17 Nisan, 2026 09:21:47 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Victorine Odette Boleyn

Sayfa: 1 2 [3] 4
31
St. Mungo Sihirli Hastalıklar Hastanesi / Ynt: O Yüce Adam, Şimdi Mecruh
« : 04 Mart, 2022 03:16:17 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Victorine’in onu derinden sarsan bir anısı yoktu; hiçbir zaman sevmemiş ya da aşkın ne olduğunu deneyimlememişti. Değer verdiği tek varlık güçtü. Arzulayıp da elde edemediği hiçbir şeyi yoktu, aksine o her zaman arzulanan olmuştu. Yıllar önce annesi bu hastanede kendi canına kıydığında zirveye giden engellerinden biri kalkmıştı; diğeriyse babasıydı, onu da Büyüceşura’ya girdikten sonra kendi elleriyle ortadan kaldırmıştı. Neyse ki, Boleyn Adası’nda yaşanan Boleyn Adası’nda kalırdı, gerisinin bir önemi yoktu.

Seth Carter ise onun tam tersiydi. Sevmişti, aşık olmuştu ve sonra hayatının aşkını kaybetmişti. Bütün bu yaşadıklarına rağmen yaşama ve ideallerine sımsıkı tutunan bir adam olmayı başarmış, yolundan sapmamıştı. Victorine kahramanlık için kılını bile kıpırdatmazdı, bu adam ise kendini doğrudan alevlerin içine atmıştı. Aptallıktı. Yine de bu aptallığını takdir ediyordu, nihayetinde hayatta kalmayı başarmıştı değil mi?

“Burası çok havasız,” dedi ve odanın kapalı perdelerine yöneldi oturmadan önce. Adamın tek kelime etmesine fırsat vermeden araladı camları, parlak gün ışığının odaya girmesine izin verdi. “Daha iyi.”

Gök mavisi gözlerini adamın yüzüne çevirdi nihayet, ışıkta daha net gözüken bütün o deforme olmuş derisini dikkatle inceledi. Kadının bakışlarında herhangi bir iğrenme ifadesi yoktu, çok derinlerde içten bir anlayış vardı yalnızca. “Halk, sizden çok daha korkunç canavarları yöneticileri olarak seçti defalarca ve defalarca. Nurdan maskelerinin ardındaki iğrenç yüzlerini saklamakta ustaydı pek çoğu. Peki, gerçekten bu konuma gelmeyi hak ediyorlar mıydı Bay Carter?”

Üzerinde ‘B’ harfi işlemesi bulunan çantasından kundaklanmış, koyu kırmızı, kadife bir kumaş yığını çıkardı. “Bütün o yalancılar ve güç meraklıları başa geçebiliyorken neden sizin gibi gerçek idealleri olan bir politikacı geçemesin? Önemli olan güzel bir yüze sahip olmak mı yoksa Britanya Büyücedünyasının saygısını kazanmış bir lider olmak mı? Biliyorsunuz, bu saygıyı size kazandıracak olan şey yalnızca adımlarınızı doğru bir biçimde atmaktan geçer, Bay Carter. Bu yüzden geldim, size bu yolda rehber olabilmek için.”

Kundaklanmış kumaş tomarını adama uzattı.

“Küçük bir hediye, eğer kabul ederseniz.”
[/justify]

32
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 03 Mart, 2022 14:47:53 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Amaterasu 1. Seviye ve ek güç olarak Kehanet talep ediyorum.

33
Hizip Başvuruları / Ynt: Amaterasu Büyücüler Sendikası
« : 03 Mart, 2022 14:46:28 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Başvuru Formu

Karakter Adı: Victorine Odette Boleyn
Katılınmak İstenen Hizip: Amaterasu Büyücüler Sendikası
Hizip Hakkındaki Görüşünüz: Victorine yalnızca kadim sırların derinine inmek istemekte ve bunu elde edebilmek için pek çok şeyi yapmaya hazırdır, gerisini umursamıyor olsa da politik kişiliği sayesinde renk vermez.
Hizibe Nasıl Katıldınız: Büyük büyük amcası Edgar Boleyn aracılığıyla katılmıștır.
Hizip Değiştiriyorsanız Eskisinden Neden Ayrıldınız: -

[spoiler]Amaterasu Büyücüler Sendikası Yönetimine

Ben Victorine Odette Boleyn, Boleyn Ailesinin Reisi, Boleyn Adası'nın yegane vasisi, Büyüceșura Baș Hakimesi ve Sendika üyeniz Edgar Howard Boleyn'in torunuyum. Büyük büyük babamın izinden gitmek ve Sendika'ya üye olmak istiyorum.

