17 Nisan, 2026 09:32:07 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Av, Avcı ve Aslanlar  (Okunma sayısı 90 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Samuel Raymond Boleyn

  • Gryffindor Bina Başkanı
  • 12. Seviye
  • İleti: 77
  • 399 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Samuel Raymond Boleyn
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Es
  • Meslek: Hogwarts VII. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Gryffindor
  • Biçim Değiştirme Gücü: 20
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Telepati, 3. Seviye
Av, Avcı ve Aslanlar
« : 08 Şubat, 2022 23:14:47 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Son zamanlarda her yer kasvet dolu. Bir gün André, bir gün Mirabelle, bugün Profesör Lowell... Her biri Bakanlık'ta sorgulanmaya götürüldüler. Okuldaki öğrenciler arasında da, neler olduğu konusunda hararetli bir münakaşa söz konusu.  Carmilla ile karşılaştığımızdan beri doğru ile yanlış kavramını kaybettim. Ares'e işkence eden kadının aynı zamanda bizi kurtarmış olduğu gerçeği inanılmaz kafa karıştırıcı geliyor. Bazılarının Carmilla'yı savunanlara cephe almaya başladığını duydum bile, bazıları ise Carmilla'nın hepimizi kurtaracağını ve bu yolda kurbanlar verilebileceğini falan söylüyor. İnsanlar bu kadar kolay kan dökmeye tamam dememeli bana kalırsa. Başka yöntemleri olmalı, kuralları olmalı... Eğer Ares'in annesini gerçekten Carmilla öldürdüyse, onun hakkını birinin araması gerekiyor ve birinin cezasını çekmesi gerekmiyor muydu?

Etrafımda aynı konu konuşuluyordu ama sanki bilmedikleri o kadar çok şey vardı ki... Aklımdan geçenleri rahatça onlara anlatabileceğimi düşünmüyordum. Ya anlamayacaklardı, ya da anlamaları daha kötü olacaktı. "Gençler," dedim masadan kalkarken. "Sohbetinize doyum olmaz. Keşke konuşunca doğruya ulaşabiliyor olsaydık. Göreceğiz neler olacağını." dedim ve yürümeye başladım dışarıya doğru. Nereye gittiğimi soranlara da ders çalışacağımı söylemiş ve kaçmıştım ortamdan. Ders dediğim zaman beni caydırmaya çalışmaktan vazgeçerlerdi çünkü. Charlotte'u aramayı planlıyordum aslında. Onu bugün hiç görmemiştim, genelde bulunduğu noktalara göz gezdirecektim. Karşılaşırsam konuşurduk. İlk durağımız: bahçe.

Ben bizim de Eadwig ile gideceğimizi düşünüyordum aslında ancak kimse çağırmamıştı daha. Daha geçen gün Carmilla ile karşılaşmış hatta Bakanlık ile karşı karşıya kalmıştık. Karşılarına geçip şu anda arama emri olan birini savunduğumu düşününce beni neden sorgulamak istemediklerini merak etmiştim. Şu anki Daire Başkanı'nın yerinde olsam kesinlikle çağırırdım bizi. Onun da işi başından aşkın olmalı... Eadwig ile konuşuyorduk geçen, Daire Başkanının yerine Seth Carter adında birinin geçtiğini öğrenmiş amcamdan. Hakkında pek bir bilgim yoktu ancak tam da şu olaylar olurken böyle bir konuma geçmiş olmak hem tecrübesizlikten hem de yanında sadık birileri olmadığından mutlaka zor olmalıdır diye düşünüyordum. Bir gen benim gelmek istediğim noktadaydı, tanışmak isterdim.

