17 Nisan, 2026 08:48:52 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - Kont Sati Von Richmond

Sayfa: 1 [2]
16
Merlin Tılsım Kulübü / [Merlin Tılsım Kulübü] Görev: İtibarımızı Lekeleyenler!
« : 04 Mart, 2022 01:01:54 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »


Carmilla Davası, kulübümüz üyelerinden Cwénhild Muirghéal'ın işlediği suçların yargılandığı ve yine tarafımızca görevlendirilen Alexander Turner'ın savunma rolünü üstlendiği, oluşumumuz adına yüz kızartıcı ithamlarla karşı karşıya kaldığımız bir vaziyete dönüşmekte. Bu sebeple bir takım gerekli adımların atılması için mensuplarımızın özverili çabasına ihtiyaç duymaktayız. Cwénhild Muirghéal'ın duruşma boyunca Azkaban'da tutulduğu yere gerçekleştirilecek bir ziyaretle burası hakkında genel bir izlenim ve rapor (örneğin Ruh emiciler hangi sıklıkla gezinmektelerdir, giriş-çıkış noktaları, olası bir tahliye ve saldırı anında izlenecek yollar vb. gibi) hazırlanması ivedilikle gerekmektedir. Yaşanacak ani bir skandalın arifesinde hazırlıklı olmamız icap eder.



Azkaban'da yapılacak bir RP vasıtasıyla yukarıda kalın fontla yazılmış bilgilerin edinileceği bir RP yazılmalıdır. Bu RP esnasında yapılacak şüpheli hareketlerin dikkat çekeceğini hatırlatır ve görevi yerine getirmede başarılar dileriz. Görevin sonunda ne olursa olsun bir düello zarı atınız.

Katılım Koşulu: Yok

Ödüller: Katılımcılara 5 GP ve Merlin Tılsım Kulübü için +2 Nüfuz

Kullanılabilecek Kaynaklar:
Teslimiyet

17 Ocak 1866 Tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal Duruşması

17
Cadı Avcısı Karakter Başvuruları / Cadı Avcısı Başvurusu Yapmadan Önce
« : 28 Şubat, 2022 21:51:42 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Not: Cadı Avcılığı ile alakalı tüm sistemler henüz resmi olarak gelmemiş olduğundan ötürü Kelle Avları'nın başlama tarihi, Salem Avcıları ek paketinin resmi açılışına tekabül edecektir. Bu karakter formu, ön sıralardan karakterlerini yaratmak isteyenler için hazırlanmıştır ve önümüzdeki günlerde ufak güncellemelere tabi tutulabilir.

Not: Öncelikle rol yapma oyunlarına yeniyseniz başlangıç için öğrenci karakter açmanızı öneririz. Unutmayın ki üç karakter hakkınız mevcuttur ve ileride yetişkin kurgularına katılmak isterseniz istediğiniz vakit yeni, yetişkin bir karakter yaratabilirsiniz. Öğrenci karakter başvurusu yapmak için TIK.


Temel Bilgiler

Salem kasabasına hoş geldiniz! Eğer site üzerinde cadı avcısı bir karakter açmak isterseniz öncelikle burayı incelemenizi tavsiye ederiz. Karakteriniz adına bir cadı avcısı başvurusu yapmak sitedeki en teferruatlı olanı dahi olsa oldukça basit. Yalnızca basit birkaç detay vermeniz ve yeni bir başlık olarak Cadı Avcısı Karakter Başvuruları forumunda paylaşmanız yeterli.

Site içerisinde cadı avcısı bir karakter yaratmak için temel karakter yaratımınızın dışında birkaç ufak detay bilgi daha sağlamanızı istiyoruz. Bunlar Büyü Kabiliyetleri ve Ekipman Seçimi. Her cadı avcısı, başlangıç aşamasında belli bir büyü kabiliyeti ile oyuna başlar ve bu kabiliyetler zamanla, karakteriniz geliştikçe ilerler. Detaylı bilgiler için Kabiliyet, Görev ve Düello Sistemi. Bir diğeri ise sizi göz korkutucu avcılar kılan ana unsurlardan birisi, ekipmanlarınız. Ekipmanlarla ilgili bilgilere Cadı Avcısı Ekipman Listesi sayfasından göz atabilirsiniz. Kabiliyetlerin ve ekipmanların ana gelişim yolu için ise Galleon ve Güç Puanı Sistemi'ni inceleyebilirsiniz. Fakat bunlar biraz detaylı rehberler ve ilk aşamada kafa yormanıza gerek yok. Burada basitçe açıklayalım:


Yatkınlık ve Ekipman Sistemi: Kısa Bir Özet

Öncelikle bir cadı avcısı olarak büyü kabiliyetlerine sahip olduğunuzu öğrendiğinize şaşırmış olmalısınız. Bunun sebebi, sitemizdeki cadı avcılarının aslen Barebone ailesinin mensup olduğu ve Fantastik Yaratıklar film serisinde gördüğümüz arındırıcılarının kökenlerinden gelmesidir. Bu kişiler nefret, şiddet eğilimi, din, para yahut başka sebeplerden ötürü cadı avcılarıdır ve cadı avlamak için büyüye de başvururlar. Tabii arındırıcılar çokça muggle evliliği yaptıklarından ötürü kanlarındaki büyü bir hayli zayıflamıştır ve bir büyücüye büyü kabiliyeti konusunda pek yaklaşabildikleri söylenemez. Bu sebeple büyülerinin yanı sıra ölümcül ekipmanlardan da faydalanırlar. Arındırıcılar hakkında detaylı bilgi için wiki linki TIK

Sitemiz içerisinde karakterlerin aktiflik gösterdikçe, aksiyonlara atıldıkça gelişmesini ve ilerlemesini hedefliyoruz. Bunu ise olabildiğince kapsayıcı büyü branşlarına dağıtarak, herkesin kendi istediği gibi bir karakter yaratabilmesinin önünü açarak sağlıyoruz. Aşağıda dört ana kabiliyet türü mevcuttur:

Biçim Değiştirme Gücü
Lanet Gücü
Tılsım Gücü
İksir Kabiliyeti

Özetle sitede bir tılsım büyüsü gerçekleştirmek istediğinizde (normal koşullarda zar atmanıza gerek yok, GM görevleri, düellolar vb. için konuşuyoruz) bir zar atıyorsunuz ve biz de oyun yöneticileri olarak attığınız zara Tılsım Gücü'nüzü ekliyoruz. Aynısı diğer büyü tipleri ve iksir yapımı için de geçerli. Yani karakteriniz hangi alanda daha başarılıysa o alanda da o denli başarılı oluyor. Aynı şekilde ekipmanlarınızı kullanarak saldırılarda bulunduğunuzda da ekipmanlarınızdan aldığınız bonuslar zarınıza ekleniyor. Örneğin bir taramalı arbalet ile ateş ettiğiniz vakit zarınıza taramalı arbaletin eşya bonusu ekleniyor. İşleyiş bu kadar basit.

Not: Sitedeki büyücü karakterler dört alanda da kabiliyetlere sahipken cadı avcıları kanlarındaki seyrelmiş ve zayıflamış büyü gücünden dolayı yalnızca bir büyü branşında büyüler icra edebilir ve o branşta güçlenebilir.


Cadı Avcısı Maaşları

Site içerisinde Cadı Avcısı karakterler Rahip, Rahibe, Berber, Emekli Albay, Kelle Avcısı gibi muhtelif mesleklere mensup olabilir. Ancak bu karakterlerin düzenli bir maaşı yoktur ve yalnızca Kelle Avı gerçekleştirdiğinizde icra ettiğiniz avın ödül miktarına göre Galleon kazanırsınız. Kelle avları konusunda detaylı bilgi için Cadı Avcılığı ve Kelle Avları Sistemi başlığına göz atmak isteyebilirsiniz.


Karakter Başvuru Formu

Karakterin Adı ve Soyadı:
Karakterin Yaşı:
Karakterin Temel Kişilik Özellikleri:
Karakterin Kısaca Geçmişi:
İstediğiniz Meslek:
Karakterinizin Mahşer Yolu: Mahşer Yolu, adını Mahşerin Dört Avcısı konseptinden alan ve karakterinizin büyü kabiliyet yönelimini belirleyen yoldur.
[spoiler]
[/spoiler]
Gelin: Tılsım Yatkınlığı
Düşes: Lanet Yatkınlığı
Kedi: Biçim Değiştirme Yatkınlığı
Doktor: İksir Yatkınlığı

Karakterinizin bu avcılarla kişiliksel benzerlik göstermesi gerekmez, yalnızca büyüsel kabiliyet ve eğitimleri bu yöndedir. Bütün Cadı Avcısı karakterler oyuna 0 Yatkınlık ile başlar.

Başlangıç Teçhizatı: Bir Cadı Avcısı, taban olarak 10 GP'ye sahip olup 20'nin üzerindeki her 5 yaşı için Büyü Yatkınlığı yahut Cadı Avcısı Ekipmanları için harcayabileceği 1 GP'ye sahip olur. Bu GP'ler karaktere doğrudan verilmez, bunlara bu kısımdaki talepler listesinde harcanmak üzere sahip olunur. Bu bölümde aynı zamanda başka karakterinizden GP aktarımında bulunarak da taleplerde bulunabilirsiniz.

