1
Diagon Yolu / Ynt: Need for Speed: Diagon Yolu
« : 29 Ağustos, 2022 18:07:19 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Alexis kardeşine uyduğu için hiç bu kadar pişman olduğunu hatırlamıyordu, belki de sadece çok gergin olduğu için hafızasını yeterince kurcalayamamıştı. Francis önünden geçtikleri dükkanların dışarıdaki malzemelerine çarpmaktan çekinmiyordu ve etrafı dağıtıp duruyordu. Alexis ise onun bu hatalı davranışı yüzünden insanlarla tek taraflı da olsa iletişim kurmak zorunda kalıyor, kardeşi adına özür dilediğini bağırıyordu. Hızlı gittikleri için görünmediğini umut etmekten başka çaresi de yoktu. Sesi konuşurken çok saçma çıktıysa ya da yanlış bir şeyler gevelediyse kesin rezil olmuştu!
“Francis! Duvara girmeyi mi planlıyoruz, yavaşlasana!”
Kardeşi tarafından pek de umursandığını düşünmüyordu Alexis. Önlerindeki iki aradan birinden dönmelilerdi ve Francis’in bu hızla dönüş yapabileceğinden bile emin değildi. Gözlerini sımsıkı kapayıp düzgün ilerlemeye başladıkları ana kadar açmamaya karar verdi. Tam dönüş yapacakları sırada istemsizce dönüş yönlerinin tam tersine eğilmesiyse yavaşlamalarına yardım etmişti.
Sonuç olarak dönüşü yapmış bulunduklarında Alexis gözlerini açma cesaretini bile toplayamadan tekrar küfür sesleri işitmeye başlamıştı. O kadar alçaktan ilerliyorlardı ki bir adamın şapkası süpürgeye takılmıştı! “Özür dileriz!” diye bağırdı Alexis ancak pek etkili bir söz değildi sanırım artık bu. Adam peşlerinden koşmaya başlamıştı havaya kaldırdığı yumruğuyla. “Francis yükselsene biraz!”
“Ne?” kardeşi yarışa o kadar odaklanmıştı ki dediklerini duymuyordu bile! Onun arkasına oturmak bir hataydı, daha fazla bahane bulmalıydı. Süpürgeden falan düşüp ölmezlerdi, değil mi? Zaten şu alçaklıkta devam ederlerse ufak bir sıyrık bile almazdı düştüğünde!
“Özür dileriz efendim! Gringotts’un önünden alsanız-“ Alexis öylece bağırırken öndeki oğlan şapkayı tuttuğu gibi geriye doğru fırlatmıştı. Derin bir nefes aldı kumral saçlı. Rezillikti resmen. Boşuna o kadar bağırmış, bir çözüm yolu düşünmemişti bile. Ne zaman saçma sapan davranmayı keseceğini bilemiyordu oğlan.
Önlerine doğru bakmaya çalıştığında gözleri kocaman açıldı Alexis’in. Hayır hayır, buradan düzgünce geçmelerinin mümkünatı yoktu. Hele Francis böyle ilerlemeye devam ederken asla! Kendini de hareket etmeye hazırladı. Kardeşi tabelaların arasından öyle süzülerek geçebileceklermiş gibi kendini boşluklara odaklamıştı. Hayatı ufak aralıklardan hızlı ve kusursuz geçip geçemeyeceklerine mi bağlı kalacaktı! Artık Francis’in açısını düzgün bulmadığı her anda doğru olduğunu düşündüğü yöne eğilip süpürgeden sağlam bir şekilde inebilme ihtimallerini arttırmaya çalışıyordu.
“Bizi öldürmeyi düşünmüyorsundur umarım! Yavaş git biraz! Ve dikkatli!” konuşurken ikizini dürterek ya da hafif de olsa itekleyerek dikkatini kendisine çekmeye çalışıyordu. Ama sanırım, biraz fazla abartmıştı.
“Francis! Duvara girmeyi mi planlıyoruz, yavaşlasana!”
Kardeşi tarafından pek de umursandığını düşünmüyordu Alexis. Önlerindeki iki aradan birinden dönmelilerdi ve Francis’in bu hızla dönüş yapabileceğinden bile emin değildi. Gözlerini sımsıkı kapayıp düzgün ilerlemeye başladıkları ana kadar açmamaya karar verdi. Tam dönüş yapacakları sırada istemsizce dönüş yönlerinin tam tersine eğilmesiyse yavaşlamalarına yardım etmişti.
Sonuç olarak dönüşü yapmış bulunduklarında Alexis gözlerini açma cesaretini bile toplayamadan tekrar küfür sesleri işitmeye başlamıştı. O kadar alçaktan ilerliyorlardı ki bir adamın şapkası süpürgeye takılmıştı! “Özür dileriz!” diye bağırdı Alexis ancak pek etkili bir söz değildi sanırım artık bu. Adam peşlerinden koşmaya başlamıştı havaya kaldırdığı yumruğuyla. “Francis yükselsene biraz!”
“Ne?” kardeşi yarışa o kadar odaklanmıştı ki dediklerini duymuyordu bile! Onun arkasına oturmak bir hataydı, daha fazla bahane bulmalıydı. Süpürgeden falan düşüp ölmezlerdi, değil mi? Zaten şu alçaklıkta devam ederlerse ufak bir sıyrık bile almazdı düştüğünde!
“Özür dileriz efendim! Gringotts’un önünden alsanız-“ Alexis öylece bağırırken öndeki oğlan şapkayı tuttuğu gibi geriye doğru fırlatmıştı. Derin bir nefes aldı kumral saçlı. Rezillikti resmen. Boşuna o kadar bağırmış, bir çözüm yolu düşünmemişti bile. Ne zaman saçma sapan davranmayı keseceğini bilemiyordu oğlan.
Önlerine doğru bakmaya çalıştığında gözleri kocaman açıldı Alexis’in. Hayır hayır, buradan düzgünce geçmelerinin mümkünatı yoktu. Hele Francis böyle ilerlemeye devam ederken asla! Kendini de hareket etmeye hazırladı. Kardeşi tabelaların arasından öyle süzülerek geçebileceklermiş gibi kendini boşluklara odaklamıştı. Hayatı ufak aralıklardan hızlı ve kusursuz geçip geçemeyeceklerine mi bağlı kalacaktı! Artık Francis’in açısını düzgün bulmadığı her anda doğru olduğunu düşündüğü yöne eğilip süpürgeden sağlam bir şekilde inebilme ihtimallerini arttırmaya çalışıyordu.
“Bizi öldürmeyi düşünmüyorsundur umarım! Yavaş git biraz! Ve dikkatli!” konuşurken ikizini dürterek ya da hafif de olsa itekleyerek dikkatini kendisine çekmeye çalışıyordu. Ama sanırım, biraz fazla abartmıştı.
Yetenek 1d8 : 1, total 1
Destek 1d8 : 6, total 6
Talih 1d10 : 5, total 5
Destek 1d8 : 6, total 6
Talih 1d10 : 5, total 5