17 Nisan, 2026 09:09:12 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Tyomich Netherheim

Sayfa: [1]
1
Birleşik Krallık / Ziyaret
« : 31 Mart, 2022 04:47:27 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
1864 Sonbahar

 Gemiden inip sonunda kuru zemine bastığında istemsizce havada ki karanlık bulutlara bakıp, kısık ve soğuk bir sesle “Hoş geldim.” diye mırıldanmadan edemedi. Daha akşam olmamasına rağmen, havanın fazla kasvetli olmasından etrafta beklediği kadar insan göremiyordu. “Sanırım uzun zamandır uzaktaydım.” diye düşünüp, sakin adımlar ile ilerlemeye başladı. “Efendim, tek başınıza gitmemenizi tavsiye ediyorum.” Diye bir öneri gelmişti arkasından. Sesin kimden geldiğini bildiğinden arkasına bile bakmadan “ Merak etme Nicolai, bir yere gitmek gibi bir niyetim yok. Sen aracı hazırla.” demişti sadece. Hiç ses çıkarmamasına rağmen arkasında ki adamın emredileni yapmak için hareketlendiğini biliyordu, bakmasına bile gerek yoktu, söylediğinin hatta istediğinden bile fazlasını yapacağını biliyordu sadık uşağının. “Gereğinden fazla sadık ve beceriklisin Nicolai. Normal bir insan olmana rağmen…” diye düşünüp derin bir nefes almıştı. 

 Liman şehrinin sokaklarında arabayla ilerlerken camdan dışarıda sürekli hareket eden insanları seyrederken Edinburg’a gidecek olan birkaç günlük seyahati aklına getirmemeye çalışıyordu. Kendi başına belki biraz daha hızlı gidebilirdi ancak içinden pek gelmiyordu ve yol üzerinde sırada ki planlarını düşünmek istiyordu. En azından varış noktalarına kadar aklını meşgul edecek bir şeyler olacaktı bu yolculuk.

 Bir bahçedeydi, tanıdık gelen bir bahçedeydi. Oturduğu bankta burnuna etrafını saran gül kokuları geliyordu, elinde ki kitaba kendini kaptırmış olmasına rağmen hafif esen rüzgârı, rüzgârla etrafa yayılan kokuyu alabiliyordu ve yüzünde bir gülümse oluşmasına sebep oluyordu. Kulağına gelen bir zil sesi ile okumakta olduğu kitabı kapatıp sesin geldiği yöne doğru kafasını çevirdi ve ona yaklaşan kişiyi gördüğünde yüzünde ki gülümseme daha da büyümüştü. “A…” diyecekti ki bir sarsılma ile yeniden kendini artık durmuş olan arabada buldu. Kısa süre sonra kapı açıldığında “Bu gece için kalacağımız yere geldik Efendim.” Dedi Nicolai , Tyomich’in yüzüne bile bakmadan. Tyomich daha itiraz edemeden “Yolculuk esnasında uyuya kalıp rüya görecek kadar yorulmuş olmalısınız.” Diye devam etti ve arabanın arkasına doğru ilerleyip valizleri almaya koyuldu. Ne demek istediğini anlamış ve kendisine çeki düzen vermiş, derin birkaç nefes alış-verişten sonra inmek için hareketlenmişti Tyomich. Kalacakları hana bakarak “Umarım en iyi odaları ayırtmışsındır. Yoksa yolculuğun kalanında benden çekeceğin var.” diye imalı bir ses ile seslendi uşağına. Cevap vermesini ne bekliyor ne de istiyordu, biliyordu ki her şey kusursuzdu ve Nicolai’ın yol göstermesini bekledi.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Kaç Gün Sonra