Buradaki harcamalarınızı belirlemek için Güç Puanı Dükkanı - Liste ve Cadı Avcısı Ekipman Listesi'ni inceleyebilirsiniz.

İmza Teçhizat: Cadı Avcıları'nın icra ettikleri elbette ki "büyü" değil, "mucize" veya "kabiliyet" gibi özellikleridir. Bu sebeple bu kişiler büyü yapabilmek için asa değil farklı, özel, kendilerine has ekipmanlar kullanabilirler. (iskambil destesi, haç vb.) Karakterinizin "mucize" gerçekleştirmek için kullandığı ekipman nedir? Ayrıca büyülü sözleriniz de bu ekipmana bağlı olabilir. Örneğin Avada Kedavra demek yerine bir iskambil kartı fırlatıp "floş royal" yahut İncil'den bir ayet okuyabilirsiniz. Tabii bu tip durumlarda büyünüzü "Floş Royal (Avada Kedavra)" gibi yazarsanız hangi büyüyü yaptığınızı okuyucu rahatlıkla anlayabilir. İmza Teçhizat'ınız karakterinizin büyü yapabilmek için ihtiyacı olan gereç olup size has bir obje olabilir.

Örnek RP: (Başvurduğunuz karaktere ait olmayabilir)

Başvuru Formu Kodu
[spoiler]
Kod: [Seç]
[color=teal][size=11pt][b]Karakter Başvuru Formu[/b][/size][/color]

[color=#85c0ff][b]Karakterin Adı ve Soyadı:[/b][/color]
[color=#85c0ff][b]Karakterin Yaşı:[/b][/color]
[color=#85c0ff][b]Karakterin Temel Kişilik Özellikleri:[/b][/color]
[color=#85c0ff][b]Karakterin Kısaca Geçmişi:[/b][/color]
[color=#85c0ff][b]İstediğiniz Meslek:[/b][/color]
[color=#85c0ff][b]Karakterinizin Mahşer Yolu:[/b][/color] Mahşer Yolu, adını Mahşerin Dört Avcısı konseptinden alan ve karakterinizin büyü kabiliyet yönelimini belirleyen yoldur.
[spoiler][center][img]https://i.hizliresim.com/aqve106.jpg[/img][/center][/spoiler]
Gelin: Tılsım Yatkınlığı
Düşes: Lanet Yatkınlığı
Kedi: Biçim Değiştirme Yatkınlığı
Doktor: İksir Yatkınlığı

Karakterinizin bu avcılarla kişiliksel benzerlik göstermesi gerekmez, yalnızca büyüsel kabiliyet ve eğitimleri bu yöndedir. Bütün Cadı Avcısı karakterler oyuna 0 Yatkınlık ile başlar.

[color=#85c0ff][b]Başlangıç Teçhizatı:[/b][/color] Bir Cadı Avcısı, taban olarak 10 GP'ye sahip olup 20'nin üzerindeki her 5 yaşı için Büyü Yatkınlığı yahut Cadı Avcısı Ekipmanları için harcayabileceği 1 GP'ye sahip olur. Bu GP'ler karaktere doğrudan verilmez, bunlara bu kısımdaki talepler listesinde harcanmak üzere sahip olunur. Bu bölümde aynı zamanda başka karakterinizden GP aktarımında bulunarak da taleplerde bulunabilirsiniz.

Buradaki harcamalarınızı belirlemek için [url=https://buyucedunya-rpg.com/index.php/topic,14.0.html][b]Güç Puanı Dükkanı - Liste[/b][/url] ve [url=https://buyucedunya-rpg.com/index.php?action=shop&do=buy&cat=504&sort=0&sortDir=0][b]Cadı Avcısı Ekipman Listesi[/b]'ni[/url] inceleyebilirsiniz.

[color=#85c0ff][b]İmza Teçhizat:[/b][/color] Cadı Avcıları'nın icra ettikleri elbette ki "büyü" değil, "mucize" veya "kabiliyet" gibi özellikleridir. Bu sebeple bu kişiler büyü yapabilmek için asa değil farklı, özel, kendilerine has ekipmanlar kullanabilirler. (iskambil destesi, haç vb.) Karakterinizin "mucize" gerçekleştirmek için kullandığı ekipman nedir? Ayrıca büyülü sözleriniz de bu ekipmana bağlı olabilir. Örneğin [tooltip=Tür: Lanet<br>Seviye 4 (Zar: 8)<br>AFFEDİLMEZ LANET!][tooltip=Tür: Lanet<br>Seviye 4 (Zar: 8)<br>AFFEDİLMEZ LANET!][tooltip=Tür: Lanet<br>Seviye 4 (Zar: 8)<br>AFFEDİLMEZ LANET!][tooltip=Tür: Lanet<br>Seviye 4 (Zar: 8)<br>AFFEDİLMEZ LANET!][tooltip=Tür: Lanet<br>Seviye 4 (Zar: 8)<br>AFFEDİLMEZ LANET!][tooltip=Tür: Lanet
Seviye 4 (Zar: 8)
AFFEDİLMEZ LANET!]Avada Kedavra[/tooltip][/tooltip][/tooltip][/tooltip][/tooltip][/tooltip] demek yerine bir iskambil kartı fırlatıp "floş royal" yahut İncil'den bir ayet okuyabilirsiniz. [b][color=red]Tabii bu tip durumlarda büyünüzü "Floş Royal ([tooltip=Tür: Lanet<br>Seviye 4 (Zar: 8)<br>AFFEDİLMEZ LANET!][tooltip=Tür: Lanet<br>Seviye 4 (Zar: 8)<br>AFFEDİLMEZ LANET!][tooltip=Tür: Lanet<br>Seviye 4 (Zar: 8)<br>AFFEDİLMEZ LANET!][tooltip=Tür: Lanet<br>Seviye 4 (Zar: 8)<br>AFFEDİLMEZ LANET!][tooltip=Tür: Lanet<br>Seviye 4 (Zar: 8)<br>AFFEDİLMEZ LANET!][tooltip=Tür: Lanet
Seviye 4 (Zar: 8)
AFFEDİLMEZ LANET!]Avada Kedavra[/tooltip][/tooltip][/tooltip][/tooltip][/tooltip][/tooltip])" gibi yazarsanız hangi büyüyü yaptığınızı okuyucu rahatlıkla anlayabilir.[/color][/b] İmza Teçhizat'ınız karakterinizin büyü yapabilmek için ihtiyacı olan gereç olup size has bir obje olabilir.

[color=#85c0ff][b]Örnek RP: [/b][/color] [i](Başvurduğunuz karaktere ait olmayabilir)[/i]
[/spoiler]


Örnek Karakter Başvuru Formu

-

18
Hizip Başvuruları / Salem Cadı Engizisyonu
« : 28 Şubat, 2022 19:53:36 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »



Hizip Alımları
Salem Kilisesinde sakin bir pazar ayini sonrasında ıslak ekmek yedirilmek ve şarap içirilmek suretiyle yapılan bir seremoni sonrasında yeni üye, kabul edilir. Geleneksel yöntem bu şekilde bilinse de zaman içinde çeşitli kilise ve mezheplerde farklı yöntemlere başvurulduğu da olmuştur. Genelde kilisenin bulunduğu toplumun adetlerine benzerlik dikkat çeker.


Hizip Katkıları
Tüm hizip üyeleri için yalnızca bir yatkınlık sahibi olma imkanı.
Her seviyede yapılabilecek büyülerin genişlemesi.
Kelle Avcılığı esnasında yakalanan cadıların sorgulanmasından ekstra GP imkanı
Cadı Avcılığı Teçhizatlarına GP harcayarak erişim şansı.
Cadı Görüşü veya Obskurüz özel yeteneklerinden birisinin alınması tavsiye edilir.


Kadim Sır

MALLEUS MALEFICARUS
Cadı Çekici 1486'da yazılmış bir kitaptır. Cadıların nasıl tespit edileceğini ve sorgulanması gerektiğini anlatan bu kitabın adından hareketle, Arındırıcılar tarafından icat edilmiş olan Malleus Maleficarus ritüelinin, cadı ve büyücülerin en korkulu rüyalarını süsleyecek etkilere sahip olduğu bilinen bir gerçektir.

TARİFİ
Gereken Yetenek: Herhangi bir yatkınlık.
Bedel: Kutsanmış su. Büyü Bariyeri için Haç. Sorgu Mahalli için yıldız haritası. Koşullandırma için Sorgu Ekipmanları. Büyükıran için cadı veya büyücü kanı.
Zorluk: 6 - 10
Ritüel Süresi: 4 saat - 2 gün
Yapılışı: Ritüelin gerçekleştirileceği alan veya kişiye yılanlı haç sembolü çizilir. Ritüelin etkili olması istenen alan kutsanmış su ile yıkanır. Sonra da eski yahut yeni ahitten ilgili kısımlar dua olarak okunur. Ritüeli gerçekleştiren kişi veya kişilerin Malleus Maleficarus demesiyle ritüel aktive olur.

