17 Nisan, 2026 09:30:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Kont Sati Von Richmond

Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 8
61
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 14 Şubat, 2022 03:03:05 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Carmilla’nın el çabukluğuyla kavradığı asası, üzerine doğru gelmekte olan okları savuşturmuş ve evin harabe çatısına yollamıştı. Yanından geçen ve doğruca Von Motke’yi hedef alan Expelliarmus’a eşlik etmek için bir Imperio büyüsü ile yaşlı adamın kontrolünü almaya çalışsa da, yaşlı adam her iki büyüden de birkaç protego karşılığında kurtulabilmişti. Ancak Expelliarmus’un kuvveti yine de hissedilmiş ve Von Motke geriye doğru savrularak duvara yapışıvermişti.

Bu esnada Meredith  ise, tüm gücüyle üzerine gelen oklardan kurtulmak ve şapkalı adamı etkisiz hale getirmek adına bir depulso büyüsüyle karşılık vermişti. Büyüsü kendisine doğru gelmekte olan oklara karşı başarılı olsa da, okları hedefine yönlendirmek yerine bambaşka bir yöne savurmuştu farkında olmadan. Tam da duvara yapışmış olan Von Motke’nin üzerine üstelik... Yaşlı kurdun bunu beklemediği şüphesizdi. Gırtlağına ve kafatasına saplanan okların etkisiyle savrulduğu duvardan yana doğru hızla düşmeye başlamıştı şimdi. Gırtlağından akan kanlar zemine yayılmaya başlamıştı. Asası düşmüş ve neredeyse cansız denebilecek kadar kaskatı kalıvermişti yerde.

Von Motke’nin ağır bir yarayla yere düştüğünü fark eden şapkalı siluet ise belindeki kemerde asılı bir şişeye uzanmış ve onu tüm gücüyle yere çalarak etrafında koyu bir sis bulutunun oluşmasına sebebiyet vermişti. Dumanın içerisinde hareket eden gölgesini görmek ise pekala mümkündü. Üzerine yağan oklardan güç bela kurtulan Madam Beringer’in haykırışı çınladı evin duvarlarında!

“Kaçıyor! Cadı avcısı... Yakalayın onu!”

62
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 14 Şubat, 2022 02:29:12 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Carmilla’nın asasından çıkan ve havayı püskürterek yaşlı adama doğru yol alan huzmeler, Von Motke’nin bir asa hareketiyle savuşturulurken yaşlı adamın gözleri öfkeyle açıldı. Yaşına rağmen refleksleri korkutucu derecede hızlı gözüküyordu. Ama yine de, bu saldırıyı beklemediği pek açıktı. “Frau Carmilla! Beni hayal kırıklığına uğratıyorsunuz...” Asasını bu sefer Carmilla’ya döndürmüş ve büyüsünü yollayıvermişti. “Sagittio!” Asasından çıkan oklar hızla kızıl cübbeli kadına doğru yol alırken, Madam Béringer nihayet saldırılardan fırsat bularak Von Motke'yi etkisiz hale getirmek üzere kendisine doğru bir Expelliarmus göndermekle meşguldü.

Meredith ise doğrudan üçlüyü ve aralarında savrulan büyüleri aşmaya çalışarak sandalyesinde ölü bir şekilde duran adama doğru koşturmaya başlamış bir yandan da arka odada kılıcından kanlar damlamakta olan şapkalı adama doğrultmuştu asasını. Şapkalı şahıs ise kılıcını doğrultarak büyüyü karşılamaya çalışsa da, nihayetinde etrafında kendisini saran iplere kapılan kılıcı kuvvetle elinden savrularak kolunda bir çiziğe yer açmak suretiyle arkadaki pencereye doğru yollanmıştı.

Şapkalının bir anlık afallamasını fırsat bilen Meredith ise, hem şansının hem de çabukluğunun avantajıyla düelloya tutuşan üçlünün lanetleri arasından sıyrılmış ve sandalyenin başına kadar varmıştı. Sandalyesinde oturan kara cübbeli adamın yanına vardı. Maskesine uzattı ellerini ve söktü aldı altın kaplama maskeyi yüzünden. Kel bir sima vardı karşısında. Daha önceden pek çok kez gördüğü, tanıdık bir sima hem de...