Elinde özen ile topladığı gülleri tutarken yumuşak bir sesle “Biraz daha ilerleme kaydettim, yavaş ama emin adımlarla sonuca yaklaşıyorum.” dedi, kaybolmakta olan güneşten dolayı kızılımsı olan gökyüzüne bakıp derin bir nefes alıp verdikten sonra “ Merak etme, çok yakında seni oradan çıkaracağım Amelia. Sadece biraz daha beklemen gerekebilir.” dedikten sonra tek dizinin üzerine çöküp yüzünde hafif bir gülümseme ile elinde tuttuğu gülleri dikkatlice mezar taşının yanına koydu. “Yakında tekrar ziyaretine gelirim. Ama umuyorum ki bu sefer daha iyi haberlerle olur. Sonra görüşürüz.” dedikten sonra arkasını dönüp girişte onu bekleyen Nicolai’a doğru ilerlemeye başladı. Yanına geldiğinde “Kaldığımız yerden devam edelim.” Dedi  ve ilerlemeye devam etti…

2
Fransa / İlginç Bir Karşılaşma
« : 17 Şubat, 2022 10:50:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Sene 1864 Sonbahar mevsiminin başları...

Şarabını yudumladıktan sonra yüzünde bir rahatlık ifadesi olmasında rağmen sesli düşünürken " Buradan nefret ediyorum." diye söylenmeden edememişti. Yanında belirmiş olan garsonu biraz geç fark etmişti ancak adamın yüzünde ki ifadeden anladığı kadarıyla ya ne dediğini duymamış ya da duyduysa bile anlamamıştı. Açıkçası pekte umurunda da değildi aslında anlayıp yada anlamadığı , sonuçta bu ülkeden nefret ettiği gerçeğini değiştirmiyordu.

Karşısında oturan adama bakıp " Buradan ne zaman ayrılıyoruz Nicolai? Bütün hazırlıklar falan tamamlandı mı?" diye sordu. Orta yaşlı kahyası yüzünde ki her zaman ki ciddiyetiyle " Bütün hazırlıklar tamamlandı. Yarından sonra ki gün Britanya'ya dönmek için gerekli her şey hazırlandı Lordum." diye monoton bir sesle cevap verdi Tyomich'e. Buradan yakında ayrılacağını duyduğunda keyfi biraz yerine gelmiş ve "Peki diğer şey hazır mı?" diye sordu şarabından bir yudum almadan önce. Kahya " O da istediğiniz gibi ayarlandı. 17-18 yaşlarında , geçmişi bulanık ve onu arayacak kimseler yok. Tam istediğiniz gibi." diye cevap verdi. Bardağından son yudumunu da aldıktan sonra paltosunu ve şapkasını da alıp "O zaman gidip bir bakalım , bizi ne bekliyor diye..." deyip çıkışa doğru ilerlemeye başladı.

 Gecenin ilerleyen saatlerinde son altı aydır kaldıkları eve döndüklerinde Tyomich beklemeyip bodrum katına inmeye başladı. Bodrum kapısına geldiğinde içeriden çok hafif bir hıçkırık sesi geliyordu , kapıyı açmadan önce derin bir nefes aldı ve yavaşça kapıyı açıp içeriye girdi. Loş ışıkta ki odaya gözlerinin alışması pek uzun sürmedi , odanın ortasına doğru ilerlemeye başladığında odanın köşesinde ki kıpırdamayı görünce yüzüne nazik bir gülümse me koyup yumuşak bir ses ile "Merhaba , korkma seni buradan çıkarmaya geldim." dedi ve kenarda kendisini gizlemeye çalışanın görüş hizasına gelmek için çömelip ellerinin boş olduğunu gösterdi. "Endişelenme , sana zarar vermeyeceğim." diye devam etti nazik ses tonu ile.

