye pek vakit yoktu. Aslında bu iki haftalık süreç ona hem iyi gelmiş hem de oldukça zarar vermişti. Phali'nin işleri aksamasa da örgüte öylesine derinden bağlıydı ki boşa harcanan bir dakikaya bile tahammülü yoktu. Hele ki böyle bir zamanda. Dizzardium şatosuna ziyareti sıradan bir ziyaretten çok özel bir iş teklifi içindi aslında. Diğer Lautuslardan gizli olarak gerçekleşen bir toplantının en önemli piyonlarından biriydi Raymond. Ve bu toplantı örgütteki rütbesi ve konumu için çok büyük önem arz ediyordu.

Phali içindeki Scrinium adı verilen gizli merkezin büyük salonunda, tam orta yerde süzülen devasa bir tabela bulunmaktaydı. Koyu yeşil bir tahtayı andıran bu tabela üzerinde beyaz tebeşirle yazılmış isimler bulunmaktaydı. Nesunt olarak adlandırdıkları, varlıkları ile içinde yaşadıkları dünyanın düzenini bozan ve ona herhangi bir açıdan zarar veren, yaşaması gereksiz kişilerin isimleri listeleniyordu burada. Bu isimler kimi zaman Calamum Lautus rütbesindeki Scrinium'un sahibi olan Raymond tarafından Dizzardium'a sunulup onay alıyordu, kimi zamansa Calamum'un bir üst rütbesi olan Arbor Lautuslarca belirleniyordu. Listede bulunanlar çok geçmeden ve sorgusuzca diğer örgüt üyeleri olan Lautuslar tarafından temizlenip varlıklarına son veriliyordu. Örgüt'ün yıllarca bozulmayan bir saat gibi işleyen bu kusursuz düzeni bir sebepten ötürü sekteye uğramış ve şato tarafından tespit edilmişti. Birileri bu düzene ihanet ediyordu. Bedelinin ne olduğu henüz belirlenmemiş olsa da, güçlü bir Arbor Lautus olan Fabio Flores Callante, "denetim" sebebini öne sürerek dünya ülkelerini teker teker dolaşıp kendi çıkarlarına hizmet etmesi amacı ile Scriniumların tabelalarına isimler yerleştiriyor ve öldürülmelerini sağlıyordu. Yüzlerce masum insanın sorgusuzca öldürülmesine sebep olmuştu şimdiden. Bu Topiarii Sanctionem için affedilmez bir günahtı. Ve şimdi denetim sırası Londra Scrinium'u olan Scrinium La Phali olarak belirlenmişti.

Raymond tam olarak bu sebepten ötürü şatoya davet edilmişti. Gizli gerçekleşen bu toplantının amacı; örgütün adına bulaşmış olan bu lekenin daha fazla sağa sola sıçramadan temizlenmesiydi. Fabio'nun kalemi Coupo tarafından gizli olarak kırılmalıydı. İki sıkıcı hafta boyunca yattığı hasta yatağında Raymond'u kara kara düşündüren şey tam olarak buydu. Adamı kişisel olarak tanımıyordu fakat namını duymuştu. Fabio oldukça tehlikeli ve usta bir büyücüydü. Bakanlığın üst düzey çalışanlarının, hatta ve hatta büyüceşura üyelerinin birkaçının da yakından tanıdığı bir isimdi. Bu da onu temizlenmesi son derece zor bir leke haline getiriyordu. Bu adamın dikkat çekmeden ortadan kaybolması imkansızdı. Ayrıca adam kendisinden daha uzun süredir örgüt için çalışıyordu ve öldürdüğü nesunt sayısı rütbesinden de anlaşılacağı üzere Raymond'dan çok daha fazlaydı. Başarılı bir katilin gözünü korkutacak tek şey kendisinden daha başarılı bir katilden başka bir şey değildi. Bu işi tek başına yapması özellikle emredilmişti Raymond'a. Fakat başarıya ulaşabilmesi için bu küçük kuralı ihlal etmesi gerekiyordu.