[spoiler]
[/spoiler]

Sihir Bakanı, Agnus Marvin Kellington idi sandalyede oturmakta olan...

Şapkalı adamın şaşkınlığı geçmişti. Nitekim eline aldığı arbaletini Meredith ve Madam Beringer’e doğrultmuştu şimdi. Tetiği çekti. Bir anda tıkır tıkır çalışan mekanizmaların sesi duyuldu. Arbaletten çıkan beş altı adet kısa ok, tüm hızıyla Meredith ve Madam Beringer’e doğru yol almaktaydı. Elindekinin sıradan bir arbalet olmadığı çok açıktı.

63
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 14 Şubat, 2022 01:46:18 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Meredith’in evin içerisine girmesiyle yolladığı lumos dört bir yanı aydınlığa vurdu. Karanlıklar ışıkla tanıştı ve bilinmezlikler son buldu bir anlığına. Karanlığa alışan gözler ışıkla kamaşırken, Jack son anda üzerine ilerlemekte olan siluetin kendisine ne kadar yaklaştığını fark etmişti çaresizce. Artık karanlık bir siluet olmaktan farklıydı. Işığın yansıdığı kılıcı görebiliyordu ve diğer elinde konuşlanmış olan arbaleti. Kafasında sivri bir şapka, zırhı andıran deri bir kıyafet ve arkasında salınan kara bir pelerin. Yüzünü örten kara bir örtü.

[spoiler]
[/spoiler]

Sıcak bir sıvının karnından derisine bulaştığını hissederken, asasıyla başarısız bir protego denemişti. Başarılı olsa da işe yarayacağı şüpheliydi. "Carmilla, ben..." diyebildi yalnızca. Yere dökülen kanlarla beraber dizlerinin üzerine çökerken Jack, evin içerisi bir kez daha yeşil bir ışıkla aydınlandı.

“AVADA KEDAVRA!”

Carmillanın asasından yayılan ölümün habercisi bu sefer hedefini bulmuştu. Maskeli adamı göğsünden vurmuş ve zaten baygın olan adam, büyünün tesiriyle geriye doğru savrulmuş, maskesi ise düşmek üzereydi. Kamaşan gözler alışırken lumosun ışığına bir anlık oldukları yerde kalan figürler de hareketlenmişti. Von Motke içeri giren seherbazı fark ettikten sonra sert bir sesle asasını tekrar Madam  Béringer’e doğrultmuştu. “İhanetin bu gece sonlanacak! Hain...” Asasından dağılan ışık huzmeleri Madam tarafından savuşturulurken, kadıncağız gözlüklerinin üzerinden bir bakış attığı ve az önce içeri girmiş olan seherbaz Meredith’e seslenmekte buldu çareyi. “Sen!? Yardım et seherbaz! Bakanı kurtarmak için-“

Sözü yine ve her defasında olduğu gibi kesilmişti Von Motke tarafından. “Buna inanma sakın genç hanım! Senin görevin cadı avcılarını avlamak değil mi? İşte karşında, ne duruyorsun?” derken bir yandan da asasıyla Madam Béringer'e lanetler yollamakla meşguldü.

Carmilla ise seslerin giderek arttığını hissetti kulaklarında. Artık duyabiliyordu. Başı delicesine zonklamasına rağmen duyuyordu. Bilinçaltının derinliklerinden şu ana dönmeye çalışıyordu tüm çabasıyla. İstemsizce yere çökmüş, kollarından güç alarak yıkılmamaya çalışıyordu. Tüm o işkenceler ve korkunç anılar bir kez daha yaralamıştı zihnini.

64
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 14 Şubat, 2022 00:57:15 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Carmilla kontrolsüzce asasını doğrultmaya başlamıştı. Gözlerinde dipsiz birer kuyu ile hedef aldı maskeliye doğru. Asasını savururken kontrolsüzce, döküldü sözcükler dilinden. “Avada Kedavra...”