Bir yarım saatte yakın bir şekilde öylece durduktan sonra köşeye pusmuş kişinin kıpraşmaya başladığını fark ettiğinde doğrulup , biraz geri çekildi ki köşeden çıkması için alan açtı. Loş ışığa çıktığında Nicolai'ın bulduğu kişinin hafif dalgalı siyah saçı olan genç bir kız olduğunu fark ettiğinde şaşırmıştı. Kız , Tyomich'i çekingen gözlerle bir süzdükten sonra ağlayarak koşup öylece dikilen adama sarıldı. Tyomich bunu hiç beklemiyordu ki öylece , ne yapacağını bilmeden kalakalmıştı. Kız bir şeyler söylemeye başlamıştı ancak Tyomich bir kelimesini anlamasa da kızın ne demeye çalıştığını az çok anlayabilmişti. Gene yumuşak bir ses ile "Merak etme , her şey geçti. Benim adım Tyomich , senin adın ne?" diye araya girdi ama kızın anlamadığını kız ona baktığında , gözlerinde ki boş bakıştan anlamıştı. Kızı kendisinden biraz uzaklaştırıp kendini gösterip "Tyomich , Tyomich Netherheim." dedikten sonra eliyle kızın sırası olduğunu gösterdi. Kız o zaman anlamıştı ve titrek ve kısık bir ses ile "Francis." demişti. Onaylar bir şekilde başını salladıktan sonra eliyle kapıyı gösterip "Hadi buradan gidelim." dedi ve elini kıza uzatıp biraz bekledi. Kız , Tyomich'i elini tuttuktan sonra kapıya doğru yöneldiler.

 Merdivenlerden yavaşça çıktıkça kızın , buradan çıkacağı için heyecanlandığını hissedebiliyordu. Arkasında ilerleyen kıza bakıp gülümsedi ve kızın anlamayacağının farkında olsa da " Az kaldı , buradan çıkacaksın." dedi nazik bir sesle. Kız adama bakıp karşılık olarak gülümsedi. Merdivenin başına geidiklerin de kıza kapıyı gösterdi ve kıza "Hadi git bakalım." dedi gülümseyerek. Kız yavaş yavaş kapıya yönelmeye başladığında kızın arkasından "Francis." diye seslendi kız geriye baktığında Tyomich gülümseyip kapıya bakması için elini o tarafa doğru salladı ve diğer elindeki asa ile "Alohomora." diye fısıldadı. Kız neyin olduğunu anlamadığı için kafası biraz karışmış , biraz korkmuş birazda meraklanmış bir şekilde adama bakmıştı. Bir şeyler söylemişti ancak Tyomich hiçbir şeyi anlamamıştı. Elini veda eder bir şekilde salladı ve gitmesi için hareket yapmıştı. Kız tekrar bir şey demişti , bu sefer ne dediğini anlamıştı , kızın teşekkürüne kafasını sallayarak karşılık vermişti. Kız hızlı adımlarla yeniden kapıya yeniden yönelmişti. Her adımında biraz daha umutlanıyordu , yüzünde ki gülümseme biraz daha büyüyordu. Çıkmasına bir kaç adım kala kapı kapandığında şaşırmış gözlerle arkasına baktığında ona doğru yaklaşan ve yaklaşırken hiç bir ses çıkarmayan adamın  soğuk ve duygusuz bir sesle " Üzgünüm ama gitmene izin verebileceğimi zannetmiyorum." dediğini duymuştu ve ne dediğini anlamasa da , anlamıştı...

İki gün sonra...

 Geminin güvertisinde soğuk havayı içine çekerken denizden ne kadar nefret ettiğini tekrar anlamıştı ve yanında duran Nicolai'a bakmadan "Cesedi umarım düzgün bir şekilde halletmişsindir." diye sordu. Adama bakmadan adamın verdiği cevabı biliyordu. "Enteresan bir deney oldu , bu seferki deneğin sayesinde amacıma sanırım biraz daha yaklaşmış oldum." diye kendi kendine konuşmaya devam etti. Sırada ki adımını düşünürken Britanya'ya doğru hareket eden gemide ki kamarasına doğru ilerlemeye başladı...