Gereğini saygılarımla arz ederim.


İmza
Victorine Odette Boleyn
[/spoiler]

34
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: [Güç Puanı Dükkanı] - Havuz Hesabı Başvuruları
« : 03 Mart, 2022 11:24:41 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Uzun bir kararsızlık sonucunda Victorine'in öldüğü noktaya kadar havuz hesabı olmasına karar verdim ^^

35
Büyüceşura / Ynt: 17 Ocak 1866 Tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal Duruşması
« : 03 Mart, 2022 02:37:58 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

rp out;
Haftaya pazartesi (7 Mart oluyor galiba) devam ediyoruz aksi belirtilmediği sürede sihirli günlerr

36
Büyüceşura / Ynt: 17 Ocak 1866 Tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal Duruşması
« : 03 Mart, 2022 01:15:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

37
Büyüceşura / Ynt: 17 Ocak 1866 Tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal Duruşması
« : 03 Mart, 2022 01:10:28 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

38
Büyüceşura / Ynt: 17 Ocak 1866 Tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal Duruşması
« : 02 Mart, 2022 23:54:40 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

39
Büyüceşura / 17 Ocak 1866 Tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal Duruşması
« : 02 Mart, 2022 22:23:37 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]“On yedi ocak tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal duruşması.”

Özenli sarı bukleleri omuzlarına dökülen kadının tok sesi mahkeme salonunda yankılandı. Katip anında not almaya başlamıştı. “Carmilla Davası ve Büyücülük Yasalarına karşı işlenmiş suçlardan ötürü."

Alton-Victorian desenlerin fazlaca kullanıldığı, koyu kırmızı kadife duvarları olan mahkeme salonuna gergin ve bir o kadar da heyecanlı bir hava hâkimdi. Amfiteatr biçimindeki salon bir duruşma için fazlasıyla kalabalıktı, koyu mor cüppeler giyen Büyüceşura üyeleri dışında pek çok cadı ve büyücü gelmişti, o büyük anı, aylardır aranan bir terörist olan kendine Carmilla adını takmış cadının layığını bulduğunu kendi gözleriyle görmeye. Victorine, çoğu kişinin yalnızca içindeki kaos boşluğunu doldurmak için burada olduğunu biliyordu, Britanya’da adalet duygusu taşıyan insan kaldığına dair herhangi bir inancı yoktu. Uğultuyu bastırmak için tokmağı ile bir kez masaya vurdu ve sözlerine devam etti kaldığı yerden.

“Mahkeme Yargıçları: Victorine Odette Boleyn, Büyüceşura Hakimi; Elliot Hamish Hawkins, Büyüceşura Baş Büyücüsü; Amybeth Jessica Enfield, Büyüceşura Kıdemli Üyesi. Mahkeme Savcıları: Raiden Minamoto, Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesi Çalışanı; Cornelia Barthélemy, Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Çalışanı. Savunma tarafı Alexander Turner.”

Asil kadın, bir kez daha sertçe vurdu tokmağını. İki Seherbaz Cwénhild Muirghéal’i içeri getirdi, başının üstünde uçan iki Ruh Emici vardı ayrıca, kadının sorun çıkarmayacağını garantilemek adına alınmış bir önlemdi bu. Victorine, kadının zihnindeki kaotik enerjiyi içeri adımlar adımlamaz hissetmişti, ilginç bir duruşma olacak gibiydi. Salondaki uğultu tekrar başlamıştı, yuhalayanların yanı sıra hayranlıkla ıslık çalanlar bile vardı içlerinde.