Bu Ritüelle Yapabilecekleriniz:
Büyü Bariyeri: Bir daire veya odaya büyünün/büyülü varlığın girmesini yahut büyünün/büyülü varlığın çıkmasını engeller.
Sorgu Mahalli: Cadı/Büyücüyü kısa bir anlığına felç ederek sorulacak tüm sorulara doğru cevap vermesini ve verdiği cevapları ilerde hatırlamamasını sağlar. Satürn'ün gökteki konumuna göre doğru anda yapılmalıdır.
Koşullandırma: Diğerlerinden daha uzun bir süreç olup, cadı/büyücünün bir koşul gerçekleştiğinde bir eylem yapmasını sağlar. Cadı ve büyücü bu koşullandırmayı anımsamaz bile.
Büyükıran: Ritüelin yapıldığı alanda tüm büyüleri etkisiz kılıp, büyülü varlığın alanda sıradan bir büyüsüze dönüşmesine sebep olur. Etkisi saatlerce sürebilir.


Başvuru Formu
Karakter Adı:
Katılınmak İstenen Hizip:
Hizip Hakkındaki Görüşünüz:
Hizibe Nasıl Katıldınız:
Hizip Değiştiriyorsanız Eskisinden Neden Ayrıldınız:


Üyeler ve Kademeleri

4. Seviye

3. Seviye

2. Seviye
Xander Warren

1. Seviye
Adelhard Foehrkolb
Hızlıtetik J.V.
Biljana Verica Zagorac
Uriel Bethuel
Alpheus Esther Vayolina
Redferne Amaranthe Roseborough
Mary Bethuel
Filinta Reis


19
Aziz Michael Kilisesi / Mahşer Gecesi - 1. Sezon Finali
« : 20 Şubat, 2022 17:17:19 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler][youtube]https://youtu.be/fAOPkT61sMk[/youtube][/spoiler]

Aziz Michael Kilisesinin kırmızı kiremitlerle kaplı çatısı, gecenin ortasında bile uzaktan kolayca seçilebilmekteydi. Tenha kasabanın ortasında bir yakut gibi parıldayan, defalarca uğradığı restorasyona rağmen Norman mimarisinin belirtilerini hala barındırmakta olan, kasabanın diğer binalarına kıyasla görkemli bir yapı...

Kilisenin bin bir renge bulanmış ve Aziz Michael’ın İsyankar meleklerin düşüşünü anlatan resimlerinin bulunduğu vitraylarla kaplı pencerelerinden sızan alaca renkte ışıklar, hemen yan taraftaki atrium niyetine kullanılan mezarlığı loş bir şekilde aydınlatmaktaydı. Bahçede birkaç tane rahibi andıran kara cübbeli adam, yanlarında yarım düzineye yakın çocukla bahçenin kiliseye açılan arka kapısına koşturuyorlardı. Mezarlık halindeki avluda kalan yegane kişi ise, bir mezarın başına çökmüş halde dua etmekte olan çelimsiz bir rahipti.

Bir de ana girişi vardı tabi kilisenin. Kimseciklerin etrafında görünmediği, kalın bir ağaçtan yapıldığı besbelli olan çift kapılı girişi ve tepesindeki taş kemerle heybetli bir görünüşe sahipti. Kapıya giden mermer basamak döşeli eşikte ise kimseler gözükmemekteydi.

[spoiler]


1. Mezarlık Girişi
2. Pencereler
3. Ana Giriş
[/spoiler]


O sırada başka bir yerlerde...

Gözleri zorlukla aralanıyordu. Vücudundaki bütün kemikler, evet bütün kemikler ağrıyordu. Paçalarında yırtıklar olan siyah cübbesini gördü şaşkınlıkla. Cübbe giymeyi sevmezdi. Bu... Bunu ne zaman? Ah, hatırlamaya başlamıştı biraz. Mezarlıktaki gece... Elize... Beyazlar içerisindeki güzel kadın... Ve kızıl saçlar... Siyah bir kedi... Bir kuş gagasını andıran o melun ve soluk maske...

[spoiler]


Egnast Twinkle - Başseherbaz
[/spoiler]

“Uyandın, şükürler olsun!” Yanına diz çöken beyazlığı seçebilmişti gözleri. “Bana ne-“ Narin parmaklar kondu dudaklarına. “Şşşt! Kendini yormamalısın. Seni iyileştirmem uzun sürdü. Diğerleri benim kadar nazik değiller. Sakın direnme onlara olur mu, benim tatlı Twinkle’ım. Sorguda nasıl verdiysen onlara istediklerini, aynı uysallıkta devam et mutlaka. Tüm bunlar bittiğinde buradan ayrılıp kendimize yeni bir hayat kuracağız. Sadece sen ve ben...”

“Sen...” Mezarlıkta gördüğü solgun güzellik karşısındaydı. Eğer onun ne olduğunu bilmeseydi, şefkatinde sahici olduğunu düşünebilirdi. Yine de o kadar samimi ve içten geliyordu ki masum bakışları, teninden yayılan yasemin kokusu.... Bir an tereddüde düşmesine ramak kalmıştı.

[spoiler]


Lenore - Beyaz Gelin
[/spoiler]

Kollarını hareket ettirmeye çalıştı, başaramadı. Belli ki oturmakta olduğu sandalyeye sıkı sıkıya bağlanmıştı. Deri kayışların kesiciliğini hissetti teninde. Bakışlarını etrafta gezdirdi. Sanki yıllara meydan okumuş taş duvarlarla çevrili, rutubetli, izbe bir odadaydı. Duvarlardaki birkaç meşale sayesinde içerisini loş bir ışıkla da olsa seçebiliyordu. Havasız, köhne bir yeraltı mahzeni gibi. Kadının gümüş saçlarının ardında bir heykel duruyordu tüm görkemiyle. Haşmetli kanatları ve elinde kılıcıyla, belli ki savaşçı bir meleğin heykeli.

“Sorgu derken?... Neyin sorgusu? Off! Başım! Kafamın içinde Atadamlar yarışıyor sanki.”

“Ah, atadamlara da inanırmış! Bazen bir çocuk musun yoksa olgun bir adam mı, çok kararsız kalıyorum."

Kadının bir ölünün soğukluğuna sahip dokunuşunu yanağında hissetti. O biçimli ve güzel elinden yayılan bir mezar soğukluğu... "Doktorun sana verdiği ilaçlar yüzünden aşkım. Böylece hiç acı duymayacağını söylediler. Duymadın değil mi? Acısız geçti ve hatırlamıyorsun bile, değil mi?”

“Neyin sorgusundan geçirdiniz beni? Ne laflar aldınız ağzımdan!? Cevap ver!” Başseherbazın kaşları alnında kimi kırışıklıklara mahal verecek ölçüde çatılmıştı.

Elinin titremesinden kadının bir anlığına ürktüğünü hissetti. “Tabi ki ailen hakkında konuştuk biraz aşkım. Bu asil duruşunun bir nedeni olduğunu biliyordum. Ama Jean, buna hiç inanmamıştı. Edgar ise seni satıp bir servet kazanabileceğimizi söyledi. Bir tek Doktor. O, senin soyundan çok bünyenle ilgileniyor gibiydi... Hah! Ne diyordum? Soy, evet. Merlin’in soyundan bir cüce olduğunu biliyor muydun sevgilim!? Sihrin, kanında bu kadar güçlü olmasının sebebi bu olmalı!”

“Ne- Merlin? Merlin aşkına! Neden bahsediyorsun sen kadın!?”

“Ah, evet. Dedim ya... Sihir çok güçlü olmalı kanında. Seni niye bu kadar sevdiğimi bir kez daha anlıyorum aşkım. Seninle evlenip, sana küçük Merlin'ler doğurmak isterdim. Sen de istemez miydin bunu?”

Kadının gözlerindeki masum tutkuya takılmıştı bakışları. Beyaz bir zambak çiçeği misali salınan beyaz gelinliği ile yaydığı ışıltı, duvarlardaki tek tük meşalelerden daha çok aydınlatıyordu bu mahzeni. Kemiklerinin üşüdüğünü hissetti Bay Twinkle.

"Zırvalık! Bu tam bir zırvalık!"


Notlar
1- Bu gece saat 21:00'den sonra Seth Carter ve belirleyeceği bakanlık ekibi bu post altına ilk RP'lerini bırakabilir. İlk RP'lerinizde hazırlıklarınızdan ve kiliseye nasıl girdiğinizden bahsedebilirsiniz.

2- Karakter başına birer RP bırakmanız gerekmektedir.

3- Her RP sonucunda mutlaka bir Düello Zarı atınız.

4- Düello Zarındaki Yetenek Zarı yapmaya çalıştığınız işin başarısını, Destek Zarı sizin farkında olduğunuz/olmadığınız tehditlere karşı korunma durumunuzu, talih zarı da yaptığınız hareketteki şansınızı belirleyecektir.

5- Yetenek Zarını kullanabilmemiz için RP'lerinizde mutlaka risk gerektiren ve kurgunun ilerlemesini sağlayan bir harekette bulunmanız bizim de işimizi kolaylaştıracaktır.

