17 Nisan, 2026 08:28:38 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Victoria Sanchez

Sayfa: [1] 2 3
1
Karakter Talepleri / Ynt: Galleon Talepleri
« : 22 Nisan, 2023 23:34:37 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Mekanımda yazılan rp'lerin karşılığı galleonu talep ediyorum. Teşekkürler şimdiden.

https://buyucedunya-rpg.com/buyucu-kismi/balli-bela/

2
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 16 Nisan, 2023 00:12:11 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Victoria'ya hayvanlarla konuşma almak istiyorum. Üç seviyeyi de. (30 GP)
Luna'nın cadı görüşünü ikinci seviye yapmak istiyorum. (10 GP)
Bir de Luna'nın tılsım gücünü 20 yapmak istiyorum. (5 GP)

Rp'ler;

https://buyucedunya-rpg.com/buyuk-salon/ynt-1866-1867-yili-hogwarts-acilis-seremonisi-slytherin-masasi/msg3198/#msg3198

https://buyucedunya-rpg.com/hogwarts/gecenin-esintisi/msg3152/#msg3152

%30'luk indirimle 31 GP oluyor sanırım. Şimdiden teşekkürlerr :)

3
Hogwarts Arazisi / Ynt: Sihirli Yaratıkların Bakımı Dersi - 1866 -67
« : 12 Nisan, 2023 01:57:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Victoria ders alacağı yerin önüne gelirken etrafındaki her şeyi incelemişti. Her şey göz alıcı ve anlaşılmazdı. Etrafındaki üst sınıfların bir bakışı bile fazla gördüğü şeylere küçük kız ağzı açık bakıyordu. Dersin verileceği yere geldi. Ancak burada ateşle karşılaşmayı beklemiyordu. Hayatı boyunca ateşlerden uzak durması konusunda öğütlenmişti. Ateş tehlikeliydi. Victoria ailesinin bu endişesini anlıyordu ancak neden bu kadar ısrarla onu ateşten tutmaya çalıştıklarını bilmiyordu. Hele ki ateş bu kadar ilginçken. Ailesinin bu uyarılarını görmezden gelmek istedi. Ateşin büyüsüne karşı koyamayarak birkaç adım ilerledi. Gözlerinde ateşin büyüyen dalgaları dışında hiçbir şey yoktu. İstemsizce gülümsediğini fark bile etmedi. Etrafındakilerin bağırışlarını ya da önündeki engeli görmüyordu. Bir adım daha atacak ki kapı profesör tarafından açılıp yağmur yağmaya başladı. Victoria, ateşe olan takıntısına mı şaşırsa yoksa yağmur yağmasına mı şaşırsa, bilemedi.

Birkaç büyü görse de hiçbirine hakim değildi. Bu yüzden gördüğü her şey onun için yeni ve paha biçilmezdi. Profesör kendini tanıtırken büyülerden birinin annesini geri getirip getiremeyeceğini düşündü. Yoksa ölüm, büyü karşısında bile yenilmez miydi? Yoktan yağmur bulutları oluşturabiliyor, uçabiliyorlar ancak ölüme deva bulamıyorlar mıydı?

Derin düşüncelerinden çıkmasını profesörün sorusu sağlamıştı. Sihirli yaratıklar hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Daha büyüleri, büyünün nasıl işlediğini bile bilmiyordu. Bir asanın önemini bile Yüce Boleyn'le okul alışverişi yaparken öğrenmişti. Ve pek çok diğer şeyi de...


Victoria merakla profesöre baktı. Başını hafifçe iki yana sallarken gözlerinde öğrenmek istediğini haykıran bakışlar vardı. Kulağına fısıldanan sözleri görmezden gelmenin tek yolu bilmekti. Gerçekleri, doğruları bilmek... Bilgi güçtü. Güç ise onun ve ailesinin kurtarabilecek tek şeydi. Öyle olmalıydı.



 

4
Sihirli Yaratıkların Bakımı Dersliği / Ynt: Sihirli Yaratıkların Bakımı | Duyurular
« : 30 Mart, 2023 17:08:35 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Öğrenci tanıma formu;

Adınız - Soyadınız: Victoria Sanchez
Binanız: Slytherin
Sınıfınız: I.sınıf

Daha önce ders hakkında sevmediğiniz şeyler nelerdir?
Daha önce böylesi bir ders almadığım için buna cevap veremem ancak önceki derslerim hakkında konuşabilirim. Derslerde en sevmediğim şey pek çok konuyu kısa bir zamana sıkıştırmaya çalışmaları olmuştur hep. Ailemi temsil etmem gereken, hazırlanmam için yeterince zaman verilmediği zamanlarda derslerim hep böyle olmuştur. Konuyu tam kavrayamadan, pratiğe dökemeden başka bir şey öğrenmeye çalışmaktan hiç hoşlanmıyorum.