3
Prusya / Merak
« : 06 Kasım, 2021 16:00:07 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Sene 1862

Elinde hissettiği bu garip hissiyattan sadece iğrenmeli miydi yoksa keyif mi almalıydı hala anlayamıyordu. Elinin bulandığı bu kırmızı vücut sıvısının rengini sevmeli miydi yoksa sevmemeli miydi , burnuna gelen bu keskin demirimsi kokudan dolayı hasta hissetmeli miydi , bilmiyordu. Bunu kaçıncı kez düşündüğünü artık önemsemiyordu ama hala kafasında soru işaretleri oluşturuyordu ve sadece merak etmesine sebebiyet olduğu için yaptıklarından ya da yapacaklarından asla vazgeçemeyecekti. Merak , yeni şeyler keşfetmek sonuçta onun için yaşama sebebiydi , tıpkı nasıl köpekbalıkları yüzmeyi bırakırlarsa ölecekleri gibi o da kendisi için yeni bir şeyler öğrenmediğinde ölecekmiş gibi hissediyordu.

 Odanın içinde hafif bir iniltinin yankılanmasıyla daldığı derin düşüncelerden sıyrıldı Tyomich ve önündeki masada yatan adama yeniden odaklandı." Afedersiniz Bay Johanness , kısa bir süreliğine dikkatim dağıldı , yeniden işimize dönebiliriz merak etmeyin. " dediğinde acılı bir inilti daha çıkmıştı. "Sanırım bu seferde başarılı olamadım , gördüğüm kadarıyla organlarınız hala normal. İçtiğiniz iksirden sonra akciğerlerinizden en azından bir tanesine bir şey olmasını umuyordum ama hala aynılar. En azından hala hayattasınız." derken yüzünde hayal kırıklığından oluşan bir ifade ile. Yan masada duran deftere notlar almak için döndü ve bu akşamın notlarını almaya başladı.

 "Acaba tamamen felç olması için verdiğim iksirle çatıştı için mi başarılı olmadı yoksa tamamen mi başarısız bir iksir mi? Sanırım eni bir denek daha bulmam gerekecek." diye düşündü. Tyomich yeniden Johanness adını verdiği adama döndüğünde " Hadi bir şey daha deneyelim" dedi yeniden meraklı bir çocuk gibi ve asasını çıkarıp masada yatan , göğüs kafesi tamamen yok olmuş adamın görünen organlarından bir tanesine doğrultup , "Draconifors" diye mırıldandı. İşaret ettiği organ garip bir şekilde hareketlensede istediği gibi bir minik ejderhaya dönüşmemişti , karşısında sedece garip bir şekil almış et kütlesi bulunmaktaydı. " Bu da başarılı olmadı galiba Bay Johanness , lütfen sizde biraz yardımcı olun , sizin yardımınız olmasa bu iş yürü..." sözünü bitiremeden adamın artık nefes almadığını fark etmişti. " Bunu bana yapamazsın Johanness , şimdi pes edemezsin..." derken sesi biraz ağlamaklı gibiydi ama bir anda ağlayacakmış gibi olan yüzü korkutucu bir hale geldi. Sıkmakta olduğu yumruğunu ölmüş olan adamın yüzüne , " Bunu .... bana ... yapamazsın." diyerek şiddetle indirmeye başladı.

 On dakika gectikten sonra nefes nefese kalmış bir şekilde odadan çıktığında , karşısında onu bekleyen Nicolai'ye bakıp ve derin bir nefes aldıktan sonra , sain bir ses tonu ile " İçerdeki şeyi bir şekilde hallet , bana ihanet edenlerle daha fazla uğraşmak istemiyorum." dedikten sonra , Nicolai'ın cevabını beklemeden yanından geçti , biraz ilerledikten sonra durup " Bu arada akşam yemeğine lezzetli bir şeyler hazırlansı Nicolai , en azından biraz keyfim düzelsin." dedikten sonra "Emredersiniz Lordum." cevabını duyup yeniden ilerlemeye başladı.

4
Mısır / Araştırmalar ve...
« : 24 Ekim, 2021 22:58:49 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Yıl 1860 Yaz Mevsimi

"Şu yeni bulunmuş olan yazıtı dikkatli bir şekilde çadırıma getirmelerini söyle." diye buyurdu genç adam yanında duran çevirmene. Aylardır burada bu harabelerde elle tutulur bir şey bulamadıklarında biraz sabrını zorlamıştı ancak sonunda -muhtemelen- bir şeyler bulabilmişlerdi. Ekibindekilerin bile , paralarını almalarına ramen , sabrı zorlanmıştı ve buluntularla onlarda bir rahat nefes alabilmişlerdi.