Asadan ayrılan yeşil huzme serseri şekilde ilerledi boşluğa. Belli ki asa maskeli adamı hedef almıştı ancak, vardığı nokta çok farklıydı. Jack’in yanına tehditkar bir biçimde yaklaşmakta olan kara cübbeler içerisindeki siluetin tam önüne düşmüştü ki, bir an o kişinin tereddüte düşmesine bile sebebiyet vermişti. Fırsattan istifade eden Jack ise yerden kalkarak asasına davranmış ve az önce üzerine doğru gelmekte olan kişiye doğrultmuştu çarçabuk. “Sen de kimsin!?” diye bağırıverdi farkında olmadan. “Carmilla, burada bir misafirimiz daha var.”

Oysa Carmilla onu duymuyor, yahut duyabilecek gibi durmuyordu. Von Motke başını umutsuzca iki yana sallarken cevap verdi Jack’in haykırışına. “Bir savaşa ihtiyacımız var, doğru. Her savaş bir ölümle başlar. Ama bu kadar kötü bir isabet oranıyla işimiz çok zor Frau Carmilla! Yoldaşlarınız ise lüzumsuz yerlere burnunu sokmakla ve korumalarıma asa çekmekle meşgul.”

Tam konuşması bittiği esnada evin kapısı gürültüyle açıldı. Madam Béringer, az önce süpürgeyle tüm kasabayı aramış gibi dağınık saçları ve artık gözlerinde yamulmuş halde duran gözlükleriyle evin içerisine fırtına gibi girmişti. “Cwénhild!” Doğruca davrandığı asasını Von Motke’ye doğrulturken bir yandan da göz ucuyla Carmilla’ya bakıyordu. “Biliyorum!  Başından neler geçtiğini biliyorum... Sakın inanma bu adama! Büyük bir tuzağın içerisindesin. Von Motke seni bir piyon olarak-“

“Hah! Bunu cadı avcılarının uşağı Frau Béringer mi söylüyor!?” Sesinde alaycı bir tonlama vardı Von Motke’nin! “Kasıtlı beceriksizliğinle bu cadı avı saçmalığının dört bir yanı aleve vermesine sen sebep olmadın mı? Alınacak her radikal önlemin karşısında inatla durmadın mı!? Şimdi bir de gelip beni mi suçluyorsun?”

“Buraya sizinle tartışmaya değil, işkence edilmiş ve bir piyon haline getirilmiş bu kadını kurtarmaya geldim! Size gelince Mösyö Von Motke! Sizin de neyin peşinde olduğunuzu biliyorum. Sihir Bakanı! Dünden beri ona ulaşmaya çalışıyorum, en son sizinle-“

Kadın sözlerini bitiremeden Von Motke’nin paltosunun kolunda bir hışırtı duyuldu. Adam asasını doğrultmaya başlamıştı çoktan. Jack ise dışardaki konuşmaya kulak kabarttığı esnada dağılan dikkati sebebiyle, gölgelere sinmiş siluetin kendisine doğru hareketlendiğini fark edememişti. Birkaç saniye içerisinde belli ki burada kıyamet kopacaktı.

65
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 14 Şubat, 2022 00:21:42 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Etrafı kontrol etmeye yeltenen Jack odalara fark ettirmeden göz atmaya çalışıyordu. Ancak koyu karanlık hem işini zorlaştırıyor, hem de zemine saçılmış yıkıntılara takılmamak için zaman harcamasına sebep oluyordu.

Von Motke ise Jack’in holde gezinmesini pek umursamamış gibi konuşmasına devam etti. “Bu konuda size ne kadar hak verdiğimi anlatamam. Sihir Bakanlığı ile bazı konularda ayrılıklarımız olduğunu bilmemiz gerekir. Lakin siz de çok iyi bilirsiniz ki, savaşta istihbaratın önemi yadsınamaz. O yüzden bugün size iyi niyetimin bir göstergesi olarak, bir hediye sunmama izin verin. İstihbaratınıza katkısı olacak bir hediye...”

Asasını paltosundan sıyırarak arkada, sandalyedeki adamın bulunduğu odaya doğrulttu. Bir lumos büyüsünün tesiriyle çıkan ışık huzmeleri, adamın yanındaki masada bulunan lambayla temas etti. Loş, beyaz bir ışık yankılandı odada. Bir adam vardı gerçekten de sandalyede oturmakta olan. Üzerine bol, siyah bir cübbe geçirilmişti. Her halinden baygın yahut bilinçsiz olduğu anlaşılıyordu. Sandalyeye bağlı bile olabilirdi ama bol cübbe yüzünden belli olmuyordu. Yüzünde ise uğursuz bir maske vardı. Altın kaplama, üzerinde baş aşağı bir boğa figürüyle kaplı, korkutucu bir maske.