Phali'nin kapısından içeri girdiğinde mekan henüz boştu. Sabahın erken saatleri genelde çok sakin geçer, pek müşteri olmazdı. Tezgahın arkasına geçip şapka ve paltosunu unicorn boynuzu şeklindeki askıya astı. Megan dün akşamki kapanışı her zamanki gibi büyük bir titizlikle yapmıştı. Yokluğunda gözünün arkada kalmayışı beyhude değildi. Kokteyllerin yapıldığı masanın hemen üzerindeki dolaptan bir kaç şişe çıkarıp kendi tarifi olan, içinde ejder nefesinin işlenmiş halini de barındıran Karabarut Stout'unu hazırlamaya başladı. Malzemeler birleştiğinde ortaya çıkan ve çalkalarken dikkatli olunmadığı takdirde büyük bir patlamaya yol açabilecek olan karışım, kendine has parlak petrol yeşili rengiyle içilmeye hazırdı. Orta boy sayılabilecek büyüklükte bir bardağın içine yavaşça (duraksayarak dört seferde falan) doldurduktan sonra bir dikişte içiverdi. Karabarut, büyücünün boğazından aşağı doğru süzülmeye başladığı andan itibaren genizinden gelen kıvılcımlar ağzından dışarı taşmaya başlamıştı. Ortalama otuz saniye boyunca havai fişek püsküren bir ejderha gibi etrafına kıvılcım saçan büyücünün dikkati mekandan içeri giren iki kişiye doğru çekiliverdi.
« Son Düzenleme: 18 Şubat, 2022 18:28:05 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Raymond Harvey Davis »

Çevrimdışı Kenneth A. Miller

  • Bakanlık Çalışanı
  • 3. Seviye
  • İleti: 7
  • 1215 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Kenneth A. Miller
  • Güç Puanı: 33
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Kenneth A. Miller
  • Meslek: Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesi Çalışanı
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 20
  • Lanet Gücü: 10
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 1
Ynt: Karanlık Leke (Magna Purgatio Bölüm I)
« Yanıtla #1 : 18 Şubat, 2022 17:06:56 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Tam şu sıralar bir uğursuzluktur almış gidiyordu. Edith'in söylediğine göre Kenneth'ın Gank (ya da öyle bir şey) Yıldızı bir tür devirdaime girmekteymiş ve bu da Kenneth'ın sosyal hayatında tıkanmalara, yine Edith'in söylemiyle doğum sancılarına neden oluyormuş. Bu süreci olumlu atlatırsa birkaç hafta içinde her şey eskisinden de güzel bir hâl alacakmış. Kenneth genelde Edith'in yıldız falı merakına burun kıvırır, tepeden tırnağa saçma sapan bir şey olduğunu düşünüyor olsa da sevgili karısını üzmemek için ses etmezdi. Fakat bu sefer şu uğursuz donemden öyle bunalmıştı ki ve her şeyin böyle üst üste gelmesinin nedeni olarak elindeki biricik açıklama da bu olduğundan Edith'in söyledikleri zihninde dönüp duruyordu. Muhtemelen sunduğu açıklamadan çok vaat ettiği olumlu gelecek için buna sığınıyordu ve bunun da gayet farkındaydı.

