17 Nisan, 2026 09:30:50 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Franziska Strömm

Sayfa: 1 2 [3] 4
31
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Franziska Strömm v Eadwig A. Boleyn
« : 05 Şubat, 2022 17:24:20 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Çok güzel kaydım lan büyünün altından. Allah'ım mükemmelim. Eadwig'in büyüsü boşa giderken ben tabi çoktan işe başlamışım. Hop tertemiz kestim aldım ve o mükemmel don ile karşılaştım. Altın sarısı rengiyle gözlerimi parlatan bir don. Altındakini düşündükçe gözlerim daha da parlıyor ağzım sulanır gibi oluyor. O şişkinlik nedir oğlum. İşim zor ilerde. Neyse bebeğim çok üşümesin hele küçük Eadwig hiç üşümesin. Ayağının altında dolanmış kıyafetlere doğru bağırdım. "Incendio." Haşlanmış yumurta zamanı.

Yetenek 1d8 : 3, total 3
Destek 1d8 : 4, total 4
Talih 1d10 : 3, total 3

32
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Franziska Strömm v Eadwig A. Boleyn
« : 05 Şubat, 2022 17:08:26 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ah Eadwig ne kadar acımasızsın ne kadar haşinsin savaş alanında dediklerimi hiç umursamıyorsun bu böyle olmaz. Evlendiğimizde sadece yatak odasında düşüncelerime önem vermemeni istiyorum tamam mı! Ah şimdi ben sana nasıl büyü atıcam bebeğim. Neyse yapıcak bişey yok. "Ya ama bağlama falan yeri burası değil bebeğim." Öne doğru hızlanarak bir iki adım atıp üzerime gelen büyünün altından kayıp geçicek sonra da bebeğimin kasık bölgesini Diffindo ile keseceğim. Maksat donunu göstermek ama küçük Eadwig'e bir şey yapmak istemiyorum. Yavrularıma zarar verir miyim hiç !

Yetenek 1d8 : 8, total 8
Destek 1d8 : 7, total 7
Talih 1d10 : 10, total 10

33
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Franziska Strömm v Eadwig A. Boleyn
« : 05 Şubat, 2022 16:52:02 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ben ne günah işledim Merliiiin? Bunlar hep o dört göze dediklerim yüzünden başıma geliyor değil mi ? Ben bunu haketmedim. Sahneye yavaşça çıkıyorum. Ama inanır mısınız çiçeklerim solmuş bahçelerim dağıtılmış orduları dağıtılmış, dört tarafından kuşatılmış bir şehir gibiyim dostlar. Eadwig sarı bebeğim orada. Bana karşı merhametli olacakmış. Senden merhamet istemiyorumki hatta bütün haşinliğin ile gel istiyorum ama burada değil be!

"Bugün kara bir gündür bugün bayrakları yarıya indirin ey ahali, biz seninle nikah masasına çıkacakken dövüş sahnesine çıktık böyle kader mi olur!"

34
Biçim Değiştirme Dersliği / Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı |Güz Dönemi Biçim Değiştirme Dersi
« : 03 Şubat, 2022 16:05:35 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Uyanamıyorum. Yatağa yapıştım sanki. Kışın cidden bu yataktan çıkası gelmiyor insanın. Yatakta bir sağa bir sola dönüyorum, arkadaşlarım kalkıyor giyiniyor kahvaltıya falan iniyor bende tık yok. Pijamalarım üstümde yatağın altında takılmaktan daha iyi ne yapabilirim ki ? Derse falan gideyim de yani ne gerek var? SYB olsa yada Karanlık Sanatlar belki gidebilirim ama diğer derslere hiç gidesim yok. Gene hastayım falan mı desem? Biraz tebeşir tozu falan yutsam iş tamam aslında da neyse belki Eadwig bebeğimi görürüm.

Yorganı üzerimden atıyorum, attığım gibi soğuk hava üzerime üzerime koşuyor. Lan! Bu yüzden yorganı tekrar kapatıyorum ve uyku pozisyonuna geçiyorum. Bu bir hata oluyor çünkü bir saatliğine daha uyuya kalıyorum. İlk ders go brrr.

