17 Nisan, 2026 08:54:10 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Mirabelle Starlight

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 8
31
Düello Salonu / Ynt: [Son 8] Franziska Strömm vs Jimmy Folke
« : 13 Şubat, 2022 17:06:46 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ooooh Franziska kudurdu. Jimmy bebiş de gülümsedi, güzel.

"Kes lan sesini çingene, sensin köpek! Neyse aman. Ya ya ya! Şa şa şa! Jimmy Jimmy çok yaşa! Jimmy'ler ulusun Franziska'lar kudursun! Aslan parçası, el kadar yılana kaybetmezsin güveniyorum sana!" kendimi yırtıyorum sırf Franziska kudursun ve bir ihtimal de Jimmy gaza gelsin diye. İşe yaradı gibi?

32
Düello Salonu / Ynt: [Son 8] Franziska Strömm vs Jimmy Folke
« : 13 Şubat, 2022 16:43:14 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Yine Franziska malının maçı, bu karıyı hiç sevmiyorum. Karşısında da aslandan çok kedi gibi bir Gryffindor'lu var, ben buna bahis yatırdım sırf Franziska'ya gıcığım diye. Tatlış tatlış selamlıyor falan... Tanışıklığımız yok ama tam şu an şu saniye kankisi olmaya karar verdim, hadi bakiim.

"Jimmy kazanırsın inanıyorum! Franziska gibi bir sülüğe yenilecek değilsin, şimdi laf maf atar saçma sapan konuşur takma onu havlayan köpek ısırmaz! Bak sana bahis yatırdım, kazanırsan bahisten gelen kazancımı birlikte yeriz!" dedim. Artık ne kadar işe yarar bilmiyorum çocuk ruh gibi bir şey zaten, Franziska itinden iyidir.

33
Kehanet Dersliği / Ynt: 1865-66 Eğitim Yılı | Güz Dönemi Kehanet Dersi
« : 11 Şubat, 2022 08:52:57 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Bilirsiniz, Mirabelle genelde kurallara uyan bir öğrenciydi. Profesörleri kızdırmamak için elinden geleni yapar, kendini sevdirmek için en şirin haline bürünürdü. Fakat bugün Kehanet dersi vardı ve profesörleri birazcık... Şey bir insandı. Sıfatında bile hayır yoktu kadının. O yüzden normalde dizlerinin 7,5 cm üstünde olan eteği bugün kalçasının 3 cm altındaydı. Derslere girerken makyaj yapmayan kız bugün tavernada sahneye çıkacağı günlerde yaptığı makyajdan yapmıştı. Sırf Cynthia'nın inadınaydı bunlar. Aynada kendine gülümseyip dersliğe hoplaya zıplaya gitti, girmesiyle kadının adını çığırdığını işitti. Sırıtmasına engel olamadı ve en şerefsiz ses tonuyla, "Size de günaydın profesör!" dedi. Bacaklarına vurulmasıyla dramatik şekilde bağırmaya başladı bir de, "Ben bir genç kızım, dokunulmamış bir çiçeğim! Siz beni böyle lekelerseniz insanlara ne derim? Yanlış anlayacaklar! Bana kimse dokunmazken sadece sizin dokunmanız... Profesör, yanlış anlamalı mıyım bu hareketinizi?!"

Sonra muzip sırıtışıyla en arkaya gönderildi. Hem Slytherinli değildi hem de kan durumu bilinmediği için direkt bulanık muamelesi görmüştü. Kadın bıdı bıdı yaparken Mirabelle'in izlemekte olduğu André'nin şeytan karının lafları yüzünden rahatsız olduğu belli oluyordu. Çocuk izin isteyip sınıftan ayrıldığı saniye Mirabelle birden ayağa fırladı ve en öne doğru yürümeye başladı. "Profesör, en arkada ne bakılamaz derecede çirkin olan muşmula suratınızı görebiliyorum ne de çingene gibi iğrenç olan sesinizi duyabiliyorum. Sol taraf da hiç rahat değil ayrıca." dedi ve kendini çok uçuk birinin kucağına atıverdi; Eadwig Alger Boleyn. Çocuk tepki vermeden kulağına fısıldadı, "Bu derslik bir şey yapmazsan sana feci borçlanırım ve bana istediğin herhangi bir şeyi yaptırabilirsin." aynı anda ayaklarını sıranın üstüne attı.