Yarasalar ligde pek iyi gitmiyordu ve Kenneth takımın son üç maçından tamamen uzak kalmıştı. Edith'le evlendikleri sene araya sayısız farklı telaşe girdiğinden neredeyse bir buçuk ay Quidditch'ten uzak kalmıştı. Hem bunun öncesinde, ta çocukluğuna kadar hem de sonrasında, Yarasalar'dan kopuk kaldığı en uzun donem işte tam bu dönemdi. Bakanlık'ta da işler karmakarışık ilerliyordu. Son bir hafta içinde Kenneth'ın asistanı tam üç kez değişmiş, en sonunda iki hafta önceki sevimsiz asistanı Barney'nin en doğru seçenek olduğunda karar kılınmıştı. On gün önce bir mini diploması sürecinde yer alacak heyetin bir üyesi olarak Edinburgh'a gideceği ve en azından üç gün orada kalacağı söylenmiş, sonra bu seyahat 5 gün öne çekilip Edinburgh yerine Brighton'a gidileceği bilgisi verilmişti. Kenneth Brighton'da bir gün geçirdikten sonraysa Bakanlık'tan yine bir haber gelmiş, heyetin acilen Edinburgh'a gitmesi gerektiği söylenmişti. Fakat hemen hemen aynı dönemde Ray hastalanmıştı ve hem Phali'nin hem de Scrinium'un işletmesinde Kenneth ve Ryan Ray'e vekalet ediyordu. Bunu bahane göstererek Edinburgh ziyaretini kısa tutmak isteyen Kenneth Edinburgh'ta görüşmesi gereken heyetin ciddi bir gıda zehirlenmesi geçirmesi sayesinde bu amacına ulaşmıştı ama acilen yapılması gereken bu diplomatik görüşme resmi olarak ertelenmişti artık, yani tüm evrak işleri zamani geldiğinde en baştan yeniden düzenlenecekti. Sevgili Ray'in durumuysa ayrıca canını sıkıyordu Kenneth'ın. Hogwarts yıllarından beri tanıdığı Ray'in bir kez olsun hasta olduğunu görmemişti, özellikle Norveç'ten döndüğünden bu yana Ray'in Phali'ye hiç ayak basmadığı tek bir gün olmuşsa dişini kırardı Kenneth. Fakat işte, Jane'in söylediğine bakılırsa Ray bulaşıcı bir hastalık kapmıştı. Bu yüzden kendini karantinaya almıştı ve pubın işlerini koşturmak için Ryan ve Kenneth'tan, tabi Finn ve Morgan'dan da ricada bulunmuştu. Bunlar, ilk bakışta çok normal gibi görünen ama çok tuhaf şeylerdi işte. Kenneth kendine sormadan duramıyordu: Ray bu bulaşıcı hastalığı nereden kapmıştı? Phali'de kapmış olamazdı, çünkü buranın eşrafından başka kimsede benzer bir rahatsızlık yoktu. Ve neden Ryan ve Kenneth'ın tüm ısrarlarına rağmen iki haftadır Ray'in sesini bile duyamamışlardı? Hayır, bir şeyler ters gidiyordu. Ya da en azından her şey göründüğü kadar basit açıklamalara sahip değildi.

Tüm bunlara Gank Yıldızı neden oluyordu işte, en azından Edith'in iddiası bu yöndeydi. Kenneth bugün haftasonu olduğu için sabahın köründe doğruca Phali'ye giderken yolda bunları düşünüp durmuştu. Phali'nin bulunduğu dar sokağa vardığında pubın kapısından girmek üzere olan Ryan'i görmüştü. Bugün niyeti ön tarafta hiç oyalanmamak, doğruca Scrinium'a geçip Finn'den görevi devralmak ve gece geç saatlere kadar zamanını orada geçirmekti. Fakat Ryan'ı görünce bu düşüncesinden bir anda vazgeçti. Ryan da onu görmüş, eli kapı kolunda öylece durmuş Kenneth'ı bekliyordu.

"Selam" dedi Kenneth, Ryan'in de benzer bir yorgunluk dönemi geçirmekte olduğunu düşündü. Gözleri ve yüzü her zamankinden daha sakin, daha duruydu. "Ray'den bir haber var mı?"

