İngiltere Büyücedünyası > Düello Salonu

[Son 8] Samuel R. Boleyn v Mirabelle Starlight

(1/7) > >>

Locomotor:
Düello sahası yanık kumaş parçalarından ve küllerden temizlenmiş, günün ikinci düellosu için hemencecik saha ilk anki haline getirilmişti. Bir önceki düellonun kazananı tebrik edilir, ikilinin fiziksel durumlarıyla ilgilenilirken sıradaki iki rakibin isimleri anons edilmişti: Samuel Raymond Boleyn ve Mirabelle Starlight.


1- İlk olarak düello katılımcıları çok kısa bir şekilde duygularına, hazırlıklarına, düşüncelerine ve tavırlarına yer veren kısa birer RP yazsın. Kısa laf atışmalar olabilir. Zara gerek yok, bunlardan sonra inisiyatifi GM belirleyecek ve düello başlayacaktır.

2- Düello süresince RP olarak yazıldığı takdirde herhangi bir kişi tezahüratta bulunabilir, yuhalayabilir birilerini. Tabii yine de medeni davranmanız hoş karşılanacaktır.

3- Her bir katılımcının her bir hamlesini yazması için 10'ar dakikası olacaktır.

Mirabelle Starlight:
İddialı birine çattık! Benden güçsüz olduğunu düşündüğüm biri olsa neyse ama şu an durumu kestiremiyorum. Neyse ki keko kuzeni gibi değil bu. Son zamanlarda gizli gizli büyü müyü çalışıyorum falan iyi hoş da, hiç insana karşı uygulamalı denemedim. Samuel'i dikkatle izliyorum ama yüzümde masum bir gülümseme var, hiçbir şey düşünmüyormuşum kafam boşmuş gibi davranıyorum. En ufak hamlesini bile gözlemleyeceğim, gözümü bile kırpmayacağım. Neyse dur, cici kız rolü Samuel'i keser mi ki?

"Ehehe, Samuel! Sana karşı olduğum için çok mutluyum, hihi!" dedim tatlı tatlı. "Lütfen bana karşı biraz nazik ol, olur mu? Ben büyü yapmakta kötüyüm zaten... Kazanacağını biliyoruz, beni çok zorlama hm?" Lütfen ye. Bak saçımı iki kulak yaptım bugün, çok şekerim! Benden sana zarar gelmez! Okulda genelde büyülü kavgaya girişmekten çekinirim ama herkes benim önüne geleni döven, cazgır bir kız olduğumu biliyor.

Samuel Raymond Boleyn:
Kuzenimle Franziska'nın arasındaki alevli düello son bulduğunda sırada bizim olduğumuz açıklanmıştı. İki saattir Mira'dan yediğim patlamış mısırlar yüzünden elim yağlanmıştı. Dizlerime silerek temizledikten sonra ayağa kalktım. Mira'nın önden sahaya geçmesine centilmence izin verdikten sonra dostlarımdan bir sarılma ve motivasyon konuşması almam sonrasında ben de yerimi almıştım.

Manyak bir kız bu. Çok tatlıdır, çok severim de ama birkaç kere ondan dayak yiyen gördüm. Hiç acımaz, biliyorum. Karşımdakini az çok tanıyorum yani. Ama ona yavaş olmamı söylediğinde... Tabii ki de sert başlayamazdım. İnsanlar izliyor, zaten kızlara hiç acımadığımı düşünüyorlar. Kötü bir durum. Keşke karşımda bir erkek olsaydı. Benim kazanacağımı herkesin bildiğini söylediğinde gururum okşanmamış da değildi, iyi biliyordu ne söylemesi gerektiğini. "Şanslı olan kazansın diyelim mi?" dedim göz kıparak ve önünde selam veriyormuşçasına eğildim.

Franziska Strömm:
Bebeğime çok üzüldüm kıyamam. Sıra şimdi Mirabelle denen yamuk bacaklı ve ikinci yakışıklı Boleyn arasında geçicek. Bir Boleyn'i ben dövdüm ama Mirabelle bunu yirmi yıl uğraşsa dövemez. Şu kaslara bak be yavrum benim. Neyse yanımdaki dördüncü ve beşinci sınıflar tebrik falan ediyor onları biraz gazladım ve tezahürata başladık.

"Portakal soyulur MU? Tadına doyulur MU? Samuel Mirabelle'e bir çaksa büyüyü Fizandan duyulur mu? Al bunu alamaz mısın sen ne biçim cadısın?"

Locomotor:
Mirabelle'in sözleri, tam olarak planladığı şekilde olmamış olsa da rakibine bir şekilde tesir etmişe benziyordu. Centilmenliği, reveransı, saygıyı hiçbir şekilde elden bırakmayan Samuel, muhtemelen pek çok izleyici alt sınıf kızın gözünde çok karizmatik bir oğlandı an içerisinde. Özellikle yanan cübbe krizinden sonra az önceki. Lakin düellodaki ilk hamleyi yapacak odaklılık ve hırs, daha çok Mirabelle'deydi.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

Tam sürüme git