Profesör Urswick yine kuduruyordu ki Mirabelle yanlış bir şey yaptığını fark etmiş gibi davrandı. "Merlin aşkına! Çok özür dilerim. Eteğimin altı gözüküyor, değil mi? Hemen düzeltiyorum bu durumu." dedi ve yerinden kalkmadan sadece dirseklerini Eadwig'e, bacaklarını sıraya dayayarak güç alıp kalçasını kaldırdı ve eteğini çıkarttı, altındaki kısa şortundan bunu daha gelmeden önce planladığı anlaşılıyordu. "Kim gitti diye soruyordunuz değil mi? Hemen cevaplayayım. Franziska aşkımla ben birlikte gittik, yanımıza fazladan süpürge falan da aldık hani lazım olur diye. Bizden başka biri geldi mi bilmiyorum açıkçası ama görmedim kimseyi, şerefsizler geldiyseniz niye yardım etmiyorsunuz?! Neyse. Fazladan süpürgeyi şeyden aldık hani yakışıklı birini buluruz getirmemiz gerekir falan... Anlarsınız ya." sırıtarak göz kırptı. Feci ağır ceza alacak gibiydi ancak şimdilik eğlencesi daha önemliydi.

34
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 10 Şubat, 2022 12:46:11 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kadın konuşmaya başlayınca dirseklerini dizlerine, yanaklarını da ellerine yaslayarak dinlemeye başladı. Şu andan itibaren sorguda bir risk yoktu yani bir nebze olsun rahatlayabilirdi. Geldiğinden beri ağzını sulandıran kurabiyelerden bir tane alıp ısırdı ve büyük bir mutlulukla 'mmm!' dedi. Bilmesi gerektiğini düşündüğü gerçeklerin ne olduğunun farkında olsa da bilmemezlikten geldi ve meraklı bir ifadeyle başını yana eğdi. Evet, dinlerken de anladığı tam olarak ondan bahsedecekti kızıl seherbaz. İfadesini değiştirdi, biraz korkmuş, biraz da inanmaz bir hale soktu güzel yüzünü. Bilerek yediği kurabiyenin boğazına kaçmasını sağladı, öksürüklere boğuldu. Sırtına hafifçe vurulan bir el hissetti, öksürük sayesinde dolan gözlerini iyice doldurdu ve Meredith'e döndü.

"Bir yanlışlık olmalı!" diye bağırdı. "Anlatılanlardaki ve yazları tavernada içki servis ettiğim kadın bunları yapacak biri değil, olmamalı! Cidden annem olsa beni görmeye..." duraksadı. Bilinen  Cwénhild, Mirabelle'den kaçardı fakat bu kadın bunu biliyor muydu? Yine de riske atmak istemedi. Duraksamasının sebebini üzüntüye vurur gibi yaptı. "...Gelmezdi. Benle karşılaşmak istemiyormuş. Eğer ki benimle iletişime geçerse rahatça söyleyebilirim ki o kişi bir sahtekar, annem falan değil. Ki ben eminim, değil! Belki... Belki Carmilla onun bedenini çalmıştır! Ya da bir metamorftur, kılık değiştirerek seherbazların duygularıyla oynamaya çalışıyordur sırf dokunamayın diye. Ama eğer ki o cidden annemse... Yardım etmenin bir yolu olmalı. Gözetiminiz altına girmemde sorun yok ama..." isteksiz olduğu ifadesinden belliydi çünkü rahat rahat gizli işlerini yapamayacaktı. "Özgürlüğümün kısıtlanmayacağına beni temin etmeniz gerek. Bir yerlere gitmem engellenecekse, sürekli izleneceksem, her şeyim takip edilecekse... Üzgünüm ki kabul edemem. Ah, Carmilla'yı gördüğüm an gelip bildireceğime emin olabilirsiniz ama."