Daha önce ders hakkında sevdiğiniz şeyler nelerdir?
Yine eski aldığım derslerden bahsedeceğim. Pratik yapmanın zorunlu olduğu zamanları seviyorum. Qin çalmak için kitap karıştırmaya gerek yok.

Eğer bir sihirli yaratık olsaydınız ne olurdunuz?
Sihirli yaratıklara çok hakim değilim. Engin bilgilerinizden faydalandığım vakit bu soruyu çok daha sağlıklı bir şekilde cevaplayabilirim.

Eklemek istediğiniz herhangi bir konu var mı? Varsa nedir?
Hayır, yok. Fakat bir şey söylemem gerekirse eğer, fikrimizi alma inceliğini gösterdiğiniz için teşekkür etmek isterim.

5
Büyük Salon / Ynt: 1866-1867 Yılı Hogwarts Açılış Seremonisi - Slytherin-Thunderbird Masası
« : 19 Mart, 2023 17:03:53 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karşısındaki gencin kafası karışmış bakışlarını görmezden gelmeyi tercih etti Victoria. Başka bir kültürden gelmişti ne de olsa, birbirlerinin davranışlarını anlayamıyor olmaları doğaldı. Buna rağmen önünde reverans yapmış olması görgü kurallarına aşina olduğunu gösteriyordu. Soyadının Boleyn olduğunu söyleyen gence karşılık kaşlarını kaldırmış, nereden geldiğini söyleyecekken birden bir yere doğru yürümeye başlamıştı. Küçük kız da şüphelerine rağmen onu takip etti. Neden batılılar konuşmaktan acizdi? Ne yapacağını söyleyip izin istemek, kibar bir şekilde konuşmak ve davranmak bu kadar zor muydu?

Bunları düşünürken orta yaşlı, küçük kızın eğitmen olduğunu düşündüğü kişilerin olduğu masanın önünde durdular. Victoria herkese kısaca göz attı. Kendisini birden çok yabancı hissetti. Yanlarından geçtikleri masalarda herkes gülüyor, konuşuyor, eğleniyordu. Soylu olup olmamalarını umursamıyorlarmış gibiydi. Kendi ülkesinde sesli konuşmak yalnızca kavga anında yapılacak bir şeydi ve ancak üst kademedekiler yapabilirdi. Aksi takdirde bu hadsizlik ve saygısızlık sayılırdı. Küçükken ne kadar azarlanmıştı bu yüzden. Bunları düşününce yüzünden kırgın bir gülümseme belirse de profesörün konuşmasıyla kendine geldi.

Adamın davranışları çok samimiydi. Fazla samimi. Victoria bu duruma karşılık kaşlarını çatmamak için mücadele etmişti. Batılılarla hiç anlaşıp anlaşamayacaklarını düşündü. Adamın emriyle masadan uzaklaşıp beklemeye başladılar. Çok geçmeden adam da yanına gelip seremoniyi organize etmeye koyuldu. O sırada Victoria yalnızca böylesi hazırlıksız bir yerde okumanın ona nasıl bir fayda sağlayacağını düşündü. Herkes samimi ve sıcaktı ancak bu bir şey ifade etmiyordu onun için. Önemli olan eğitimdi. Aşırı katı, nefes almak için izin istemesi gereken bir yerle herkesin kaynaştığı, gülücüklerin havada uçuştuğu yer arasında hiçbir fark yoktu. Victoria yalnızca eğitiminin en azından iyi olmasını ümit etti. Aksi takdirde bunca yol gelip ablasından ayrılmasının hiçbir anlamı olmayacaktı.

Seremoni için her şey hazırlanınca profesör ona bir koltuğa oturmasını söyledi. Onun seremonisinin diğerlerinden farkının ne olduğunu bilmiyordu. Ama Regina Boleyn’in söylediğinden farklı olduğu kesindi. Karşısında Boleyn ailesinden Eadwig ve profesörlüğünden şüphe ettiği biri dışında kimse yoktu. Daha kalabalık ve neşeli olacağını duymuştu ancak değildi. Gerçi bu onun için daha iyiydi. Tanımadığı insanların bağırışlarıyla başının ağrımasındansa mutlak sessizliği tercih ederdi.

Victoria otururken profesörün ona hitap şeklini fark etti. “Miniğim.” Buna gülmemek için kendini zor tuttu. Annesi bile ona böyle seslenmezdi. Ne kadar küçük olsa da o Sanchez ailesinin varisiydi. Çin’in hatrı sayılır bir kısmının sahibiydi. Ondan yaşça büyükler bile saygılı olmak zorundaydı. Tabii o artık Çin’de değildi.