Bahçeye çıktığımda Charlotte ile değil de şu ana kadar görmediğim bir adam durmaktaydı. Sigarasını içiyor ve soğuk havayla birlikte üflediği dumanı bahçeyi dolduruyordu. Bu aralar bakanlıktan gelen insanların okulda bulunabileceği konusunda uyarılmıştık. Bina başkanı olarak da kimsenin taşkınlık yapmaması için kontrollü olmaya dikkat ediyordum. Etrafta kimse var mı göz gezdirdim, adam yalnız duruyordu. Ne için beklediğini merak ederek, biraz da bilgi alabilmek için yanına gittim ve "Merhaba," dedim. Bana döndüğünde de başımı kısaca eğerek kendimi tanıttım. "Samuel. Çok dertli içiyorsunuz." dedim sigarayı kast ederek. "Yoğun bir gün sanırım."
« Son Düzenleme: 08 Şubat, 2022 23:27:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Samuel Raymond Boleyn »

Çevrimdışı Seth Carter

  • Bakanlık Çalışanı
  • 14. Seviye
  • İleti: 100
  • 5 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Seth Carter
  • Güç Puanı: 5
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Ceren.
  • Meslek: Britanya Sihir Bakanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 23
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 30
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 3. Seviye; Kehanet, 3. Seviye
Ynt: Av, Avcı ve Aslanlar
« Yanıtla #1 : 09 Şubat, 2022 01:27:34 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Gwyndolin'i okula bıraktıktan sonra Hogwarts'ın koridorlarını ne kadar özlediğimi fark ettim. Hala değişmemişti çoğu yer ama okulun kendisi ne kadar aynı kalıyordu ki normalde de? Reina'nın ne durumda olduğunu kontrol edip, biraz etrafta gezdikten sonra bahçeye indim. Arkadaşlarımla yaşadıklarımı hatırlamamın yanında, Cwénhild'in dolaştığı yerleri de hatırlıyordum. Aşkımdan yanıp tutuşuyordum onun için. Kavgalarını ayırmış, mutsuz olduğunda küçük küçük hediyeler vermiştim. Çoğunlukla sinirliydi. Yanaştığımda kırıp, yakıyordu ateşinde ancak vazgeçmedim. Hala da vazgeçmedim ondan. Sadece, yaşlandım. Ölüp gittiğimde bu aşkım değil, geride bıraktığım insanların mutluluğu kalacak. Kış yüzünden üstümdeki pardesünün yakalarını biraz dikleştirerek kafamı boynumdaki atkıya gömdüm ve bahçeye çıktım. Bahçenin havası bir sigara keyfini hak ettiği için banklardan birine oturup sigaramı yaktım. Sonra da soğuk ve temiz havanın tadını çıkararak tüttürmeye başladım. Kim bilirdi? Buralarda koşturan, arkadaşlarını kendisinden çok düşünen adam bir gün Sihirsel Yaptırımın başına geçeceğini ve aşık olduğu kadın için soruşturma başlatacağını. İlk yaptığım hareket olduğu için kim bilir kaç kişiyi alacağım karşıma. Doğru yolda olduğumu biliyorum. Hep öyleydik Cwénhild. Hep doğru yoldaydık. Sen yolun biraz yan tarafında yürüyordun ama bu kadar dışına çıkacağını düşünmemiştim. O eziyet gözümün önünden gitmiyor. Pirinç boğa-

