17 Nisan, 2026 09:30:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Kont Sati Von Richmond

Sayfa: 1 ... 4 5 [6] 7 8
76
Büyücedünya Gündemi / Bakanlık Duyuruları
« : 26 Kasım, 2021 01:28:13 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Sihir Bakanlığı tarafından yapılan tüm duyurular, yasa değişiklikleri, kanun hükmünde bir şeyler ve bildiriler işbu başlık altında paylaşılacak ve kronolojik sırayla güncellenecektir.


Sihir Bakanlığı Duyuruları Sıralı Tam Liste
(burası zamanla dolacak)

77
Sihir Bakanının Ofisi / Nachtkrapp Harekatı
« : 26 Kasım, 2021 00:57:06 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler]

Sihir Bakanı - Angus Marvin Kellington
[/spoiler]

Birbiri ardına yanan ve sönen tütün mamullerinin arasından yayılan duman ve is, toplantı odasını alabildiğine doldurmuştu. Gergin bakışlar, suspus olmuş dudaklar ve raporların dolu olduğu parşömen ve kağıtların hışırtısı... Pencereden vuran cılız gün ışığı odadaki antikaların yüzeyinde parıldıyor, gösterişli bir vitrinin camekanından yansıyarak içinde tozların uçuştuğu ışık haleleri konduruyordu zemine. Uzun, gürgen ağacından toplantı masasının bir ucunda duran kadın, masadakilerin dikkatini çekmek üzere hafifçe öksürerek söze başladı.

“Raporların gösterdiği durum açık Bay Kelling-“

Uyarı anlamında birkaç öksürük kesti kadının sözünü. Kadın, kızaran yanaklarını gizlemek maksadıyla başını öne eğip gözlüğünü düzeltmeye yeltendi. Böylece eliyle yanaklarını gizleyebilecekti.

“Yani, Sayın Sihir Bakanı... Raporların gösterdiği vaziyet ortada. Seri katilden ziyade bir cadı avcısı şebekesiyle karşı karşıya olduğumu-“

Kadının ağdalı Fransızca aksanının yumuşaklığına tezat bir sertlikte Alman aksanı barındıran sesiyle, üzerinde madalyalardan bir galaksiyi andırır üniforma olduğu halde yaşlıca bir adam böldü bu sefer de kadının sözünü. Masanın diğer tarafında, tam da kadının karşısında oturmaktaydı.

“Bunu zaten defaatle dile getirdiğimi belirtmeme gerek olduğunu sanmıyorum, Frau Béringer!” Kadının tüm kırışıklıklarına rağmen alımlı sayılabilecek olan yüzü düşmüş, kırışıklıklar sanki daha belirgin bir hale gelmiş, bir anda birkaç yıl yaşlanıvermişti sanki. Üniformalı ihtiyar sandalyesinde doğrulup yüzünü masanın ortasında, tüm beklenti içerisindeki bakışların muhatabı olan adama çevirirken kısık sesle söylenmeyi de ihmal etmedi. “Ach du meine Güte!”

Sihir Bakanı ise artık saç namına bir şey barındırmayan dazlak başını ellerinin arasına almış, buruşuk parmaklarını her iki yanından kafatasına masaj yapıyormuş gibi oynatıyordu. Alnındaki kırışıklıklar ise gün ışığında karamsar gölgelere sebebiyet veriyordu yüzünde. Nihayet düşüncelerinden sıyrıldığında göz kapaklarını yorgun bir şekilde araladı. Önüne dizili raporlardaki yazılar, birer karınca sürüsü gibi gözüküyordu her baktığında gözüne.

“Uyarınızı hatırlıyorum, Herr von Motke.” diyebildi güçlükle. “Netekim, Nachtkrapp Harekatını önermişti zatınız. İç savaş döneminde uyguladığınız bir plandı yanlış hatırlamıyorsam.”

“Vatikan azmanlarına göz açtırmamıştık!”

“Zamanın sizi haklı çıkarması bizim için acı bir ders oldu.”

“Ben emekli bir seherbaz komando subayıyım! Başka tür bir disiplinle yetiştirildim. Benimle aynı fikirde olmamanız sizin eksikliğiniz değil, benim tabiatımın siz bürokratlara bir numara kalın gelmesidir.”