Profesör başına hafif tozlu bir şapka yerleştirdi. Şapka birden konuşunca düşüncelerinden çıkmak zorunda kaldı. Sakinliğini korusa da şaşkınlığını gizleyemedi. Konuşan şapkadan bahsedildiğini duymuştu ama bunu yaşamak farklıydı. Şapka ona yaramaz olduğunu söylediğinde neredeyse gülecekti. Belki evinde, ailesi yanındayken öyleydi ancak şimdi değildi. Olamazdı. İçindeki hüzne karşı başını dik tutup ifadesiz yüzünü kapıya doğrultu. Şapka konuşmaya devam etti. Kaostan bahsettiğinden rüyalarını anımsadı. Yüce Boleyn’in yanındayken yok olmuş rüyaları geri gelmişti, her zamankinden daha şiddetliydi hem de. Güç arayışındaydı, demek ki bu şapka bir şeyler biliyordu. Slytherin dediğinde şaşırmamıştı. Önce şapka başından çıkartıldı, ardından da küçük kız odadan çıktı.

Profesör onun Boleyn’e emanet etmişti. Bundan pek memnun olmasa da şikayet edecek de değildi. Lord en azından diğerleri gibi aşırı yakın davranmıyordu ona karşı. Belki ona “sen” demiyordu ancak batılılardan ne bekleyebilirdi ki? Üstüne çullanmadığı sürece bir şey demeyecekti. Bakışlarını gençBakışlarını gence çevirip bakmaya başladı. Gözleri beklediğinden daha boştu küçük kızın. Büyüye karşı daha heyecanlı olacağını düşünmüştü. Ne de olsa leydi Regina’yı dinlerken heyecanlıydı ancak şimdi eksik hissediyordu. Aldığı her nefes canını yakıyordu. Ailesinden uzakta geçirdiği her saniye azap gibiydi ancak pes etmeyecekti. Kanında yoktu bu. O yüzden Eadwig Boleyn’e baktı yalnızca.

6
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Güç Puanı Talepleri
« : 12 Mart, 2023 03:58:50 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Victoria ikinci sınıf olduğu için gelen 4 büyü kabiliyetini lanete vermek istiyorum. Şimdiden teşekkürler :)
(Luna'dan sonra ikinci bir lanet uzmanı mı geliyooor?)

7
Hogwarts / Gecenin Esintisi
« : 28 Ocak, 2023 06:11:46 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Victoria karmaşık biri değildi. En azından kendi içinde her şey açıktı. Dünyadaki her şey değişse bile birkaç şey hiçbir zaman değişmeyecekti.

-   Bu dünyadaki kaybetmek istemeyeceği, uğruna her şey feda edebileceği en önemli değer ailesiydi. Onlar için kendinden bile vazgeçerdi.

-   Ailesi dışında hiçbir şey için değerlerini satmazdı. Küçüklüğünden beri ona öğretilenleri aklından bir an olsun çıkartmaz, kendisini her daim asil bir leydi olarak taşırdı. Yürüyüşü, konuşması, bakışları, duruşu… Asil olmayan tek şeyi aklıydı.

-   Yaşamak yalnızca ailesini üzmemek için katlandığı bir şeydi. Eğer ailesi bu dünyada olmasaydı, aynı havayı solumuyor olsalardı nefes almanın bir anlamı kalmazdı. Yaşam onun için mühim değildi ancak hayatta kalmak için elinden geleni yapmaya hazırdı.

Aklından bunları geçirirken odasında, yatağında uzanıyordu. Duvarı izlerken tek bir yere odakladığı gözlerinin aksine aklı karman çormandı. Çok fazla şey yaşanmıştı. Bu yaz öyle karmaşıktı ki düşünmeye nereden başlayacağını bilmiyordu. Öncelikle ailesinin yanından koparılmışçasına, sürgün edilmişçesine bir adaya gönderilmişti. Orada geçirdiği sürede pek çok şey öğrenmişti. Hem okul hem de hayat hakkında. Özellikle Hogwarts’a giden trene binmeden önceki gece Victorine Boleyn’nin söyledikleri asla unutmayacaktı. Bunları söyledikten kısa bir süre sonra öldüğü düşünülürse söyledikleri daha anlamlı olmuştu.

“Kimseye güvenme. Kendi yolunu çiz. Bu dünyada önemli olan sadece sensin. Hayat bir oyundur ve yalnızca doğru taşları oynayanlar kazanır.”