“Söz, suçlamalar için iddia makamındadır. Raiden Minamoto, sizde.”
[/justify]

40
Güç Puanı Dükkanı / Ynt: Güç Puanı Dükkanı - Satın Alım Talepleri
« : 27 Şubat, 2022 18:22:41 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Selamlar yine matematiğini size bıraktığım bir talep ile geldim. Zihnibend son seviye istiyorum, diğer karakterlerimden gelen taşınabilir GP'leri bu hesaba aktarınca tutuyodu hesap galiba teşekkürler şimdiden ^^

Bi de karakter hakkı pls!

41
St. Mungo Sihirli Hastalıklar Hastanesi / O Yüce Adam, Şimdi Mecruh
« : 25 Şubat, 2022 00:36:47 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]St Mungo’ya ilk defa on altı yaşında gelmişti Victorine, annesinin ölüm haberi geldiğinde Hogwarts’tan alınmıştı. Annesi, yatmakta olduğu 49. Koğuşta canına kıymıştı. Bu kederli haber biraz olsun üzmemişti onu, kadın biraz bile olsun sevgiyi öğretmemişti ona, Victoire Marie Boleyn akıl sağlığı yerinde olmayan bir cadıydı ve kendisinin şu anki kişiliğine sahip olmasının en büyük sorumlularındandı. Evliliğinden önceki soyadının yani Lancaster adının hakkını veriyordu her şeyiyle, asil kadın, annesi öldükten sonra bile onu anmaktan deli gibi korkardı. Özellikle hayalet olarak dönüp hayatını zindana çevirmesinden.

Duvarları şifacıların portreleriyle kaplı açık renkli koridorlarda bütün akrabaları yas içindeyken bir kere bile gözyaşı dökmemişti annesi için, ona göre ölümü hak etmişti ve kendisinin bu görevi yerine getirmesine gerek kalmadan göçüp gitmişti. Akrabaları onu suçlamıştı bu ölüm için, annesinin akıl sağlığını yitirmesinin nedeni Victorine’di onlara göre. Doğumu bile uğursuzdu sonuçta, onu doğurduktan sonra üç gün durmamıştı kadının kanaması, sırf bu yüzden adaya ilk defa dışarıdan bir şifacı getirmeleri gerekmişti. Cenazeye katılmadı, bunun için cezalandırılsa bile pişmanlık duymadı.

Yıllar sonra yine bu insanın içini okuyormuşçasına yanından geçeni süzen portrelerle dolu koridorlardaydı, bu sefer ona bakarlarken yargıladıklarını hissetmiyordu hatta pek çoğunda saygı dolu bir ifade vardı, Yüce Boleyn’in yanlarından geçmesi onlar için bir onurdu.

Kapalı kapılardan çıkan açık yeşili cüppeler giymiş cadı ve büyücüler ise bir koşuşturmaca içinde ellerinde eksik olmayan malzemeler ile yine açık renk parkeli zemin üzerinde bir aşağı bir yukarı ilerliyorlardı, bazıları onun varlığını fark ettiğinde başıyla selam veriyordu. Asil kadın onlardan daha fazlasını beklemesi bencillik olurdu, asıl saygıyı hak edenler kendilerini insanların hayatlarını kurtarmaya adamış cadı ve büyücülerdi. Ve şu günlerde oldukça yoğun bir tempoya girdikleri göz önünde bulunursa, Büyüceşura’da şifacıları onurlandırma konusunu gündeme getirebilirdi.

Dördüncü kata ulaştığında ziyaret edeceği koğuşun yerini bir şifacıya sormuştu. Üç kapı geçtikten sonra Seth Carter’ın yattığı odanın önündeydi. İnce parmakları adam için getirdiği bir demet Boleyn Çiçeğini kavramıştı, anemona benzeyen bu mor taç yapraklı bitki yalnızca Boleyn Adası’nda yetişirdi ve o sabah kendi elleriyle toplamıştı. Kapıyı çaldı, sonra yavaşça açtı ve girdi.