35
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 08 Şubat, 2022 22:20:01 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
(Karışıklık olmasın diye açıklama; Mirabelle mantıklı düşünmeye çalışırken koyu pembe, duygularına göre düşünmeye çalışırken açık pembe düşünüyor.)
------

Kadının söyledikleriyle dili tutuldu kızcağızın. Bunlar doğruysa; Carmilla tarafından manipüle edilmiş olma ihtimali aşırı yüksekti. Yine de bir söz vermişti ve işin aslını öğrenmeden iki tarafta da büyük hamlelerde bulunmayacaktı. 'Böyle bir kadından bahsediyorsak annemin bedenini ele geçirmek onun için çocuk oyuncağı olmuştur. Ve Cwénhild'ın halihazırda anne sevgisine muhtaç bir kızı olması işine gelmiştir, beni kandırıp kullanabilir rahatça.' Mantığı da duyguları da aynı şeyi savunuyordu. 'Ama bekle, belki de sadece işkenceler yüzünden kafayı yemiş ve kendini Carmilla sanıyordur. işin aslını öğrenmem gerek.' sesli bir şekilde yutkundu, Meredith'in dedikleri büyük bir ikileme sokmuştu Mirabelle'i. Annesine verdiği sözü asla bozmak gibi bir niyeti yoktu şayet konuştuğu kişi onu kullanmak için yalan söyleyen sahtekarın teki ise aşırı büyük sıkıntıydı. 'Beni eğiteceğini söylememiş miydi? O süreç boyunca gözlemlerim, etiğime uygun olmayan bir şey yapmaya çalışırsa engel olmayı denerim. Ters bir şey olduğu an buraya gelir, her şeyi anlatırım. O noktada ceza almak bile bana koymaz zaten. Bu işte bir iş var ama hadi bakalım ya...'

Sonra bir cümle kurdu genç seherbaz. Kaybettiğin annene bir söz verdim, dedi. Mirabelle şaşkın şaşkın bakmaktan alıkoyamadı kendini, "Efendim?" dedi. Carmilla sırrını mezara kadar götürebilirdi ancak... Sadece isim olarak Cwénhild'ı biliyor olmasında bir sakınca yoktu. Sonuçta Profesör Lowell anlatmıştı ona. "Az önce söyleyecektim ancak arada kaynadı... Annem... Kim olduğunu biliyorum, yani, isim olarak biliyorum. Profesör Lowell anlatmıştı. Herkesin sevdiği biri gibi duruyor. Benim söyleyecek bir şeyim yok bu konuda çünkü kendisini hiç tanımadım ama, um, annemle ilgili herhangi bir şey biliyor musunuz...? Yani, balodan sonra tam olarak ne olduğunu merak ediyorum..." ne olduğunu gayet iyi biliyordu ancak bunu bir de karşı taraftan öğrenmek istedi. Gerçi, karşısındaki kişi bir memurdu yani ne kadar net cevap vereceği bilinmezdi. "Hem, neden birdenbire soruşturmalar patladı? Yani bizim bildiğimiz kadarıyla bu kadar aktif değildi bakanlık şu sıralara kadar. Başta Carmilla'yı kahraman ilan edip sonradan aranan suçlu olduğunu söyleyerek olabilecek her yerden bilgi alınmaya çalışması biraz... İlginç. Arkaplanda halka açıklanamayacak kadar büyük bir şey mi yaşandı...? Ah! Yanlış anlamayın, sizi sorgulamıyorum ancak merakıma engel olamıyorum. Klasik Ravenclaw işte..."


