16
Diagon Yolu / Ynt: Need for Speed: Diagon Yolu
« : 24 Ağustos, 2022 23:45:59 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Gözlerimi kırpıştırdım. Yanımdaki binaya ne kadar yaklaşabiliyorsam o kadar yaklaşmıştım. Sert bir rüzgar dalgası ben dönüşümü tamamlarken vücuduma çarptığında süpürge üzerindeki dengemi kaybederek yere kapaklanmak üzereydim. Kısa, çok kısa bir anlığına sağ elim sol elimin üzerinden kayacak gibi olduysa da toparlamıştım. İçerisinde bulunduğum anın adrenaliyle kısa bir nefesi dudaklarımdan verirken kendime hayret ettiğim bir ıslığı da ses tellerimden kaçırmıştım. Aniden kıkırdamaya başladım, bu inanılmaz bir şeydi ve neden quidditch dışında böyle bir spor şimdiye dek düşünülmemişti ki?
Nerede olduğuma ve etrafıma bakındım. Ayaklarımın altında irili ufaklı büyücü topluluğu havaya rastgele alkış saçıyor, kimi yaşlı cadı ise homurdanarak dükkanların içine kaçışıyordu. Birilerinin huzurunu bozabilmeye dair bir keyif yaşamıyordum şu anda. Fakat sırıtışımı, kalabalığın yaydığı coşkunun hücrelerime uğrayışını engelleyemiyordum. André ve William bir snitch gibi önüme geçmişlerdi. Hatta öyle ki onlar yüzünden dengemi bir kez daha kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldım. Arkalarından ben gidiyordum ve geride kimlerin kaldığını göremiyordum. Acaba ardımızda bir şaka dükkanını andıran kargaşa mı hakimdi yoksa herkes sessizce, ulaşım kurallarına uyarak sükuneti mi korumaya çalışıyordu? Zira yarıştan önce iddia fikirleri havada uçuşuyordu.
Süpürgemi biraz daha sağa doğrulttum ve sırtımı dik bir hale getirdim. Amanuensis Quills hemen yanımda kalıyordu. "AAAAAAA!" dedim şaşkınlıkla. Şaşkınlığım aslında alışveriş listesine yeni birkaç tüy kalem ve mürekkebi eklemeyi unutmamdandı. Buradan geçmesem, aklıma bile gelmeyecekti ki. Kafamda uzun görünen fakat yalnızca saliseleri alan bir zamanla planımı oturttuğumda ayaklarımın altındaki insanların daha da sıklaştığı çeper takıldı gözüme. Önümdeki dümdüz yol gitmiş yerini daha da darlaşan, kalabalığın acelesi ile yoğurulan, dört sokağa ayrı ayrı açılan bir yol gelmişti. "Sıçtık." diye mırıldandım kendi kendime ve düşünmeye başladım. Süpürgemin hızını, ayaklarım olur da metrelerce yüksekte olan birilerinin kafasına takılmasın diye yavaşlatmaya çalışırken yüzüme gelen saçımı aceleyle bir kenara iteledim. Ne yapacağımı bilmiyordum ancak ivmemi kaybettikçe havada sabit bir şekilde durmam konusunda sanki daha fazla zorlanıyordum. Bu yüzden yavaşlamak yerine tekrar hızlandım. Bacaklarımı süpürgemin hemen altından geriye doğru birbirine dolarken göğsümü binek aracıma yeniden yapıştırdım. Gözlerimi kıstım, yaklaşıyordum. Kendimi şu an yapabileceğim en ufak hale getirirken "ÇEKİLİİİİNNNNNN!" diye bağırdım aşağıda, ayak altında dolananlara. Önümden çekilmelerini ve bana engellere takılmadan aradan sıyrılabileceğim bir yol açmalarını diliyordum yalnızca. "KAFANIZA DÜŞECEĞİM YOKSA KENARA ÇEKİLİİİNNNN!!" Tabelalara çarpmamak için manevra yapacaktım önce. Sugarplum'ın Şeker Dükkanı'na yaklaştığımda ise aniden sıçrayıp süpürgeyi bacak aramdan çekiştirecek, meşale gibi savurup tabelanın üzerinden atlayacaktım. Sonrası mı? Tabii ki süpürgeyi tekrar iki bacağım arasına sıkıştırıp yoluma devam edecektim. Yasaklarda engellerin üzerinde uçamayacağımız söyleniyordu, elimize süpürgemizi alıp zıplamamız değil. Öyle değil mi?
