1
Sihirli Yaratıkların Bakımı Dersliği / Ynt: Sihirli Yaratıkların Bakımı Dersi -1866/67
« : 21 Nisan, 2023 16:59:17 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Eadwig'in her an suratına bir yumruk yapıştırabilirmişçesine fırlattığı bakışlar da yangınla birlikte pek yardımcı olmamıştı kumral saçlı oğlanın özgüvenine. Bir halt mı etmişti, ne yapmıştı? Anlayamıyordu. Bir saniye, yangın... Yangın... O konuda bir şey yapmalıydı ama bulanan zihni pek yardımcı olmuyordu.
"Hassiktir! Harris geri çekil!"
Kendisine yeniden bağırılmasıyla sarsılmış ve zihni, içinde bulunduğu durumun farkındalığına ancak varabilmeye başlamıştı. Yeşil cübbeli dostu, yanan cübbesini yalnızca çıkartmaya çalışmıyordu. Kendisi, sırtına dokunmaya davranmışken cübbeyi doğrudan fırlatsa, kendi cübbesi de muhtemelen tutuşmaya başlayacaktı. O senaryoyu önlemeye, kurtulmaya çalışırken kendisini de kollamaya çalışıyordu Eadwig.
"Bir halta yarasana!" diye geçirdi zihninden. Adamın orada üzerindeki cübbe tutuşmuş, kendisiyse boş boş duruyordu işlevi olmaksızın; hatta daha da sıkıntılıydı, yük oluyordu. Denklemi zorlaştırıyordu sadece. Hızlıca iki üç adım geri attı alanı açabilmek adına. Cübbenin hareketini süzdü. Etraf zaten keşmekeş, bağıran bağırana. Asalardan fırlatılan büyüler loş odayı renkli ışık huzmeleriyle anlık olarak aydınlatıyor, sonra karanlığa karışıyorlardı. İnsanlar bağırıyor, birbirine sesleniyor, koşturuyorlardı. Epilepsi hastası birisinin bulunması için zerre hoş bir ortam değildi. Lakin tüm bu keşmekeşin içerisinde bir bağırış daha belirgin bir şekilde ilinmişti kulaklarına. Charlotte.
Kendilerine doğru koşan binadaşının sarı huzmeli cübbesi ve pek iyi tanıdığı siması, çevredeki anlık büyülü ışıklarla göstermişti kendilerini. Peşinde bir külbükül ile üzerlerine mi geliyordu? O da yardım istiyordu. Ne yapması gerekiyordu ki? Yanıbaşındaysa Eadwig yanıyor. Cübbeyi çıkartsa bile üzerinden muhtemelen bacağı kolu yanmıştır. Nasıl bağırmamayı başarıyor? Yanan kumaşın ete yapışması kadar korkutucu bir şey olamazdı. Eylemde bulunabilir miydi? Belki de bulunabilirdi. Lanet olsun, kendisinin de bir halta yaraması gerekiyordu. Ne yapmalıydı? Charlotte kendilerinden ümidi kesmiş olacak ki durup kendisini takip eden yaratığa doğru çekmişti asasını. "Bir işe yara be!" diye geçirdi zihninden.
Çatık kaşları gevşedi. Ağzı aralandı. Fikir... Yangını söndürebilecek, Eadwig yaralandıysa yaralarını rahatlatabilecek, Charlotte'a el atabilecek bir fikirle aydınlandı yüzü. Profesör dersin en başından mantığı söylemişti ya! Dondurmanın pek çok yolu vardı! Kendisini geri atıp Charlotte ile arasına aldı Eadwig'i ve asasını iki tepe çizecek şekilde oynattı, mavi ışık huzmelerinin kuvvetlice parlaması ümidiyle, soğuk hava dalgalarının olabildiğince geniş ve gür yayılabilmesini; yangına, olası yanıklara, külbüküle yetebilmesini umarak zikretti sihirli sözleri: "Glacius!"[/justify]
[spoiler]Charl'ı dondurmayız inş bu esnada :s[/spoiler]
This dice roll has been tampered with!
