İngiltere Büyücedünyası > Düello Salonu
[Son 8] Samuel R. Boleyn v Mirabelle Starlight
Mirabelle Starlight:
Ah, siktir... Tamam sorun yok hala sakinim. Tek gözüm görmüyor olsa da kör olmadım ya sonuçta! Paniklemediğim sürece kazanmak hala bir ihtimal benim için. "Protego!" dedim. Hemen ardından "Orchideous" diye mırıldandım sessizce, bir buket Gözotu çıkarttım. Bir avuç gözotunu elime aldım, avucumda iyice sıkabildiğim kadar sıktım, suyunu çıkarıp gözümü ovuşturmaya başladım, hafiften rahatlama hissi gelmiş olsa da ne kadar işe yaradığını tanrı bilir.
Yetenek 1d8 : 2, total 2
Destek 1d8 : 6, total 6
Talih 1d10 : 8, total 8
Locomotor:
Samuel arkasına büyük bir ivme alarak karşısındaki masum görünümlü savaşçının üzerine bir çığ gibi düşmeyi hedefliyordu. İvmesini, kuvvetini daha da arttırdı. Ancak rakibi güçsüz değildi. Kendisini savundu. Kızıl ışık huzmesi, kenara doğru sekti havalanarak görünmez bir kalkandan. Rakibiyse kendisini savunduktan sonra ancak... Saldırmadı. Bir buket gözotu yarattı ve rakibinin geçmiş lanetini iyileştirmeye koyuldu. İşe yaramış gibi de gözüküyordu. Ayağının dibinde bir buket, elinde ve sağ gözünde yeni sürülmüş bitkisel sıvı ile tekrar ayakta, eskisi gibiydi.
Birinin spesifik bir avantajı artık yok ancak saldırma ivmesini muhafaza ettiği için hamle önceliği Samuel'da.
Cynthia Jean Urswick:
Ay düellolar ne aptal ne barbar işler. Profesör olmasam, kehanet kulesinden inmeye teşebbüs bile etmem ama... Görev bilinci işte. Bakmıyorum bile düelloya ışıklar falan saçılıyor. Yanımdaki benim binamdan bir fahişe iyice sapıttı destek vericem diye. Yok taşın üstüne çıkmış da, bacaklarını açmış da...
"Ay ay ayy! Ne biçim laf o çocuğum?" diye zıpladım yerimde. Benim namusum, ahlakım asla izin vermez böyle şeylere. Kızın saçına yapışıp "Onlar nasıl sözler öyle yelloz seni!" dedim çektim yanıma. Sarıldım kendisine. "Kızım sakin ol. Seni destekleyen o namussuzlara uyma. Senin yerin bu düellolar değil. Burnunu göstermeye utanan kadınların kızısın sen. Şşşş... Yapma böyle adın çıkar sonra namussuz diye iyi koca bulamazsın kendine."
Franziska Strömm:
Ay noluyo, noluyo! Saçımı çekiyor biri, saçımı çeken kişi Eadwig değilse sıçtım bacağına. Aaa değil. Cynthia denen yobaz karı. Ben kendimi kurtaramadan sarılıyor bana. Cynthia, birine, sarılıyor. CYNTHIA. BANA. SARILIYOR. Sanırım dünyada görebileceğim her şeyi gördüm. "İyi de profesör. Namussuzum ben. Eadwig kirletti beni. O yüzden onun... ehm... aletine saldırdım. Bu saatten sonra düzelemem diye de artık saldım."
Kadına minik bir kalp krizi yaşatmak istiyorum. Böyle bir şeyi duyduğu anda ne diyecek bilemiyorum ama içindeki yobaz köpürecek eminim. Eadwig kuşum da yanacak ama olsun. YANMAYALIM MI EADWIG BİRLİKTE BE?
Samuel Raymond Boleyn:
İşte bunu beklemiyordum! Mira büyümü savuşturmayı başarmıştı, bu da yetmemiş gibi gözünü bir şeylerle ovuşturmaya başlayarak az önceki saldırımı da etkisiz hale getirmeye girişmişti. Acilen başka bir büyüyle saldırıya geçmem gerekiyordu ki onu savunma pozisyonunda bırakabileyim. Ne yapsam, ne yapsam... Çabuk düşün! Biraz yormak gerekiyordu sanki, biraz da dikkat dağınıklığı... Etrafa şöyle bir göz gezdirdim. Kitaplar, defterler, yere düşmüş mısır patlakları, bitki vazoları... Etrafta ne varsa hepsi saldırsa? "Oppungo!"
Yetenek 1d8 : 5, total 5
Destek 1d8 : 2, total 2
Talih 1d10 : 5, total 5
Navigasyon
[0] Mesajlar
[#] Sonraki Sayfa
[*] Önceki Sayfa
Tam sürüme git