Kendi içime bir kuş gibi büzüşüp ufacık kalmaya çalıştığım bu yolda süpürgeyi yolun ortasına doğru hareket ettirirdim, kocaman bir nefes aldım.
[/justify]
Nerede olduğuma ve etrafıma bakındım. Ayaklarımın altında irili ufaklı büyücü topluluğu havaya rastgele alkış saçıyor, kimi yaşlı cadı ise homurdanarak dükkanların içine kaçışıyordu. Birilerinin huzurunu bozabilmeye dair bir keyif yaşamıyordum şu anda. Fakat sırıtışımı, kalabalığın yaydığı coşkunun hücrelerime uğrayışını engelleyemiyordum. André ve William bir snitch gibi önüme geçmişlerdi. Hatta öyle ki onlar yüzünden dengemi bir kez daha kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldım. Arkalarından ben gidiyordum ve geride kimlerin kaldığını göremiyordum. Acaba ardımızda bir şaka dükkanını andıran kargaşa mı hakimdi yoksa herkes sessizce, ulaşım kurallarına uyarak sükuneti mi korumaya çalışıyordu? Zira yarıştan önce iddia fikirleri havada uçuşuyordu.
Süpürgemi biraz daha sağa doğrulttum ve sırtımı dik bir hale getirdim. Amanuensis Quills hemen yanımda kalıyordu. "AAAAAAA!" dedim şaşkınlıkla. Şaşkınlığım aslında alışveriş listesine yeni birkaç tüy kalem ve mürekkebi eklemeyi unutmamdandı. Buradan geçmesem, aklıma bile gelmeyecekti ki. Kafamda uzun görünen fakat yalnızca saliseleri alan bir zamanla planımı oturttuğumda ayaklarımın altındaki insanların daha da sıklaştığı çeper takıldı gözüme. Önümdeki dümdüz yol gitmiş yerini daha da darlaşan, kalabalığın acelesi ile yoğurulan, dört sokağa ayrı ayrı açılan bir yol gelmişti. "Sıçtık." diye mırıldandım kendi kendime ve düşünmeye başladım. Süpürgemin hızını, ayaklarım olur da metrelerce yüksekte olan birilerinin kafasına takılmasın diye yavaşlatmaya çalışırken yüzüme gelen saçımı aceleyle bir kenara iteledim. Ne yapacağımı bilmiyordum ancak ivmemi kaybettikçe havada sabit bir şekilde durmam konusunda sanki daha fazla zorlanıyordum. Bu yüzden yavaşlamak yerine tekrar hızlandım. Bacaklarımı süpürgemin hemen altından geriye doğru birbirine dolarken göğsümü binek aracıma yeniden yapıştırdım. Gözlerimi kıstım, yaklaşıyordum. Kendimi şu an yapabileceğim en ufak hale getirirken "ÇEKİLİİİİNNNNNN!" diye bağırdım aşağıda, ayak altında dolananlara. Önümden çekilmelerini ve bana engellere takılmadan aradan sıyrılabileceğim bir yol açmalarını diliyordum yalnızca. "KAFANIZA DÜŞECEĞİM YOKSA KENARA ÇEKİLİİİNNNN!!" Tabelalara çarpmamak için manevra yapacaktım önce. Sugarplum'ın Şeker Dükkanı'na yaklaştığımda ise aniden sıçrayıp süpürgeyi bacak aramdan çekiştirecek, meşale gibi savurup tabelanın üzerinden atlayacaktım. Sonrası mı? Tabii ki süpürgeyi tekrar iki bacağım arasına sıkıştırıp yoluma devam edecektim. Yasaklarda engellerin üzerinde uçamayacağımız söyleniyordu, elimize süpürgemizi alıp zıplamamız değil. Öyle değil mi?
Kendi içime bir kuş gibi büzüşüp ufacık kalmaya çalıştığım bu yolda süpürgeyi yolun ortasına doğru hareket ettirirdim, kocaman bir nefes aldım.
[/justify]
Yetenek 1d8 : 6, total 6
Destek 1d8 : 7, total 7
Talih 1d10 : 6, total 6
Destek 1d8 : 7, total 7
Talih 1d10 : 6, total 6