İngiltere Büyücedünyası > Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi

[Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu

<< < (2/4) > >>

Mirabelle Starlight:
Başını anladığını belli edercesine salladı ancak Carmilla ve Cwénhild'ın aynı kişi olduğunu bilmiyormuş gibi devam etti. Sadece kendine atılan topları geri sahibine yollayacaktı.
"Açıkçası, ben de onu merak ediyorum! Çok fazla dedikodu var, her biri birbirinden farklı. Biri diyor ki Carmilla bakanlık ajanı, biri diyor ki Carmilla bir kahraman ve cadı avcılarından bizim için kurtulacak, biri diyor ki hayır göz boyuyorlar Carmilla bir katil..." iç çekti. "Hogwarts sınırlarına hangi amaçla veya nasıl girdiğini bilmiyorum ama öğrenmek de istemiyorum. Ne sebeple olursa olsun değer verdiğim arkadaşıma o kadar acı çektirmesine bir kılıf uyduramaz kimse!" Sonda celallenmişti. Sinirinin bir kısmı sahte değildi, cidden Ares olayı Mirabelle'in sinirini hop hop hoplatıyordu. Carmilla'ya karşı sinirli ve kinci bir tavır sergiliyordu, minnoş ifadesi yerini kızgınlığa vermişti. "Kahraman mahraman değil, bildiğiniz katil olduğunu düşünüyorum. Derslere odaklanmaya çalıştığım için söylentileri bölük pörçük duyuyor olsam da Ares'e yapılan şeyi affetmem veya 'aa aslında böyleymiş yia' diye masuma çekmem imkansız." sinirini yatıştırmaya çalışıyormuş gibi arkasına yaslanıp üç beş derin nefes aldı.

"Üzgünüm, konu sevdiğim insanlara gelince biraz şey oluyorum... Bu olaylara cidden yetişemiyorum ve içlerinde bulunmak da istemezdim açıkçası... Bir şeyden ne kadar kaçarsanız size o kadar yapışıyor demek- Ah, bir dakika, sırf Ares'in arkadaşı olduğum için mi getirildim? Hem ikimiz de bina başkanı olduğumuz için bu mantıklı olurdu, tamam..."

Meredith Vivienne Boleyn:
[justify]Kızın duygu geçişlerini dikkatlice gözlemliyordu Meredith, şimdiye kadar hiçbir açık vermemişti ve kurduğu cümlelerde samimi bir izlenim veriyordu. Kızıl cadı, onu fazla uzun tutmamakta kararlıydı ancak hala gerekli yanıtlara ulaşamamıştı. Carmilla’nın bir süredir kızını izlediği biliniyordu ve etkileşime geçip geçmediğini öğrenmesi gereken cevaplardan biriydi. Meredith’in gözünde Carmilla ne bir katil ne de bir kahramandı yalnızca kurtarılması gereken bir arkadaştı. Ve o eski dostun çocuğunun hiçbir amaç uğruna arada harcanmasını istemiyordu.

“Seni gerçekten o kadar iyi anlıyorum ki,” dedi, bakışlarını yumuşatmıştı. “Sırf sevdiğim insanları koruyabilmek için Seherbaz oldum. Ailem sırf güç için gözünü kırpmadan öldürecek manyaklarla doluyken hiç de kolay olmadı bu. Nedeni her ne olursa olsun insanların birbirlerini öldürmesini hiçbir zaman doğru bulmuyorum.” İç çekti. “Her neyse, çekinme bir kurabiye al gerçekten içine bir şey koymadım, yaşanan hiçbir şeyi değiştirmeyecek ya da seni ne kadar rahatlatacak bilmiyorum ama tadı güzeldir.” Tabaktan aldığı bir kurabiyeyi şefkatle kıza uzattı. “Senin gibi bir kızım olmasını çok isterdim, biliyor musun? Kalbindeki iyiliği görebiliyorum. Bana kaybedeli çok olmayan bir arkadaşı hatırlatıyorsun. Adı Cwénhild’tı, beraber pek çok göreve katıldığımız altın kalpli bir Seherbazdı.” Burukça gülümsedi. “Konudan çok dağıldım değil mi? Kusuruma bakma, hala bazı şeyleri atlatabilmiş değilim. Buraya getirilme nedenine gelirsek, evet, Ares’in ormanda yaşadığı talihsizlik ve daha önce kilisede yaşananlara da şahitlik eden grupta beraber oluşunuz bizi buluşturdu. Ares, bize Carmilla’nın annesini öldürdüğünü anlattı. Sana da nelerden bahsettiğini merak ediyorum, biraz Hogwarts’taki dedikodulardan bahseder misin?”[/justify]

Mirabelle Starlight:
Kadın ailesinden bahsederken soyadının 'Boleyn' olduğunu hatırladı. Samuel için bir şey diyemese de ruh hastası Eadwig'in bu tanıma ne kadar da uyduğunu düşündü bir anlığına. Usluca dinlemeye devam etti. Sonra kendine bir kurabiye uzatılınca arkasından gelen cümleyle kıkırdadı, "Konuştuğumuz konu birazcık iştah kaçırıcı sanki ama." dedi. Kurabiyeyi aldı ancak şimdilik yeme gibi bir planı yoktu. Kızıl seherbaz birden Mirabelle'in ona Cwénhild'ı hatırlattığını söyledi. Böylelikle genç kızın rahatça keyfine göre kontrol edebildiği ifadesi hafiften bozulmuş, hüzünlü bir hal almıştı. Ağzını bir şey demek için açtı ancak Meredith konuya geri dönünce geri kapattı.