6- Saat 22:00'de, ilk RP'lerden sonra girilecek GM metniyle RP serisi başlayacak, gece 01:00'e kadar devam edecektir.

7- Serinin bu gece bitmemesi halinde yarın akşam saat 21:00'den sonra devam edilecektir.

20
Knockturn Yolu / Mahşerin 4 Avcısı
« : 15 Şubat, 2022 18:38:21 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Mezar taşlarının arasında, kendisine bol gelen pardösüsünün sürtünmek üzere olduğu mermer yolun üzerinde tereddütlü bir şekilde ilerlemekteydi Bay Twinkle. Ölüm kokan yerleri artık sevmemeye başladığını fark ediyordu buraya her uğradığında. Belki de fazla yaşlanıyordu.

[spoiler]
[/spoiler]

Elinde bir buketle mezar taşlarının birisinin başında duraksadı. Üzerinde kalın harflerle Elizabeth Twinkle yazan bir mezar taşı. 1830 – 1856... Huzursuzca etrafı süzdü taşa doğru eğilmeden önce. Gece karanlığında güç bela görebilse de, hep bu saatlerde olması gerektiği üzere mezarlıkta kimseciklerin olmadığını teyit ettikten sonra mezarın başında dizlerinin üzerine çöktü.

Buketi yavaşça mezardaki solmuş bitkilerin arasına bırakırken, kısa boyu sebebiyle güçlükle uzanabildiği topraktaki kimi ölü otları sökmeye başlamıştı gayriihtiyari. “Asa kullanmasını bilen düzgün bir bekçi bile bulamadılar...” Aralanan dudaklarının arasından mırıldanarak konuşuyor, bir yandan da toprağı temizlemeye çalışıyordu. “Benim güzel Elize'm. Böyle kuru bir toprağı hiç hak etmedin sen.” Pardösüsünün iç cebinden bir çırpıda çıkardığı asasını toprağa doğrulttu. Basit bir Aqua Erecto vasıtasıyla tahta çubuğundan dökülen sular toprağa karışmaya, tek tük kalmış yeşil bitkileri canlılıkla doldurmaya başlamıştı.

“Sevdiğiniz birisi miydi?”

İrkilerek ayaklandı ve sesin geldiği yöne döndü başseherbaz. Hemen yanı başındaki beyazlar içerisindeki kadını fark etti korkuyla. Mezarlığın sessizliği ve kasveti ile birleştiğinde hayalet sanılıp korkulması işten bile değildi. Bembeyaz, gelinliği andıran bir elbise. Gümüş renginde saçlar... Ama güzeller güzeli bir yüz. Öyle ki; kadınlarla arası iyi sayılsa bile Bay Twinkle bu kadından daha güzelini gördüğünü düşünmüyordu. Masum ve kadınsı yüz hatlarına rağmen asil bir matem taşıyordu bakışlarında. Masallarda anlatılan prensesler gibiydi. Korkudan hayranlığa savrulan duygular eşliğindeki başseherbaz, ne asasını hala önünde tuttuğundan, ne de ucundan damlayan suyun mermer zeminde çıkardığı şıpırtılardan bihaber bakmayı sürdürdü bir süre daha.

[spoiler]
[/spoiler]

Kadın bakışlarını önce asaya indirdi, peşinden de kaldırıp adamın gözlerine doğrulttu. Mona Lisa’nın gülümsemesini andıran bir tebessüm vardı ince dudaklarında. “Korkuttuysam özür dilerim, çok üzgün bir haliniz vardı.”

Bay Twinkle deminden beri yukarıya, kadının güzel yüzüne diktiği bakışlarını telaşla kaçırdı. “Korkmak mı? Sizin gibi güzel bir hanım ancak güzel heyecanlar uyandırır erkeklerin kalplerinde.” Kadının gülümsemesinden kaçırdığı başını bir anlığına mezar taşına çevirip Elizabeth’in ismiyle göz göze gelince bir utanç hissi kaplayıvermişti içini. Lakin belli etmeye niyeti yoktu. “Sevdiğim birisiydi, evet. Eski eşim.”

“Öyle mi? Çok üzüldüm, gerçekten. Nasıl kaybettiniz?”

“İksir kazası...” Kadının bir muggle olmadığına emindi. Nitekim büyücülerin mezarlarıyla dolu bir mezarlığa gelip, asasını gördüğünde çığlık atmamasından anlaşılabilirdi.

“Çok yazık. Ben de eşimi kaybettim. Hem de düğün günümüzde. Acınızı anlayabiliyorum, gerçekten.”

Kadın elini aşağılara indirip, baş seherbazın omzuna koymuştu. Bay Twinkle’ın ise gözü kadının üzerindeki gelinliği andıran elbiseye takıldı yeniden. Sanki, kocasını az önce kaybetmiş de soluğu mezarlıkta almış gibiydi. Yine de bu ürpertici görüntüsüne rağmen göz ardı edilemeyecek bir güzelliğe sahipti. Ona sahip olma dürtüsü uyanıyordu içinde bir yerlerde. “Siz, eşinizi nasıl?...” Bir an bunu sormakta tereddüt edip sustu. Böyle bir hanım efendiyi bir seherbaz gibi sorgulamak kabalıktı.

“Kara büyü... Benim için katlanılması çok zor bir acıydı. Ama isterseniz eşinizi yad edelim biraz. Mezarına kadar gelip, hala onu unutmamış olmanız ve sevginizi göstermeniz gerçekten çok romantik. İksir kazasından demiştiniz. Ne tür bir iksirdi acaba?”

Kadının sorgular gibi sorduğu sorular, bir kaşının istemsizce kalkmasına sebep oldu Bay Twinkle’ın. Seherbaz olan kendisi miydi, yoksa bu kadın mı? Tereddüdünü gizlemeye çalışarak cevap verdi. “Önemli bir karışım değildi. Tarif ters tepti, hepsi bu. Kabalığımı maruz görün hanım efendi, kendimi tanıtmayı unuttum. Egnast Twinkle, baş seherbaz. Rica etsem, bana adınızı bana bahşeder miydiniz?”

Kadının merakla açılan gözleri, gecenin içinde iki dolunay gibi parlamaktaydı. “Adım Lenore, bayım. O kadar memnun oldum ki tanıştığıma. Sizin gibi kendinden emin bir beyefendi. Üstelik bekar... Ayrıca söylemiş miydim, seherbazlık hep ilgimi cezbetmiştir. Neler yapıyorsunuz işinizde?”

Bay Twinkle’ın şüphe uzuvları kabarmaya başlamıştı. Nasıl bir büyücü yahut cadı, bir seherbazla karşılaştığında böyle cümleler kurardı ki? Kendisini kadının güzelliğinin tesirinden kurtarmak istercesine birkaç adım geri attı. “Benim gibi bir seherbazın ağzını yoklamaya mı çalışıyorsunuz hanımefendi? Bu numaraları yutmayacağı bilinecek kadar ünlü olduğumu düşünüyordum zaten.”

“Demiştim sana, Lenore. Bunlar belli ki, kendi sapkın alemlerinin dedektif bozuntuları!” Mezarlıktaki tek tük ağaçların birisinin ardından kızıl saçlarıyla dikkat çeken bir kadın daha belirmişti. Bay Twinkle onların yerini belli eden herhangi bir sesi, bu tenha yerde nasıl duyamadığına şaşırıyordu. Belli ki, gerçekten de yaşlanıyordu. “Belli ki lafı cımbızla almamız gerekecek, benim cımbızımla!” Kızıl saçlı kadın, gri ve siyah renklerde seyreden şaşalı bir elbisesinin ardında sakladığı demir parçasını açığa çıkardı yavaşça. Ay ışığının yansımasında bir hançeri andırdığı kuşkusuzdu. Kıvrımlı, sivri, kılıç kadar uzun sayılabilecek bir hançer. Dudaklarında alaycı bir gülümseme, asil ama burnu havada bir duruş, kızıl saçlar ve arzuyla yanan gözler...

[spoiler]
[/spoiler]

Tuzağın kokusunu sezmek zor değildi artık. Bay Twinkle asasını önünde doğrultarak aralarında kalmamak adına açısını genişletmek üzere gerisingeri adımlamaya başlamıştı. Elizabethin mezarı olmasaydı tam arkasında, her iki kadını da karşısına alabilirdi. “Neler oluyor burada? Bana ne hadle tuzak-“

“Hayır Jean!” Lenore sitemkar şekilde karşılık verdi kızıl saçlı kadına. “Ona zarar vermeyeceğiz! O, sevdiği kadının mezarının başına seneler sonra gelecek kadar vefakar, duygusal bir adam. Ayrıca bekar ve de çok çekici. Bize istediklerimizi anlatırsın değil mi, Bay Twinkle? Yoksa sen de beni üzüp, çekip gidecek misin bu dünyadan sevgili kocam gibi? Bırakma beni Twinkle, ne olur bırakma!”