“Kısa keselim lütfen! Ne öneriyorsunuz? Mugglelarla... Daha doğrusu anlayacağınız tabirle ‘Keimagie’lerle bir savaş mı?”

“Savaş, her zaman sıcak yenecek bir yemek değildir kayzer- yani daha doğrusu haşmetmeap. Daha az kan dökülecek metotlar da barındırır... Ve kimsenin o dökülen kanı görmeyeceği!”

Madam Béringer’in bir kaşı gözlüğünden taşarak yukarı kalkmıştı. Karşı çıkmak üzere öne atıldı. Onun ne kadar sakin birisi olduğunu bilenler, Madam’ın harareti karşısında bir an şaşkınlığa kapılmaktan kendilerini alamamışlardı.

“Karşı çıkıyorum bakanım! Şiddetin beraberinde daha çok şiddet getireceğini tecrübe edecek kadar çok badire atlattık. Bu radikallerden bizim bir farkımız olmalı. Mösyö von Moltke, önerinizin ne kadar canice olduğu hakkında-”

“Katılıyorum, Madam Béringer!" Sihir bakanının bakışları, susmasını işaret edercesine Madam’a dönmüştü. Bakanın daha önce sözünü kestiğine hiç şahit olmamıştı Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Başkanlığı görevine geldiğinden beri. Bunun yaklaşık bir sekiz sene öncesine tekabül ettiğini düşünürseniz, Madam Deni Béringer’in yüzünde oluşan şaşkınlık ifadesini de tahmin edebilirdiniz. Anlaşılan o ki, bugün sözünün kesileceği gündü. Aylardır önerdiği çözümler ve uygulanmasında direttiği yöntemler, en başında işleri bu raddeye getirmemiş miydi zaten? Bakanın da düşündüğü tam olarak bu olmalıydı ki devamında ettiği sözler, bunu kanıtlar nitelikteydi.

“Siz elinizden geleni yaptınız. Bu yüzden bu konuda daha fazla tavsiye vermeye kalkışmamanızı rica ediyorum sizden.”

Gözlüğünün camlarını buğulayan bir nem tutmuştu kadının gözlerinde. Kızaran yanakları ile güçsüz bir şekilde sandalyesine yığılırken, Sihir Bakanı sandalyesinde geriye doğru yaslandı. Gergin seyreden sessizliği, bakışlarını tam önündeki tüy kalemle buluşturduğu anda bozdu.

“Madam Béringer’in bir konuda haklı olduğunu inkar edemem. Bizim bu radikallerden bir farkımız olmalı. Büyücedünyayı bir kamuoyu duyurusuyla itidale ve sükunete davet edeceğim. Öte yandan Herr von Motke... Nachtkrapp Harekatı konusunda gerekli adımları atmak üzere yardımınıza ihtiyacımız olacak.”

Bakanın önündeki tüy kalem, kendiliğinden yükselerek hemen yanında oturan kalem sekreterinin masasındaki mürekkep dolu şişenin içine dalmış, sonra da boş kağıtlardan birisini kendisine hedef seçerek, sözleri yazıya dökmek üzere rutin yerini almıştı.

“Başlayalım o halde... Sevgili Britanya Büyücedünyası Sakinleri!”

78
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Güç Puanı Talepleri
« : 25 Kasım, 2021 23:39:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Seviye 6 to 7
4. 24 Saat (Şu an 22 ama siz bakana kadar 24 olur :3)
Sadie Rosemary Caldecott isimli karakterimdeki bütün güç puanını ve mesaj sayılarını da bu karakterime istiyorum.
Gwyndolin Lowell isimli karakterimdeki mesaj sayılarımı da bu karaktere istiyorum.

güncellendi efem

79
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 25 Kasım, 2021 23:31:05 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Asasız Büyü Yapabilme Lv.2

Eksik Güç Puanının talebi yapıldı. 

Başvurunuz onaylanmıştır

80
Birleşik Krallık / Ynt: Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 25 Kasım, 2021 01:19:16 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Not: Cwénhild Muirghéal bu olaydan sonra kayıplara karışmış, kanlı balo sebebiyle ölü olarak kayıtlara geçmiştir.