Carmilla ışığın da etkisiyle maskeyi fark etti. Bir takım hatıralar, görüntüler çaktı şimşek hızıyla beyninde. Bilinçaltının çok derinlerinden savrulan görüntüler. Acı, ıstırap ve şiddet. Şiddet arzusu! Bir asa ile can alabilmek ve o can almanın mecburiyeti. “Öldür! Öldür!” Bir maskenin görüntüsü doldurdu zihnini. “O senin düşmanın! Hayatta kal! Öldür! Yoksa ölüm seni bulur!”

Von Motke konuşmaya devam ediyordu ama duymuyordu zihni, duymuyordu kulakları. “Size işkence eden cellatlardan birisi Frau Carmilla! Onunla tanışmak istersiniz diye düşündük. Size bu cübbe ve maskeyle işkence ettiğini itiraf etti... Belki de sizin-“ Cümlesini tamamlayamadan yere düşen birisinin gürültüsü böldü sözünü. Jack yerdeki kırık bir sandalyeye takılarak yuvarlanmıştı. Arka odanın içerisinde zemine sert bir şekilde düşerken ay ışığının vurduğu pencerede bir siluetin hareket ettiğini gördü. Çıkardığı sesle o kişi her kimse dikkatini çekmişti. Şimdi karanlıkların içinden yanına yaklaşan siluetin kim olduğunu çıkarmaya çalışıyor, bir yandan da ayağa kalkmaya çalışıyordu.


Carmilla koşullandırmaya direnmeye çalışabilir ve eğer direnirse, koşullandırmadan kaçınabilmesi için destek zarının ne geldiği önemli. Şayet destek zarı belli bir değerde gelmez ise, yetenek zarı ile kendisine koşullandırılan hareketi ve büyüyü yapmak zorunda kalacak.

66
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 13 Şubat, 2022 23:57:39 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Bir eliyle paltosunun cebinden bir puro çıkardı yaşlı adam. Dudaklarına götürüp asasıyla tutuştururken ucunu, kadının sözlerine cevap vermeyi de ihmal etmedi yarım bir ağızla.
“İltifatlarınız için teşekkür ederim Frau Carmilla. Anlaşabileceğimizi biliyordum.”

Carmilla’nın etrafı süzen gözleri, puronun ateşinde bir anlığında giriş holünün arkasındaki odaya takıldı. Bir sandalye tam ortasına konulmuştu odanın ve üzerinde oturan bir adam. Sanki uyuyor, yahut baygın gibiydi. Ne yüzü seçilebiliyordu baktığı yerden ne de cismi. Kara bir cübbe vardı sanki üzerinde ama emin olamıyordu. Jack dikkatlice kulağına yaklaştı Carmilla’nın. “Birisi izliyor bizi, hissedebiliyorum.”

Jack’in Carmilla’ya anlık yaklaşmasını fark etmemiş gibiydi Von Motke. Sakince konuşmasını sürdürdü. “Ekibim sayesinde cadı avcılarından bir kaçını elimize geçirip konuşturmayı başardığımızı söylemem gerekir. Eğer beraber çalışacaksak... Bana çok ilginç bilgiler sağladıklarını itiraf etmeliyim. Örneğin sizin bir işkenceden geçirildiğinize dair. Yaşadıklarınız için ne kadar üzgün olduğumu anlatamam. Ancak bütün o yaşadıklarınız sayesinde sizin gibi bir kahramana kavuştuğumuz için de, o fanatik yobazlar kendileriyle ne kadar iftihar etse azdır.”

Yüzünü kadına dönmüştü şimdi. Eldiveninde tüten puro dumanı, ay ışığına karışıyor, gökyüzüne aheste aheste yükselip gecenin karanlığına karışıyordu.

67
Godric's Hollow / Ynt: Kış Gündönümü
« : 13 Şubat, 2022 23:39:32 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
“Davetinizi nasıl reddedebilirdim Frau Carmilla...”