“Ne anlatacağı pek umurumda değil. Cücelerden bahsedildiğini duymuştum ama hiç böylesine denk gelmemiştim. Onu ayak parmaklarından kafatasına kadar yarıp içine bakmak istiyorum Lenore! Belki kanı farklı renktedir, görmek istemez misin? Derisinden boynumu saracak güzel bir kürk... Cüce derisinden kürkümü gördüğünde kontes Valeria’nın yüzünün alacağı şekli merak ediyorum.”

Jean’ın dehşetengiz bakışları Bay Twinkle’ın kemiklerini titretmişti bir anlığına. Ne kara büyücülerle, ne isyankar cincücelerle uğraşmıştı. Bu sapkınlara kendisini yem edecek değildi. Bir sıçrayışta gerisingeriye eski karısının mezarına konuverdi. Az önce suladığı toprak, çamur halinde çizmelerine bulaşıyordu. “Affet beni Elize'm!”

Asasını kendisine nispeten daha yakın olan Lenore’ye doğrulttu. “Her ne çılgınlığın kucağına düştüyseniz, asamla sizleri azat etmeyi kendime görev addederim! Sersemle-“ Bir pençenin varlığını hissetti aniden parmaklarında, bir şey, küçük ve görülmesi zor kapkara bir canlı derin bir çizik atmıştı asasını tutan eline. Üstelik düşen asayı da kaptığı gibi ağzıyla, ay ışığının aydınlatamadığı bir mezarın başına götürmeye başlamıştı. Bir kedi miydi o? Siyah canlının koşturduğu yer bir kandilin ışığıyla aydınlandı. Mezarın başına oturmuş bir adam, gözlerinde solgun tonlarla ve sıkılgan bir tavırla bakışlarını birbirlerine saldırmaya hazır olan üçlüye çevirmişti. Yanı başına gelen tüy yumağının ağzından Bay Twinkle’ın asasını alırken papyonunu düzeltmeyi de ihmal etmemişti. “Aferin sana, güzel...” Asayı eliyle hafifçe tartıp devam etti sözüne. “Böyle bir tahta parçasına güzel bir ödeme yapacak antikacılar tanıyorum. Sahibinden az kullanılmış cadı asası!” Sonra da yorgun gözlerini Bay Twinkle’a dikti. “Bizi uğraştırmayın başsihirbaz. Sizinle ufak bir konuşma yapmak istiyoruz. Sorgulama desek daha iyi.”

[spoiler]
[/spoiler]

“Hah, yavruların nihayet bir fare yakalayabildi Edgar!”

“Off, eli çok acımış olmalı. Canını yakmamalısın, o iyi birisi!”

Bay Twinkle’ın tepesi atmıştı. Böyle bir tuzağa acemice yakalanmasını gururuna yediremiyordu. “Sihirbaz değil, SE-HER-BAZ! Beni canlı yakalayabileceğinizi sanıyorsanız, beni hiç tanıyamamışsınız demektir sizi örümcek kafalı muggle sürüsü! Yoksa benim her zaman iki tane asa taşıdığımı da bilirdiniz!” Parmakları hızlıca pantolonunun kemerine uzandı. Asanın tahta sapını tam kavramıştı ki, boynuna sivri bir cismin saplandığını dehşet içerisinde fark etti. Nereden geldiğini kestiremediği bir cisim.

Başı dönmeye başlamıştı. Kemerinden çıkardığı asasıyla kendisini toparlayacak bir büyü yapmaya niyetleniyordu ki, karanlığın içerisinden beliren bir figür daha gördü. Elinde ağır bir arbaletle yaklaşmaktaydı. Uzun gagası olan, karanlık bir cübbenin içerisindeki karanlık bir siluet. Kafasındaki ufak şapkası haricinde bir kuşu andırıyordu. Boynundaki gümüş kolyeye dikkat etmemek imkansızdı. Bir haç... İki derin boşluktan ibaret göz yuvaları. Ürpertici bir maske...

[spoiler]
[/spoiler]

Bay Twinkle, eski eşinin mezarındaki toprağa yığılırken yarı baygın bir halde görüntüler de bulanıklaşmaya başlamıştı. Bilinci tamamen kaybolmadan evvel birkaç konuşma çalındı kulağına. Artık anlamlandıramayacağı konuşmalar. Sonrası.... Sonrası karanlık.

“Güzel atıştı Pierre! Artık izninizle şu cücenin derisinden-”

“Hayır Jean! Sırf sen caka satacaksın diye bu yakışıklı ve iyi adamı doğramana izin vermeyeceğim!”

“Biz bunu sorgulamak için ödeme almıyor muyduk? Planlar mı değişti? Değiştiyse benim payımı hanginiz ödeyecek!?”

“O asa ile aç karnını doyuracak kadar bozukluk kazanabilirsin Edgar!”

“Ah canım benim, eli nasıl da kanıyor! Güzel pardösüsü de çamur içinde kaldı. Hep bizim yüzümüzden! Çok canisiniz...”

“Bu yufka yüreğin beni yoruyor Lenore! Biraz daha geç gelsek yine evlenecektin neredeyse...”


21
Birleşik Krallık / TAŞINDI: Aziz Michael'ın Küllerinden
« : 14 Şubat, 2022 23:33:12 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Bu konu Aziz Michael Kilisesi isimli bölüme taşınmıştır.

[Aziz Michael Kilisesi]

22
NPC Karakterler / NPC Mezarlığı
« : 14 Şubat, 2022 23:14:08 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
NPC Mezarlığı Nedir?
Burada vefat etmiş NPC'lerin ruhuna bir fatiha okuyabilir, kendilerini rahmetle anabilir, nasıl bildiğinizi ifade edebilir, anı defterini dürerek, ışıklar içerisinde yollayabilirsiniz. Aşağıda mezar taşına yazabileceklerinize dair halihazırda bir form sunulmaktadır. Bundan faydalanmakta serbestsiniz.


NPC Mezar Taşı
NPC İsmi:
NPC'nin Hogwarts Binası/Mensubu Olduğu Hizip:
NPC'nin Kurgudaki Yeri:
NPC'niz Nasıl Vefat Etti?:
NPC'yi Nasıl Bilirdiniz?:
NPC Hatıra Defteri:

23
Godric's Hollow / Kış Gündönümü
« : 13 Şubat, 2022 23:21:59 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler]
[/spoiler]

Godric’s Hollow’da dingin bir geceydi. Aralığın kuru soğuğu kendisini usulca esen bir rüzgara kaptırmış, terk edilmiş bir evin bahçesindeki ahşap kapıyı gıcırdatarak yol alıyor, kaldırım kenarında sürüklenen bir gazete parçasını uçurduktan sonra, demir parmaklıkları yalayarak başka tenha sokaklara dağılıyordu.

Favorileriyle birleşen bıyıkları gümüşi renklerde seyreden ihtiyar bir adam, kalın, gri paltosunun içerisinde tüm heybetiyle bahçenin girişine dikilmiş, birisini bekler gibi yerini almıştı. Ne esintiye, ne de soğuğa aldırış etmez bir hali vardı. Öyle ki, beklediği kişi gelmediği takdirde sabaha kadar burada, aynı şekilde bekleyeceğini iddia edebilirdiniz. Arkasındaki harabe halini almış evin antika görüntüsü ile birleştirildiğinde, adeta tarihin başlangıcından beri buradaymış gibiydi.

Nihayet bomboş sokakta bir canlılık fark ettiğinde, sakin bir üslupla hareketliliğin olduğu yöne doğru çevirdi yüzünü.

24
Atriyum / Sihir Bakanlığı Cadılar Bayramı Özel Resepsiyonu 1865
« : 16 Ocak, 2022 21:21:22 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Sihir Bakanı Agnus Marvin Kellington ve kurmayları, bakanlık girişindeki büyük holde yerini almıştı. Bakanlık çalışanı büyücüler birer birer uç uç tozu ve cisimlenme vasıtasıyla taş duvarların arasında peyda oluyorlar ve sonra da bu önemli günle ilgili manşetleri süsleyecek haberlerde yer almak üzere kalabalık basın mensuplarını aşmaya çalışıyorlardı.

Madam Deni Beringer normal şartlar altında Sihir Bakanının hemen yanında durmak ve alışılageldiği üzere fotoğraflarda omuz omuza çıkmak yerine, bu seferlik daha geride kalmış ve diğer çalışanlar ve dahi daire başkanlarının ardında bir yere konumlanmıştı. Bakanlık içerisindeki gözde memurlardan  birisi sayılmazdı nitekim artık. Onun yerine Herr von Motke, Sihir Bakanının yanında gururla poz veriyor ve belli ki başarılarının meyvelerini topluyordu.

Bugün Büyücedünya için mühim bir gündü. Bir süredir mugglelara karşı eylemlerde bulunan ve gazetelerin yazdığı haliyle, “Büyücü ve Cadı Aleminin Robin Hood’u” olarak gösterilen, kimliği gizemli zat, toplum tarafından kahramanlaştırılmış Carmilla S., Cadılar Bayramı sebebiyle Sihir Bakanı tarafından ağırlanacak ve Büyücedünyaya mugglelara karşı dik bir tavır takınıldığı mesajı verilecekti. Her ne kadar bayramın üzerinden iki hafta geçmiş olsa da, resepsiyonun Kasım ayında düzenlenmesinin altında ise, kamuoyunun bildiği üzere cadı avcıları yüzünden kutlamaların ertelenmesi yatıyor gibi gözükse de, işin aslı Sihir Bakanının Cadılar Bayramına özgü bir zafer kazanmış olmak üzere bekleme arzusu yatıyordu. İşte o zafer, bugün kendiliğinden ayaklarına kadar gelecekti.