Cildi üçüncü derece yanıklarla deforme olmuş adam oturur bir pozisyondaydı hasta yatağında, o gün görüştüğü karışık saçlı adamın biçimli yüz hatlarından eser kalmamıştı, Victorine haberleri önceden almış olmasına rağmen kısa bir şaşkınlık hissinin kaşlarını yukarı kaldırmasına engel olamadı. Asil kadın, Aziz Michael Kilisesi’ne giden ekibin aldığı hasarı az çok tahmin etmiş olsa da kendi gözleriyle görmek bambaşkaydı. Surat şeklinde oyulduktan sonra çürümeye bırakılmış bir elmayı andırıyordu adamın yüzü, sadece biraz daha kırmızıydı. Ancak var olan tek değişiklik dış görünüşünde değildi, kadın, adamın iç dünyasında da sezinlemişti yaşadıklarının etkisini.

“Hayattasınız, tebrik ederim.” dedi, getirdiği çiçekleri sehpanın üzerindeki boş bir vazoya yerleştirirken. “Sözünüzün eri olduğunuzu öğrenmek içimi rahatlattı.”
[/justify]

42
Büyüceşura / Ynt: Bir Öğleden Sonra Görüşmesi
« : 24 Şubat, 2022 02:08:32 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Victorine daima ‘ben hamlemi kazanmaya oynarım’ motivasyonuna sahip bir kadın olmuştu ve Seth Carter’ın hızla akan düşüncelerini okurken bir kez daha ikna oluyordu doğru piyonu seçtiğine. Neredeyse mükemmel bir adaydı koyu saçlı büyücü, saf olsa da belli bir ölçüde kendini belli eden zekaya sahipti, idealleri vardı ve bunlar pek çoğu gibi ‘ölümü’ destekleyen nitelikte olmaktan çok barış ve refaha hitap ediyordu. Tek kusuru sahip olduğu duygusallıktı belki, problem oluşturacağını sanmıyordu, eğer öyle bir ihtimal görürse çaresine bakardı.

Adam sözlerini bitirdiğinde kadının dudakları belli belirsiz kıvrıldı. “Halihazırda insanların istekleri doğrultusunda oyuncak olmuş Büyücedünya Yasaları güncel haliyle yalnızca belirli bir kitleye hitap ediyor, bizim gibi safkanlara. Fakat olması gerekenin bu olmadığının ikimiz de farkındayız. Siz eşitliği savunduğunuzu söylüyorsunuz, bunun için yüzyıllarca topluma yerleşmiş Safkan üstünlüğüne inanan zihinleri ikna etmeniz gerekecek. Peki Safkanlar kimi dinler? Safkanları değil mi? Boleyn Adası’nda bir söz vardır Bay Carter. ‘Novus rex, nova lex’ yani ‘Yeni kral, yeni düzen.’ Sizden istediğim sadıklık sıfatının altına elbette girebilirsiniz, ben ortak bir paydada buluşmamız için hiçbir engel göremiyorum.”
[/justify]

43
Büyüceşura / Ynt: Bir Öğleden Sonra Görüşmesi
« : 20 Şubat, 2022 16:53:57 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Asil kadın, çayından bir yudum aldı, halen dilini yakacak kadar sıcaktı ancak umursamadı. Karşısındaki muhatabının konuyu çabuk kavraması onun açısından iyiydi, Victorine’in nefret ettiği bir şey varsa o da aptallardı. Seth Carter'ı bu yüzden seçmişti, takip ettiği bütün dosyalar içinde seçilebilecek en düzgün adaydı ona göre, bu politik riski almaya değerdi. Seçimler yakındı, istese kendisi de aday olabilirdi, rahatlıkla kazanırdı da fakat onun gözündeki hedef farklıydı, Büyüceşura'nın Baş Büyücüsü olacaktı. Fincanını indirdi, bakışlarını içinden geçenleri ortaya dökmek istermiş gibi bir ciddiye adama kitledi. “Gayet doğru algıladınız aslında, konuyu oraya getirmeme gerek bile kalmadı. Zeki birisiniz, zekaya önem veririm.” Asasını çıkardı bir kez daha, kapıya doğrulttu ve bir sessizlik tılsımı yaptı, konuşmanın burasından sonrasında herhangi bir kulak misafiri istemiyordu. Kazayla olsa dahi. “Yasaların ne dediğinin hiçbir önemi yok, gerçekten, daha dün Carmilla’yı bir kahraman gibi Bakanlık’ta ağırlarken bugünlerde onun adını anmak Azkaban’a gidiş bileti oldu. Kimseyi zorla bir makama getirmek istemiyorum, yalnızca bu iş için gönüllü olabilecek sadık ve dürüst bir adaya ihtiyacım var, Bakan Kellington’un hatalarını telafi edecek birine de tabii. Bu yüzden görüşmemizin en önemli sorusunu soruyorum, böyle bir sorumluluğu üzerinize almak hakkında bakış açınız nedir?”[/justify]