Kendisi artık Carmilla S. adıyla kendini tanıtmakta ve faaliyetlerine devam etmektedir.

81
Birleşik Krallık / Ynt: Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 25 Kasım, 2021 00:41:26 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Asadan yükselen bir ışık huzmesi hızla kapının eşiğindeki taş yapıyı isabet aldı ve gürültüyle kopan parçalar bütün hızıyla koridoru kapatırcasına yerlere döküldüler. Koridordan gelmekte olan artık her kimse, ayak sesleri durmasından anlaşılacağı üzere duraksamış, bir takım fısıldamalara koyulmuş ve belki de galiz küfürler savurmaktaydılar.

Cwénhild, nihayet asasına ve büyülerine kavuşabilmenin verdiği rahatlıkla cisimlenmek üzere hazırlıklarını yaptı ve bu korkunç yerden ayrılmak üzere gücünü, direncini son bir kez daha toparladı. Son bir puf sesiyle cisimlenip havaya karışmak üzereydi ki...

Eşiğe yığılı olan taşların... Evet, taşların büyülü bir şekilde havalandığını ve yolu açmaya başladıklarını fark etti dehşet içerisinde. Bir büyü vardı işin içinde ve belli ki bunu yapan bir büyücü! Cadı avcılarının içinde, mahkemenin bünyesinde?...

Bilemedi. Bilmek için bekleyecek ne gücü, ne vakti, ne de takati kalmıştı. Holde yankılanan ani bir sesle cisimlenip uzaklaştı bu cehennem ıstırabını andıran uğursuz harabeden...

Kurtulmuştu. Belki de beklediğinden kolay olmuştu. Neden kurbanın ölmesini beklememişler veya başına birisini dikmemişlerdi. Pek çok soru kafasını kurcalayacaktı kızıl saçlı cadının. Ancak şimdi önemli olan hayatta kalmaktı ve Cwénhild, bugün bunu bir şekilde gerçekleştirmişti.

S O N


82
Birleşik Krallık / Ynt: Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 25 Kasım, 2021 00:20:56 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kızıl saçlı kadın, yaralı bacağının elverdiği ölçüde uzanarak askıya asasını kavrıyor ve üzerine baltayla atılan adama çevirip büyülü sözleri söylüyor bir umutla!

Gözlerini kapatıyor gayriihtiyari... Belki de başarısız olacağının umudu ve ölümü tadacağının korkusu ile...

Önce bir fısıltı duyuluyor havada, sonra da bir patlama. Ancak beklenenden daha yakında bir patlama. Cellat baltasıyla beraber havaya uçarken patlamanın şiddetiyle tabloya savruluyor Cwénhild. Ademle Havva'nın ağacı kana boyanırken boydan boya, yere kapaklanıyor peşinden de. Celladın yerde inlemeleri işitiliyor aralıklı şekilde. Ve az önce hole çıktığı koridordan gelen ayak sesleri. Birden fazla kişi olsa gerek.

Birazdan burada olacakları ise besbelli. Cwénhild'in vücudu kanlar içinde. Patlamanın etkisiyle başı dönmekte ve takatinin artık sonlarında. Kurtuluş veya ölüm... Bir madalyonun iki yüzü. Yazı tura niyetine atılmış bir bozuk galleon misali dönüyor havada...

83
Birleşik Krallık / Ynt: Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 25 Kasım, 2021 00:05:06 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Derbeder bir şekilde karanlığın içinde koşturmaya başladı kızıl saçlı cadı. Tırabzanlara çarparak, düşe kalka, karanlık koridorun içerisinde kayboldu. Kan damlaları ise birer birer iz bırakıyordu arkasında.

Karanlık koridorun sonuna yaklaştığında bir hole vardı. Bir merdiven üst kata çıkan ve aşağıya sızan güçsüz bir ışık. Sol tarafında taş bir sehpa ve üzerinde eski püskü, tozlu kitaplar. Sağ tarafında ise duvarda ise bir tablo. Adem ve Havva'yı resmeden bir çizim.

[spoiler]
[/spoiler]

Tablonun hemen yanına asılmış askıda bir iki palto ve yanında ise bir zincire tutturulmuş bir asa, kimin olduğu belirsiz.