Bu söylediklerini aklından çıkartmayacaktı ki trajik bir sonla karşılaşmasın. Önemli biri olduğunu biliyordu. Çin’in önemli hanelerinden birinin en küçük hanımı olarak büyümeden bile tarifi imkansız bir güce sahipti. Ne yaparsa yapsın kurtulamayacağı, gücün yanında hayatını tehlikeye atabilecek sorumluluklar da getiriyordu. Bu sorumlukları yüklenmeye hazırdı ancak ablası onunla aynı fikirde değildi. Önemli biri olsa da onun için en değerli kişi ablasıydı, onun sözleri emir niteliğindeydi. Sanchez ailesinin başındaki kişiye itaatsizlik edecek değildi, kaldı ki ablasının sözlerini çiğnesin.

Gözlerini duvardan çekip yataktan kalktı. Pencereye doğru yürüdü. Dışarısı mumlar olmasa kapkaranlık olurdu. Devasa bir alanı görebiliyordu. Yakınlarda bir yerde bir orman vardı. Yasaklı bir bölge olmasa oraya gitmek isterdi. Gerçi bu okulda pek çok yasaklı bölge vardı. Neden hala buraları tuttuklarını anlamakta güçlük çekse de üzerinde durmadı. Bu onun işi değildi. Gerekli tüm bilgileri Regina’dan almıştı zaten.

Pencereden uzaklaştığında komidinin üstündeki “V” şeklindeki broşu gördü. Victorine’nin V’si aynı zamanda onun isminin de baş harfiydi. Buruk bir şekilde gülümsedi. Ardından broşu çekmeye koyup kendini yatağa attı. Kabuslarla geçecek gecede onu sakinleştirecek kimse yoktu. Ne ablası ne de usta bir büyücü. Sanki odada bir rüzgar esmiş gibi içi titredi ancak gözlerini açmadı. Her şeyin daha başındaydı. Hikayesi yeni başlıyordu.

8
Büyük Salon / Ynt: 1866-1867 Yılı Hogwarts Açılış Seremonisi - Slytherin-Thunderbird Masası
« : 02 Ekim, 2022 21:37:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kendini tanıtma zahmetine bile girmeyen biri tarafından dışarı çıkarılınca ne yapacağını bilemeden onu takip etti Victoria. Buraya yabancıydı, yolunu şaşırıp yanlış masaya yaklaşmış olması muhtemeldi ancak dışarı çıkartılmayı beklemiyordu. Üstelik ondan büyük de olsa konuşma tarzı ziyadesiyle kabaydı. Onu dışarı çıkarttıktan sonra arkasını dönmüş gidecekken seslendi.

“Affedersiniz!”

Ardından ona doğru birkaç adım attı. Her zamanki asaletiyle önce onu selamlayıp sonra durumu açıklaması gerekirdi ancak karşılaştığı bu kabalık karşısında böylesi bir nezaketi gösterip göstermemek konusunda şüpheleri vardı. Yine de bir asil olarak gereğini yapmalıydı. Önünde hafifçe eğilip onu selamladı. Her ne kadar asil olsa da kendinden büyük kişilere saygı göstermeliydi. Annesinin öğretileri bunu emrediyordu. Ardından sırtı dik, kendinden emin bir şekilde konuşmaya başladı.

“Benim adım Victoria Sanchez. Masanıza yaklaşmadan önce Slytherin binasına ait olduğum söylendi. Neden bir açıklama beklemeden ya da yapmadan beni dışarı çıkarttığınızı anlamış değilim. Beni bu konuda aydınlatır mısınız?”

Ardından her zamanki duygudan yoksun fakat sorgulayıcı bakışlarını karşısındaki gence dikti. Yaşına karşılık duruşundan savsak biri olmadığı anlaşılıyordu. Bir sebebi olmasa böyle bir şey yapmazdı diye düşünüyordu. Bir açıklamayı hak ettiğine inanıyordu. Ardından soğuk fakat kibar gülümsemesini takındı.

“Bu arada kiminle konuştuğumu öğrenmek şerefine nail olabilir miyim?” dedi.

9
Büyük Salon / Ynt: 1866-1867 Yılı Hogwarts Açılış Seremonisi - Slytherin-Thunderbird Masası
« : 30 Eylül, 2022 15:06:48 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Victoria nispeten uzun bir yolculuktan sonra sonunda Hogwarts’a varmıştı. Yolda gördüğü çeşit çeşit büyüleri meraklı gözlerle fakat sakin bir şekilde izlemişti. Duyduğu her şeyi aklına kazımıştı. Zira annesinin de sürekli hatırlattığı gibi bilgiyle en güçlü savaşçıları bile çolak bırakmak mümkündü. Kartlarını doğru oynadığı sürece istediklerine rahatlıkla kavuşabilirdi. Bu yüzden önce leydiyi pek andırmayan ama asil kana sahip olduğundan şüphe duyamayacağı Boleyn leydisinin dediklerini sünger gibi çekmişti; ardından Yüce Boleyn’in hem alışveriş yaparken hem de adadan ayrılmadan önce yaptığı sohbetleri aklına kazımıştı. Bu bilgileri kullandığı sürece bir sorun yaşayacağını sanmıyordu.