Uyandığımda yatakhaneye asılı saate baktım. Anasını satayım saat on olmuş. Kalk lan kalk kalk. Yorganı bu sefer üzerimden şak diye attım. Soğuk zemin sıcacık ayaklarımla buluşunca bir küfür patlattım ister istemez. Terliklerim nerde benim. Kesin o Eurus gacısı atmıştır bir yere. Neyse koş. Ne dersi vardı, ay siktiret bulurum. Pijamamın üstüne sadece cübbemi geçirdim. Gömlekti kazaktı pantolondu etekti kim uğraşacak şimdi. Koş anasını satayım koş.

Koşarken yatağımın kenarına attığım çantamı aldım. Hızlı hızlı açtım ve ders programımı çıkardım. Biçim Değiştirme dersi varmış. Bunun profesörü değiştiydi dimi. Tanrım ne olur Cynthia gibi malın teki olmasın. Adamın da ilk dersine geç kalıyoruz. Neyse ceza meza verir napalım alıştık Cynthia karısından. Değdi ama ya ne güzel uyudum var ya. Rüyamda Edgar ile dövüşüyorduk. Kıyamam ki ben bebeğime. Umarım onunla kapışmam hiç bir zaman o sabaha kadar sevsin beni Romeo Romeo.

Koridorlardan bebeğini kazanda unutmuş bir anne gibi hızlı hızlı koşarak geçtim. Bir tane birinci sınıf bebesi de benim gibi geç kalmıştı. İksir sınıfının yerini sordu dedim yedinci katta, arasın dursun mal. Bir şey olmaz ama ya iksir profesörü kral hoca. Hoş çocuk benim adımı söylerse sıkıntı. Adımı bilmiyodur ama.

Sınıfın kapısının önüne geldiğimde. Birilerinin birilerine havyar dediğini duydum. Havyar mı yeniyor lan içerde? Zengin yemeği değil mi o? Bu profesörde zengin piçin teki değildir umarım. Yalnız iyi koştum. Baya güzel koştum yalnız. Güzel koştum yani baya iyi. Kapıyı tıklatıp açtım. İçeride kızıl saçlı bir adam. Adam di mi lan bu ? Kadın olmasın, yok ama memesi yok. Ay bu haliyle kadınsa çok üzülürüm ama tahta gibi ya kıyamam. Kadınadam profesörün arkasında bir şey var kafatası.

"Ben ... ananskm yoruldum.. Franziska... ayh Strömm. Slytherinin en süper cadısıyım. Arkanızdaki kafatası yüzünden canım kelle paça çekti. Fransada bir Osmanlı restoranı varda. Böyle hayvanın ayaklarından bir de kellesinden yapıyorlar kaynatıp falan. Şifa şifa. Neyse yerime geçiyorum ben." Yerime geçerkende Ares'e fısıldıyorum. "Götü güzelmiş."

35
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 03 Şubat, 2022 07:11:34 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Tılsım 9 to 10

Kalan GP 1

36
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 02 Şubat, 2022 19:02:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Başvurduğum 4GP i kullanıp Karakterimin Tılsım Statına +8 Stat istiyor ve indirimleri kapatıyorum.

(Kendi adıma)

37
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Güç Puanı Talepleri
« : 02 Şubat, 2022 18:32:55 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

Seviye 4 = 4 GP TY.

38
Hogsmeade Kermesi / Ynt: Hogsmeade Kermesi Gezisi
« : 02 Şubat, 2022 15:48:19 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Aman aman nerelere geldik, daha demin okuldaydık. Öğlen vakti diktiler bizi buraya. Sırf bizimkiler gidiyor diye gidiyorum demek isterdim ama yalan. Sırf Eadwig kuşum gidiyor diye aldım dedemden izin. Canım profesörüm Gwyndolin hocam kağıtlarımızı kontrol etti. Kağıdı olmayanları yolladı. Yanında şu Cynthia karısı olmasa kesin onları da sıkıştırırdı araya.

Neyse başladık yürümeye. Gözüm Eadwigte tabi. Yanındaki danalar olmasa gidip konuşucam ve tüm kainatın görüp göreceği aşkımız başlayacak ama danalar bir türlü gitmiyor. Neyse var aklımda bir şeyler halledicez.

Kermes alanı tam beklediğim gibi bir dünya yemek ot bok püsür her yerde. Gözüm tabi Eadwig bebeğimde. Onu etkilemem lazım. He yapsam ne yapsam. Bu bebe bira içmeyi seviyor. Dur bakıyım bulabilcem mi birşeyler. Tabi biz Almanya'da yaşarken bira bulmak kolaydı. Bira içmeyeni dövüyorlar o memlekette.