Yanımdan gelen ses ile düşüncelerimden arındım. Sakin sakin çevirdim kafamı gelen sese doğru. "Merhaba." dedim merhabasına karşın. Yanıma gelen esmer çocuk, eskiden benim giydiğim renklerde bir cübbe giyiyordu. Adın söyledi. Dertli içtiğimi. Elimdeki sigaraya baktım. Artık benim bir uzvum gibiydi sigara, elde edemediğim aşkımın boşluğuna koyduğum sahte sevgiydi. Çocuk günümün yoğun olup olmadığını sorduğunda "Diğer günlerden daha az iş yükü vardı." dedim. "Ancak diğer günlerden daha fazla yordu." Sigara tutmayan elimi uzattım çocuğa. "Seth." dedim. "Seth Carter. Memnun oldum." Cebimde bir sigara kutusunda bulunan sarma sigaralardan çıkarttım elimdeki sigarayı ağzıma koyup. Bir tanesini içinden seçip çocuğa uzattım. "Katılmak ister misin?" diye sordum. Kafamla göğsünde taşıdığı sınıf başkanı rozetini işaret ettim sonra da. "Benden de başkan olmamı istemişlerdi. Reddedip Quidditch kaptanı oldum. Ödüller falan var içeride..." Tekrar döndüm önüme. Elimdeki sigara kutusunu kapatıp cebime koyarken "O zamanlar çok önemliymiş gibi gelmişti." dedim. Tekrar arkama yaslanıp parmağımı şıklattım minik bir kıvılcım için. Çocuğun sigarasını yakmak için uzattım elimi. "Oysa ki hiçbir anlamı yokmuş." Sigarası yandıktan sonra gülümseyip "Özür dilerim." dedim. Tekrar döndüm önüme ve sigaramı içmeye devam ettim. "Yoğun günlerdi. Kusuruma bakma. Nasıl geçiyor günlerin Samuel...?" Çocuğun soyadını da söylemesi için biraz uzattım adını.

Çevrimdışı Samuel Raymond Boleyn

  • Gryffindor Bina Başkanı
  • 12. Seviye
  • İleti: 77
  • 399 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Samuel Raymond Boleyn
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Es
  • Meslek: Hogwarts VII. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Gryffindor
  • Biçim Değiştirme Gücü: 20
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Telepati, 3. Seviye
Ynt: Av, Avcı ve Aslanlar
« Yanıtla #2 : 09 Şubat, 2022 02:42:28 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Neden başka bir şey istemedim ki? Adam Seth Carter çıktı. Bana da yuh, insan bilmez mi nasıl gözüktüğünü? Bir gazetede mutlaka çıkmıştır. Kafam nerede? Daha çok takip etmeliyim olayları. Zaten o kadar utanıyorum ki şu anda, adamın soruşturduğu kadını savunuyordum geçen gün. Ha şimdi de ne düşündüğümü bilmiyorum zaten o ayrı konu. "Ben de." diye atıldım hızla. "Ben de çok memnun oldum efendim." Bir elimi pantolonumun ön cebine koyup bir elimle de bakışmaya başladım adam bir şeylerle uğraşırken. Karşısında nasıl duracağıma karar verememiştim. Sonunda sadece salınmaya bıraktım, aynı anda kendime de kızıyordum olayı bu kadar abarttığım için. En azından elimin kolumun birbirine girdiğini pek fark etmemişti adam, bana sigara paketinden bir dal uzattığında o an ne dese kabul edeceğimden kabul ettim ve cebimdeki elimi de çıkarmış oldum böylelikle. Bu sırada konu başkanlığa gelmişti. "Ben de geçen yıllarda Quidditch oynadım ama ikisine vakit ayırmak imkansız olacaktı. Seçmem gerekiyordu, sizin gibi." dedim. Aynı yollardan geçmiş olmamız beni hem mutlu etmiş hem de rahatlamamı sağlamıştı. Sonuçta ben de bir gün onun gibi olacaktım. Attığım adımların da doğru olduğunu gösteriyordu dedikleri.