Adamın başındaki fötr şapka gözlerini kapatacak ölçüde öne eğilmişti. Yine de o şapkanın ardından bir anlığına Jack’i süzdüğünü hissedebilmek mümkündü. Kalın yün eldivenlerle kaplı elini kaldırıp arkada harabe halinde duran evi işaret etti.

“Gözlerden uzak bir yer arzu etmiştiniz. Burasını tetkik ettirdim. Herhangi bir sorun gözükmüyor. Bizim için yeterli olacaktır.”

Ruhsuz adımlarla evin kapısına doğru yol alırken bir yandan da arkasını dönüp kızıl cübbeli kadının takip edip etmediğini izliyordu. Carmilla ve Jack eve girdiklerinde çatıdaki deliklerden sızan ay ışığı haricinde evin içinde kör bir karanlıkla karşılaşacaklardı. Öyle ki önlerine dikkat etmeden ilerlemeleri hayli zor olacaktı. Nitekim zeminde de yıkık dökük mobilyalara, kullanılmamaktan toz yığınına bulanmış sandalyelere ve evin köşelerine yuva yapmış örümcek ağlarına denk gelecekleri kuşkusuzdu.

68
Godric's Hollow / Kış Gündönümü
« : 13 Şubat, 2022 23:21:59 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler]
[/spoiler]

Godric’s Hollow’da dingin bir geceydi. Aralığın kuru soğuğu kendisini usulca esen bir rüzgara kaptırmış, terk edilmiş bir evin bahçesindeki ahşap kapıyı gıcırdatarak yol alıyor, kaldırım kenarında sürüklenen bir gazete parçasını uçurduktan sonra, demir parmaklıkları yalayarak başka tenha sokaklara dağılıyordu.

Favorileriyle birleşen bıyıkları gümüşi renklerde seyreden ihtiyar bir adam, kalın, gri paltosunun içerisinde tüm heybetiyle bahçenin girişine dikilmiş, birisini bekler gibi yerini almıştı. Ne esintiye, ne de soğuğa aldırış etmez bir hali vardı. Öyle ki, beklediği kişi gelmediği takdirde sabaha kadar burada, aynı şekilde bekleyeceğini iddia edebilirdiniz. Arkasındaki harabe halini almış evin antika görüntüsü ile birleştirildiğinde, adeta tarihin başlangıcından beri buradaymış gibiydi.

Nihayet bomboş sokakta bir canlılık fark ettiğinde, sakin bir üslupla hareketliliğin olduğu yöne doğru çevirdi yüzünü.

69
Atriyum / Ynt: Sihir Bakanlığı Cadılar Bayramı Özel Resepsiyonu 1865
« : 16 Ocak, 2022 22:07:39 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kadının kızıllar içerisinde holün cisimlenme bölmelerinden birinde belirmesiyle tüm basın mensuplarının dikkatine mazhar olması bir olmuştu. Yaklaştıkça platforma, zafer sevinciyle gülümseyen Sihir Bakanının gözlerine bir gölge inmişti belli belirsiz. Bir zamanların Baş Seherbaz yardımcısı Cwenhild’i andırıyordu siması. Bozuntuya vermedi. Her zamanki vakur duruşunu takınarak kendisine yaklaşan kadının elini güçlü bir şekilde sıktı. “Sizin teşrif edişiniz kadar güzel bir sürpriz olamaz matmazel!” Kadının eline doğru eğilerek son derece kibar bir öpücük kondurdu parmaklarına. “Bugün davetimizi kabul ettiğiniz ve buraya gelip bizleri onurlandırdığınız için Büyücedünya size minnettardır! Eylemleriniz ve gösterdiğiniz kahramanlıklar dillere pelesenk olmuştur.”

Ardından basın mensuplarına dönerek, zafer gösterisi mahiyetinde elinde tuttuğu kadının elini havaya kaldırdı. “Son üç aydır tuttuğumuz yas ve göstermiş olduğumuz mücadele bugün burada eşsiz bir kutlamayla taçlanacaktır! Böyle zor dönemler sabrımızı ve itidalimizi sınama konusunda maharetli olduğu gibi, buradaki pek muhterem Bayan S- yani daha doğrusu Carmilla Hanım gibi kahramanlar çıkarmakta da bir o kadar muktedirdir.”

