Magnus Pearson’un müstakil evi, meraklı gözlerden uzak tutulması ama aynı zamanda dışardan merak edilmemesi maksadıyla görünmez şeritlerle çevrelenmişti. Öyle ki bahçe kapısından eve uğramaya çalışan bir büyücü, ayağının görünmez şeritlere takılması sebebiyle tökezlemiş ve kendisini yüzü koyun yere kapaklanmış halde bulmuştu. Postasını getirmeye niyetlenen bir baykuş ise şeritlerden bir tanesine yakalanmış ve Seherbazların hummalı çalışması sayesinde güçlükle kurtarılabilmiş, kasaba sakinlerinin destek alkışlarıyla beraber özgürlüğüne kavuşturulmuştu. Nihayetinde görünmez şeritlerin birer sorun teşkil ettiği kanaatine varan Seherbaz Büro, iki güvenlik zabitini süpürgeleriyle beraber evin önüne dikmiş, kendilerini gelen geçen büyücü ve cadıları uyarmak üzere görevlendirmişti. Ancak bu iki zabit, ne yazık ki dönüt yemekten dikkatlerini işlerine yeterince verememişler, birkaç gelecek postası muhabirinin güvenlik şeritlerini Revelio büyüsü yardımıyla ortaya çıkarıp, cinayet mahallinden şipşak fotoğraf çekmelerine engel olamamışlardı.
Nathanial, Edward ve Cwenhild’in kasabaya varmaları da tam bu esnada gerçekleşmişti. Üç kafadarın önce Magnus Pearson’un evini bulmaları gerekecekti. Bunun için etrafta kısa bir soruşturma yapmaları yahut izleri takip etmeleri yeterli miydi?
Ardından ise görünmez şeritlere takılmadan uçan at arabalarını eve yaklaştırabilmeleri gerekiyordu. Nitekim güvenlik zabitleri daha fazla dönüt almak için fırının yolunu tutmuşlardı ve kendilerini uyaracak kimse yoktu. Ayrıca arabayı süren testraller bugün, pek bir huysuz uçuyordu. Acaba görünmez şeritler bu arabaya bir sorun yaratacak mıydı?
Seherbazlarımız Godric’s Hallow’daki Magnus Pearson’un evine vardıklarında yalnızca iki stajyer ve bir adet ev cini onları karşılayacaktı. Stajyerler, seherbazların incelemesi için son hazırlıkları gerçekleştirmiş ve evin tamamını incelemeye hazır hale getirmişlerdi.
Evin içerisine girdiğinizde üzerinize yoğun bir yanık et kokusu hücum ediyor, kana boyanmış duvarlar ilk başta eksik bırakılmış bir badana sanılsa da kısa sürede kimliğini ele veriyordu. Maktul ise salonda, bir sandalyede ayak bileklerinden ve kollarından ince tellerle sandalyeye bağlanmıştı. Vücudundaki muhtelif yara berelerden çok ağır bir işkenceden geçirildiğini söyleyebilmek mümkündü. Duvarlardaki izler ve lekeler, duvarlara bile işkence yapıldığına dair bir izlenim oluşturuyordu. Adamın çalışma ve yatak odası ise allak bullaktı. Sanki bir fırtına kuşunun gazabına uğramış gibi etrafa saçılmış çeşit çeşit evrak, fotoğraflar ve şiddete maruz bırakılmış ahşap mobilyalar, kilitli çekmeceler.
Tüm bunların yanında, evin kapısından içeriye adımınızı attığınız anda garip bir hissiyata kapılmaya başlıyordunuz. Kötümser bir his bu; sizi rahatsız eden, midenizde karıncalanmaya yol açan, ruhunuzu sömüren ve kapıdan içeriye girdiğiniz gibi sizi avucuna almış olan karanlık bir his. Halsizlik kaplıyordu bedeninizi ve karamsarlık sarıyordu ruhunuzu. Bu evde her ne halt karıştırılmışsa, hayırdan çok şer taşıdığı muhakkaktı.
Cinayet mahallinde incelenecek çok şey vardı. Seherbazlar tüm bu soruşturmayı beraber yürütmeye kalkabilirlerdi. Ama bu durumda tüm soruşturma uzun sürecek ve sonradan yaptıkları işlere kendilerini yeterince veremeyeceklerdi. Ya da her birisi belli başlı işleri üzerine alarak, görev paylaşımıyla soruşturmayı yürütebilirlerdi. En nihayetinde seçim de, karar da onlardaydı.
Öncelikle ev cininin sorgulanması gerekiyordu. Kendisi, Gobble adında ürkek ama geveze bir mahlukattı. Konuşmamakta pek bir ısrar ediyor, utandığını ve korktuğunu sıkça beyan ediyor ama bir kez dökülmeye başladığında susmak nedir bilmiyor, ağzına geleni bir güzel söylüyordu. Öyle ki, kendisini susturabilene aşk olsundu.
Magnus Pearson’un cesedi ve işkence gördüğü salon da kesinlikle incelenmesi gereken yerlerden birisi olarak dikkat çekiyordu. Adamın vücuduna saplandığı bariz ne idüğü belirsiz iğne ve kesici aletlerin yan ısıra, derisine kazılan kimi işaretler ve duvarlardaki derin sıyrıklar da burada ne uğursuz işlerin döndüğü konusunda fikir vermekten bir hayli uzaktı. Her ne olursa olsun bu salonda durabilmek ve bu cesedi inceleyebilmek için sağlam bir mideye ihtiyacınız vardı.
Yine Magnus Pearson’un çalışma ve yatak odası... Tam bir curcunanın ortasında kalmış bu odalarda, gazetecinin daha önceden tuttuğu notları, detaylı çalışmalarını ve kısa vadede yapacağı haberlerin planlarını görmek mümkündü. Henüz haber olma olgunluğuna erişememiş olduğu pek muhtemel kimi skandal olayların da havadisini, yere saçılmış fotoğraflar ve notlardan alabilmek olasıydı. Anlaşılan o ki, Magnus Pearson'un heybesinde daha ne bomba haberler gizleniyordu.
Notlar:
1- Cinayet mahalinde yapmaya kalkıştığınız asıl iş için yalnızca bir tane düello zarı atınız.
2- NPC’lere destek olduğunuz işlerde veya zara bağlı olmasını istediğiniz diğer meselelerde normal zar atmanız kafidir.
3- Cinayet mahaline varmadan önceki problem ve meseleleri anlatısal olarak çözebilir yahut NPC’lere bıraktığınızı belirtebilirsiniz.
4- NPC’leri kontrol edebilir veya tamamen GM kontrolüne bırakabilirsiniz.
5- Cinayet mahalinde her seherbazın bir işi devralması gibi tüm işleri beraber yapmaya kalkışmanız da mümkündür.
6- Tüm işleri beraber yapmaya niyetlenmeniz halinde işlerin yalnızca yalnızca bir tanesinde ekibin liderliğini üstleniniz ve o işi yapabilmek için Düello Zarı atınız. Diğer işlerin her birisi için başka bir NPC’ye liderlik veriniz ve yalnızca destek amaçlı normal zar atınız.
7- Tüm işleri beraber yapmaya niyetlenmeniz halinde, ikinci ve üçüncü işlerin zorluk değeri artacaktır.