[justify]Bambaşka bir hayatta, adının bambaşka bir insanın adı olduğu bir zamanda yaşamaya devam etseydi şayet, mesaisinin bitip evine dönmesine bir saatten birazcık daha az zamanı olacaktı. Bütün çalışan arkadaşlarıyla selamlaşıp yorgun vücudunu evine taşıyacak birazcık dinlenecek, bir şeyler yiyecek ve bir sonraki gün aynı şeyleri yapmak için kendisini hazırlayacaktı. Fakat artık bambaşka bir hayatı vardı ve o bambaşka hayatı onu farklı şeyler yapmaya zorluyordu. Londra'nın rastgele bir yerindeki büyücü yerleşkelerinden birinde, iki katlı bir evin önündeydi. Daha önce bir çok kez geldiği, eski bir insanın eski dostunun eviydi burası.
"Burada ne işimiz var?"Soru, kafasının içinde çınladı. Kızıl saçlarında beyazlıklar olan kadın pek memnuniyetsizdi burada olunmasından. Carmilla gözlerini evin ikinci katındaki camlardan ayırmayarak cevapladı.
"Çok uzun zaman önce yapılması gereken bir şey, Cwénhild'in yapması gereken bir şey." Kadının kaşları kalktı. Gözlerini Carmilla'nın gözlerine dikti. Sanki içini görüyordu.
"Cwénhild'in yapması gereken şeyi niçin biz yapıyoruz?"Soru oldukça netti. Kadın, neredeyse Carmilla'yı tutup götürecek kadar yaklaştı, fakat durması gereken yerde durdu ve sadece bakışlarıyla söylemek istediği şeylerin devamını iletti.
"Çünkü..." diye söze girdi. Küçük bir duraklamanın ardından devam etti.
"... Cwénhild korkuyordu. Biz korkmuyoruz. Seth Carter, iyi bir adam. Cwénhild ölürken onu düşünüyordu. Onu ve kızını. Ona bunu borçluyuz. " Ağır adımları sokağın boşalmasıyla birlikte adamın evinin kapısının önünde durdu. Eliyle yaptığı bir hareket ile kapı açıldı. Zira bu bedendeki el bu evin tanıdığı bir eldi. Sessizce evin içinde süzüldü. Hiç bir şeye dokunmadan, hiç bir şeyi görmeden yürüdü. Mutfağı görmedi, salondaki güzel koltukları görmedi. Evlatlık kızının resimlerini yada odasını görmedi. Güdümlü bir büyü gibi yatak odasına gitti.
Acaba ne durumdadır? diye düşündü. Sevdiği kadını bir kaç dakika önce kollarında tutarken bir kaç dakika sonra ölümün kıyısında bulan Seth, acaba ne durumdadır? Haberi aldığı anda nasıl hissetmiştir? Merak ediyordu. Aynı zamanda hissettiği yoğun bir suçluluk duygusu vardı. İki ruhun mutluluğunu bozmuştu zira. Yıllardır ertelenmiş bir mutluluğun, ikinci bir baharın ortasına kışın çıkmış buz gibi bir yangın edasıyla düşmüştü.
Yapmak zorundaydım bu gerçeği kendisine hatırlatarak biraz olsun taşıdığı yükü hafifletmeye çalıştı, lakin pek başarılı değildi. Adamın yatak odasının kapısını nazikçe araladı. Sessiz adımları onu adamın yatağına taşıdı ve komodinin yakın tarafına oturdu.
Yanında getirdiği çantayı yatağın üstüne bıraktı. Kopçasını açıp içindeki kutuyu çıkardı ve komodinin üzerine bıraktı. Cwénhild Muirghéal'in anılarının olduğu kutunun üzerine ise kadının yıllar önce yazdığı ama asla göndermeye cesaret edemediği o mektubu bıraktı. Bu, Carmilla'nın Cwénhild'e olan vedasıydı. Eskiye dair hiçbir şey kalmamıştı artık. Son bağ az önce kopmuştu. Kopması en zor olan bağ bir mektubun ucundaydı. Bir çocuğun doğumu, büyüyüşü ve bir kadının pişmanlıklarla geçen bütün hayatı komodinin üzerine koyduğu kutunun içindeki şişelerdeydi. O anılara veda ediyordu, o hayat son bulmuştu zira. Geldiği gibi evi terketti. Hiç bir şeye dokunmadan, hiç bir şeyi görmeden. Kapıdan dışarı çıktı ve arkasına bakmadan yürüdü. Saatlerce yürüdü, çiseleyen yağmur gözünden damlayan tek bir göz yaşını başarıyla saklamıştı.
Sevgili Seth,
Bu mektubu kaç kere yazdığımı bilmiyorum. Kaç parşömeni heba ettim görsen bana çok güzel fırça kayarsın. Zaten bu mektubu okuduktan sonra bana çok öfkeli olacaksın biliyorum. O yüzden yaptığım her şey için özür dileyerek başlıyorum. Kendimce sebeplerim olmasına rağmen yaptığım şeyin bencil, ve sorumsuzca olduğunu kabul ediyorum. Yıllar önce, bir doğum günümde beni kör kütük bir bar köşesinden toplayıp evime getirmiştin. Seninle oturup güzelce içmiş ve doğum günümü kutlamıştık. Edith... bunu kabullenememişti. O gece hatırlayamadığın şeyler var. Hatırlamana engel olduğum şeyler. Bunun için senden tekrar özür diliyorum. Fakat yuvanın yıkılmasını istemedim. Ne yapacağımı da bilemedim... Bu kutunun içinde her şey var. Umarım bir gün beni affedebilirsin. Bu mektup sana ulaştıysa muhtemelen ölmüşümdür ve bunun haberi Gwyndolin'e gitmiştir. Arkamdan üzülme desemde üzüleceksin biliyorum fakat kendini benim için çok üzmemeye çalış, ben buna değmem. Gwyndolin'e ve ona iyi bak.
Cwénhild.