36
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 08 Şubat, 2022 20:08:19 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kadın ailesinden bahsederken soyadının 'Boleyn' olduğunu hatırladı. Samuel için bir şey diyemese de ruh hastası Eadwig'in bu tanıma ne kadar da uyduğunu düşündü bir anlığına. Usluca dinlemeye devam etti. Sonra kendine bir kurabiye uzatılınca arkasından gelen cümleyle kıkırdadı, "Konuştuğumuz konu birazcık iştah kaçırıcı sanki ama." dedi. Kurabiyeyi aldı ancak şimdilik yeme gibi bir planı yoktu. Kızıl seherbaz birden Mirabelle'in ona Cwénhild'ı hatırlattığını söyledi. Böylelikle genç kızın rahatça keyfine göre kontrol edebildiği ifadesi hafiften bozulmuş, hüzünlü bir hal almıştı. Ağzını bir şey demek için açtı ancak Meredith konuya geri dönünce geri kapattı.

"BİR DAKİKA, KİLİSEYE KİM KİM GİTTİĞİMİZ BİLİNİYOR MU?!" sonra hemen iki eliyle ağzını kapattı. "Eee... Ehehe... Yani şey, kim gitmiş kiliseye ya aman aman... Kesinlikle hiçbir bilgim yok André kurtarma operasyo-ooo...ehe." Bilerek kadının belirtmediği bir şeyi dillendirmişti. Bu hatayı normalde yapmazdı. 'Güzel, yalan söylemekte beceriksizmişim gibi davranmalıyım. Bir şey saklamak istediğim zaman pot kırıyormuş gibi yapmalıyım. Kilise olayına Carmilla kadar tepki vermez kimse.' "Neyse, şey... Bana da insanlara anlattığından çok farklı bir şey anlatmadı aslında. Herkese aynı olayı bin kere tekrar tekrar anlatmak zorunda kaldı zavallı çocuk, ben de o sırada kulak misafirliği ettim. Yaklaşık beş kere falan." iç çekti.

"Carmilla'nın ona bayıltana kadar affedilmez lanetle işkence ettiğini söyledi, dediğine göre bin tane kaynar bıçak derisini deliyor gibi hissettiriyormuş." düşününce bir ürperme geldi kıza.  "Kaçması için Carmilla'nın ona fırsat verdiğini de söyledi ama annesinin intikamını almak istediği için dinlemek yerine burnunun dikine gitmeyi tercih etmiş. Of bir de bina başkanı olacak, ne biçim örnek oluyor binadaşlarına ya?!" son anda bir yükseldi yine, bu sefer öfkesi arkadaşının aptallığınaydı. Hemen boğazını temizleyip kendine çekidüzen verdi ve devam etti, "Ah, bir dakika, atadamlarla ilgili bir şey demişti, neydi..." düşünüyor gibi yaptı. "Hah, Cadı Avcıları, Atadamları katlediyormuş sözde. Carmilla da o yüzden ormandaymış. Birkaç kişiden daha duyduğuma göre ormanda atadamlara kimse uzun süredir rastlamamış, artık yalanını desteklemek için onları mı katletti yoksa cidden bir nebze iyi niyete mi sahipti bilemeyeceğim. Bu yüzden de bakanlık ajanı olduğunu ve bakanlık tarafından kahraman ilan edildiğini söylüyordu birkaç kişi okulda. Gelecek büyücü nesillerinin refahı için bunları yapıyor dediler. Ama Ares aynı zamanda Carmilla'nın göz boyayarak güç toplamak istediğini söyledi, ki bence tamamen doğru bu. Özellikle genç büyücülerin aklını çelmek çok kolay oluyor. Ben kadını görsem anında topuk bu arada, gözümü boyamak istese bile ağzını açtığı saniye puf diye yok olurdum. Hiç o topa giremem! Kanunlara uyan bir cadı olarak sürdürmek istiyorum hayatımı, uh, şakalar ve şımarıklıklar hariç ama."