Sigaramı yakmaya uzandığında gerilmiştim, çaktırmadan adamın arkasına bakarak en azından gelen bir Profesör olup olmadığını kontrol etmeye çalıştım ancak sonuçta Seth Carter ile beraber sigara içecektim şu an. Bunun için ceza almaya değerdi. Sarma sigarayı dudaklarım arasına yerleştirerek bir nefes çektim. Ucundaki alev ile birlikte boğazıma ağır bir duman çökmüş, yakmaya başlamış ve sesli bir şekilde öksürmemi sağlamıştı. Alışık değildim sigara içmeye. Bu sırada ise Bay Carter soyadımı öğrenmek istiyordu. Boleyn demek istemiyordum işte şimdi. Daha yeni başladık sohbete ve kim bilir neler düşünecekti hakkımda. Boğazımı temizledikten sonra "Kusura bakmayın." diyerek başladım cümleye. "Kendimi tanıtırken pek tercih etmem de... Samuel Raymond Boleyn. Beni aileme göre yargılamanızı istemedim ancak mutlaka tanışıyorsunuzdur yengem Victorinne ile, nasıl bir ilişkiniz vardır bilemiyorum..." Adamın ilişkileri de beni ilgilendirmez ya. Bir şey demek yerine sessiz kalma hakkımı kullanarak sigaradan bir nefes çektim ve boğazıma gelen ikinci dalgayla tekrar öksürdüm. Bu sefer bastırmaya çalışıyordum acıyı. "Günümün nasıl geçtiğini sormuştunuz. Tahmin edeceğiniz üzere oldukça çalkantılı geçiyor. Her gün Carmilla ile ilgili yeni bir şey öğreniyoruz. Daha geçen gün buradaydı. Hatta... Hayatımı bile kurtardı." Tepkisini görmek için durdum. Yanlış şeyler söylememeye dikkat ediyordum. "Siz de bu yüzden buradasınız değil mi? Başka bir öğrenci ile mi alakalı?" Bunları sorarken sanki gündelik bir sohbetmiş gibi davranmaya çalışsam da merakımın gözlerimden okunduğuna emindim.


Çevrimdışı Seth Carter

  • Bakanlık Çalışanı
  • 14. Seviye
  • İleti: 100
  • 5 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Seth Carter
  • Güç Puanı: 5
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Ceren.
  • Meslek: Britanya Sihir Bakanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 23
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 30
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 3. Seviye; Kehanet, 3. Seviye
Ynt: Av, Avcı ve Aslanlar
« Yanıtla #3 : 09 Şubat, 2022 04:30:11 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Samuel soyadını söylemekte biraz çekinceliydi. Nedenini anlamamıştım. Boleyn soyadını duyduğumda kaşlarımı kaldırıp kafamı salladım. "Apollo, Meredith..." Boleyn soyadlı meslektaşlarımı sayıyordum ki Samuel yengesinden bahsetti. "Ah evet, Victorinne. Güçlü bir kadın." Gerçekten de o kadın ile konuşmam gerekiyordu yakın bir zamanda. Büyüceşura'da tanıdıklarımın olması önemliydi. Politika olayları git gide gerçek bir hal almıştı iş hayatımda. Gününün nasıl geçtiğini anlatmaya başladığında da sessiz sessiz dinledim onu. Carmilla ile ilgili bir şeyler öğrendiklerini söyledi. Ben de aynı durumdaydım. Her gün yeni bir delil ile ilerliyordum ona doğru. Kollarımdaydı, sarılmıştım. Şu Bakanlık'ın o anki politikası olmasa şuan yaşanmıyordu bu olaylar. Orada o kadını salmasaydım daha fazla insan ölmeyecekti. Hoffman haklı mıydı ki? Orada kanunsuzluk yapmam, savunduğum her şeye hakaret olacaktı. Yolum kesindir. Samuel daha geçen gün Carmilla'nın burada olduğunu söylediğinde şöyle bir dönüp baktım ona. Sonraki sorusunda ise gülümseyip sigaramdan nefes aldım. Dumanını burnumdan verdikten sonra "Soruşturmanın gidişatını gazetelerden takip etmen en sağlıklısı." dedim.

"Garip." dedikten sonra yavaş hareketlerle yerimde rahat bir pozisyon aldım. "Kendi soyadından utanan bir Boleyn. Carmilla'nın kurtardığı bir çocuk. Geçen gün Hogwarts'ta bulunan bir suçlu... Otuz sekiz sene geçti. Hala yeni şeyler duyabiliyorum."