Bana bir şey lazım. Şu Cynthia karısının kenafir gözleri kesin üstümdedir. Beyin yerine saman koymuşlar kafaya. Bak bak bide nasıl yavşak yavşak konuşuyor Gwyndolin hocama. Neyse bu başladı dolaşmaya ortalarda hapishane memuru gibi. Sonra ordan bir çığlık, bir feryat. Ordan turtalar öbür yandan meyveler ne oluyor anasını satayım diyemeden Mirabelle yırtığı bağırdı. Yemek mi savaşı iyi lan yapın ben aradan sızarım şimdi.

Eadwig bebeğim kenarda duruyor bu ergenler gibi yemek savaşı falan boş iş. Ne kadar havalısın sen ya yerim seni. Bebeler birbirine girmişken. Aralardan sızıyorum. Tezgahlardan birisi bardaklara koymuş biraları satıyor tanesi 2 galleondan tabi dayım yemek savaşı muhabbetinden dalmış gitmiş. Arkadaki fıçılara bakan yok. Çektim asayı fıçıları tutan kemeri cart diye kestim. Fıçılardan birini asamla kaldırdıktan sonra yatay bir biçimde yuvarlamaya başladım. Tee Eadwig aşkımın yanına kadar. Çocuk daha ne olduğunu anlamadan yanındaki danalara söyledim. "Bardak çalamadım gidin bardak bulun gelin de içelim Hadi çabuk!" dedim ve fıçıyı daha izbe bir yere yuvarladım. Yuvarlarken kalçamı hafif dışarı çıkardım ve "Eadwig yardım eder misin canım ağır da bu ehe." dedim. İtleri bardak ararken bizde Eadwig ile izbe bir yer bulalım bakalım.

39
VI. Kat / Ynt: [Bir Garip Hogwarts] Sessiz Koridorlarda Bir Pusu
« : 02 Şubat, 2022 12:50:12 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Yav arkadaşım burayı dizayn eden mimar kör falan mıydı ? Altı senedir bu okuldayım. Alışamıyorum şu merdivenlere ya. Gidip André'nin yaptığı ödevleri alayım diye yola çıktım şimdi okulun kuş uçmaz kervan geçmez bir yerine geldim. Hayır yani sebebi neydi ki arkadaşım? Yap dümdüz okul geç. Bak mesela ben muggle okuluna giderken öyle miydi? Okulun dibine koymuşlar bir tane orman in cin top oynuyor at adamı ayrı acromantulası ayrı muggle biçen karanlık cadısı ayrı. Neyse madem geldik buraya biraz bakalım. Buralarda bir yerlerde ihtiyaç odası olacaktı. Benim de zindanlara dönmeye ihtiyacım var. Cynthia karısı bu saatte ortak salonda olmadığımı duyarsa gene ceza falan uğraştıracak. Irkçı kadın. Galiba buldum odayı. Geniş bir kapı, sağında solunda şövalyeler falan da var. Mızraklarıyla Cynthia'yı deşsem ya ne güzel olur. Yok ama burası değil. Bizim bir arkadaş söylediydi öyle bir anda beliriyormuş falan o oda. Böyle mızraklar falan yok. Gideyim bari merdivenlere doğru.

*şangırt şungurt*

Noluyoruz? Bir şeye dokunmadım noluyor ? Şövalye abiler hareketleniyor. Bunlarda hareketli dimi? Kodumun okulunda hareketli olmayan ne var ki zaten. Şöyle bana bakıyorlar. Kafamla selam veriyorum. Ben kendi yoluma gidicem abilerim bana bulaşmayın. Ha tabi dinliyorlar mı? Asla. Sivri mızraklarını doğrultmuşlar üstüme koşa koşa geliyorlar. Ulan Cynthia karısı duydun mu beni n'aptın? Her yerde gözü kulağı var karının ya. Lan o değilde bunlar harbi harbi koşuyolar üstüme üstüme. Kebap yapacaklar beni. Kaç kaç kaç topuk. Koridordan koşuyorum arkama bakmadan. Koridor sağa dönüyor e haliyle bende dönüyorum. Ara ara arkama bakıyorum ama dayılar hala arkamda. "Lumos Maxima!" arkama doğru çakıyorum büyüyü belki kör olur kaçırırlar beni diye de. Be mal kızım Franziska adamların gözü yok nereye kör oluyorlar. Koş koş!