37
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 08 Şubat, 2022 18:53:49 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Başını anladığını belli edercesine salladı ancak Carmilla ve Cwénhild'ın aynı kişi olduğunu bilmiyormuş gibi devam etti. Sadece kendine atılan topları geri sahibine yollayacaktı.
"Açıkçası, ben de onu merak ediyorum! Çok fazla dedikodu var, her biri birbirinden farklı. Biri diyor ki Carmilla bakanlık ajanı, biri diyor ki Carmilla bir kahraman ve cadı avcılarından bizim için kurtulacak, biri diyor ki hayır göz boyuyorlar Carmilla bir katil..." iç çekti. "Hogwarts sınırlarına hangi amaçla veya nasıl girdiğini bilmiyorum ama öğrenmek de istemiyorum. Ne sebeple olursa olsun değer verdiğim arkadaşıma o kadar acı çektirmesine bir kılıf uyduramaz kimse!" Sonda celallenmişti. Sinirinin bir kısmı sahte değildi, cidden Ares olayı Mirabelle'in sinirini hop hop hoplatıyordu. Carmilla'ya karşı sinirli ve kinci bir tavır sergiliyordu, minnoş ifadesi yerini kızgınlığa vermişti. "Kahraman mahraman değil, bildiğiniz katil olduğunu düşünüyorum. Derslere odaklanmaya çalıştığım için söylentileri bölük pörçük duyuyor olsam da Ares'e yapılan şeyi affetmem veya 'aa aslında böyleymiş yia' diye masuma çekmem imkansız." sinirini yatıştırmaya çalışıyormuş gibi arkasına yaslanıp üç beş derin nefes aldı.

"Üzgünüm, konu sevdiğim insanlara gelince biraz şey oluyorum... Bu olaylara cidden yetişemiyorum ve içlerinde bulunmak da istemezdim açıkçası... Bir şeyden ne kadar kaçarsanız size o kadar yapışıyor demek- Ah, bir dakika, sırf Ares'in arkadaşı olduğum için mi getirildim? Hem ikimiz de bina başkanı olduğumuz için bu mantıklı olurdu, tamam..."

38
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 08 Şubat, 2022 18:14:03 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
İçeri tatlı mı tatlı, genç bir seherbaz girdi. Elindeki çikolatalı kurabiyeleri görünce Mirabelle'in ağzı sulanmaya başladıysa da yememek için elinden geleni yapacaktı, masum görünen kurabiyelerin içine ne konduğunu bilemezdi. Sevimli kadın konuşurken saf saf yüzüne baktı. Her şeyin farkındaydı ve buna rağmen gerçeğe biraz yalan karıştırarak anlatacaktı. Belki sonradan çok pişman olabilirdi ancak annesine bir söz vermişti.
 
Gelen soruyla başını yana eğdi, 'Salağa yat.' dedi kendine. "Umm... Yani... Fazla eşek şakası yapan biriyim ama onun için gelmediğimi tahmin edebiliyorum." dedi sanki ortama neşe katmak istiyormuş gibi. Amacı bu değildi ama karşısındaki öyle düşünse hoş olurdu. "Onun haricinde pek bir fikrim yok..."

39
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Paul Wilson v Eurus M. Soleil
« : 07 Şubat, 2022 21:11:46 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
"YA ŞEYTAN KARI BIRAK! BIRAAAAAK!" diye çırpınıyordum ki profesör Moore geldi. Kodumun moruğu gitsene lan şurdan. "Ama o başlattı profesör! Zaten tüm maçlarda cıngar çıkarıp çıkarıp duruyor, benim kendi düellomda bile oradan beni kışkırtıyordu kız. O zaman neden ses etmediniz? Ne zamandır Franziska tarafından zorbalığa uğradığımı görmüyorsunuz... Ama ben karşılık verdiğim an..." hüngür hüngür ağlamaya başladım. "Kimse ben haksızlığa uğrarken görmüyor, görse de yardım etmiyor..." Alt sınıflardan falan beni beğenen bebişler de hem Franziska'ya, hem de Profesör Moore'a kötü kötü bakıp söylenmeye başlamışlardı. Abi yanda düello var, kimse izlemiyor hatta düellocular bile kendi işlerinden çok bizle ilgileniyor. Profesör çok etkilenmez tabii bundan ama olsun. Franziska da bullylensin bir süre kardeşim, ne bu çile?