Büstü boşaltmaları üzere yanındaki kurmaylarına döndü. Herr von Motke, Madam Deringer ile platformun diğer ucunda koyu bir tartışmaya tutuşmuşlardı. Her ikisi de bir yandan kendi aralarında hararetli bir şekilde konuşuyor, arada da göz ucuyla Bakanı ve yanındaki kızıl cübbeler içerisindeki Carmilla'yı süzüyorlardı. Diğerleri ise Bakanın arzusunu adeta gözlerinden okuyup anlamış gibi, platformda kızıl cübbeli kadına yer açmaya başlamışlardı. Sihir Bakanı, Carmilla’yı elinden tutarak bir konuşma yapması üzere öne doğru çıkarmaya çabalarken devam etti. “Lütfen, bu önemli günde Büyücedünyanın sizin gibi bir kahramanın dudaklarından dökülecek sözlere ihtiyacı var. Çekinmeyin! Britanya büyücü ve cadıları yarın bu söylediklerinizi okuyup, sözlerinizde inanç ve azim bulacaklar...”

70
Atriyum / Sihir Bakanlığı Cadılar Bayramı Özel Resepsiyonu 1865
« : 16 Ocak, 2022 21:21:22 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Sihir Bakanı Agnus Marvin Kellington ve kurmayları, bakanlık girişindeki büyük holde yerini almıştı. Bakanlık çalışanı büyücüler birer birer uç uç tozu ve cisimlenme vasıtasıyla taş duvarların arasında peyda oluyorlar ve sonra da bu önemli günle ilgili manşetleri süsleyecek haberlerde yer almak üzere kalabalık basın mensuplarını aşmaya çalışıyorlardı.

Madam Deni Beringer normal şartlar altında Sihir Bakanının hemen yanında durmak ve alışılageldiği üzere fotoğraflarda omuz omuza çıkmak yerine, bu seferlik daha geride kalmış ve diğer çalışanlar ve dahi daire başkanlarının ardında bir yere konumlanmıştı. Bakanlık içerisindeki gözde memurlardan  birisi sayılmazdı nitekim artık. Onun yerine Herr von Motke, Sihir Bakanının yanında gururla poz veriyor ve belli ki başarılarının meyvelerini topluyordu.

Bugün Büyücedünya için mühim bir gündü. Bir süredir mugglelara karşı eylemlerde bulunan ve gazetelerin yazdığı haliyle, “Büyücü ve Cadı Aleminin Robin Hood’u” olarak gösterilen, kimliği gizemli zat, toplum tarafından kahramanlaştırılmış Carmilla S., Cadılar Bayramı sebebiyle Sihir Bakanı tarafından ağırlanacak ve Büyücedünyaya mugglelara karşı dik bir tavır takınıldığı mesajı verilecekti. Her ne kadar bayramın üzerinden iki hafta geçmiş olsa da, resepsiyonun Kasım ayında düzenlenmesinin altında ise, kamuoyunun bildiği üzere cadı avcıları yüzünden kutlamaların ertelenmesi yatıyor gibi gözükse de, işin aslı Sihir Bakanının Cadılar Bayramına özgü bir zafer kazanmış olmak üzere bekleme arzusu yatıyordu. İşte o zafer, bugün kendiliğinden ayaklarına kadar gelecekti.

Böyle birisinin Bakanlık tarafından onore edilmesi, uygulanacak yöntemler konusunda eşe dosta güven verecek; öte yandan da olası ihanetlere karşı ne kadar sert yaptırımlara başvurulacağı hususunda iç düşmanlara gözdağı olacaktı.

Kalabalık giderek ana holdeki büst ve bakanlık çalışanlarının konumlandığı uçan platform etrafında toplanırken, basın mensupları da hole cisimlenen her bir başka bakanlık memurlarını dikkatli gözlerle süzmekteydi. Neredeyse her birisine esrarengiz Carmilla S. olup olmadıklarına kanaat getirdikleri ana kadar bakmayı sürdürüyor ve peşinden de kendi aralarında fısıldaşarak dikkatlerini yeniden Sihir Bakanı ve etrafındakilere yöneltiyorlardı.


Not: İşbu RP serisi Bakanlık Çalışanları ve Basın Mensuolarının katılımına açıktır.

