17 Nisan, 2026 09:09:13 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Ziyaret  (Okunma sayısı 41 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tyomich Netherheim

  • Büyücü
  • 2. Seviye
  • İleti: 4
  • 1734 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Tyomich Netherheim
  • Güç Puanı: 26
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Tyomich Netherheim
  • Meslek: Gezgin Araştırmacı
  • Cemiyet: Attar Hür Kahinler Cemiyeti
  • Biçim Değiştirme Gücü: 3
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 8
Ziyaret
« : 31 Mart, 2022 04:47:27 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
1864 Sonbahar

 Gemiden inip sonunda kuru zemine bastığında istemsizce havada ki karanlık bulutlara bakıp, kısık ve soğuk bir sesle “Hoş geldim.” diye mırıldanmadan edemedi. Daha akşam olmamasına rağmen, havanın fazla kasvetli olmasından etrafta beklediği kadar insan göremiyordu. “Sanırım uzun zamandır uzaktaydım.” diye düşünüp, sakin adımlar ile ilerlemeye başladı. “Efendim, tek başınıza gitmemenizi tavsiye ediyorum.” Diye bir öneri gelmişti arkasından. Sesin kimden geldiğini bildiğinden arkasına bile bakmadan “ Merak etme Nicolai, bir yere gitmek gibi bir niyetim yok. Sen aracı hazırla.” demişti sadece. Hiç ses çıkarmamasına rağmen arkasında ki adamın emredileni yapmak için hareketlendiğini biliyordu, bakmasına bile gerek yoktu, söylediğinin hatta istediğinden bile fazlasını yapacağını biliyordu sadık uşağının. “Gereğinden fazla sadık ve beceriklisin Nicolai. Normal bir insan olmana rağmen…” diye düşünüp derin bir nefes almıştı. 

 Liman şehrinin sokaklarında arabayla ilerlerken camdan dışarıda sürekli hareket eden insanları seyrederken Edinburg’a gidecek olan birkaç günlük seyahati aklına getirmemeye çalışıyordu. Kendi başına belki biraz daha hızlı gidebilirdi ancak içinden pek gelmiyordu ve yol üzerinde sırada ki planlarını düşünmek istiyordu. En azından varış noktalarına kadar aklını meşgul edecek bir şeyler olacaktı bu yolculuk.

 Bir bahçedeydi, tanıdık gelen bir bahçedeydi. Oturduğu bankta burnuna etrafını saran gül kokuları geliyordu, elinde ki kitaba kendini kaptırmış olmasına rağmen hafif esen rüzgârı, rüzgârla etrafa yayılan kokuyu alabiliyordu ve yüzünde bir gülümse oluşmasına sebep oluyordu. Kulağına gelen bir zil sesi ile okumakta olduğu kitabı kapatıp sesin geldiği yöne doğru kafasını çevirdi ve ona yaklaşan kişiyi gördüğünde yüzünde ki gülümseme daha da büyümüştü. “A…” diyecekti ki bir sarsılma ile yeniden kendini artık durmuş olan arabada buldu. Kısa süre sonra kapı açıldığında “Bu gece için kalacağımız yere geldik Efendim.” Dedi Nicolai , Tyomich’in yüzüne bile bakmadan. Tyomich daha itiraz edemeden “Yolculuk esnasında uyuya kalıp rüya görecek kadar yorulmuş olmalısınız.” Diye devam etti ve arabanın arkasına doğru ilerleyip valizleri almaya koyuldu. Ne demek istediğini anlamış ve kendisine çeki düzen vermiş, derin birkaç nefes alış-verişten sonra inmek için hareketlenmişti Tyomich. Kalacakları hana bakarak “Umarım en iyi odaları ayırtmışsındır. Yoksa yolculuğun kalanında benden çekeceğin var.” diye imalı bir ses ile seslendi uşağına. Cevap vermesini ne bekliyor ne de istiyordu, biliyordu ki her şey kusursuzdu ve Nicolai’ın yol göstermesini bekledi.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Kaç Gün Sonra

Elinde özen ile topladığı gülleri tutarken yumuşak bir sesle “Biraz daha ilerleme kaydettim, yavaş ama emin adımlarla sonuca yaklaşıyorum.” dedi, kaybolmakta olan güneşten dolayı kızılımsı olan gökyüzüne bakıp derin bir nefes alıp verdikten sonra “ Merak etme, çok yakında seni oradan çıkaracağım Amelia. Sadece biraz daha beklemen gerekebilir.” dedikten sonra tek dizinin üzerine çöküp yüzünde hafif bir gülümseme ile elinde tuttuğu gülleri dikkatlice mezar taşının yanına koydu. “Yakında tekrar ziyaretine gelirim. Ama umuyorum ki bu sefer daha iyi haberlerle olur. Sonra görüşürüz.” dedikten sonra arkasını dönüp girişte onu bekleyen Nicolai’a doğru ilerlemeye başladı. Yanına geldiğinde “Kaldığımız yerden devam edelim.” Dedi  ve ilerlemeye devam etti…