Böyle birisinin Bakanlık tarafından onore edilmesi, uygulanacak yöntemler konusunda eşe dosta güven verecek; öte yandan da olası ihanetlere karşı ne kadar sert yaptırımlara başvurulacağı hususunda iç düşmanlara gözdağı olacaktı.

Kalabalık giderek ana holdeki büst ve bakanlık çalışanlarının konumlandığı uçan platform etrafında toplanırken, basın mensupları da hole cisimlenen her bir başka bakanlık memurlarını dikkatli gözlerle süzmekteydi. Neredeyse her birisine esrarengiz Carmilla S. olup olmadıklarına kanaat getirdikleri ana kadar bakmayı sürdürüyor ve peşinden de kendi aralarında fısıldaşarak dikkatlerini yeniden Sihir Bakanı ve etrafındakilere yöneltiyorlardı.


Not: İşbu RP serisi Bakanlık Çalışanları ve Basın Mensuolarının katılımına açıktır.

25
Büyücedünya Gündemi / Bakanlık Duyuruları
« : 26 Kasım, 2021 01:28:13 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Sihir Bakanlığı tarafından yapılan tüm duyurular, yasa değişiklikleri, kanun hükmünde bir şeyler ve bildiriler işbu başlık altında paylaşılacak ve kronolojik sırayla güncellenecektir.


Sihir Bakanlığı Duyuruları Sıralı Tam Liste
(burası zamanla dolacak)

26
Sihir Bakanının Ofisi / Nachtkrapp Harekatı
« : 26 Kasım, 2021 00:57:06 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler]

Sihir Bakanı - Angus Marvin Kellington
[/spoiler]

Birbiri ardına yanan ve sönen tütün mamullerinin arasından yayılan duman ve is, toplantı odasını alabildiğine doldurmuştu. Gergin bakışlar, suspus olmuş dudaklar ve raporların dolu olduğu parşömen ve kağıtların hışırtısı... Pencereden vuran cılız gün ışığı odadaki antikaların yüzeyinde parıldıyor, gösterişli bir vitrinin camekanından yansıyarak içinde tozların uçuştuğu ışık haleleri konduruyordu zemine. Uzun, gürgen ağacından toplantı masasının bir ucunda duran kadın, masadakilerin dikkatini çekmek üzere hafifçe öksürerek söze başladı.

“Raporların gösterdiği durum açık Bay Kelling-“

Uyarı anlamında birkaç öksürük kesti kadının sözünü. Kadın, kızaran yanaklarını gizlemek maksadıyla başını öne eğip gözlüğünü düzeltmeye yeltendi. Böylece eliyle yanaklarını gizleyebilecekti.

“Yani, Sayın Sihir Bakanı... Raporların gösterdiği vaziyet ortada. Seri katilden ziyade bir cadı avcısı şebekesiyle karşı karşıya olduğumu-“

Kadının ağdalı Fransızca aksanının yumuşaklığına tezat bir sertlikte Alman aksanı barındıran sesiyle, üzerinde madalyalardan bir galaksiyi andırır üniforma olduğu halde yaşlıca bir adam böldü bu sefer de kadının sözünü. Masanın diğer tarafında, tam da kadının karşısında oturmaktaydı.

“Bunu zaten defaatle dile getirdiğimi belirtmeme gerek olduğunu sanmıyorum, Frau Béringer!” Kadının tüm kırışıklıklarına rağmen alımlı sayılabilecek olan yüzü düşmüş, kırışıklıklar sanki daha belirgin bir hale gelmiş, bir anda birkaç yıl yaşlanıvermişti sanki. Üniformalı ihtiyar sandalyesinde doğrulup yüzünü masanın ortasında, tüm beklenti içerisindeki bakışların muhatabı olan adama çevirirken kısık sesle söylenmeyi de ihmal etmedi. “Ach du meine Güte!”

Sihir Bakanı ise artık saç namına bir şey barındırmayan dazlak başını ellerinin arasına almış, buruşuk parmaklarını her iki yanından kafatasına masaj yapıyormuş gibi oynatıyordu. Alnındaki kırışıklıklar ise gün ışığında karamsar gölgelere sebebiyet veriyordu yüzünde. Nihayet düşüncelerinden sıyrıldığında göz kapaklarını yorgun bir şekilde araladı. Önüne dizili raporlardaki yazılar, birer karınca sürüsü gibi gözüküyordu her baktığında gözüne.

“Uyarınızı hatırlıyorum, Herr von Motke.” diyebildi güçlükle. “Netekim, Nachtkrapp Harekatını önermişti zatınız. İç savaş döneminde uyguladığınız bir plandı yanlış hatırlamıyorsam.”

“Vatikan azmanlarına göz açtırmamıştık!”

“Zamanın sizi haklı çıkarması bizim için acı bir ders oldu.”

“Ben emekli bir seherbaz komando subayıyım! Başka tür bir disiplinle yetiştirildim. Benimle aynı fikirde olmamanız sizin eksikliğiniz değil, benim tabiatımın siz bürokratlara bir numara kalın gelmesidir.”

“Kısa keselim lütfen! Ne öneriyorsunuz? Mugglelarla... Daha doğrusu anlayacağınız tabirle ‘Keimagie’lerle bir savaş mı?”

“Savaş, her zaman sıcak yenecek bir yemek değildir kayzer- yani daha doğrusu haşmetmeap. Daha az kan dökülecek metotlar da barındırır... Ve kimsenin o dökülen kanı görmeyeceği!”

Madam Béringer’in bir kaşı gözlüğünden taşarak yukarı kalkmıştı. Karşı çıkmak üzere öne atıldı. Onun ne kadar sakin birisi olduğunu bilenler, Madam’ın harareti karşısında bir an şaşkınlığa kapılmaktan kendilerini alamamışlardı.

“Karşı çıkıyorum bakanım! Şiddetin beraberinde daha çok şiddet getireceğini tecrübe edecek kadar çok badire atlattık. Bu radikallerden bizim bir farkımız olmalı. Mösyö von Moltke, önerinizin ne kadar canice olduğu hakkında-”

“Katılıyorum, Madam Béringer!" Sihir bakanının bakışları, susmasını işaret edercesine Madam’a dönmüştü. Bakanın daha önce sözünü kestiğine hiç şahit olmamıştı Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Başkanlığı görevine geldiğinden beri. Bunun yaklaşık bir sekiz sene öncesine tekabül ettiğini düşünürseniz, Madam Deni Béringer’in yüzünde oluşan şaşkınlık ifadesini de tahmin edebilirdiniz. Anlaşılan o ki, bugün sözünün kesileceği gündü. Aylardır önerdiği çözümler ve uygulanmasında direttiği yöntemler, en başında işleri bu raddeye getirmemiş miydi zaten? Bakanın da düşündüğü tam olarak bu olmalıydı ki devamında ettiği sözler, bunu kanıtlar nitelikteydi.

“Siz elinizden geleni yaptınız. Bu yüzden bu konuda daha fazla tavsiye vermeye kalkışmamanızı rica ediyorum sizden.”

Gözlüğünün camlarını buğulayan bir nem tutmuştu kadının gözlerinde. Kızaran yanakları ile güçsüz bir şekilde sandalyesine yığılırken, Sihir Bakanı sandalyesinde geriye doğru yaslandı. Gergin seyreden sessizliği, bakışlarını tam önündeki tüy kalemle buluşturduğu anda bozdu.

“Madam Béringer’in bir konuda haklı olduğunu inkar edemem. Bizim bu radikallerden bir farkımız olmalı. Büyücedünyayı bir kamuoyu duyurusuyla itidale ve sükunete davet edeceğim. Öte yandan Herr von Motke... Nachtkrapp Harekatı konusunda gerekli adımları atmak üzere yardımınıza ihtiyacımız olacak.”

Bakanın önündeki tüy kalem, kendiliğinden yükselerek hemen yanında oturan kalem sekreterinin masasındaki mürekkep dolu şişenin içine dalmış, sonra da boş kağıtlardan birisini kendisine hedef seçerek, sözleri yazıya dökmek üzere rutin yerini almıştı.

“Başlayalım o halde... Sevgili Britanya Büyücedünyası Sakinleri!”

27
Birleşik Krallık / Cadı Mahkemesi Kayıtları - 10 Eylül 1865
« : 24 Kasım, 2021 21:30:22 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Aşağıda okuyacağınız metinler ve RP serisi 18 yaş altı kimselerin okuması için olumsuz içerikler barındırmaktadır!

Çırılçıplak bir kadın, paslı, soğuk demirlerden ibaret bir sandalyeye kollarından ve bacaklarından zincirlerle bağlanmıştı. Kızıl saçları darmaduman olmuş şekilde başının etrafından omuzlarına kadar dökülüyordu. Vücudu, taze yara bere içerisinde güçsüz ve çaresiz bir şekilde, akıbetini bekleyen bir kurban gibi...