Tam bu sırada Ryan kapıyı açmıştı ve ikili beraberce içeri girdi. İkisi de o anda donup kaldı. Ray işte orada, pubın küçük barının arkasında oturmuş onlara bakıyordu ve ağzından kıvılcımlar saçılıyordu. Eğer bu sırada yüzünde bir gülümseme olmasaydı Kenneth en kötüsünü düşünürdü. Ray kapıda duran Kenneth'la Ryan'e ve onların şaşkın yüz ifadelerine baktıkça daha da keyiflendi sanki. Kenneth da bir süre sonra şoku atlattı, şimdi o da gülümsüyordu.

"Şurada duran bizim İşgüzar-Ray değil mi?" diye sordu Ryan'e. "Güya iki haftadır hasta yatağında olan. Yoksa, ağzından çıkan kıvılcımlara bakarsak, Ray'e feci biçimde benzeyen bir ejderha mı?"

« Son Düzenleme: 18 Şubat, 2022 17:39:17 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Kenneth A. Miller »

Çevrimdışı Alpharian/Omegan Av Thrawsunblat

  • Büyücü
  • 9. Seviye
  • İleti: 45
  • 458 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Alpharian/Omegan Av Thrawsunblat
  • Güç Puanı: 35
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Çağrı
  • Meslek: Eleştirmen / Avukat
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği / Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 40, 15
  • Lanet Gücü: 15, 40
  • Tılsım Gücü: 25, 25
  • İksir Kabiliyeti: -, -
  • Özel Yetenek: Animagus 3. Seviye, Telepati 2. Seviye
Ynt: Magna Purgatio: Karanlık Leke - Bölüm I
« Yanıtla #2 : 20 Şubat, 2022 17:12:55 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
"Selam. Ray'den bir haber var mı?" demişti Kenneth, Alpharian'ın onu gördüğü ve adamın kendine yaklaşmasını beklediği uzaklığı aşıp yanına geldiğinde. Diğerinden daha genç olan adam yanıt vermeden önce puba girmeyi seçmişti. Kapıyı açarken karşısındaki eski dostunun yüzüne baktığı için, kollarını tezgahın üstüne sanki güç gösterisi yapan bir canavar gibi elleri açık biçimde koyup küçük patlamacıklarla alevler saçan Ray'i daha görememişti. Kenneth'in o sorgulayıcı ama bir o seviyede de alaycı bakışının yüzüne oturduğunu gördüğünde düz gitmeyen bir ters işin varlığını kavrayabilmişti. Alpharian Karabarut Stout'ını ve etkilerini iyi biliyordu geçen haftalarda katıldığı ve stant açtığı kermesten. Gerçi normalde kullandıkları hep dinlenmiş ve demini almış içkiler olurdu; Raymond'ın daha bardağa dökülür dökülmez, işinin ustası kötü ruhlu simyacıların karıştırdıkları kaşığı eriten karışımlarını hazırlayışları gibi daha karışım tamamlanır tamamlanmaz içivermesinin tek nedeninin eğlenmek olduğunu savunabilirdi sorulmuş olsaydı kendisine.. bir de bu normalden daha etkili patlamacıkların varlığının. Yine de bu beklenilmeyen sahne Alpharian'ın da şaşırıp kalmasına engel değildi.
Kenneth'in "Şurada duran bizim İşgüzar-Ray değil mi? Güya iki haftadır hasta yatağında olan..." diye neredeyse tam anlamıyla boş olan Mali-Phali-Ty-Co duvarlarında yankılanan sesiyle öylesine sorması, eğer ne olduğunu bilmiyor olsalardı, oldukça mantıklı bir soru olurdu gerçekten... "Yoksa, ağzından çıkan kıvılcımlara bakarsak, Ray'e feci biçimde benzeyen bir ejderha mı?" diyerek şakasına da devam etmeyi unutmamıştı sayın Miller.
Yüzünde yorgun bir gülümsemeyle, son haftalarda gerçekleştirdiği tek kişilik Temizlik'leri nedeniyle az da olsa düşkün bir yorgunluğun eşiğinde bir kedi gibi dolanan Alpharian da boş durmamış; böylesi güzel bir espri olanağını kaçırmamıştı Doğal olarak:
"Ayıp değil mi ama bu senin yaptığın Raymond usta? Tamam, biliyoruz; aramızda Tılsım konusunda en bilgemiz sensin ama Biçim Değiştirme konusunda da benim beceri alanımın genişliğini göz ardı etmemeliydin..." diyerek söze girdi. Diğer iki arkadaşının yan yan "Ne anlatmaya çalışıyor yine bu deli?" bakışlarına yanıt olarak da kendini açıklamayı uygun bulmuştu bıyık altından gülerek;
"Kendini bir Ejderadam'a çevirmeyi amaçlamış işte, benden yardım almadan nasıl başarsın?" demişti kıkırdayarak.

