46
St. Mungo Sihirli Hastalıklar Hastanesi / Ynt: O Yüce Adam, Şimdi Mecruh
« : 26 Şubat, 2022 04:41:42 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Kendime acımayı bırakıp güçlü kaldığım günlerin başlarıydı. Aynadaki görüntüm tamamen yabancıydı artık. Sadece yüzümün ortasında iki tane mavi göz tanıdıktı. Eski Seth Carter yoktu karşımda. Çok daha kararlı biri vardı. Güzel bir görüntü değildi. Her zaman baktığımda politik görüşlerimi hatırlatan bir yüzdü artık bu. Fikirlerine tamamen bağlı, asla pişmanlık duymayan bir adam. Yaşamın ne kadar pamuk ipliğinde olduğunu öğrenmişti. Her saniyesini kullanmak zorundaydı artık. Ne zaman çıkacağımı sorup duruyordum Winthrope’a. Yakında diyordu sadece. Alev alev yanıyordu içim. Kendimden vazgeçmişim gibiydi biraz. Biraz da kendimi bulmuştum sanki. Tarif edilemeyecek bir durumdu. Sihirbakan’ı olamayacağımı düşünüyordum şu görüntümle. Oy alma işi biraz reklamla yapılacak bir durumdu. Medyatik yani. Kimse her yeri yanmış bir canavara oy vermezdi. Onun yerine daire başkanlığımda kalabilirdim. Bulunduğum mevkii yeterince iyiydi. Daha iyisini isterdim tabi ki ama hayalperest olmamak gerekliydi. Kafamda bir sürü plan kuruyordum gelecek hakkında. Yapılacaklar hakkında. Yazmak istediğimde sağlık çalışanı arkadaşım (artık arkadaşım olmuştu) bir tüy kalem, bir de parşomen getirmişti. Bir sürü parşomen karışık karışık yazdığım, bakınca sadece benim anlayabileceğim bir şablonla karalanmış şekilde duruyordu yanı başımda.
Yatakta oturmuş Gelecek Postasının bugün için olan sayısını okurken çaldı hastane odasının kapısı. Winthrope’u beklerken asla beklemediğim birisi girdi içeri. Victorine Boleyn... Elindeki çiçek buketini gördüğümde ondan bunu beklemediğimi fark ettim. Formalite ve ya zorla olan şeyleri yapan bir kadın olmadığını düşünmüştüm ofisine girdiğimde. Tabi sonradan çiçeklerin kendi adasından koparılmış sembolik çiçekler olduğunu fark edince bir mantığa oturdu. Demek ki ailesi ve değerleri çok daha önemliydi onun için. Hayatta olduğum için tebrik etti beni. Tebrik edilmesi gereken bir durumdu gerçekten. Bundan bir hafta önce canlı canlı yanmıştım ve bir kaç gün önce de öldürmek istemiştim kendimi. Kafamı onaylamak için bir kere aşağı indirdim. Önümdeki gazeteyi katlayıp bacaklarımın üstüne koydum. Bir süre kadının çiçekleri vazoya yerleştirmesini izledim. “Gelmenizi hiç beklemiyordum.” dedim dürüst olarak. Şu halim yüzünden planlarının yattığını söylemek istemiştim ama kaybetmeyi seven bir kadına benzemiyordu. Böyle bir cümle onu rahatsız etmekten başka bir işe yaramazdı. Sessiz kalmak çok daha uygundu. Bunun yerine durumu anlatmaya karar verdim. Ellerimi kaldırıp baktım bir şöyle. Kırmızıların arasındaki sarılar ve şişmiş yerler ile birlikte mide bulandırıcı olmalıydı. Günlerdir böyle yaşadığım için alışmıştım ben. “İçlerindeki nefretin görüntüsü bu. Aynı şekilde karşılık vermek çıkmaz bir döngü.” dedim ve bir of çektim. Başka bir şey söylemeden Boleyn’in B planını anlatmasını beklemeye başladım. [/justify]
Yatakta oturmuş Gelecek Postasının bugün için olan sayısını okurken çaldı hastane odasının kapısı. Winthrope’u beklerken asla beklemediğim birisi girdi içeri. Victorine Boleyn... Elindeki çiçek buketini gördüğümde ondan bunu beklemediğimi fark ettim. Formalite ve ya zorla olan şeyleri yapan bir kadın olmadığını düşünmüştüm ofisine girdiğimde. Tabi sonradan çiçeklerin kendi adasından koparılmış sembolik çiçekler olduğunu fark edince bir mantığa oturdu. Demek ki ailesi ve değerleri çok daha önemliydi onun için. Hayatta olduğum için tebrik etti beni. Tebrik edilmesi gereken bir durumdu gerçekten. Bundan bir hafta önce canlı canlı yanmıştım ve bir kaç gün önce de öldürmek istemiştim kendimi. Kafamı onaylamak için bir kere aşağı indirdim. Önümdeki gazeteyi katlayıp bacaklarımın üstüne koydum. Bir süre kadının çiçekleri vazoya yerleştirmesini izledim. “Gelmenizi hiç beklemiyordum.” dedim dürüst olarak. Şu halim yüzünden planlarının yattığını söylemek istemiştim ama kaybetmeyi seven bir kadına benzemiyordu. Böyle bir cümle onu rahatsız etmekten başka bir işe yaramazdı. Sessiz kalmak çok daha uygundu. Bunun yerine durumu anlatmaya karar verdim. Ellerimi kaldırıp baktım bir şöyle. Kırmızıların arasındaki sarılar ve şişmiş yerler ile birlikte mide bulandırıcı olmalıydı. Günlerdir böyle yaşadığım için alışmıştım ben. “İçlerindeki nefretin görüntüsü bu. Aynı şekilde karşılık vermek çıkmaz bir döngü.” dedim ve bir of çektim. Başka bir şey söylemeden Boleyn’in B planını anlatmasını beklemeye başladım. [/justify]
[/spoiler]