Yetenek 1d8 : 4, total 4
Destek 1d8 : 4, total 4
Talih 1d10 : 10, total 10
Not: Bu ikinci zar gerekiyor muydu gerekmiyor mu emin değilim, interaktifliği korumak adına ilk RP'yi yakın bir ana değin yazdıydım sadece, bu zar yok da sayılabilir. Ya da öteki. Artık profesörümüz neyi uygun görürse.
"Hassiktir! Harris geri çekil!"
Kendisine yeniden bağırılmasıyla sarsılmış ve zihni, içinde bulunduğu durumun farkındalığına ancak varabilmeye başlamıştı. Yeşil cübbeli dostu, yanan cübbesini yalnızca çıkartmaya çalışmıyordu. Kendisi, sırtına dokunmaya davranmışken cübbeyi doğrudan fırlatsa, kendi cübbesi de muhtemelen tutuşmaya başlayacaktı. O senaryoyu önlemeye, kurtulmaya çalışırken kendisini de kollamaya çalışıyordu Eadwig.
"Bir halta yarasana!" diye geçirdi zihninden. Adamın orada üzerindeki cübbe tutuşmuş, kendisiyse boş boş duruyordu işlevi olmaksızın; hatta daha da sıkıntılıydı, yük oluyordu. Denklemi zorlaştırıyordu sadece. Hızlıca iki üç adım geri attı alanı açabilmek adına. Cübbenin hareketini süzdü. Etraf zaten keşmekeş, bağıran bağırana. Asalardan fırlatılan büyüler loş odayı renkli ışık huzmeleriyle anlık olarak aydınlatıyor, sonra karanlığa karışıyorlardı. İnsanlar bağırıyor, birbirine sesleniyor, koşturuyorlardı. Epilepsi hastası birisinin bulunması için zerre hoş bir ortam değildi. Lakin tüm bu keşmekeşin içerisinde bir bağırış daha belirgin bir şekilde ilinmişti kulaklarına. Charlotte.
Kendilerine doğru koşan binadaşının sarı huzmeli cübbesi ve pek iyi tanıdığı siması, çevredeki anlık büyülü ışıklarla göstermişti kendilerini. Peşinde bir külbükül ile üzerlerine mi geliyordu? O da yardım istiyordu. Ne yapması gerekiyordu ki? Yanıbaşındaysa Eadwig yanıyor. Cübbeyi çıkartsa bile üzerinden muhtemelen bacağı kolu yanmıştır. Nasıl bağırmamayı başarıyor? Yanan kumaşın ete yapışması kadar korkutucu bir şey olamazdı. Eylemde bulunabilir miydi? Belki de bulunabilirdi. Lanet olsun, kendisinin de bir halta yaraması gerekiyordu. Ne yapmalıydı? Charlotte kendilerinden ümidi kesmiş olacak ki durup kendisini takip eden yaratığa doğru çekmişti asasını. "Bir işe yara be!" diye geçirdi zihninden.
Çatık kaşları gevşedi. Ağzı aralandı. Fikir... Yangını söndürebilecek, Eadwig yaralandıysa yaralarını rahatlatabilecek, Charlotte'a el atabilecek bir fikirle aydınlandı yüzü. Profesör dersin en başından mantığı söylemişti ya! Dondurmanın pek çok yolu vardı! Kendisini geri atıp Charlotte ile arasına aldı Eadwig'i ve asasını iki tepe çizecek şekilde oynattı, mavi ışık huzmelerinin kuvvetlice parlaması ümidiyle, soğuk hava dalgalarının olabildiğince geniş ve gür yayılabilmesini; yangına, olası yanıklara, külbüküle yetebilmesini umarak zikretti sihirli sözleri: "Glacius!"[/justify]
[spoiler]Charl'ı dondurmayız inş bu esnada :s[/spoiler]
This dice roll has been tampered with!Yetenek 1d8 : 4, total 4
Destek 1d8 : 4, total 4
Talih 1d10 : 10, total 10
Not: Bu ikinci zar gerekiyor muydu gerekmiyor mu emin değilim, interaktifliği korumak adına ilk RP'yi yakın bir ana değin yazdıydım sadece, bu zar yok da sayılabilir. Ya da öteki. Artık profesörümüz neyi uygun görürse.
[/spoiler]