Bir meşale yanıyor hemen sol arkasındaki köşeden. Başı kukuleta örülü bir adam çıkıyor arkadaki odadan ve fark ediyor Cwénhild'i. Belinden baltasını sıyırdığı gibi atılıyor üstüne! Bir can pazarı daha bekliyor anlaşılan kızıl saçlı cadıyı...

84
Birleşik Krallık / Ynt: Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 24 Kasım, 2021 23:50:17 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Öyle bir tekmeydi ki, yer sarsıldı!

Öyle bir tekmeydi ki, Poseidon'un gazabı sanabilirdiniz!

Öyle bir tekmeydi ki, boğanın inlediğine yemin edebilirdiniz!

Minatoru deviren bir Theseus gibi yardı boğanın karnını ve ikiye böldü pirinç kalıbı tutacaklarından. Kızıl saçlı kız ise, yeni doğan bir buzağı gibi karnından yuvarlandı pirinç cüssenin ve köz halindeki ateşin küllerine karıştı. Tekrar bacaklarından güç alıp, küllerinden doğan bir Zümrüdüanka Kuşu gibi doğrulduğunda ise!.... Bacağında derin bir sızı hissetti.

Yarığa tekme attığı esnada bacağı da biraz kesilmişti. Kanaması vardı ve zemine, adım attığı her yere kan izlerini de götürecek gibiydi.

Etrafında mahkeme salonu, mumlar sönmüş, fısıltılar kayıp, kimsecikler yok. Çıkardığı gürültüyü takriben soldaki asma balkonun arkasındaki bir koridorun aydınlandığını hissetti. Birisi ağır adımlarla buraya geliyor gibiydi.

Tam sağında, kızıl cübbelinin belirdiği yerde ise bir kapı daha vardı. Rüzgarın esintisinden yeri tespit edilebiliyordu ancak koyu karanlıktı bulunduğu mevki ve ötesi görünmüyordu.

Cwénhild'in çabuk olması gerekecekti. Nitekim aydınlık kapıdan ve berisindeki koridordan gelen her kimse birazdan burada olması an meselesiydi!

Her ölüm, bir yeniden doğuştu ve balinanın karnından kurtulmak, herkesin harcı değildi...

85
Birleşik Krallık / Ynt: Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 24 Kasım, 2021 23:37:13 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Yanmış pirinç boğanın içerisine göz attığında bir yarık görüyor tam kalıbın birleştiği yerde ve boğanın karnına tekabül eden noktada. Ateşten mi kaynaklandığı, yoksa özensiz bir şekilde tasarlanmış boğanın malzemesindeki yetersizlikten mi kaynaklandığı bilinmez, parmaklarını sokabileceği bir yarık. Hatta öyle ki, biraz ışık olsa yanmış ve kül olmuş ateşin közünü görebileceği cinsten. Kıpırdadıkça boğanın sarsıldığını ve devrilmeye yahut kırılmaya hazır olduğunu fark ediyor. Her kim yaptıysa, iyi bir işçiliğin ürünü olmadığı besbelli.

Cwenhild'in bilinci artık yerinde.

86
Birleşik Krallık / Ynt: Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 24 Kasım, 2021 23:25:39 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kadının son bir can havliyle haykırarak savurduğu tehditlerden doğan korku dolu iniltiler eşliğinde cellatlar, yorgun vücudunu elleri kolları bağlı şekilde pirinç boğaya yerleştirmiş ve kalıbı tamamen kapatmışlardı. Bir süre boğanın ayaklarının olması gerektiği yerden bir ısı yükseldi pirinç kalıbı saran. Isındıkça ısınıyordu kalıbın içerisi. Dışarıda hayıflanma dolu fısıltılar, konuşmalar, ayak sesleri duyuldu. Sonra yavaşça hepsi kesildi. Kaskatı bir sessizlik, kaskatı bir beden, capcanlı bir ateş!

Sıcaktı. Çok daha sıcak olacaktı...

Kadının yüzü gözü ter içinde kalmaya başlamıştı. Artan sıcak ve aralıksız geçen işkence dolu, uykusuz saatler etkisini göstermeye başlıyordu. Boğanın içerisine cenin pozisyonunda tıkılmış, ölmeyi bekleyen bir kurban misali bekliyordu alevlerin canını alacağı saati.