Üzerine gün ışığı vurmaktaydı tepesindeki tavanda mevcut, bir pencere boyutlarındaki açıklıktan. Antik bir mahkemeyi andırıyordu bulunduğu izbe ve köhne mesken. Görkemli bir yapı denebilirdi, şayet harabe halinde olmasaydı. Birkaç mum, belki bir düzine, etrafındaki taş tırabzanların üzerine, kadının çevresinde bir daire oluşturacak biçimde dikilmişti. Ancak verdikleri ışık, bu viranenin uğursuz duvarlarını bile aydınlatmaya muktedir değildi. Gerisi ise köhne, boğucu bir karanlık.

Bilinci daha yeni yerine geliyordu kadının. Son birkaç günde yaşadıklarını anımsayabilirdi. Birkaç bulanık görüntü... Koluna bağlanmış kablolar ve serumlar... Cılız bir ışıkta telkin edilen sözler... “Öldürmelisin!” Kontrolsüz tepkiler ve daha çok telkin... “Öldüreceksin! Sen bunun için yaşıyorsun! Kel...” Hatırlayamayacaktı hepsini. Neler duyduğunu o son birkaç gün içinde... Belki bir cümle daha. “Koşullandırmanın son aşamasına geldik, sorgucu için hazır.” Bir şeyler olmuştu ama ne? Bilinçaltına bir takım refleksler, şartlar süpürülmüştü günü gelince açığa çıkacak... Ama neydi bunlar, kestiremeyecekti.

Bilinci yerine geldiğinde bir takım fısıltılar duyacaktı köşelerden. Mumların ulaşamadığı karanlıklardan gelen sesler. Kendi aralarında fısıldaşan birileri... Her yerdeydiler! İçi su dolu bir havuz vardı karşısında. Kirli bir su birikintisini andırıyordu. Üstünde yüzen çer çöp, sarıya kaçan bir renk tonu ve suda gezindiği buradan bile görülebilen kara tortular...

Kukuletalı, kolsuz birer atlet giymiş iki tane iri yarı adam çıkıverdi karanlıktan ve kadının sandalyesine yaklaştılar ellerinde alet çantalarıyla. Çantaları yere koyup bir şeyler kurcalamaya başladılar. Sonra da kızıl cübbeli bir suret belirdi kadının tam önündeki balkonun tırabzanına yaklaşan. Mum ışığının alttan vurduğu soluk yüzünde kemerli bir burun, beyaza çalınmış sakallar ve meymenetsiz bir ifade. Dudaklarını aralamasıyla tok sesi yankılandı bu antik, harabe salonda.

[spoiler]
[/spoiler]

“Sessizlik! Mahkememiz başlamış durumdadır. Şimdi, söyleyeceklerime kulak verin!”

Fısıldamalar kesildi. Kati bir sessizliğe büründü içerisi. Kızıl cübbeli konuşmaya devam etti.

“Benim adım Engizitör Gabriel. Bugün burada bu melanet cadının sorgusu ve yargılanması için toplandık! O yüzden yüksek müsaadeniz ve Tanrının bana bahşettiği yetkiye dayanarak mahkemeyi başlatıyorum.”

Alçak balkondan aşağı doğru inen merdivenlerin yolunu tuttu. Kirli su dolu havuzun başına geldi ve yüzünü sandalyedeki kadına çevirdi. Gözleri karanlıktan mı görünmüyordu, yoksa gözlerin olması gerektiği yerler boşluktan mı ibaretti?

“Sen! Şeytanın baştan çıkarmasına alet olmuş kadın... İsmin nedir?”

28
Godric's Hollow / Cadı Çekici - Sorgu Mahalli
« : 09 Kasım, 2021 01:52:54 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Magnus Pearson’un müstakil evi, meraklı gözlerden uzak tutulması ama aynı zamanda dışardan merak edilmemesi maksadıyla görünmez şeritlerle çevrelenmişti. Öyle ki bahçe kapısından eve uğramaya çalışan bir büyücü, ayağının görünmez şeritlere takılması sebebiyle tökezlemiş ve kendisini yüzü koyun yere kapaklanmış halde bulmuştu. Postasını getirmeye niyetlenen bir baykuş ise şeritlerden bir tanesine yakalanmış ve Seherbazların hummalı çalışması sayesinde güçlükle kurtarılabilmiş, kasaba sakinlerinin destek alkışlarıyla beraber özgürlüğüne kavuşturulmuştu. Nihayetinde görünmez şeritlerin birer sorun teşkil ettiği kanaatine varan Seherbaz Büro, iki güvenlik zabitini süpürgeleriyle beraber evin önüne dikmiş, kendilerini gelen geçen büyücü ve cadıları uyarmak üzere görevlendirmişti. Ancak bu iki zabit, ne yazık ki dönüt yemekten dikkatlerini işlerine yeterince verememişler, birkaç gelecek postası muhabirinin güvenlik şeritlerini Revelio büyüsü yardımıyla ortaya çıkarıp, cinayet mahallinden şipşak fotoğraf çekmelerine engel olamamışlardı.

Nathanial, Edward ve Cwenhild’in kasabaya varmaları da tam bu esnada gerçekleşmişti. Üç kafadarın önce Magnus Pearson’un evini bulmaları gerekecekti. Bunun için etrafta kısa bir soruşturma yapmaları yahut izleri takip etmeleri yeterli miydi?

Ardından ise görünmez şeritlere takılmadan uçan at arabalarını eve yaklaştırabilmeleri gerekiyordu. Nitekim güvenlik zabitleri daha fazla dönüt almak için fırının yolunu tutmuşlardı ve kendilerini uyaracak kimse yoktu. Ayrıca arabayı süren testraller bugün, pek bir huysuz uçuyordu. Acaba görünmez şeritler bu arabaya bir sorun yaratacak mıydı?

Seherbazlarımız Godric’s Hallow’daki Magnus Pearson’un evine vardıklarında yalnızca iki stajyer ve bir adet ev cini onları karşılayacaktı. Stajyerler, seherbazların incelemesi için son hazırlıkları gerçekleştirmiş ve evin tamamını incelemeye hazır hale getirmişlerdi.

Evin içerisine girdiğinizde üzerinize yoğun bir yanık et kokusu hücum ediyor, kana boyanmış duvarlar ilk başta eksik bırakılmış bir badana sanılsa da kısa sürede kimliğini ele veriyordu. Maktul ise salonda, bir sandalyede ayak bileklerinden ve kollarından ince tellerle sandalyeye bağlanmıştı. Vücudundaki muhtelif yara berelerden çok ağır bir işkenceden geçirildiğini söyleyebilmek mümkündü. Duvarlardaki izler ve lekeler, duvarlara bile işkence yapıldığına dair bir izlenim oluşturuyordu. Adamın çalışma ve yatak odası ise allak bullaktı. Sanki bir fırtına kuşunun gazabına uğramış gibi etrafa saçılmış çeşit çeşit evrak, fotoğraflar ve şiddete maruz bırakılmış ahşap mobilyalar, kilitli çekmeceler.

Tüm bunların yanında, evin kapısından içeriye adımınızı attığınız anda garip bir hissiyata kapılmaya başlıyordunuz. Kötümser bir his bu; sizi rahatsız eden, midenizde karıncalanmaya yol açan, ruhunuzu sömüren ve kapıdan içeriye girdiğiniz gibi sizi avucuna almış olan karanlık bir his. Halsizlik kaplıyordu bedeninizi ve karamsarlık sarıyordu ruhunuzu. Bu evde her ne halt karıştırılmışsa, hayırdan çok şer taşıdığı muhakkaktı.

Cinayet mahallinde incelenecek çok şey vardı. Seherbazlar tüm bu soruşturmayı beraber yürütmeye kalkabilirlerdi. Ama bu durumda tüm soruşturma uzun sürecek ve sonradan yaptıkları işlere kendilerini yeterince veremeyeceklerdi. Ya da her birisi belli başlı işleri üzerine alarak, görev paylaşımıyla soruşturmayı yürütebilirlerdi. En nihayetinde seçim de, karar da onlardaydı.

Öncelikle ev cininin sorgulanması gerekiyordu. Kendisi, Gobble adında ürkek ama geveze bir mahlukattı. Konuşmamakta pek bir ısrar ediyor, utandığını ve korktuğunu sıkça beyan ediyor ama bir kez dökülmeye başladığında susmak nedir bilmiyor, ağzına geleni bir güzel söylüyordu. Öyle ki, kendisini susturabilene aşk olsundu.

Magnus Pearson’un cesedi ve işkence gördüğü salon da kesinlikle incelenmesi gereken yerlerden birisi olarak dikkat çekiyordu. Adamın vücuduna saplandığı bariz ne idüğü belirsiz iğne ve kesici aletlerin yan ısıra, derisine kazılan kimi işaretler ve duvarlardaki derin sıyrıklar da burada ne uğursuz işlerin döndüğü konusunda fikir vermekten bir hayli uzaktı. Her ne olursa olsun bu salonda durabilmek ve bu cesedi inceleyebilmek için sağlam bir mideye ihtiyacınız vardı.