Aklından çıkarmaması gereken tek şey vardI: Kimliğini unutmamak. Evde eğitim aldığı için insanlarla kaynaşmakta usta olmasa da emir vermekte ustaydı. Üstelik pek çok leydiyle konuştuğu için dolaylı yoldan konuşmayı çok iyi biliyordu. Kibar, soğuk ve mesafeli olmasının yanı sıra zarifti de. Leydi Regina’dan duyduklarına bakılırsa herkesin samimi olabildiği bir yer olacak Hogwarts’ta yer edinebilecek miydi, pek emin değildi. Ne de olsa ailesine karşı bile tamamen dürüst ve samimi olamazdı. Evlerinde de olsalar bir leydi olarak davranışlarına dikkat ediyordu, etmek zorundaydı. Zira asil olmak, hele ki geçmişi bu denli köklü bir ailenin en küçük kızı olmanın gerekliğiydi bu. Bu yüzden olsa da gerek buraya uyum sağlamayacağından çekiniyordu. Yine de korku onu durduran değil harekete geçiren bir şeydi. Önce babasını, sonra annesini ve ardından tek güvencesi olan ablasını kaybetmişti. Ufak bir tedirginlikle de bittabi başa çıkabilirdi. Nasılsa kaybedecek pek bir şeyi yoktu.

Okula girerken etrafa çaktırmadan göz artmıştı. Devasa gözükmesinin yanında küçükken gittiği Yasaklı Şehrin yanında minyatür kalıyordu. Zaten burayı bu kadar büyüleyici kılan büyüklüğü değildi. Ağaçların bile değişik gözüktüğü bu okulda gizemin kokusunu alabiliyordu Victoria. Kanı kaynamaya başlamıştı bile. Kim bilir bu okul ona neler öğretecekti? Kimlerle tanışıp, ne kültürlere ortak olacaktı? Kapıdan içeri büyücü topluluğuyla birlikte girerken geleceğini düşünüyordu. Geçmişini düşünmekten çok daha keyifli olduğu kesindi.

Büyük bir kalabalık, uğultu vardı. Mumlar havada uçuyor, hayaletler etrafta geziniyordu. Pek çok kişi tatilden sonra arkadaşlarıyla kaynaşıyordu. Gülüşmeler ve konuşmalar Victoria’yı rahatsız ettiyse de belli etmedi. Kendisini ne kadar bir kurt sürüsüne atılmış koyun gibi hissediyorsa da gerçeğin farkındaydı. Bir Sanchez asla bir koyun olamazdı. Ejderha olması gerekiyordu. Ne de olsa kraliyet kanı taşıyordu. Bu sebeple gözlerini ileriye, oturması gerektiği söylenen masaya kilitledi. Ellerini karnında birleştirip başını dikleştirdi. Asil, zarif ve kudretli gözüküyordu. Her ne kadar kimse bunu umursamasa da onun böyle olması gerekiyordu. Kıyafetleri batı-doğu kırması olsa saçları Çin usulü toplanmıştı. Annesinin hediyelerinden olan pembe şakayık figürü işlenmiş saç tokası gece siyahı saçlarıyla tezat oluşturuyordu.

İyi bir durumda olduğuna kanaat getirip sakinleşince adımlarını hızlandırdı. Yumuşak fakat emin adımlarla masaya doğru yürüdü. Masa odayı neredeyse boydan boya kaplıyordu. Böylesi büyük bir masayı sarayda dahi görmemişti. Ondan büyük olduklarını tahmin ettiği kişiler devasa masanın etrafında konuşuyorlardı. Ne dediklerini anlamıyordu çünkü uğultu dayanılmaz derecedeydi. Evindeki sakinlik eser yoktu ancak şikayet etmiyordu. Etse de bir şey değişmeyecekti ne de olsa. Ne yapacağını bilmediği için hiçbir şey demeden masanın başında durup onları inceledi.