Bilinci yarı açıktı, belki de tamamen kayıptı.

Sonra bir şey oldu. Alevler durdu adeta. Pirinç boğanın içindeki ısı kaybolmaya başladı. Ateşin çıtırtısı duyulmuyordu. Tavandan damlayan bir su damlasının göle düştüğü anda çıkardığı ses hariç, hiçbir şey duyulmuyordu. Gerisi koyu bir sessizliğe bürünmüştü. Pirinç boğanın içerisine konulduktan sonra ne kadar geçtiği bilinmez, Cwénhild yavaş yavaş bilincinin tekrar yerine geldiğini hissetti... Vücudu acıdan, ağrıdan uyuşmuş; sinir uçlarını hissedemez olmuştu.

87
Birleşik Krallık / Ynt: Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 24 Kasım, 2021 23:07:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Birkaç kıkırdama daha duyuldu karanlıklardan. Engizitörün tepesi atmıştı. Kapüşonunu açıp yüzünü açık etmemek ve hiddetle bağırmamak için zor mani oldu kendine.

"Şu küstaha haddini bildirin!"

Celladın şişik parmakları çevirdi vidayı olabildiğince. Kemiklerde biraz çıtırtı ve sonra salonu sarsan bir kadın çığlığı! Kanlar akan bir el, kopmuş bir parmak ise zeminde... Acıdan kıvranıyordu kontrolsüzce kızıl saçlı cadı. Kızıl cübbeli ise, hiç oralı değildi.

"Yöntemlerimizde kan akıtmayı tercih etmeyiz. Ancak siz bugün, sabrımızı sınadınız bayan! Baloda yaptıklarınız, Şeytana olan bağlılığınız, Aziz Michael'ın ruhu şad olsun ki bugün cezalandırılacaktır! Pirinç boğayı getirin!"

Cellatlardan bir tanesi karanlıkların içerisinde kısa bir süre kaybolduktan sonra, tekerlekli bir platformun üzerinde, görünüşüyle bir boğayı andıran, pirinçten dökme olduğu aşikar ve başının olması gereken yerde uyduruk boynuzlara sahip, insan boyutlarında büyük bir kalıbı çekmeye başlamıştı sandalyenin yanına doğru. Diğer celladın da yardımıyla kalıbı açtılar. İçine bir insanın sığabileceği bir tabutu andırıyordu şekilsiz biçimiyle.

Engizitör yaklaştı kadına. Yüzüne doğru hafifçe eğilirken gözlerinin olması gereken yerde hiçbir şey göremediğini fark etti Cwénhild.

"Sizi yakılarak ve Şeytan'ın günahlarından arındırılarak ölmeye mahkum ediyoruz bayan! Son bir sözünüz var mıydı?"

88
Birleşik Krallık / Ynt: Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 24 Kasım, 2021 22:45:37 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kadın sözlerini bitirdiğinde önce şaşkınlık ve sonrasında yadırgama içerisinde inlemeler duyuldu karanlıklardan. Engizitörün kurumuş dudakları ise ilk kez gülümsüyordu. Başını önüne eğip, ak düşmüş sakalını sıvazladı sakince.

"Bu kadar çabuk itiraf etmeniz beni şaşırttı bayan. Oysa ki daha yeni başlamıştık."

Başının bir işareti ile kadını sandalyesine geri indirdiler astıkları kancadan. Ellerini zincirlerle tekrar bağladıktan sonra sandalyeye, cellatlardan birisi metal levhalarla sarılı, kısa bir boru benzeri cisim çıkardı çantasından. Bu boruyu itinayla kadıncağızın baş parmağına geçirirken, adam konuşmayı sürdürüyordu.

"Böylece Şeytanın günahlarından arındırılmanız için yeterli beyanı aldığımızı düşünüyorum. Burada, şahitlerimizin huzurunda, yargıçlarımızın akıbetiniz hakkındaki kararını beklerken... Sormam gerekiyor! Bildiğiniz cadıların ve büyücülerin isimlerini, tam adreslerini istiyoruz. Ya da bu çalıştığınız kurum, her ne ise adı, nerede olduğu ve varlığına dair kanıtlar istiyoruz bayan. Yoksa bu gece, sandığınızdan da uzun geçecek!"