Üçlünün bir araya gelmesinin ve Mali-Phali-Ty-Co Pub'ın, Scrinium la Phali'ye dönüştüğü bölümdeki gizli odalardan birinde sürdürdükleri yarım saatin sonrasında Raymond'ın uzun günlerdir içini kemirip bitiren düşüncelerinin yükü, alevli patlamalarla yaptığı konuşmasıyla birlikte paylaşılmasıyla, iki yakın arkadaşının omuzlarından gelen metaforik destekle az da olsa azalmıştı. Alpharian'ın örgütlerine her zaman için bağlı olduğu kaçınılmaz bir gerçekti ama, bugün böyle bir insan olmasında emeklerinin varlığı yadsınamaz biri olan Raymond'a karşı sorumlulukları ve kardeşsel bağlılığı daha güçlüydü her koşulda. Onun sorununu kendi sorunu gibi görürdü, o da kendisiyle ilgili konularda her zaman için böyle bir yaklaşımda bulunmaktan asla çekinmezdi. Bu durumlar Kenneth ve Omegan için de geçerliydi Doğal olarak. Birlikte olduklarında korkacaklar bir tek Ecel'in kendisi olabilirdi bu adamların, o nedenle Alpharian'ın Fabio Flores Callante'den ve yetenekleri ile deneyimlerinden korkusu yoktu; onun korkusu yalnızca Kaptan Farrell'ın gözleri ve kulaklarıydı. Kendisi için olsa, kaçıp saklanmak çok da büyü kbir sorun olmazdı. Alpharian av Thrawsunblat saklanıp yok olmak istese Farrell karış karış tüm Kuzey Yarım Küre'yi arasa yine bulamazdı. Raymond ve Kenneth kendisi gibi değildi ama; Davis ailesi ve Miller ailesi Av Thrawsunblat ikizleri gibi kolay kolay ortalıktan yok olamazdı öylece. Topiarii Sanctionem kurallarının ne derece keskin ve sert olduğunu biliyordu herkes, kuralların yanından yönünden dolaşamazdı hiçbir üyesi. İkisi de sorgusuzca Raymond'ın bu sorununda yardımcı olacaklardı ama bunu yaparken tek bir hata bile yapabilecek konumda değillerdi. Lautus Callante'nin cezasını vermek iyi tasarlanmış bir planla gerçekleşebilirdi, Farrell'ın düşmanı olmak ise asla kaçamayacakları bir hata olurdu. Bu küçük yangın dindiğinde Alpharian sevdiği herkesin zararsızca kurtulmuş olmasını istiyordu...

