1
Seherbaz Büro / Anılar konuşur mu ?
« : 31 Mayıs, 2023 15:15:12 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Anılar, anılar aynı dipsiz bir kuyu gibidir. Küçük bir taş attığında o taş hiç bir zaman kuyunun sonunu bulamaz. Anılar değişebilir, unutulabilir hatta yok olabilir. Öyle anılar vardır ki bizi mutlu edip yüzümüzün gülmesini sağlarken kimileri de acı çektirir. Izdırabın eşiğine getirir bazıları da hayatımızın son bulmasına neden olur. Her anı güzel değildir, her anı mutlu değildir sadece kendimizi mutlu hissettirmek için kandırırız kendimizi o dipsiz kuyunun sonunu görebilmek için belki de insan bunları yaşayarak hayattan ders çıkarıyordur. Anıları ile birikmiş hatıralar ve buram buram kokan acılar.
Bulanık mavi küçük sıvının yaratabileceği güçtü bu işte. İlk baş her yer bulanıklaşmaya başladı sanki bir tünelden geçiyordu genç büyücü ama öyle karanlık ve yolunu kaybetmiş hissine kapılan tünellerden değil etrafa ışık saçan mavi ve beyaz renklerin ehenk içinde buluştuğu tüneldi bu. Kısa süre içinde tanıdık bir yüz gördü. Aslında pek tanıdık değildi ama yaşlı adamın kim olduğunu biliyordu sadece genç büyücü. Yüzü bulanıktı ama yine de tanımıştı onu daha sonra genç ve güzel Asyalı bir kadın gördü. Nasıl bir şeye bulaştığını bilmiyordu genç büyücü yada hangi anının içine girdiğine ama özel bir anıydı bu özel ve acılarla dolu. Kısa süre sonra küçük bir çığlık duydu büyücü, genç ve güzel kadından gelen. Acı dolu bir çığlık, kadının bir daha gözlerini açamamak üzere kapatacağı andan hemen önceydi. Sanki boş bir çuval gibi yere yığılmıştı zavallı kadın. Büyücü neler olduğuna anlam veremiyordu ama gördüğü şeyler o kadar gizli şeylerdi ki. Karanlığa gömülmüş anılar bir daha yüzeye çıkmaması gerekenler. Nasıl bu küçük şişenin içinde olabilirdi ki bu anılar nasıl bura da bulunabilirdi. Kaçak büyücünün anılarıydı bunlar, baskın yaptıkları evde bulunan bir kaç küçük şişenin içine gizlenmiş anılar. Şişelerin bir kaçı sağlamdı sadece ve çoğunun kayıp olduğu söyleniliyordu ve bir kaç kişi onları bulmak için harekete bile geçmişti. Bulunan şişelerde incelenmek için bürodaydı işte ve büyücü birisinin içine girmişti işte. İçine girdiği anıdan ayrılmaya çalışırken şişeleri gerçekten bulunması gerektiğini anladı genç büyücü.
Ne yapması gerektiğini bilmiyordu, gördüğü kadın arkadaşının eski karısıydı onu anlamıştı ve Lilith'in annesi. Kadının öldürüldüğünü biliyordu ama nasıl olduğunu şimdi görmüştü. Acaba Balian kadının öldürüldüğünü ne şekilde biliyordu yada küçük kız. Küçük kızın annesinin gözlerinin önünde öldürüldüğünü öğrenmişti Bartemius yani söylenenler o şekildeydi fakat şişenin içinde gördüğü sanki birkaç bir şey farklıydı. Genç büyücü bu olaydan şüphelenmeye başladı ne olduğunu arkadaşına anlatması gerekiyordu yada küçük cadının zihnine girmesi. Orada onun hatırladıklarının nasıl olduğunu bulması gerekiyordu.
Genç büyücü cadıyı diğer sorgu odasında bulmuştu. Etrafta kimse yoktu ama cadının neden orada oturduğunu bilememişti. Onla konuşur gibi yapıp belki zihnine girmeliydi belki de kendisini hiç fark ettirmemesi gerekiyordu. Genç büyücü ikinci seçeneği seçti, nede olsa ona yeterince yaklaşmış ama ona gözükmeyecek kadar da uzaktı. Hem görse bile seherbazlar buralarda dolana biliyordu ne diyebilirdi ki. Genç cadıya konsantre oldu büyücü, derin bir nefes aldı ve şişedeki anıyı düşündü daha sonra cadının zihninin içine girmek isteğini ve kısa süre içinde bunu başardı. Farklı bir yerdeydi ama şişenin içinde ki yerle aynıydı burası. Bir otel tabelası gördü ilk önce. Tabela okuyamadığı bir dilde yazılar vardı Asya dilindeydi. Cadının annesinin Koreli olduğunu hatırladı büyücü. Genç adam içeri girdi otelden ve merdivenlere yöneldi. Sanki bir şey onu kendisine doğru çekiyordu, bir odanın önünde durdu genç adam ve kapıya elini uzattı. Kapı sanki onu bir sis gibi içine aldı ve içeri girdi genç büyücü. Yavaş yavaş odalara bakınırken küçük bir kız gördü. Yatağın hemen ucunda oturuyordu ve yatağın da uzanan kadının bileklerini kesiyordu. Şişenin içinde görüğü kadın ile aynı kadındı bu. Büyücünün kocaman açılan gözleri küçük kızı izliyordu. Lilith'in zihninde ki annesinin ölümü onu kendisi öldürdüğü şeklindeydi ama şişenin içinde ki çok farklıydı. Öldüren lanet ile ölmüştü genç cadı. Zaman aynıydı, mekan aynıydı ama ölüm şekilleri farklıydı. Genç cadının anıları değişmişti yada değiştirilmişti kendisinin öldürdüğünü zannediyordu annesini. Belki de o büyücü suçu küçük cadıya atmak için yapmıştı bunu. Her bir parça tek tek yerine oturuyordu artık büyücünün gördükleri ile.