Ara ara arkama büyü atarak kaçmaya devam ediyorum. Attığım büyüler arkadaşları yavaşlatsa da durdurmuyor. Ama kaçışı görebiliyorum. Merlin'in şanslı kuluymuşum tam koridorun sonuna doğru bir merdiven yanaşıyor. Merdivene doğru atlıyorum. Ben merdivene atladığım zaman şövalyeler duruyor. Bir kaç saniye bakışıyoruz. Bakışmakla durur muyum "Noldu lan dürrükler!" diyorum. Kızım bi kaşınma şimdi fırlatıcak mızrağı falan. Neyse yapmıyorlar öyle bir şey. Hatta benim geçtiğim kapıdan bir şangırtı daha kopuyor. Şövalye abilerde tabana kuvvet sesin olduğu yere doğru koşmaya başlıyorlar. Müdüre söylesem mi böyle böyle oldu diye? Yok ya kesin yasak yere falan gelmişimdir. Boşver. Gidiyim de biraz Eadwig'i kesip uyuyayım.

40
Büyük Salon / Ynt: Kardeşim Çizdirmişsin Kestaneyi
« : 02 Şubat, 2022 03:25:46 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ares'in anlattıkları çarpıcıydı. Eadwig'in de yola gelmesine sebep olmuştu bu sözler. Çocuğa da üzüldüm. Hangisi daha acı acaba. Aileni hiç tanıyamamak mı, onların nasıl insanlar olduklarını her gün merak edip durmak mı ? Yoksa bir ailenin varlığını bilip onun senden alınışını mı yaşamak? Bu sorunun cevabını bilmiyorum. Uğraşsam da bulamam zaten. Belki bir gün Ares ile bu konu hakkında oturur daha derin konuşuruz ama sanmıyorum. "Çok üzüldüm annen için. Seni anlıyorum. İstemezsin ama konuşmak istersen beni bulursun. Ben şimdi gidiyorum Profesör Lowell ile bir iksir üzerinde çalışıyorduk. Tekrar çok geçmiş olsun." dedim ve kalktım. Eadwig ve ayaktakımı da bir süre sonra dağıldılar. Adımlarım beni profesörün ofisine götürürken kafamda bir sürü soru vardı. Ares yalan söylemiyor gibiydi, böyle bir olayı kullanıp popülerlik falan da kasmazdı. Fakat bir şeyler yerine oturmuyordu. Ne olduğunu bilmiyorum ama bu işte bir bokluk var.

41
Büyük Salon / Ynt: Kardeşim Çizdirmişsin Kestaneyi
« : 02 Şubat, 2022 02:10:04 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Vay anam vay neler dönmüş. Carmilla kaşarına bak sen. İyi de bu garibanın annesini niye öldürsünki bu kadın. Acaba bakanlığa mı çalışıyor gizliden gizliye. Düşününce mantıksız değil ha. Bir gazeteci hakkında haber yapıyor. Pat, mezarda. Bir başkası araştırıyor ediyor eyliyor, pat, mezarda.

"Bu bakanlığın neden o kadın için davet verdiğini açıklar aslında. Belki de bu kadın bakanlıkla çalışıyor. Bakanlığın düşmanlarını temizliyor ve bunu da gizlemek için muggle katliamları yapıyor. Bizde kadının yaptığı diğer işleri görmüyoruz. Neden olmasın? Ama hala bir şeyi anlamadım. Bak yalan söylüyorsun demiyorum dellenme hemen. Bu kadın niye buraya geldi. Napıyordu orada ?"

Yemin ediyorum daraldım ya.

42
Büyük Salon / Ynt: Kardeşim Çizdirmişsin Kestaneyi
« : 02 Şubat, 2022 01:30:10 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ay sinirlendim. Adamın halini hatrını sormaya geliyoruz. Herif bize posta koyuyor. Yok anacım bütün Ravenclaw binası manyak. Bir canımın içi profesörüm Bayan Lowell düzgün ama zaten oda okurken Hufflepuff binasındaymış. Kadın bu Arestir o Mirabelle denen yırtıktır falan onla uğraşmaktan bıkıp istifa etmese bari. Neyse, Eadwig baya kızdı. Köpekleriyle birlikte kalkıp gidiyorduki. Asrın geri vitesi geldi Aresten. Biraz ananı örnek alaydın be evladım. Neyse ölünün arkasından konuşmayayım.