 Alanda incelemeler için kurulmuş olan çadıra girip , bulmuş oldukları yazıtı dikkatli bir şekilde incelemeye başladı , " Hmm... Ne yazık ki aradığım şeye benzemiyor. " diye söylendi kaşları biraz çatılmış bir şekilde. Okumaya devam ettiğinde yüzündeki ciddi olan ifade biraz yumuşadığında " En azından buradaki zamanı boşa harcanmadım." Dediğinde arkasından gelen " Nereye gitmeye hazırlık yapıyoruz Lordum..." diyen adama yan gözle bakıp , "Bunu konağıma döndüğümüzde konuşsak daha iyi olacak Nicolai." dedi ve önünde duran yazıtı dikkatli bir şekilde kaldırıp güvenli bir şekilde çantasına koydu. "Nicolai , burada ki işimiz şimdilik bitti , diğer şeyide konağa dönüp hallettikten sonra bu kum havuzundan bir an önce gitmek istiyorum. Zaten biraz ön plana çıkmaya başladık. Son malzemeyi hızlı bir şekilde ayarla." dedikten sonra bu yerden gitmek için hareketlendi. Çıkarken arkasından gelen "Emredersiniz , Lordum." dinlemesine bile gerek duymamıştı.

Konağın önüne yanaştıklarında Tyomich araçtan inip , Nicolai'a bakıp " Sen gerekli olan son malzemeyi bul , ben bütün geceyi son deneyde harcamayı planlıyorum. Önümüzde ki iki-üç gün içerisinde buradan gitmek içinde hazırlıklara başla..." dedikten sonra konağa doğru ilerlemeye başladı. İçeri girdiğinde kendisini karşılayan hizmetliye ceketini ve silindir şapkasını verip " Bugünün gazetesini getirir misin bana. Ve çay tabii ki..." diye emrettikten sonra ofisine doğru hareketlendi.

Masasında oturup bir yandan çayını içip haberleri okumaya başladı , "Yine bir vahşice parçalanmış bir ceset keşfedilmiş. Yirmi yedinci oldu galiba bu..." çayından bir yudum daha aldıktan sonra " Sanırım buradan gitmek için en iyi zamanı seçtim." dedi ve elindeki gazeteyi katlayıp masaya koydu ve masadan kalkıp duvara yaslanmış kitaplığa doğru hareket etti , bastonunun tutma yerine gizlenmiş asasını çıkarıp asayı hareket ettirdi , hareket bittikten sonra kitaplıktan bir kaç klik sesi geldikten sonra kapı kendiliğinden açılmaya başlamıştı. Karşısında ki aşağıya doğru inen merdivenlere bakıp ve derin bir nefes aldıktan sonra asasını tekrar sallayıp "Lumos" diye mırıldandı. Geçitten geçerken bir yandanda kapıyı da kapatıyordu , bu gizli geçidin bulunmasını pek istemiyordu sonuçta.

 Son basamaktan inip biraz daha ilerledikten sonra karşısına çıkan duvarın önünde durdu ve ışık saçan asasını duvara yüneltip yeniden salladı. Duvar biraz arkaya sonrada sağ doğru yavaşça hareket etmeye başladı ve önünü açtığında , açılan odaya girdi. İçeriye girdiği anda içeriden gelen bir inilti olmuş , " Merak etme bu sonuncu , bir kaç haftalık arkadaşlığımızın ne yazık ki sonuna gelmiş bulunmaktayız." dedikten sonra odanın ortasında bulunan masaya doğru hareketlendi. Masaya yaklaştıkça , masanın üzerinde bağlı bir şekilde yatan adan görünür hale geldi. Artık ağzı bağlı olmasa bile konuşamayan adamdan sadece iniltiler ve mırıltılar geliyordu. Adamın yaşaran gözlerine bakarak , "Ayrılacağımız için bu kadarda mutlu olup , ağlaman beni çok üzdü ancak yinede diğerlerinden daha fazla dayanıp , yeni şeyler öğrenmeme yardımcı olduğun için teşekkürlerimi sunuyorum." dedikten sonra odayı aydınlatmak için meşaleleri ve diğer ışık kaynaklarını yaktı. Adama tekrar dönüp "Hadi veda için Nefes Kesici birşeyler yapalım." dedi , yüzünde soğuk ve korkutucu bir gülümseme ile...