71
Mag Mell / Ynt: Kanlı Balo
« : 03 Aralık, 2021 00:23:11 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Her iki seherbaz da kendilerinden beklenmeyen bir özgüven, fakat bir o kadar da beklenilesi bir idealistlikle kabul etmişlerdi vazifelerini. Bay Twinkle, pek de alışkın olmadığı bu gizemli faaliyetlerin sonunu ise ne yazık ki pek kestiremiyordu.

Meredith Vivenne... Şımarık Boleynlerin aykırı mensubu. Büyücedünyada ilk kez büyücüler tarafından düzenlenecek bir cadı avcılığına öncülük ederken belki başarılı olacak, muggle işbirlikçisi hainlerin foyalarını teker teker ortaya çıkaracaktı. Ya da belki de soy isminin getirdiği ağırlığı taşımak için atıldığı bu sorumluluğun altında ezilecek, kimi karanlık loncaların arka odalarında dönen komplolara kurban giderek ailesinin adını sonsuza dek lekeleyecekti.

Roza Milena... Rus büyücülük aleminin olaylı gündeminden kopup gelmişti. Arkasını kimlerin kolladığı ise kolaylıkla tahmin edilebilirdi. Belki, yetiştiği soğuk coğrafyanın zorlu tabiatına has bir şekilde kolayca cadı avcılarının arasına sızacak ve onların üstesinden gelip çok değerli bilgileri seherbaz büroya sızdıracaktı. Yahut belki de, büyü yapılmasına başka bir kara ritüelle mani olunmuş bir sokak arasında, aldığı darbeler nedeniyle başından kan sızarak can verecekti.

Aldıkları vazifenin ağırlığını anlayabildiklerini umut etti yaşlı cincüce. Bir türlü çıkarmadığı melon şapkasına uzanan parmakları vasıtasıyla hafifçe selam verirken şunları söyledi.

"Cesaretinizle bu büroya layık olduğunuzu kanıtladınız bayanlar. Detaylı bilgileri Samuel size iletecek. Onca kaybımızın öcünü alabilmemiz ve bu muggle canilerine yaşattıklarının bedelini ödetebilmemiz, sizin başarılarınızla doğru orantılı. Her türlü destek ve yardımı büronuz size temin edecektir. Emin olun! Şimdi izninizle, oğlumun Quidditch maçını kaçırmamak için bir an önce yola çıkmalıyım."

Son bir kez daha başıyla selamladıktan sonra bu iki genç cadıyı, arkasını dönerek kapıya doğru yönelmişti ki; ansızın duraksayıp Vivienne Boleyn'e döndü yeniden.

"Gitmeden son bir şey daha Lady Nimuë. Bu, tavernanın sahibi...Bayan O'Malley... İlk sorgunuzu onunla yapmanızı öneririm. Salonun tavanındaki sembolü ve burada ne gibi bir ritüel çevrildiğini daha iyi bilen birisi olacağını sanmıyorum. Ayrıca kadının... Tekinsiz bir havası var." dedikten sonra da kapının yolunu tuttu.

72
Mag Mell / Ynt: Kanlı Balo
« : 02 Aralık, 2021 22:43:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Seherbazların yanıtlarını dinleyen Bay Twinkle, bir anlığına bu genç cadıların gözlerindeki ışıltıyı hissetti. Seneler önce duyduğu hislerin bir benzerini duyumsuyor olmalıydılar. O toy ve körpe idealler; ceset kokan sokaklarda, kanlı elbiselerde, karanlık lanetlerin pençesinde yahut kötücül ritüellerin çemberinde solmaya başlamamıştı henüz. Kirlenmemişti. Ama bir gün kirleneceklerdi.

Başını öne eğdi başseherbaz. Bir süreliğine sessizliğe bıraktı bulunduğu ortamı. Söyleyeceklerini iyice bir toparlamaya çalışıyordu sanki aklında. Belki de doğru kelimeleri seçmeye çalışıyordu. Nihayet konuşmaya başladığında ise söylediği her bir heceyi ayrı ayrı vurgulamaya başlamıştı. Bay Twinkle’ı biraz bile tanıyan herkes, onun patavatsızlığına, ağzına geleni söylemesine ve gelişigüzel sövmelerine alışkındı. Böyle her bir kelimeyi tartarak konuşması ise pek nadir olmakla beraber, mutlaka çok ciddi meseleler söz konusu olduğunda takındığı bir tavırdı. Belli ki söylemek istediklerinin ağırlığını genç seherbazlara hissettirmeye çalışıyordu.