40
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Paul Wilson v Eurus M. Soleil
« : 07 Şubat, 2022 20:58:04 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
"AHAHAHAH, ŞEKERİM BENİM BUNA ALINACAĞIMA İNANDIN MI CİDDEN? HANİ ŞEYİ BİLMESEM..." aman aman, ağzından kaçırıyordu. "NEYSE AMAN! Noldu lan? Noldu götoş? Sen demiyor muydun yetimhanende takıl anan baban gelsin seni alsın diye? Aa bekle... Belki de seninkiler sen yetimhaneye gitsen de gelip alamaz diyedir bana olan bu nefretin!" dedi sırıtarak. Çok kötü hissediyordu aslında ama dışarı yansıtmayacaktı. Daha fazla konuşmak istemediği için kızın üstüne atlayıp saçına yapıştı, eline doladı güzelce...

41
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Paul Wilson v Eurus M. Soleil
« : 07 Şubat, 2022 20:50:51 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
"Senin o amcık ağzını carrrt diye yırtarım kahpe karı!" dedi sinirle. Normalde pek iplemezdi böyle şeyleri ama Franziska'ya karşı bitmeyen bir nefreti vardı, elinde olsa kızı avadayla öldürüverirdi. "BULANIK BULANIK KONUŞMA BAŞIMDA! AZGIN OROSPU!" ırkçı değildi. Ama Franziska.

42
Düello Salonu / Ynt: [Son 16] Paul Wilson v Eurus M. Soleil
« : 07 Şubat, 2022 20:35:12 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Normalde Eurus'a karşı Paul'u desteklemeyi düşünüyordu Mirabelle. Kazanacağına inandığından değil, maksat duygusal destek. Fakat onun yerine Gaye geldi ya... O yüzden sırayla destekleyecekti.

"GAYE, BEBEĞİM HARİKASIN KUŞUM NASIL DÜŞÜNDÜN ONU SEN? KAZANIRSAN SANA İSTEDİĞİN KADAR ÖPÜCÜK VAR!" dedi, hemen ardından durmadan devam etti.

"PAUL KAYBEDERSEN SENİ ORTAK SALONA ALMAM! PES ETMEK YOK YILMAK YOK GO GO LETS GO LETS GO HAYDİ LİLİLİLİLİLİLİLİLİİİİİİİİİİ! GÖSTER BAKİM RAVENCLAW GÜCÜNÜ!" dedi çığırarak.

43
Hogsmeade Kermesi / Ynt: RAY! Mini-Mali-Phali-Ty-Co!
« : 07 Şubat, 2022 18:01:42 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Mirabelle yediği halttan sonra hiçbir şey yapmamış gibi hayatına devam ediyordu ancak Profesör Urswick'ten gelen sonsuz haykırışla birlikte fark etmişti ki; topuklaması gerekiyordu. Önüne gelen stantlara baktı; patronunun standında saklansa olmazdı, kadına bela açmak istemezdi sonuçta. Sonra başka bir standa baktı... Dick'in standına ölse gitmezdi çünkü yanına yanaştığı an çarpılacağını biliyordu. Son standa çevirdi gözlerini, kendi çalıştığı tavernanın oralarda bir yerlerde bulunduğunu anımsar gibi olduğu yerin standıydı burası!

Koşar adımlarla oraya ilerledi ve standın önünden arkasına zıpladı. Hemen adamın ayaklarının gibine çömüp topelecik hale geldi, standın altında saklandı ve işaret parmağını dudağına götürüp 'ŞŞŞŞ!' yaptı. Ciyak ciyak bağıran şeytan karı Cynthia da o çevrelerde dolanıyordu, kadın uzaklaşana kadar olduğu yerde put gibi durdu Mirabelle. Bir ara saçından bir parça yılbaşı turtası adamın ayakkabısına düştü, paniklese de hızlı hızlı temizledi ve ses çıkarmadan mahcup mahcup özür diledi yüzündeki şeker gülümsemesiyle. Cynthia karısı etraftakilere Mirabelle'i görüp görmediklerini soruyordu, bazı insanlar görmedim diyor, bazıları da gördüklerini söyleyerek kadını yönlendiriyordu. Lanet karı sonunda kızın saklanmakta olduğu standa yanaştı, genç cadı da korkuyla gözlerini ayağının ucunda durduğu adama dikti. Ve çok mükemmel bir şey oldu, stant sahibi adam -artık insan değil de gökten inmiş bir melek gibi görünüyordu- uzak bir yeri işaret ederek bahsi geçen kızın oraya kaçtığını söyledi. Profesör buna inanmış olacaktı ki uzaklaştı, oraya gitti.