Cellat, kadının baş parmağına geçirdiği metal levhaya takılı olan kanatlı vidayı çevirmeye başladı. Kızıl saçlı cadının parmağı, vida döndükçe metal levhaların arasına sıkışıyor, sanki bir öğütücünün içerisine atılmış hayvan ölüsü gibi büzüşüyor ve giderek katlanılamaz bir acıya sebebiyet veriyordu. Etinden et koparılırcasına bir acı, önce eline sonra da vücuduna yayılıyordu.

89
Birleşik Krallık / Ynt: Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 24 Kasım, 2021 22:16:13 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kadının konuşması tam bitmişti ki, cellat çenesinde bir iz yakalamış gibi parmaklarıyla sıkıca kavradı kurbanın yüzünü. İzi, Engizitöre gösterdikten sonra ve kadının kallavi şekilde ettiği küfürler nihayet son bulduğunda adam söze girdi.

"Gerçek anlamda şeytanın galiz küfürlerini savurmanız zaten yoldan çıkmış bir cadı olduğunuzu doğruluyor. Din kardeşlerimize çektirdikleriniz yüzünüzden size acıma göstereceğimizi ise sakın düşünmeyin! Ayrıca... Çenenizdeki iz nedir peki? Şeytanla günah dolu birleşmelerinizin bir işareti olabilir mi?"

Başıyla işaret verdiği cellat, aniden elindeki şişi kadının izine denk gelecek şekilde çenesine saplayıverdi. Kızıl saçlı cadının ağzından saçılan kanlar bedenini kirletmeye başlamıştı.

Engizitörün haykırışı yankılandı salonun duvarlarında.

"Filistin askısı!"

Cellatlar çarçabuk bir şekilde kadını kollarından bağlayarak, ipin ucunu tavanda bulunan bir kancaya geçirdiler. Sandalyenin hemen arkasındaki mekanizmayı çevirmeye başladıklarında ise, kolları arkasından bağlanmış olan kadın sandalyesinden yükselmeye ve yukarı çekilmeye başlamıştı.

Eklemlerinde ve dahi kemiklerinde korkunç bir acı çektiği aşikardı.

Yere baktığında ise sandalyenin tam altında, o kanlı gece salonun tavanında gördüğü uğursuz sembolü fark edecekti.


Engizitör, soğukkanlı bir şekilde devam etti sözüne.

"İtiraf edin, itiraf edin ve kurtulun günahlarınızdan! Cadı olduğunuzu biliyoruz bayan, elinizde asa ile Şeytanın bin bir lanetini saçtığınızı ve onun günahlarının bir aracısı olduğunuzu biliyoruz! İtiraf edin! Bir cadısınız siz! Kimler var organizasyonunuzda? O kurumda kimlere çalışıyorsunuz? Nerelerde toplanıyorsunuz!?"

90
Birleşik Krallık / Ynt: Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 24 Kasım, 2021 21:55:54 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karanlıktan kimi kahkahalar işitildi verilen cevap üzerine. Engizitörün ise yüzü asılmış gibiydi. Başını iki yana sallayıp, kukuletalılardan birisine parmaklarıyla işaret yolladıktan sonra söze girdi.

"Bize kolaylık sağlamanız bu sorgunun bitmesi ve acılarınızdan arınmanız için çok daha hızlı bir metot olur, seherbaz hanım!"

Cellat görünümlü kukuletalı adam, elinde demirden, sivri bir şişle kadına yaklaştı. Deri eldivenlerle kuşanmış, o soğuk ellerini kadına yaklaştırdı. Kalın parmaklarıyla kadının vücudunu, yüzünü yokluyor ve sanki bir işaret, bir gösterge arıyordu.

"Sihir Bakanlığı adı verilen bir kurumda çalıştığınız doğru mu? Çalışıyorsanız ne sıfatla? Seherbazın anlamı nedir? Kendi iyiliğiniz için Kutsal Mahkememizi aydınlatmanızı salık veriyorum!"

Sayfa: 1 ... 4 5 [6] 7 8