Omzumu silkip biraz ara verdim konuşmaya. Düşündüm. Cümleleri toparlamakta acele etmeden konuşmaya başladım.

"Carmilla çocukları kurtarıyor. Carmilla cadı avcılarına karşı büyücüleri koruyor. O bir halk kahramanı. Sihir Bakan'ı elini öpüyor Bakanlık'a çağırıp. Ben ise, Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi'nin başına geçtiğim gibi onu yakalamaya çalışıyorum." Konuşurken bundan rahatsız oluyor gibi değildim. Sadece... Sesli düşünüyordum. "Geleceği görmek için kahin olmaya gerek yok. Takip ettiğin gazeteler yakında kötülerler." Derin bir nefes alıp verdim. Bunca şey gördükten sonra sahte politika ile uğraşma enerjisini kendimde nasıl bulacağımı merak ediyorum.

"Hiç aşık oldun mu? Olmadın mı? Tavsiyem, ol." Gülümsedim. "Şu hayatta başıma ne geldiyse aşkımdan geldi. Peki pişman mıyım? Bir gün bile değilim."

"Carmilla hayatını kurtardı..." diye tekrar ettim çocuğun daha demin söylediğini. "Biliyor musun? Benim de. Benim de hayatımı kurtardı. Şimdi kurtardığı bu hayatı, onu yakalamak için kullanacağım. Peki sence neden?"

Çevrimdışı Samuel Raymond Boleyn

  • Gryffindor Bina Başkanı
  • 12. Seviye
  • İleti: 77
  • 399 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Samuel Raymond Boleyn
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Es
  • Meslek: Hogwarts VII. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Gryffindor
  • Biçim Değiştirme Gücü: 20
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Telepati, 3. Seviye
Ynt: Av, Avcı ve Aslanlar
« Yanıtla #4 : 09 Şubat, 2022 23:51:15 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
"Utanmak değil. Sadece..." Nasıl anlatılır ki? "Kendimi Boleyn adına ait hissettiğimi söyleyemem." Niyeyse bu adama içimden gelen her şeyi anlatasım vardı. Kendimi tutmaya da çalışıyorum ha, ama o sormadan çocukluk travmalarıma falan girişeceğim herhalde bu gidişle. Saygı duyduğum kişilere karşı her zaman böyle olmuşumdur. Bir Biçim Değiştirme profesörümüz vardı, adam gerçekten hayran olunası biriydi. Biçim Değiştirme sadece büyü becerisiyle alakalı değil aslında; içinde yaratıcılık, pratik zeka, biraz sinsilik... Beni bu konuda oldukça geliştirmişti. Bilgili insanları seviyorum, bu yüzden yanında dilim çok açılıyordu. Şu anda da Seth Carter'a başımdan geçen her şeyi anlatıp fikrini alasım vardı ama tutuyordum kendimi. Olabildiği kadar.

Tekrar konuşmaya başladığında sigaramdan bir nefes aldım, ardından üflemeden önce etrafı kolaçan ettim. Sorun yoktu. Carmilla hakkında iyi sözler sarf edince pür dikkat onu dinlemeye başladım. Harbiden nasıl bir halk kahramanıydı bu? Kahraman tanımına pek de uyan cinsten olmadığı kesindi. "Takip ettiğin gazeteler yakında kötülerler." Bütün durumu özetlemişti. "İnsanlarda etik kavramının daha çok gelişmesi gerekir. Sonuçta bu yaşananlar sadece iş değil, yaptıkları haberle bütün Büyücedünya'yı yönlendiriyorlar! Ben onların yerinde olsam... Ellerinde ne kadar büyük bir güç olduğunun farkında değiller." Sinirlenmiştim. Kime sinirlendiğimden emin değildim tam olarak ama işini sadece kendi yararına olan tarafa göre devam ettiren herkeseydi sitemim. Asla bana uymuyordu bu tutum. Kontrol eden de mi yoktu ya? Veya biri de çıkıp biz bunun doğru olduğunu düşünüyoruz, bu yoldan devam edeceğiz diyemiyor muydu?