Çevrimdışı Raymond Harvey Davis

  • Mekan Sahibi
  • 3. Seviye
  • İleti: 7
  • 0 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Raymond Harvey Davis
  • Güç Puanı: 27
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Raymond Harvey Davis
  • Meslek: Tüccar, Phali Sahibi
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 4
  • Lanet Gücü: 10
  • Tılsım Gücü: 19
  • İksir Kabiliyeti: 4
Ynt: Magna Purgatio: Karanlık Leke - Bölüm I
« Yanıtla #3 : 19 Mart, 2022 20:38:28 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kapıda bir anda belirip kendisine sataşan iki adamı görünce yüzüne özlem dolu bir gülümseme yerleşmişti Raymond'un. "Bırakın zevzek zevzek gülmeyi de içeri girin hadi." dedi tebessümle. Karabarut'un yan etkisi geçmeden Scrinium içindeki gizli odaya kurulup olan biten herşeyi anlatmaya başlamıştı. Topiarii Sanctionem'in saygın isminin kirlenmemesi adına yüksek şura bu görevin Raymond dışında kimse tarafından bilinmemesini ve gizli kalmasını uygun görmüştü. Fakat düşman aptal değildi. Bu iş düşünülenin aksine son derece zor olacaktı. Konuşması minik kıvılcımlı hıçkırıklarla ara sıra bölünse de, Dizzardium'da yaşanan herşeyi baştan sona aktardı dostlarına. Raymond kurallara ve yasalara bağlı bir Lautustu. Bunca yıl hizmet ettiği örgütün yasalarını, bu açıklamayı yaparak ilk kez çiğniyordu belki. Tek başına geçirdiği iki hafta ona uzun uzun düşünme fırsatı yaratmıştı. Bu iş tek başına riske atılabilecek bir iş değildi.

Kelimeler ağzından dökülürken tedirginliği gözlerinden okunuyordu. Bu da olayın ne denli ciddi ve tehlikeli olduğu gerçeğini açıkça yansıtmıştı dinleyicilere. Konuşma esnasında tam karşısında duran, tavuskuşu tüylerinden oluşan duvar süsünün hemen yanındaki tabloda büyük beyaz bir tuvale resim yapan dilsiz ressam aceleyle yok olmuştu. Raymond olayın harareti ile bunu farketmese de bu figür Raymond'un eşsiz haber ağının bir parçasıydı. Getirdiği haberler ise genelde pek hayra yorulabilecek türden değildi ne yazık ki. Bu kıpırtıdan habersizce konuşmasını sürdürdü. Teftişe gelecek olan Arbor Lautus aynı zamanda bakanlık bağlantısı olan biriydi. Bu olayı daha da çıkmaza sürüklüyordu. Bu adamın ortadan kaybolması büyücedünya için ses getiren bir haber olacaktı ve Lautuslar için kimliklerinin açığa çıkması demek şüphesiz ölüm demekti. Kenneth ve Ryan'ı bu olayın içine sürüklemek belki de şimdiye dek aldığı en büyük riskti.

- Sizden açıkça istediğim şey gerekli gördüğünüz an yok olacaksınız. Bu davada sadece ve sadece bir kişinin kanı dökülecek. Ayağımıza takılabilecek en ufak bir taş hepimizin sonu olur. Herkes görevine profesyonelce odaklanacak ve diğerini düşünmeyecek. İkiniz de sadece kendi hayatınızdan sorumlu olacaksınız. Bu tartışmaya kapalıdır. Yeterince açık olduğumu düşünüyorum.

Konuşmasını bitirip masanın üzerinde duran tablanın içinden çıkardığı purosunu yakarken duvarda asılı olan tablodaki ressamın geri dönerken oluşturduğu hareketlilik gözüne ilişivermişti. Figür, önündeki tuvale hararetle bir şeyler çizmeye başlamıştı. Soluduğu dumanın arasından keskin gözlerle pür dikkat tabloya odaklanan büyücü, ressamın tuvali çevirmesiyle birlikte yavaşça ayağa kalktı. Tuvalin üzerinde "Fabio Flores Callante" ve hemen altına da bir tarih yazılmıştı.

- Demek kabus tam olarak bir hafta sonra başlayacak. Pekala, şimdi beni çok dikkatli dinleyin. Bir planım var!
                                                - SON -
« Son Düzenleme: 11 Nisan, 2022 19:32:47 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Raymond Harvey Davis »