Usulca sallanan gemide binmeden önce aldığı gazeteyi okurken , uşağa hiç bakmadan "Hafızasını tamamen değiştirmeye gerek bile yokmuş , harcadığımız o kadar vakti boşa harcadılar gibi görünüyor." diye şikayet ediyordu. "Bulunduğu gibi infaz etmek yapılabilecek en büyük salaklık değilde nedir sence Nicolai? " her ne kadar aslında cevabı beklemeyerek sorduysa da. "İşte bu yüzden düşünemeyenlerden hoşlanmıyorum." diye söylenmeye devam etti...

5
Yetişkin Karakter Başvuruları / Tyomich Netherheim
« : 15 Ekim, 2021 19:46:39 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı: Tyomich Netherheim

Karakterin Yaşı: 27 (Tahmini)

Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Yeni şeyler öğrenmeyi ve bunları kullanmayı takintı seviyesinde benimsemiş birisidir. Ilgisini çeken bir şeyi öğrenebilmek için elinden gelen herşeyi yapar. Başka insanların onun hakkında ne düşündüklerini pek önemsemese de eğer hedefine gitmesi için gerekiyorsa önemsiyormuş rolünü elinden geldiğince yapar. Mükemmeliyetçiliği yüzünden kendisine gereksiz bir yük yüklese de bunun yüzünden başkalarına şikayet etmekten mümkün olduğunca uzak durur.

 Bunların dışında genel çevresi tarafından acımasız ve empati yoksunu olduğu dùşünülmektedir ancak bunun öyle olup olmadığı hakkında net bir şey söylenemez.

Karakterin Kısaca Geçmişi: Nerede veya ne zaman doğdu tam olarak bilinmemektedir. Ancak kendisinin anlattığına göre 1838 yılında Netherheim hanesinde doğmuştur. Ailesi hakkında çok fazla bilgi bulunmamasının nedeni tek hayatta kalan olmasından kaynaklandığındandır. Yetimhane gibi bir yerde yetiştiği ve yaşı geldiğinde bir büyü okuluna gidip oradan başarı ile mezun olmuştur. Mezun olduğundan beri dünyanın pek çok yerine gidip elinden geldiğince yeni şeyler öğrenmiş ya da kaynakları yanında getirip öğrenmeye devam etmektedir...

İstediğiniz Meslek: Gezgin , Araştırmacı

Karakterinizin (varsa) Mensubu Olduğu Hizip:  Attar Hür Kahinler Cemiyeti

Büyü Yatkınlıkları

Biçim Değiştirme Gücü: 3
Lanet Gücü: 13
Tılsım Gücü: 8 + 2
İksir Gücü: 7 + 1

Örnek RP

[spoiler]
 "Ben böyle bir saçmalığa nasıl katılabildim" diye kendine kızıyordu Tyomich , zindanlara doğru ilerlerken. Sadece derslerine ve öğreneceği şeylere falan odaklanacaktı hesapta ama bu tarz bir şeyde onunda yanması canını sıkmıştı. Evet , büyük salon tam bir kaostu ve kendisi de bu kaosun bir parçası olmuştu yani gayet normaldi , itiraz edecek bir şey yoktu sonuçta. Bir yandan kendisine kızarken bir yandan da durumu kabullenmeye çalışıyordu çocuk...

 Mutfağın girişine yaklaştığında , girişten yetimhaneden hatırladığı sesler , ısılar ve kokular geliyordu. Daha önce bu tarz cezalara , gezdiği yetimhanede kaldığı için pek yabancılık çekmeyeceğini düşünüyordu. Sıranın ona gelmesini beklemekten başka çaresi yoktu.