Daire Başkanı beni zorlayan konularla devam ediyordu sohbete. Aşık olmak nereden çıkmıştı şimdi? Bu yaz konuştuğum kız... Hayır olamaz. Belki o aşıktı ama benimkine aşk denmezdi.  Geçen seneleri düşünüyorum, onca kız... Mira? Mira ile çok yakın arkadaştık bir aralar. Yakınlığımız biraz fazlaydı denilebilir belki ama... Bilmiyorum. Charlotte? Şu ana kadar en çok hoşlandığım kız olabilir. Ama aşk ne ki ya? Ne dememi bekliyor acaba adam. "Aşkın gerçek olduğuna inanmıyorum. Kısa süreli bir hevestir diye yazanlar var ama bende o da olmadı." dedim omuz silkerek. Bence Bay Carter da aynısını düşünüyordu. Mantıklı birine benziyor, duygularınla hareket etme falan diyeceğini varsayıyorum. "Olmadın mı? Tavsiyem, ol."

"Aşkla konunun bağlantısı nedir Bay Carter?" dedim yine şaşırarak. Hayatında her şeyin aşkından olduğunu söylüyordu. "Bu şu anki dertli halinizi de içinde barındırıyor sanırım." dedim adamın bu anlamlı sözlerine karşılık. "İnsanın hayatında bir sürü amacı vardır. Yalnız geliyoruz sonuçta dünyaya. Neden birinin bizi yönlendirmesine bu kadar izin verelim? Emin misiniz?" dedim dalga geçip geçmediğine emin olmaya çalışarak.

O ise benim sözlerimi tekrar ediyordu düşünceli bir şekilde. "Carmilla hayatımı kurtardı...Şimdi kurtardığı bu hayatı, onu yakalamak için kullanacağım. Peki sence neden?" Vay be, kadın hayatını kurtarmış olsa da suçlu olduğunu düşündüğü için yakalamaya çalışıyor adam. Kesinlikle hayran olunacak bir karar. "En başında onun yüzünden mi hayatınız tehlikeye girmişti?" dedim fikir yürüterek. Onun kadar tehlikeli biri ile anca böyle bir durumda karşılaşılabilirdi gibi geliyordu. "Üstelik ne kadar tehlikeli olduğunu duyuyoruz. Her ne kadar bizi koruyor gibi gözükse de... Yöntemleri çok ters. Hem de kurallar olması gerekiyor. Kurtarılması gereken biri varsa bu Seherbazların görevidir, neden siz yapmıyorsunuz?" Sonunda hesap sorar bir havada biten konuşmamı ben de beklemiyordum ancak gaza gelmiştim. Hem haklıydım, bunların cevabını aramak herkesin hakkıydı. Sorgulamayan bir nesil için gerileme kaçınılmazdı.

Çevrimdışı Seth Carter

  • Bakanlık Çalışanı
  • 14. Seviye
  • İleti: 100
  • 5 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Seth Carter
  • Güç Puanı: 5
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Ceren.
  • Meslek: Britanya Sihir Bakanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 23
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 30
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 3. Seviye; Kehanet, 3. Seviye
Ynt: Av, Avcı ve Aslanlar
« Yanıtla #5 : 26 Şubat, 2022 03:01:04 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Etik... Gazetecilerin elindeki büyük güç... Şuan boş bir çocukla konuşmadığımı anlayabiliyordum. Sigaramı tüttürdüm çocuğun dediklerini dinlerken. Aşkın konuyla bağlantısını sordu ilk. Aşık olduğun kişinin hayatını yönlendirmesinden bahsetti. Sigaram ağzımda gülümsedim kendi kendime. Cwénhild benim hayatımı yönlendirseydi birlikte ölürdük taa en başında ve ya Azkaban’a düşerdik. “Aşk hayatında ilerlediğin yolu değiştirmez Bay Boleyn. Birini sevmek kadar güzel başka ne var ki hayatta? Karşılık beklemeden sevgi hissetmek erdem değildir de nedir? O kişi sevinince sevinmek, üzülünce üzülmek. Tüm çiçekleri ile kabul etmek ve bu çiçekleri yaşamak için yanında olmak sadece.” Sigaramdan nefes aldım yine. Konuşurken verdim dumanını. “O sevgiyi hissetmeden, tüm bu düzenin içindeki insanları nasıl sevmeyi öğrenebilirsin başka?”