10
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 14 Eylül, 2022 04:34:03 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Luna'nın lanet gücüne 5, tılsım gücüne 5 stat almak istiyorum. (5GP+5GP=10GP)

11
Lejant Alanı / Victoria Sanchez
« : 27 Ağustos, 2022 11:19:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
İsm Soyisim: Victoria Sanchez

Doğum Yeri: Çin İmparatorluğu

Ailesi: Sanchez ailesinin tarihi 560 yıl önceye dayanıyor. Ailenin başlangıcından itibaren büyücü olan bu aile kimsenin bilmediği olaylara tanık olmuş, adeta bir sır yuvasıdır. Bu sırlar yalnızca ailenin başı ve varisi tarafından bilinir, ailenin diğer üyeleri ise yalnızca bir kısmını bilir.

Victoria'nın babası 30 yıl önce bu aileye gelmiş, büyücü olduğunu gizlemek amacıyla ailesi tarafından Sanchez ailesinin kızıyla, kuzeniyle, evlendirilmek için gönderilmiştir. Sanchez ailesini Victoria'nın annesi yönettiği için kendi değersiz hisseden baba, Victoria 7 yaşındayken evi terk etmiştir.


Güçlü Yanları: Akıllı, dikkatli, özgüvenli, asil, bilgili.

Zayıf Yanları: Fazla şüpheci, ailesine fazla düşkün.





12
Çin İmparatorluğu / The Lone Moon
« : 27 Ağustos, 2022 11:12:16 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
"Anne, Victoria'dan daha ne kadar saklayacağız bunu?"

Sally meraktan öte gerginlikle sormuştu bu soruyu. Çünkü biliyordu ki bunu dile getirmek bile tabuydu ailede. Haksız sayılmazlardı yasaklamakta ancak daha ne kadar saklayacaklarını da bilmek istiyordu evin büyük kızı. Kardeşinin gözüne her baktığında, her konuştuklarında kelimelerine dikkat etmekten sıkılmıştı. Bakışlarında kardeşinin onu yargıladığını, bir şeylerin ters olduğunu bildiğini görebiliyordu. Victoria akılsız bir kız değildi. Aksine o kadar şüpheci, o kadar dikkatliydi ki ondan bir sır saklamak neredeyse imkansızdı. Tabii, bu sır küçük kardeşinin hayatını tehlikeye atıyorsa saklamaktan başka çaresi yoktu, yine de sabrı tükenmeye başlamıştı.

Annesi iç çekip kızına baktı. En kıymetlisinden böyle bir şey saklamayı o da istemiyordu ancak başka bir çaresi yoktu. Gerçekleri bildiği zaman yaşananları düşündükçe kanı donuyordu. Victoria'nın bir sorunu vardı, hiçbir hekimin, şifacının ne tespit edebileceği ne de iyileştirebileceği bir sorun. Hem onu hem de aileyi tehlikeye atabilecek bir sorun. Bunu çözmenin bir yolu da yoktu, yalnızca zamana bırakabilirlerdi.

"Sally, ona söyleyemeyeceğimizi biliyorsun. Yaşananları unuttun mu? Her şeyi unutmasını sağlamasaydık kim bilir başına nasıl felaketler gelecekti! Büyümesini beklemeliyiz, başka çaremiz yok."

Sally bundan emin değildi. Küçük kardeşinin ela gözlerini her üstünde hissettiğinde bir şeyleri fark ettiği korkusuyla gecelerini harap ederken ne kadar saklayabileceklerini bilmiyordu. Küçücük boyuyla öylesi bir hava yayıyordu ki Sally tüylerinin diken diken olmasına mani olamıyordu. Her an sakladıkları şeyler açığa çıkacak diye diken üstündeyken nasıl iyi bir abla olabilirdi?

"Ama anne, Victoria'nın bakışlarını görmüyor musun? Sanki ruhuma bakıyormuş gibi hissediyorum. Attığım her adımı, aldığım her nefesi izliyormuş gibi hissederken ne yapmamı bekliyorsun? Onun nasıl biri olduğunu biliyorsun. Her şeyi öğrenene kadar durmayacak."

Annesi durumun vehametinin farkındaydı ancak elinden bir şey gelmiyordu. Kızlarını ve ailesini korumak için bunu yapmaya mecburdu. Sonuçta o yalnızca bir anne değil, aynı zamanda ailenin efendisiydi. Duygusal kararlar veremezdi, eğer verirse şimdikinden daha fena bir halde olabilirlerdi.

"Endişelenme kızım. Victoria ne kadar şüpheciyse bir o kadar da ailesine düşkündür. Seni izlese de açıkça soru sormayacaktır. Sakladığımız sırların açığa çıkmaması gerektiğini fark etmiştir. O yüzden bizi zorlamayacaktır. Sen yalnızca dikkatli ol, gerisini bana bırak."