Sıranın ona gelmesiyle karşılaştığı manzaranın aslında hiçte tanıdık gelmediğini görmüştü çocuk. Havada süzülen mutfak aletlerinden tutun kendisinin boyuna gelmeyecek kadar kısa olan ve daha önce okulun içinde görmediği garip yaratıklarla doluydu geldiği yer.

 Kapıda ki yaratık merakla çocuğu baktığında " Tyomich Netherheim. Sanırsam sıra bende." diye söze girdi. Çocuğun farklı görünüşünden bir nebze iki adım geriye atan yaratık "Hoşgeldiniz Efendi Netherheim. Neden burada olduğunuzu biliyoruz. Sonuçta arkanızda bıraktığınız dağınıklığı toplamak gerekti." diye cevapladı titrek bir sesle. "Ben ev cini Handy , bu cezanızda size eşlik edeceğim." diye devam etti. " Ev cini mi ?" diye sormak istemişti ancak bu soruyu daha sonraya saklamaya karar verdi , hemen yapması gerekenleri yapmak istiyordu. " Ne yapmam gerektiğini söyler ve gösterirsen , hemen başlayalım." demişti çocuk ilginç yaratığa. Ev cini içeriye girmesini işaret ederek girmesi ima ettikten sonra önünde ilerlemeye başladı. Önde yürürken "Daha fazla ortalığın karışmasını istemesekte sizden yemek yapmanız isteniyor Efendi Netherheim. Ve büyü kullanmadan yapacaksınız bunu." diye konuşmasına devam etti "Sivri dilli" ev cini.

 Tezgahın başına geldiklerinden Tyomich üzerinde ki gözlerin yarattığı iğrenç hissiyatı yine hissetmeye başlamıştı. Arkasına baktığında içerideki ev cinlerinin kendi işlerine devam ettiklerini görmüştü ancak üzerinde ki baskıyı hissedebiliyordu çocuk. Derin bir nefes aldıktan sonra "Benden ne yapmamı istiyorsunuz ?" diye sordu Handy'e. Çocuğun yaydığı havadan mı bilinmez Tyomich'in sorusunu duyduğunda yine bir iki adım geri çekildi ev cini , " Mantarlı Istakoz Turta yapacağız , değil mi ? Sizden bütün yemeği tek başınıza yapmanızı elbette istemeyeceğiz. Sonuçta bunu yiyecek olanlara bir şey olmasını istemeyiz. O yüzden şimdilik sizden mantarları iyice dilimlemenizi isteyeceğim , tabii ki bir mahsuru yoksa." diye titrek sesiyle söyledi. " Bu ikinci laf sokuşu oldu..." diye kafasında geçirdi ama bunda takılmamaya karar verdi Tyomich. Daha öncede mutfakta bir şeyler yaptığı için tam olarak ne yapacağını bilmekteydi ve dikkatli bir şekilde mantarları kesmeye başlamıştı çocuk. Çocuğun talimat istemediğini gördüğünde ev cini şaşırmıştı "Sanırım yemek yapmada bu yaşta bir tecrübeniz bulunuyor Efendi Netherheim." dedi çocuğa. Tyomich bir yandan mantarları keserken bir yandan da " Daha önce de bu tarz şeyler yapmıştım. yani evet biraz tecrübem bulunuyor ama bir hata yapıyorsam uyarmanı isterim. Sonuçta ziyan olmasını istemem." diye cevap vermişti. "Keşke ortalığı dağıtırken de bunu düşünseydiniz." diye yine laf soktu ev cini. Haklılık payı olduğu için yine cevap verememişti Tyomich ama yavaş yavaş sinirine dokunmaya başlamıştı bu tavırları. Ev cinine yan gözle bakarak " Keşke elimde kesici bir şeyvarkende laf sokmasan , sonuçta bir kaza çıkmasını istemeyiz." demişti. Beklediğinden daha soğuk bir sesle söylediği için beti benzi atan ev cini bu sefer bir kaç adımdan daha fazla geri gidip başka bir ev cinine çarpıp ufak bir dağınıklık daha yaratmıştı. Tyomich bu olayı izlerken yüzünde bir gülümseme olmuştu ve son mantarını kesmesiyle ilk işi bitmişti. " Şimdi ne yapmam gerekiyor?" diye hiç bekletmeden sordu yerde ki ev cinine.