"BİR DAKİKA, KİLİSEYE KİM KİM GİTTİĞİMİZ BİLİNİYOR MU?!" sonra hemen iki eliyle ağzını kapattı. "Eee... Ehehe... Yani şey, kim gitmiş kiliseye ya aman aman... Kesinlikle hiçbir bilgim yok André kurtarma operasyo-ooo...ehe." Bilerek kadının belirtmediği bir şeyi dillendirmişti. Bu hatayı normalde yapmazdı. 'Güzel, yalan söylemekte beceriksizmişim gibi davranmalıyım. Bir şey saklamak istediğim zaman pot kırıyormuş gibi yapmalıyım. Kilise olayına Carmilla kadar tepki vermez kimse.' "Neyse, şey... Bana da insanlara anlattığından çok farklı bir şey anlatmadı aslında. Herkese aynı olayı bin kere tekrar tekrar anlatmak zorunda kaldı zavallı çocuk, ben de o sırada kulak misafirliği ettim. Yaklaşık beş kere falan." iç çekti.

"Carmilla'nın ona bayıltana kadar affedilmez lanetle işkence ettiğini söyledi, dediğine göre bin tane kaynar bıçak derisini deliyor gibi hissettiriyormuş." düşününce bir ürperme geldi kıza.  "Kaçması için Carmilla'nın ona fırsat verdiğini de söyledi ama annesinin intikamını almak istediği için dinlemek yerine burnunun dikine gitmeyi tercih etmiş. Of bir de bina başkanı olacak, ne biçim örnek oluyor binadaşlarına ya?!" son anda bir yükseldi yine, bu sefer öfkesi arkadaşının aptallığınaydı. Hemen boğazını temizleyip kendine çekidüzen verdi ve devam etti, "Ah, bir dakika, atadamlarla ilgili bir şey demişti, neydi..." düşünüyor gibi yaptı. "Hah, Cadı Avcıları, Atadamları katlediyormuş sözde. Carmilla da o yüzden ormandaymış. Birkaç kişiden daha duyduğuma göre ormanda atadamlara kimse uzun süredir rastlamamış, artık yalanını desteklemek için onları mı katletti yoksa cidden bir nebze iyi niyete mi sahipti bilemeyeceğim. Bu yüzden de bakanlık ajanı olduğunu ve bakanlık tarafından kahraman ilan edildiğini söylüyordu birkaç kişi okulda. Gelecek büyücü nesillerinin refahı için bunları yapıyor dediler. Ama Ares aynı zamanda Carmilla'nın göz boyayarak güç toplamak istediğini söyledi, ki bence tamamen doğru bu. Özellikle genç büyücülerin aklını çelmek çok kolay oluyor. Ben kadını görsem anında topuk bu arada, gözümü boyamak istese bile ağzını açtığı saniye puf diye yok olurdum. Hiç o topa giremem! Kanunlara uyan bir cadı olarak sürdürmek istiyorum hayatımı, uh, şakalar ve şımarıklıklar hariç ama."

Meredith Vivienne Boleyn:
[justify]Meredith, pek çok kez çocuk kaybetmiş bir anne olarak bu kızın masum olduğuna ikna olmuş ve onu salmaya hazırdı ancak görev başında bir Seherbaz olduğu için hala yanıtlanması gereken soruları vardı. Bir başka travmaya sebep olmamak için elinden geldiğince çabalayacaktı.