Yine Magnus Pearson’un çalışma ve yatak odası... Tam bir curcunanın ortasında kalmış bu odalarda, gazetecinin daha önceden tuttuğu notları, detaylı çalışmalarını ve kısa vadede yapacağı haberlerin planlarını görmek mümkündü. Henüz haber olma olgunluğuna erişememiş olduğu pek muhtemel kimi skandal olayların da havadisini, yere saçılmış fotoğraflar ve notlardan alabilmek olasıydı. Anlaşılan o ki, Magnus Pearson'un heybesinde daha ne bomba haberler gizleniyordu.



Notlar:
1- Cinayet mahalinde yapmaya kalkıştığınız asıl iş için yalnızca bir tane düello zarı atınız.

2- NPC’lere destek olduğunuz işlerde veya zara bağlı olmasını istediğiniz diğer meselelerde normal zar atmanız kafidir.

3- Cinayet mahaline varmadan önceki problem ve meseleleri anlatısal olarak çözebilir yahut NPC’lere bıraktığınızı belirtebilirsiniz.

4- NPC’leri kontrol edebilir veya tamamen GM kontrolüne bırakabilirsiniz.

5- Cinayet mahalinde her seherbazın bir işi devralması gibi tüm işleri beraber yapmaya kalkışmanız da mümkündür.

6- Tüm işleri beraber yapmaya niyetlenmeniz halinde işlerin yalnızca yalnızca bir tanesinde ekibin liderliğini üstleniniz ve o işi yapabilmek için Düello Zarı atınız. Diğer işlerin her birisi için başka bir NPC’ye liderlik veriniz ve yalnızca destek amaçlı normal zar atınız.

7- Tüm işleri beraber yapmaya niyetlenmeniz halinde, ikinci ve üçüncü işlerin zorluk değeri artacaktır
.

29
Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi / Cadı Çekici
« : 19 Ekim, 2021 18:39:46 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

Egnast Twinkle - Baş Seherbaz

“Lanet olsun! Oğlumun Quidditch maçını yine kaçırdım.”

Nahoş meselelerin soruşturma konusu olacağı o tatsız günlerin havadisiydi bu hayıflanma. Baş Seherbaz’ın, yanında sekreteri olduğu halde asabi tavırlarla büroya girişinden belliydi nitekim ne gibi bir üslup takınacağı.

Her zaman giyindiği o şık takımı normalde olduğundan daha da bol duruyordu şimdi üzerinde. Paltosunun etekleri, sürtündüğü yerin tozunu dumanını birbirine katarken bir eliyle de grotesk boyutlardaki silindir şapkasını düzeltmeyi ihmal etmemişti. Özenle kesilmiş bir gazete kupürünü seherbazlara doğru umarsızca fırlatıverdiği esnada bağırıp çağırmaya başlamıştı çoktan. “Sizi beş para etmez, ahmak sürüsü! Gazete okumadan mı geliyorsunuz işe? Yoksa sizin yerinize birer şipşakçı mı almalıyım büroya!?”

Gazete kupürü, üzerinde büyük harflerle yazan haberle beraber sihirli bir şekilde süzülmeye başlamış, bürodaki seherbazların önünden, her birisine yalnızca başlığı okuyacağı kadar zaman tanıyarak birer birer geçtikten sonra da ilk bulduğu masaya usulca konmuştu. Aralarından birkaçı haberi okumak üzere kağıt parçasına yaklaşmaya başlamıştı şimdi. Haberin başlığında devasa puntolarla, “Carmilla Sanguina’nın Gizemi” yazıyordu. Devamı ise şu şekildeydi.

“Carmilla Sanguina...

Bir zamanlar muggle dünyasında Elizabeth Bathory olarak da bilinen bu vampir-büyücü alaşımı canavarı belki tanımayanlarınız vardır. O halde ben size söyliyeyim kim olduğunu...

İki yüz yaşlarında bir vampir, kurbanlarının kanlarıyla yıkanan bir büyücü... Denir ki gençliğini bu kanlara borçluymuş. Denir ki, kanla icra ettiği ritüeller için ağıllar kurmuş, içinde mugglelar ve kimi haz etmediği büyücülerden.

Ve ritüeller elbette...

İnsanın en derin arzularına, korkularına hükmeden, bir veba salgını gibi köyleri, canlı cansız tüm varlıkları bozan, yozlaştıran, kudurtan ritüeller.

Faal zamanlarında katlettiği mugglelar ile Londra Köprüsünü inşa edebilirdiniz. Sebep olduğu acılardan döktürdüğü gözyaşları ile Kew Botanik Bahçesindeki tüm bitkilerin bir yıllık su ihtiyacını giderebilirdiniz.

Peşinde bir grup fanatikle 1700’lerin sonlarına kadar dehşet saçmayı sürdüren bu sistematik cani hakkında pek sevgili büyücedünyanın baş sorumluları ne yaptılar peki biliyor musunuz, sayın okuyucularım?

Hiçbir şey yapmadılar... Evet, hiçbir şey!

Bütün bu meselelerin üstünü örtmek için getirdikleri o absürt gizlilik yasası hariç tabi, hiçbir şey!

Birkaç tane mühürle durdurabileceklerini sandılar, tüm rünlerin hakimini. Kayıplara karışan izler, bir anda kesilen saldırılar. Sonrası ise... Sonrası yok. O güne dair kayıtları tek tek incelemiş birisi olarak söylüyorum size okurlarım, bu zalim büyücünün yok edildiğine dair bir tane bile kanıt bulunamadı şu ana kadar. Tüm büyücedünyanın adını lekelemiş, bizi şeytanlarla iş tutan ucubeler gibi göstermiş o caninin hesabı kesildi mi?

Sizce ne oldu akıbeti?

Mugglelara bir özür borçluyuz. Bu gerçekle yüzleşmeliyiz pek sayın okurlarım. Onlar, bize çektirdikleriyle yüzleşir ve hesaplaşırken; biz, hiçbir şey olmamış gibi saklanamayız! Saklanmamalıyız!

Uyanın, ey büyücedünya sakinleri!

Sizlere ithaf ettikleri tüm o şeytani sıfatları hak etmiyormuşsunuz gibi uyanın bu gaflet uykusundan.

...ve doğru olanı yapın, bütün bu yok saymalara rağmen!”


(Bu haberi yalnızca Seherbaz Büro üyeleri ve 'Gelecek Postası - 28 Temmuz 1865' eşyasına sahip olan karakterler bilebilir)

Seherbazların haberi okumasını sabırla bekleyen Egnast ise, gergin bir volta atmaya başlamıştı büronun içerisinde. Sekreterinin, hareketli bir cismi izleyen şaşkın bir kedinin gözlerini andırır bakışları arasında, sabırsızlanıp söze girdi nihayet. “Magnus Pearson, 32 yaşında... Gelecek Postası muhabiri! İçinizden bazıları onu Carmilla Sanguina’ya dair yaptığı şu haberle tanıyor olabilir. Evinde vahşice öldürülmüş bir halde bulunmuş. Ev Cininden gelen bir baykuşla haberimiz oldu, buna inanabiliyor musunuz? Evinde öldürülen bir büyücü ve bunu ihbar eden bir ev cini. Ne kadar da işe yaramaz mahlukatlar şunlar. Bir cin cüceden sonra en işe yaramaz yaratıklar, şu ev cinleri olabilir.” Dediği lafların, yarı cin cüce olmasından kaynaklı kısa boylu tabiatıyla gözden kaçmaz bir ironi oluşturduğu su götürmezdi.

Aniden volta atmaya bir son verip seherbazlara çevirdiğinde keskin bakışlarını, kuşkusuz boyunu aşan bir öfkenin alevleri yayılmaktaydı gözlerinden. “Pek çoğunuz, daha yeni taşradan atandı buraya. Burası Londra beyler, bayanlar! Köyde muggleların mücevheratlarını çalan burnukları kovalama devri buraya kadardı! Burada burnunuzu çevirdiğiniz her bir noktada kafayı yemiş bir büyücünün muggle dünyasına tacizlerini, kontrolden çıkan vampirlerin kazık saplamanız gereken organlarını ve burnunu olmadık yerlere sokan kimi büyüsüzleri nasıl çizgide tutmanız gerektiğini öğreneceksiniz! Bu meseleyi aydınlatmak üzere üçünüzün derhal cinayet mahalline intikal etmesini istiyorum! Cesedi iyice bir inceleyin, ev cinini yumuşakça(!) sorgulayın ve evi didik didik edin! Bakalım, şu meşhur cadı çekicinin işi olabilir mi bu cinayet?”

“Cadı Çekici” demesiyle seherbazların birkaçının gözbebekleri büyümüş, yüzlerine karamsar bir gölge çökmüştü. Bay Twinkle’ın, son dönemde belirli metotlarla sorgulanarak öldürülen büyücü ve cadıların cinayetlerine sebebiyet verdiğine inanılan, Cadı Çekici namıyla bilinen muhtemel bir seri katili işaret ettiği besbelliydi.

Sayfa: 1 [2]