Sally endişelerinden tamamen kurtulmamış olsa da annesini dinlemekten bir çaresi yoktu. Ayrıca annesinin haklılık payı vardı. Victoria, küçük kardeşi, hiçbir koşulda ona soru sormuyordu. Yalnızca gözlemler, kendi çıkarımlarını yapardı. Sakinleşmeliydi. Gerçi başka bir çaresi de yoktu ya.

Victoria kapının önünde durmuş onları dinliyordu. Kendi düşüncelerine dalmış annesi ve ablası onu fark bile etmemişti. Annesinin haklı olduğunu fark edince gülümsedi. Demek ki Victoria onu izlerken onlar da Victoria'yı izliyordu. Ancak bunların bir önemi yoktu. Sonuçta ailesi burada, yanındaydı.

"Anne!" diye seslenip annesine doğru koştu.

Annesi onu kucağına aldığındaysa tüm düşünceleri bedenini terk etti. Annesi burada olduktan, ablası ona sıcak bir şekilde güldükten sonra hiçbir şeyin önemi yoktu. Hiçbir şeyin!









13
Boleyn Adası / Ynt: Göklere Uzanan Altın Kuleler
« : 22 Ağustos, 2022 02:10:08 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Leydinin dedikleri Victoria için hiçbir anlam ifade etmiyordu ancak yine de can kulağıyla dinlemişti. Anlattığı şeyler bambaşka bir dünyaymış gibi geliyordu. Hareket eden tablolar ve heykeller mi? Ne ilginçti! Heyecanını yüzünden silmese de ağzını kapalı tutmayı başarmıştı. Qiutiç (bilerek yanlış yazdım.) dediği neydi acaba?

“Tarihi çok genişmiş. Böyle bir okulda okumak güzel bir şey olsa gerek.”
 
Ardından kibarca gülümsedi. Daha fazla şey bilmeliydi. Dünyadaki tüm bilgileri sünger gibi emmeliydi, ancak o şekilde ailesini koruyabilirdi. Ve elbette kendisini. Genç hanımı burada tutmak için aklına gelen ilk şeyi yaptı.

“Çay içer misiniz leydim, Çin’den özel çaylar getirmiştim. Tabii arzu ederseniz İngiliz çayı da ikram edebilirim.”

Kendi evinde ona çay ikram etmesi komik bir durum olsa da asaletinden bir şey eksiltmemişti. Sıcak gülümsemesi gözlerine ulaşmıştı. Kadının cevabını beklerken evet demesi ve daha çok şey anlatması için dua ediyordu. Yüce Boleyn’in ona bir şey anlatacağından kuşkuluydu. Adını bile tam hatırlayamadığı bu genç leydi onun için bu koca adada konuşabileceği tek kişiydi. Tabii o da konuşmak isterse.

14
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Güç Puanı Talepleri
« : 20 Ağustos, 2022 07:27:07 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
frp'lermi istemeye geldim. Hadi bakalım.

Victoria ile başlıyorum.
0>6 için 6
Toplam: 41 frp
https://buyucedunya-rpg.com/cin-imparatorlugu/yolculuk/msg2558/#msg2558 = 2 frp
https://buyucedunya-rpg.com/cin-imparatorlugu/her-seyin-baslangici/msg2420/#msg2420 = 4frp
https://buyucedunya-rpg.com/cin-imparatorlugu/gecmis-i/msg2424/#msg2424 =2frp+2frp
https://buyucedunya-rpg.com/cin-imparatorlugu/karar/msg2487/#msg2487 =1frp
https://buyucedunya-rpg.com/cin-imparatorlugu/sir/msg2498/#msg2498 =4frp
https://buyucedunya-rpg.com/cin-imparatorlugu/anilarin-eziyeti/msg2521/#msg2521 =2frp
https://buyucedunya-rpg.com/boleyn-adasi/uzaklardan-gelen/msg2557/#msg2557 =10frp
https://buyucedunya-rpg.com/cin-imparatorlugu/olumcul-sirlar/msg2587/#msg2587 =1frp
https://buyucedunya-rpg.com/boleyn-adasi/goklere-uzanan-altin-kuleler/msg2599/#msg2599 =12frp
https://buyucedunya-rpg.com/cin-imparatorlugu/iyilesebilen-yaralar/msg2635/#msg2635 =1frp


Luna'yla devam ediyorum.
0>4 için 4
Toplam:11frp

https://buyucedunya-rpg.com/diger-dunya-ulkeleri/polonya-mektup-geliyor/msg2624/#msg2624 =1frp
https://buyucedunya-rpg.com/ispanya/sansli-mary/msg2629/#msg2629 =1frp
https://buyucedunya-rpg.com/godric-s-hollow/lanetli-magara/msg2633/#msg2633 =8frp
https://buyucedunya-rpg.com/st-mungo-sihirli-hastaliklar-hastanesi/magaranin-biraktigi-izler/msg2831/#msg2831 =1frp