44
Büyüceşura / Ynt: Bir Öğleden Sonra Görüşmesi
« : 20 Şubat, 2022 15:49:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Victorine, istediği zaman düşünceleri duyabilirdi ve karşısındaki büyücü her ne kadar dışarıdan sakin görünüyor olsa da zihni oldukça gürültülüydü. Asil kadın, koca bir adayı yönetmekle hükümlü olduğundan onu az çok anlayabiliyordu, bütün o soruşturmaları yürütmek, Bakanlığın melodramlarını çekmek ve kişisel hayat sorunları epey yorucuydu. Ancak bugün muhatabını içini okumak için çağırmamıştı tabii ki, böyle karanlık günlerde kimsenin dert yanma lüksünün olmadığına inanıyordu. Bir bardak şarap ile içine atardın ve bitip giderdi.

Masasının yanındaki sehpada kaynattığı çaydanlıktan bir asa hareketi ile iki fincan çay doldurdu ve birini kendi diğeriniyse adamın önüne yönlendirdi. “Kibarlığınızdan müteşekkirim ancak öncelikle bir konuya açıklık getirmek gerekirse sizi oğlumu sorguladığınız için hesap sormak adına buraya çağırmadım.” Bir yandan ince parmaklarıyla çayını karıştırıyordu ritmik bir hareketle. “Soruşturmanızı bir süredir takip ediyorum, bakanlığın işlerine karışmak benim haddime değil. Umarım sorgu sırasında size fazla zorluk çıkarmamıştır.” Çayını karıştırmayı bıraktı, bir gözü halen saatteydi. Kadın kusursuzu severdi ve bu konuşmanın her bir dakikasını önceden planlamıştı. “Doğrudan koruya gireceğim izninizle. Sihir Bakanı makamı hakkında ne düşünüyorsunuz?”[/justify]

45
Büyüceşura / Bir Öğleden Sonra Görüşmesi
« : 20 Şubat, 2022 15:06:28 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Kış güneşinin tepede parladığı bir günde, öğle sularında asil kadın, geniş çalışma masasının ardındaki deri koltuğa oturmuş saatin tik taklarını takip ediyordu. Güneş ışınlarının rahatlıkla içeriye girebildiği geniş pencereli, dolap kapaklarında altın motiflere rağmen sade dekore edilmiş bir odaydı. Yalnızca gerekli eşyalar yerleştirilmişti, bir evrak dolabı, birkaç koltuk ve çalışma masası, bunlar dışında fark edilen tek fazlalık, dosyaların konduğu rafın ortasında duran bir aile çerçevesiydi.

Gök mavisi bakışları, duvardaki saatin akreple yelkovanındaydı, sabırsızca çatılmış kaşları zamanın kontrolünü eline almak istediğini söylüyordu sanki. Muhatabının gelmesine dakikalar kalmış olsa da bir ömür beklemesi gerekiyormuş gibi geliyordu sanki. Victorine bir kontrol hastasıydı, çevresinde yaşananlar kendi istediği gibi şekillenmediği zaman bir canavara dönüşüyordu, gurur duyulası bir alışkanlık değildi.

Ve nihayet odasının sedir kapısı açıldı, asil kadın gelen adamın oturmasını bekledi ardından söze girdi. “Hoş geldiniz Bay Carter, görüşmeyi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Umarım sizi önemli bir işinizden etmemişimdir.”[/justify]

Sayfa: 1 2 [3] 4