Bulanık mavi küçük sıvının yaratabileceği güçtü bu işte. İlk baş her yer bulanıklaşmaya başladı sanki bir tünelden geçiyordu genç büyücü ama öyle karanlık ve yolunu kaybetmiş hissine kapılan tünellerden değil etrafa ışık saçan mavi ve beyaz renklerin ehenk içinde buluştuğu tüneldi bu. Kısa süre içinde tanıdık bir yüz gördü. Aslında pek tanıdık değildi ama yaşlı adamın kim olduğunu biliyordu sadece genç büyücü. Yüzü bulanıktı ama yine de tanımıştı onu daha sonra genç ve güzel Asyalı bir kadın gördü. Nasıl bir şeye bulaştığını bilmiyordu genç büyücü yada hangi anının içine girdiğine ama özel bir anıydı bu özel ve acılarla dolu. Kısa süre sonra küçük bir çığlık duydu büyücü, genç ve güzel kadından gelen. Acı dolu bir çığlık, kadının bir daha gözlerini açamamak üzere kapatacağı andan hemen önceydi. Sanki boş bir çuval gibi yere yığılmıştı zavallı kadın. Büyücü neler olduğuna anlam veremiyordu ama gördüğü şeyler o kadar gizli şeylerdi ki. Karanlığa gömülmüş anılar bir daha yüzeye çıkmaması gerekenler. Nasıl bu küçük şişenin içinde olabilirdi ki bu anılar nasıl bura da bulunabilirdi. Kaçak büyücünün anılarıydı bunlar, baskın yaptıkları evde bulunan bir kaç küçük şişenin içine gizlenmiş anılar. Şişelerin bir kaçı sağlamdı sadece ve çoğunun kayıp olduğu söyleniliyordu ve bir kaç kişi onları bulmak için harekete bile geçmişti. Bulunan şişelerde incelenmek için bürodaydı işte ve büyücü birisinin içine girmişti işte. İçine girdiği anıdan ayrılmaya çalışırken şişeleri gerçekten bulunması gerektiğini anladı genç büyücü.
Ne yapması gerektiğini bilmiyordu, gördüğü kadın arkadaşının eski karısıydı onu anlamıştı ve Lilith'in annesi. Kadının öldürüldüğünü biliyordu ama nasıl olduğunu şimdi görmüştü. Acaba Balian kadının öldürüldüğünü ne şekilde biliyordu yada küçük kız. Küçük kızın annesinin gözlerinin önünde öldürüldüğünü öğrenmişti Bartemius yani söylenenler o şekildeydi fakat şişenin içinde gördüğü sanki birkaç bir şey farklıydı. Genç büyücü bu olaydan şüphelenmeye başladı ne olduğunu arkadaşına anlatması gerekiyordu yada küçük cadının zihnine girmesi. Orada onun hatırladıklarının nasıl olduğunu bulması gerekiyordu.
Genç büyücü cadıyı diğer sorgu odasında bulmuştu. Etrafta kimse yoktu ama cadının neden orada oturduğunu bilememişti. Onla konuşur gibi yapıp belki zihnine girmeliydi belki de kendisini hiç fark ettirmemesi gerekiyordu. Genç büyücü ikinci seçeneği seçti, nede olsa ona yeterince yaklaşmış ama ona gözükmeyecek kadar da uzaktı. Hem görse bile seherbazlar buralarda dolana biliyordu ne diyebilirdi ki. Genç cadıya konsantre oldu büyücü, derin bir nefes aldı ve şişedeki anıyı düşündü daha sonra cadının zihninin içine girmek isteğini ve kısa süre içinde bunu başardı. Farklı bir yerdeydi ama şişenin içinde ki yerle aynıydı burası. Bir otel tabelası gördü ilk önce. Tabela okuyamadığı bir dilde yazılar vardı Asya dilindeydi. Cadının annesinin Koreli olduğunu hatırladı büyücü. Genç adam içeri girdi otelden ve merdivenlere yöneldi. Sanki bir şey onu kendisine doğru çekiyordu, bir odanın önünde durdu genç adam ve kapıya elini uzattı. Kapı sanki onu bir sis gibi içine aldı ve içeri girdi genç büyücü. Yavaş yavaş odalara bakınırken küçük bir kız gördü. Yatağın hemen ucunda oturuyordu ve yatağın da uzanan kadının bileklerini kesiyordu. Şişenin içinde görüğü kadın ile aynı kadındı bu. Büyücünün kocaman açılan gözleri küçük kızı izliyordu. Lilith'in zihninde ki annesinin ölümü onu kendisi öldürdüğü şeklindeydi ama şişenin içinde ki çok farklıydı. Öldüren lanet ile ölmüştü genç cadı. Zaman aynıydı, mekan aynıydı ama ölüm şekilleri farklıydı. Genç cadının anıları değişmişti yada değiştirilmişti kendisinin öldürdüğünü zannediyordu annesini. Belki de o büyücü suçu küçük cadıya atmak için yapmıştı bunu. Her bir parça tek tek yerine oturuyordu artık büyücünün gördükleri ile.