Kadının uzaklaşmasıyla birlikte Mirabelle yavaşça kafasını yukarı doğru uzattı, meraklı bir yavru kedi misali etrafa bakındı. Görüş menzilinde deli bir karı görmeyince hızla ayağa kalkmasıyla bir şeylere çarpıp başka bir şeyleri devirmesi bir olmuştu, şanslıydı ki hiçbir şey düşmeden yakalayabilmişti. Bozuntuya vermeden enerjik bir şekilde adamı selamladı, "Merhabalar efendim! Çok saçma bir tanışma oldu ancak yardımınız için cidden çok teşekkürler, ben buraları biraz yaktım yıktım kirlettim ama olsun!" dedi. Alnından çenesine doğru yavaaaş yavaş inmekte olan bir çilek parçası da işi iyice eğlenceli hale getiriyordu. "Benim adım Mirabelle Starlight, size cidden borçlandım çünkü o karı- yani şey, profesör beni ciddi ciddi öldürecekti! Hiçbir şey de yapmadım oysa ha. Neyse neyse, size borcumu nasıl ödeyebilirim?" diye sordu hevesle ve enerjisini bir gram bile eksiltmeyerek.

44
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Ynt: [Carmilla/Cwénhild Soruşturması] Mirabelle Starlight Sorgusu
« : 07 Şubat, 2022 05:24:29 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ne olduğunu bile anlamadan birdenbire kendini bakanlıkta buldu Mirabelle. Kimin çocuğu olduğu ortaya çıkmıştı, kendisinin kimseye söylemesine gerek bile kalmadan artık cümle alem Mirabelle Starlight'ın, şu an Carmilla olarak bilinen kadının kızı olduğunu öğrenmişti, ne güzel! Sakinliğini koruduğu sürece durumu kurtarabilirdi. Hiçbir şey bilmeyen masum bir kız gibi davranmasında sorun yoktu sonuçta! Uslu uslu getirildiği yerde bekledi de bekledi birinin onu sorgulamaya gelmesi için. Gerginlikten tir tir titriyordu.

45
Karakter Talepleri / Ynt: Patent Başvuru ve Talepleri
« : 06 Şubat, 2022 22:26:20 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
İcat Türü: İksir

İksirin Adı: Ciyaksir (Ciyaklama+İksir)

İksirin Detaylı Anlatımı: İksir, tüketen kişi çığlık attığı zaman çığlığının Adamotu çığlığı etkisi yaratmasını sağlar. İçeriğindeki adamotunun yaşına göre etkilenen kişi/kişileri bayıltır veya komaya sokabilir/öldürebilir(Bunun için fazlasıyla yaşlı bir adamotunun kullanılıp iksirin en az bir gün kaynatılmış olması gerekir). Tüketen kişi kendi çığlığından etkilenmez. Ne kadar uzun süre kaynatıldıysa o kadar uzun süre etkisi devam eder(Bebek adamotuyla yapıldığında bir saat=bir dakika, yetişkin adam otuyla yapıldığında iki saat=bir dakika). Sadece çığlık atılırken etki süresi gider, konuşma esnasında etkisini göstermez. Daha sonrasında tüketen kişide boğaz ağrısı, ses kısılması ve/veya ekstrem durumlarda ses kaybına yol açabilir. Etkilenen kişi/kişilerde kendine geldikten sonra iksirin etkisine göre hafiften dayanılmaza kadar gidebilen bir baş ağrısı görülebilir. İksir, dıştan bakıldığı zaman kakaolu süt gibi görünüyor, kokusu da neredeyse aynı şekilde, sadece biraz daha nanemsi.

Şu başlıkta yapıyor olacağız efenim;

https://buyucedunya-rpg.com/index.php/topic,434.0.html

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 8