Xander'le devam ediyorum.
0>3 için 3
Toplam:18 frp

https://buyucedunya-rpg.com/amerika-birlesik-devletleri/gettysburg-iblisinin-sonu/msg2768/#msg2768 =3frp
https://buyucedunya-rpg.com/fransa/leydi-delacroix-in-yakalanisi-ve-sorgusu/msg2813/#msg2813 =7frp
https://buyucedunya-rpg.com/birlesik-krallik/tehlike-canlari-caliyor/msg2823/#msg2823 =8frp


Toplam: 13+7

Şimdiden teşekkürler :) Hesabımda bir yanlışlık olabilir, kontrol ederseniz sevinirim. Asa alışverişi rp'sindeki bir tane frp'yi bilerek hesaba katmadım. Bir sonrakine katarım, tam 7'ye bölünmesine engelledi.

15
Boleyn Adası / Ynt: Göklere Uzanan Altın Kuleler
« : 19 Ağustos, 2022 02:49:27 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Victoria ilk izlenimlere inanmazdı. İnsanlar genellikle yanılırlardı, ilk izlenimler de bunu kanıtlar nitelikteydi. Birini tanımak için onunla vakit geçirmek gerekirdi. Tıpkı Boleyn leydisiyle şu anda yaşadığı gibi. Onun yalnızca meraklı bir leydi olduğunu düşünmüştü, yanında olmanın can sıkacağına kesin gözüyle bakıyordu ancak şimdi yanıldığını anlamıştı.

Genç leydinin anlattıklarını kimse dile getirmemişti Victoria’nın huzurunda. Aksine bu konuları konuşmaktan çekiniyorlardı. Bu sebeple Regina denilen genç hanım onun tek bilgi kaynağıydı. Onun hakkında pek bir şey bilmediği için nerede duracağını da bilmeyebilirdi. Onunla arkadaşlık kurması pek çok sorusunun cevaplanmasını sağlayabilirdi.

Anlattıklarını dinlerken başka bir alemde gibi hissediyordu. Hayalindeki okuldan farklıydı. 4 kişinin kurduğu devasa bir büyücülük okula gidecekti, öyle mi? Binlerce insanla beraber okuyacaktı. Evde eğitim görmüş, tek arkadaşı hizmetkarları ve ablası olan biri için kulağa hem cennet gibi hem de cehennem gibi geliyordu. Heyecanını gizleyemedi küçük kız, ya da gizlemek istemedi.

Asya’daki okullar hakkında hiçbir şey bilmediğini itiraf etmeye çekiniyordu. Eğer bunu itiraf ederse pek çok şeyi anlatmak zorunda kalmaktan korkarak bu kısmı dikkate almadı. Gerekirse okula gittiğinde birilerine sorabilirdi ya da ablasına mektup yazardı belki. Gerçi ablasının sorularını cevaplayacağına olan inancı çok değildi ya, neyse.

Her binanın simgelediği bir erdem olması da burayı okuldan çok yarışma alanına çeviriyordu. Ve küçük kız her türlü meydan okumaya hazırdı. Kendisini bir an okulda, hatta daha da ötesinde hayal etti. Elinde bir çubuk parçasıyla ablasını koruduğunu, ailesini zenginleştirdiğini hayal edince hafifçe gülümsedi. Ne güzel hayallerdi bunlar!

Kadına bakarken bir yandan da sorularını düşünüyordu. Ne sormalıydı? Büyücülerin geçmişini mi, fakat böyle basit bir şeyi bilmesini bekliyor olabilirdi genç leydi, sonuçta Victoria safkan bir büyücüydü. En azından ona öyle söylenmişti. Büyülerin neler olduğunu mu, bu da çok açık bir soruydu. O yüzden en basit, şüphe çekmeyecek soruyu sormaya karar verdi.

“Hogwarts nasıl bir yer?”

Ardından sorusunun çok heyecanlı ve kaba olduğuna karar verip kendini düzeltti.

“Büyü öğretilen bir yer olduğu için oldukça ilgi çekici bir yer olduğunu sanıyorum leydim. Haksız mıyım?”

Ardından neredeyse kadının ağzına düşecek şekilde bakmaya başladı. Oturuşu ne kadar asilse gözleri o kadar çocuktu. Bunun için kendisini sonra hazırlamaya karar verip leydinin diyeceklerini bekledi.

Sayfa: [1] 2 3