“Ares bize André’yi kurtarma operasyonunuzu anlattı, evet. Kiliseye kimlerin gittiği ve kaçarken nasıl ateşe verdiğinizden bahsetti. Onu ispiyoncu ilan etmenizi istemiyorum, doğru olanı yaptı nihayetinde, kimse bunun için ceza almayacak. Söz veriyorum.” Bir süredir aynı pozisyonu koruduğundan sırtındaki kasları esnetti kızıl cadı, ellerini tekrar önünde birleştirdi ve sözlerine devam etti. “Genç büyücü, size anlattığı her şeyi bize de anlattı, onun sayesinde öğrendiğimiz bilgiler soruşturmamızın ilerlemesine oldukça katkıda bulundu.” Derin bir nefes aldı. “Ancak sizin ona inanmayacağınızı düşündüğü için sakladığı bazı detaylar var. Carmilla’nın ona bir ders vermek istediğini söyledi çünkü bilmemesi gereken şeyleri öğrenmiş. Yalnızca Bakanlık tarafından bilinen bu bilgileri öğrenmesi bizi oldukça şaşırtmıştı doğrusu. Yakında haber olarak da yayınlanacağı için sana da anlatmamda bir sakında duymuyorum. İnsanların Carmilla’nın ne kadar tehlikeli olduğu doğrultusunda uyandırılması gerekiyor nihayetinde. Carmilla denilen kadın yüzyıllarca kurbanlarının kanıyla beslenerek gençliğini sürdürmüş bir canavar. Özellikle genç kızlar ve çocuklardan oluşan taze kurbanları tercih ettiği biliniyor. Sırf güç için adı ağza alınamayacak karanlık ritüellerde uzmanlaşması bile onun ne derece tehlikeli olduğunu kanıtlıyor. At adamların katledilme hikayesi hala gizemini sürdürüyor fakat bir sonraki karanlık ritüeli için yaptığı hazırlığın üstünü kapatıyor olması olası. Böyle bir kadının ne kadar tehlikeli olduğunu ve neden bir an önce yakalanması gerektiğini anlıyorsun değil mi Mirabelle? Senin zeki bir kız olduğunu tahmin edebiliyorum, eğer olurda onunla karşılaşırsan ilk yapman gereken şey bize bildirmek ki seni koruyabilelim.” Uzun soluklu konuşmasının sonuna gelmek üzereydi, içinde buruk bir his vardı. Yüzüne güven dolu bir gülümseme oturtmaya çalıştı. “Böyle karanlık zamanlarda hala güvenebileceğimiz birilerinin olmasının ne kadar değerli olduğunu anlayabiliyorsundur. Ve ben, o kişilerden biriyim, gerçekten. Kaybettiğin annene bir söz verdim kim ne derse desin senin arkanda olacağım. Bana hala anlatmadığın bir şeyler varsa dinliyorum.”[/justify] 

Mirabelle Starlight:
(Karışıklık olmasın diye açıklama; Mirabelle mantıklı düşünmeye çalışırken koyu pembe, duygularına göre düşünmeye çalışırken açık pembe düşünüyor.)
------

Kadının söyledikleriyle dili tutuldu kızcağızın. Bunlar doğruysa; Carmilla tarafından manipüle edilmiş olma ihtimali aşırı yüksekti. Yine de bir söz vermişti ve işin aslını öğrenmeden iki tarafta da büyük hamlelerde bulunmayacaktı. 'Böyle bir kadından bahsediyorsak annemin bedenini ele geçirmek onun için çocuk oyuncağı olmuştur. Ve Cwénhild'ın halihazırda anne sevgisine muhtaç bir kızı olması işine gelmiştir, beni kandırıp kullanabilir rahatça.' Mantığı da duyguları da aynı şeyi savunuyordu. 'Ama bekle, belki de sadece işkenceler yüzünden kafayı yemiş ve kendini Carmilla sanıyordur. işin aslını öğrenmem gerek.' sesli bir şekilde yutkundu, Meredith'in dedikleri büyük bir ikileme sokmuştu Mirabelle'i. Annesine verdiği sözü asla bozmak gibi bir niyeti yoktu şayet konuştuğu kişi onu kullanmak için yalan söyleyen sahtekarın teki ise aşırı büyük sıkıntıydı. 'Beni eğiteceğini söylememiş miydi? O süreç boyunca gözlemlerim, etiğime uygun olmayan bir şey yapmaya çalışırsa engel olmayı denerim. Ters bir şey olduğu an buraya gelir, her şeyi anlatırım. O noktada ceza almak bile bana koymaz zaten. Bu işte bir iş var ama hadi bakalım ya...'

Sonra bir cümle kurdu genç seherbaz. Kaybettiğin annene bir söz verdim, dedi. Mirabelle şaşkın şaşkın bakmaktan alıkoyamadı kendini, "Efendim?" dedi. Carmilla sırrını mezara kadar götürebilirdi ancak... Sadece isim olarak Cwénhild'ı biliyor olmasında bir sakınca yoktu. Sonuçta Profesör Lowell anlatmıştı ona. "Az önce söyleyecektim ancak arada kaynadı... Annem... Kim olduğunu biliyorum, yani, isim olarak biliyorum. Profesör Lowell anlatmıştı. Herkesin sevdiği biri gibi duruyor. Benim söyleyecek bir şeyim yok bu konuda çünkü kendisini hiç tanımadım ama, um, annemle ilgili herhangi bir şey biliyor musunuz...? Yani, balodan sonra tam olarak ne olduğunu merak ediyorum..." ne olduğunu gayet iyi biliyordu ancak bunu bir de karşı taraftan öğrenmek istedi. Gerçi, karşısındaki kişi bir memurdu yani ne kadar net cevap vereceği bilinmezdi. "Hem, neden birdenbire soruşturmalar patladı? Yani bizim bildiğimiz kadarıyla bu kadar aktif değildi bakanlık şu sıralara kadar. Başta Carmilla'yı kahraman ilan edip sonradan aranan suçlu olduğunu söyleyerek olabilecek her yerden bilgi alınmaya çalışması biraz... İlginç. Arkaplanda halka açıklanamayacak kadar büyük bir şey mi yaşandı...? Ah! Yanlış anlamayın, sizi sorgulamıyorum ancak merakıma engel olamıyorum. Klasik Ravenclaw işte..."

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git