1
Seherbaz Büro / Ynt: Anılar konuşur mu ?
« : 04 Haziran, 2023 15:29:08 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Yapboz parçaları tek tek yerine koyulup resim yavaş yavaş oluşmaya başlaması gerekiyordu genç büyücünün ne olduğunu anlaması için. Görüntüleri görmüştü yeteri kadar ve neler olduğunu anlamaya çalışıyordu büyücü. En azından neden küçük cadı böyle bir şey hatırlıyordu. Peki ya o adamlar kimdi, gencecik kadının ölümüne neden olup küçücük kızın anılarıyla oynayanlar. O yaşlı adamın adamları olduğu zaten çok belliydi. Peki ya kadın ile küçük kız neden kaçıyordu, yaşlı adam neden onların peşindeydi. Kadın belki de kocasına geri dönecekti çünkü küçük kıza babasının geleceğini söylemişti belki de o yüzden gelmişti fakat yaşlı adam yerini öğrenince peşinden gelmişti. O kadar çok soru vardı ki o kadar çok neden. Annesini kendisi öldürdü diye biliyordu küçük cadı oysa ki hem annesi hemde kendisi masumdu görünür de. Şu sıralar ortalığı karıştıran adamın büyüsüne maruz kalmıştı küçük kız. Daha çok küçükken yerleştirilmişti bu zihnine belliydi. Kim bilir ne kadar acı çekti diye düşündü büyücü. Kandırılmak en büyük acıydı en azından bunca şeyi yaşadığını bildiğin ve suçluluk duyduğun zaman. Kendine onca sene kızarsın, acı çekersin yada intikam içinde koşarsın ama daha sonra asıl gerçekleri öğrenirsin işte bu insanın içini yiyip bitiren yegane gerçektir.
Cadının neden anıları değiştiğini bilmiyordu büyücü, zavallı kadını öldürenler küçük cadıyı bulmuş ve tüm suçu onun üzerine atmıştılar. Temiz iş kimse bir şey anlamayacak ve suçlu her zaman yanı başında duracaktı. Kimse küçük cadıyı suçlamayacaktı küçük cadı ise bütün hayatı boyunca bununla beraber yaşayacaktı. Adrasın her işini başka birilerinin üstüne atıp kendini temize çıkardığını duymuştu. Gerçi sadece bu anıyı görmüştü ve işini nasıl yaptığının bazı parçaları eksik olsa da biraz olsun anlamıştı. Anıların daha derinine inmek istedi cadının ama yapamadı bir şeyler onu geri itiyordu. Büyücü ne kadar ileri doğru gitmek istese de cadı onu gerisi geriye itmiş ve en sonunda kendisini büroda ki sorgu odasında bulmuştu. Cadının ona baktığını görüyordu, ince iki göz ona doğru bakıyordu ve yüzü zorlandığının göstergesiydi. Demek cadı zihinbend büyüsünün biliyordu ve anıları ile oynandığını anlamıştı. Büyücü derin bir nefes verirken küçük cadı ise nefes nefese ona nasıl der gibi gözlerle bakıyordu. Küçük cadının sesini duydu bu sefer, büyücü oturduğu yerden kalkıp cadının tam önüne bir sandalye çekti. "Bunun babanla alakası yok Lilith ilk önce sana onu söyleyeyim" dedi. Daha sonra cadının mimiklerine baktı, neden, nasıl diye sorguluyordu. "Evet sandığın yeteneğe sahibim" dedi. Genç cadının tek tek sorularını yanıtlarken. "Lilith, bak bana güvenebilirsin evet biliyorum kimseye güvenemeyeceğini bunun gibi anılar ile kimseye anlatamayacağını ama şu anılara bakılacak olursa hiç bir şey senin bildiğin gibi değil" diye ekledi büyücü.
Cadının neden anıları değiştiğini bilmiyordu büyücü, zavallı kadını öldürenler küçük cadıyı bulmuş ve tüm suçu onun üzerine atmıştılar. Temiz iş kimse bir şey anlamayacak ve suçlu her zaman yanı başında duracaktı. Kimse küçük cadıyı suçlamayacaktı küçük cadı ise bütün hayatı boyunca bununla beraber yaşayacaktı. Adrasın her işini başka birilerinin üstüne atıp kendini temize çıkardığını duymuştu. Gerçi sadece bu anıyı görmüştü ve işini nasıl yaptığının bazı parçaları eksik olsa da biraz olsun anlamıştı. Anıların daha derinine inmek istedi cadının ama yapamadı bir şeyler onu geri itiyordu. Büyücü ne kadar ileri doğru gitmek istese de cadı onu gerisi geriye itmiş ve en sonunda kendisini büroda ki sorgu odasında bulmuştu. Cadının ona baktığını görüyordu, ince iki göz ona doğru bakıyordu ve yüzü zorlandığının göstergesiydi. Demek cadı zihinbend büyüsünün biliyordu ve anıları ile oynandığını anlamıştı. Büyücü derin bir nefes verirken küçük cadı ise nefes nefese ona nasıl der gibi gözlerle bakıyordu. Küçük cadının sesini duydu bu sefer, büyücü oturduğu yerden kalkıp cadının tam önüne bir sandalye çekti. "Bunun babanla alakası yok Lilith ilk önce sana onu söyleyeyim" dedi. Daha sonra cadının mimiklerine baktı, neden, nasıl diye sorguluyordu. "Evet sandığın yeteneğe sahibim" dedi. Genç cadının tek tek sorularını yanıtlarken. "Lilith, bak bana güvenebilirsin evet biliyorum kimseye güvenemeyeceğini bunun gibi anılar ile kimseye anlatamayacağını ama şu anılara bakılacak olursa hiç bir şey senin bildiğin gibi değil" diye ekledi büyücü.