Carmilla’yı yakalamak konusundaki sorusuna ise en başında hayatımın onun yüzünden mi tehlikeye girdiğini sorarak cevapladı. Kafamı olumsuz anlamda salladım. “Çok önemli bir parçamı kaybetmiştim.” dedim. “Carmilla onu bana geri getirdi. Hayati bir parçamdı.”

Kadının ne kadar tehlikeli olduğunu duyduğunu söyledi. Hogwarts’ta dedikodular dönüyordu belli ki. Carmilla’nın yöntemlerini onaylamadığını bilmek iyiydi. Kafamı bu sefer olumlu bir şekilde salladım bahçeye bakmaya devam ederek. Çocuğa bakmıyordum konuşurken fazla. Daha çok soğuk havanın, çimenlerin yeşilliklerinin tadını çıkarıyordum. Samuel sözlerini neden Carmilla’nın yapmadığını seherbazlar yapmıyor diyerek bitirdi. Ben de sigaramı bitirdiğim için yere atıp döndürdüm sona kalan kağıdını. Çocuğa döndüm ve gülümsedim. “Aynı şeyleri düşünüyoruz Bay Boleyn.” dedim. “Daire başkanı olmadan önce ben de aynı soruyu soruyordum. Şimdi ise elimi taşın altına koyuyorum. Kurallar olmalı evet. Herkesi kapsayan, herkesi kucaklayan kurallar olmalı bunlar da. Bir anda her şeyi değiştirmek imkansız. Yavaş yavaş olacak her şey. Seni de yanımda görmek isterim zaten iki senen kalmış. Şimdi...“ Ellerimle dizlerimden destek alarak kalktım oturduğum banktan. “Gel Slytherin Ortak Salonunun oraya doğru yürüyelim birlikte. Zindanlardan hep rahatsız olmuşumdur.”

Samuel ile yürürken devam ettim konuşmaya. “Önyargılar sanki bir duvar. Bu duvarı görünmezlik pelerini ile geçmeye çalışmak sana yakışmıyor Samuel, kırıp geçersen asıl amacına ulaşırsın. Tanışmalarda soyadını vermeye başlamanı öneririm.”

Aşağı kata inip Slytherin Ortak Salonunun oraya geldiğimizde bir Slytherin öğrenciden Samuel’in kuzeni olan başka bir Boleyn ile konuşmak istediğimi söyledim. Samuel’in sorgulayan bakışlarına da. “Carmilla ile karşılaştığınızdan elbette ki haberimiz var. Bakanlıkta bir ifadenizi almamız gerekecek. Sen gelip benimle konuşmasaydın, ben gelip seni bulacaktım yani. Kader hm?” diye cevap verdim hala babacan bir gülümsemeyle. Sanki çocuğa sorguya alınacağını söylememiş gibi de, “Ravenclaw’da iki kızım okuyor senin yaşında. Tanıyor muydun? Reina ve Mirabelle.” diye sohbete devam ettim. Eadwig Boleyn’i de aldıktan sonra bakanlığa götürecektim çocukları. Nicholas ve Cornelia ile tanışmaları gerekecekti.


-SON-