 Sonra ki işinin hamurun hazırlanmasına yardımcı olacağını söylemişti hala titremekte olan ev cini. Tyomich , ellerini yıkamak için lavaboyadoğru giderken mantarlardan dolayı kararmış parmaklarına baktı. "En azından aşırı absürt bir şey yaptırmıyorlar." diye içinden geçirdi. Ellerini yıkayıp yeniden tezgaha döndüğünde tezgahın üzerindekilerin bu kadar hızlı değişmesine şaşırmıştı. Sonuçta mutfak içinde daha önce büyü yardımı görmemişti. Diğer ev cinlerine baktığında yapılan yemeklerle o kadar haşır neşir olmadıklarını gördü. Bütün yemeklerin büyü aracılığıyla hazırlanıdğını gördüğünde bunun neden ceza olduğunu anlamıtı. Sonuçta pek çok öğrencinin kendi evlerinde bununla uğraşmayacaklarını düşünmüşlerdi. Muhtemelen bunu bir ceza olarak düşünmeyen bir tek o vardı. Handy'e bakan çocuk " Hamur konusunda senden yardım isteyeceğimi şimdiden söyleyeyim." demişti çocuk. Handy başta şaşırmış olsada üzerinde ki gerginliğin gittiği yüzünden belli oluyordu. İkili çok fazla zaman harcamamışlardı hamurda. Sonuçta çok zorlayıcı bir işlem değildi.

En zor kısıma gelmişlerdi "ıstakozları hazırlamak". Tyomich bir şey yapmadan önce Handy'e nasıl yapılacağını sordu , ev cini çok bilmiş bir tavır ile büyü yardımı ile göstermişti çocuğa. Tam olarak anlamadığı için en iyisi her adımını yaparken aynı anda nasıl yapılacağını göstermesi olduğuna karar vermişlerdi. Bir kaç başarısız işlemden sonra yapabilmişti. Bir yandan terleyen çocuk başardığı için gülümsemişti.

 Ev cini " Şimdi sanırım artık bütün malzemeleri birleştirmeye geçebiliriz. Sırasıyla Hamuru çı kaba yerleştir ve iyice şekil almasını sağlayın , sonra dilimlediğiniz ıstakozları yerleştirin. Üzerine hafifçe daha önce hazırlanmış olan sosu biraz dökün ve mantarlarıda yerleştiricez. Sonra biraz daha sos döktükten sonra fırına koyucaz. " diye kalan talimatları verdi. Başta biraz karışık geldiysede yine her adımı sorarak yapmıştı çocuk. Bütün adımlar tamamladıktan sonra yaptığı şeye gurula bakmıştı genç büyücü. Fırına koyduklarında artık tamamen bitmişti işleri , şimdi sadece sonucu bekleyip diğerleri için hazırlık yapmaya koyulabileceklerdi.

 Handy işlerinin bittiğinin söylemesiyle bir köşeye çökmüştü Tyomich , beklediğinden daha fazla yorulmuştu. Handy , çocuğun yanına gelip " Elinize sağlık Efendi Netherheim. Umarım bir daha ki sefere böyle bir şey yapmadan önce daha düşünceli olursunuz." diye son bir laf sokma yapmıştı. O sırada yorgun olduğu için cevap veremedi , sadece gülümsemekle yetinmişti.[/spoiler]

6
Avatar & İmza / Ynt: Avatar Kayıtları
« : 15 Ekim, 2021 18:51:51 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Tyomich Netherheim - William James Moriarty (Anime/ Yuukoku no Moriarty serisinden)

Sayfa: [1]