"Ben dinliyorum. Anlat içini dök rahatlarsın. Derdini dökmeyen derman bulamaz diyorlar. Dimi Eadwig?" Benim derdimde sensin be sarı...

43
Büyük Salon / Ynt: Kardeşim Çizdirmişsin Kestaneyi
« : 02 Şubat, 2022 00:12:53 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Aman yarabbim. Kalbim küt küt atıyor. Eadwig'in uzun soğuk ve boğumlu parmaklarını yüzümde hissetmem ile birlikte dışarıdaki kış yaza dönüyor. Bütün vücudum ince ince titriyor. Gözlerime bakan gözlerine kenetlenmişim. İlmek ilmek işliyor yüreğime. Merlin! Yalvarıyorum sana bu an bitmesin. Öfkeli sözleri umrumda değil. Yavaş yavaş ısınıyor bedenim. Yanaklarımın bir domates kadar kızardığını hissediyorum. Ah Eadwig öp beni!

Çocuğun elini çektikten sonraki bir kaç dakikayı hatırlamıyorum. Öncesi de bulanık. Aaa Ares burada. Eadwig'in itleri de burdaymış. Ay kendime gelmem lazım. Ne diyorduk? Carmilla. Bu ikisi tam karşıt görüşte. Birisi kadına bilenmiş naptı bu kadın bu çocuğa da böyle sinirlenmiş. Eadwig ise beklemediğim şeyler söylüyor. Harbi harbi o kadının safına katılıp muggle avlamayı düşünmüyordur herhalde. Fakat dediği şey doğru. Mugglelar ufak ufak tehlikenin farkında. Bizim Fransadakiler bile korkmuş durumda. Beauxbatonsa falan göndermeyi düşünüyormuş dedemler.

"Eadwig'in söyledikleri doğru aslında. Kadının derdi mugglelar ile. Bu onun bir katilden başka bir şey yapmıyor yinede. Büyükbabam ve büyükannem iyiki Fransada. O kadın bütün mugglelara tehlike. " Sonra Ares'e baktım. "Burada birine saldıracak olsa o bizim gibilerden biri olurdu Ares, sana saldırması mantıksız. Ayrıca sana saldırdı tamam, niye öldürmedi? Niye gitmene izin verdi?"

44
Büyük Salon / Ynt: Kardeşim Çizdirmişsin Kestaneyi
« : 01 Şubat, 2022 23:12:14 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ares'in dudaklarla ilgili sözleri iştah kabartıcıydı. Bir gün denemek lazım diye zihnimin bir kenarına iliştirdim çocuğun dediklerini. Sonra aman tanrım sonra. Canımın içi, pudingimin sütü, ev cinimin paçavrası Eadwig aşkım geldi masaya. Yanında dibinden ayırmadığı dümbelekleri getirmeyi ihmal etmemişti elbette. İyi çocuklardı da boş çocuklardı. Eadwig yanıma oturduğunda ilk önce bilerek kaymadım. Yakın temas fırsatı yakalamışım kaçırır mıyım ? Kalçalar kalçalara bacaklar bacaklara temas eylediği vakit kaydırdım kıçımı çocuk otursun diye. Yine klasik mahalle abisi kıvamında laflarını etti. Harbici Carmilla yaptıysa bu mevzuyu bok gidersin Eadwig efendi.

Carmilla ismini duymamla birlikte kendimi tutamadım. "Hadi lan ordan. Ne sen Carmilla'ya dalacak kadar salaksın ne de o karı seninle uğraşacak kadar işsiz. Gidip gene bir yerlerde kilise patlatmak varken sana niye dalsın? Böcürt falandır o." dedim. Sonra garip bir gerçek ile yüzleştim. Carmilla gerçekten buraya geldiyse ve bir öğrenciye zarar vermek yada öldürmek istese bu Ares olmazdı. Benim gibi biri olurdu, bir bulanık.

Yüzümün düştüğünü fark ettiğim gibi toparlandım. Eadwig kuşuma döndüm. "Carmilla'ymış bak yapan git al hadi façasını yiyosa." dedim.

45
Slytherin Ortak Salonu / Ynt: Slytherin Quidditch Takımı Başvuruları
« : 01 Şubat, 2022 21:42:57 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Hayatımızın aşkını bulamadık. Snitchi bulalım. Arayıcıyım ben.

Sayfa: 1 2 [3] 4