“Görevinizin adı Nachtkrapp Harekatı... İkinizden biriniz büyücedünyada kendi cadı avımızı başlatacak. Tanınmış simalar, güç ve nüfuz sahibi kimseler, bakanlık çalışanları, daire başkanları ve hatta seherbazları inceleyecek. Bakanlık yetkisiyle istediği kişiyi sorgulama hakkına ve seherbaz büronun imkanlarından faydalanma yetkisine sahip olacak. Bu şartlar altında büyüceşura yargıçlarını bile sorguya çekebilecek. Sizin de fark ettiğiniz üzere muggleların bu tavernayı içeriden birileri destek vermediği sürece bulabilmeleri mümkün değil. Bu hainler her kimse, onları önce teker teker bulacağız, sonra da kendilerine dünyanın kaç bucak olduğunu göstereceğiz!”

Üzerinde Nachtkrapp Harekatı yazan buruşuk mektubu cebinden çıkarıp düzeltti ve genç seherbazların da görebileceği bir şekilde masaya bıraktı. Hafifçe öksürüp devam etti.

“Diğerinize gelince... Onun görevi çok daha çetin. Kimlik değiştirip cadı avcılarının arasına sızması gerekiyor. Neler planlıyorlar? Dertleri ne? Hangi muggle örgütleri bunlara destek veriyor? Ve daha önemlisi, hangi büyücüler? Bu uğurda muggle yaşamı hakkında çok önemli seminerler alacak. Bir hayat hikayesi uyduracağız ona. Bir de kimlik... Bir muggle gibi yaşayacak, bir muggle gibi davranacak. Ta ki, düşmanın can evini bulup, karşı karşıya olduğumuz tehdit hakkında yeterli bilgiye ulaşana kadar. Bu görevin ne kadar tehlikeli olduğundan bahsetmeme gerek olduğunu sanmıyorum. Ucunda ölüm dahi olabilir ve sizleri de Cwen gibi...”

Aniden duraksadı kısa boylu cincüce. Yutkundu. Yardımcısını kaybettiğine emindi. Kaçırılmıştı belki, ancak cadı avcılarının elinden sağ dönebileceğine kimse ihtimal vermemekteydi.

“İkinizin arasındaki işbirliği bu anlamda çok önemli. Öğrendiklerinizi birbirinizle paylaşmanız ve uyum içerisinde hareket etmeniz gerekiyor. Arada bir görüşmeli ve birbirinizi mühim gelişmelerden haberdar etmelisiniz. Ayrıca birer kod adı seçecek ve bundan sonra birbirinize bu vazifeyle alakalı olan meselelerde bu isimle sesleneceksiniz. Faaliyetlerinizde yalnızca benden, başseherbazdan talimat alacaksınız. Birbirinize sağlayacağınız bilgiler bu çapulcu sürüsünü deşifre edebilir.”

Sözlerini bitirirken içinde delil niteliğindeki kağıt parçasının bulunduğu keseyi cebine attı. Masadaki mektubu katlayıp düzgünce paltosunun iç cebine yerleştirdi. Şapkasını düzeltip seherbazların oturdukları yere kadar yürüdü. Ayakta olmasına rağmen koltuktaki cadıların boyuna anca yetişiyordu. Kısa olmasının faydalarından böyle zamanlarda çok yararlanırdı Bay Twinkle. Oturan birisiyle göz göze gelir, kaşları çatılı olduğu halde dünyanın en mühim şeyini söylüyormuş gibi kurbanının gözlerinin içine bakardı. Şimdi de aynı şekilde delici bakışlarını genç seherbazlara yöneltmiş olduğu halde konuşmasını noktaladı.

“Kabul etmek zorunda değilsiniz. Ama bu vazifenin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gerek dahi duymuyorum. Kaybettiğimiz büyücülerimizi, cadılarımızı düşünün yeter! Mugglelar çizmeyi aştı, onlara hadlerini bildirme zamanı geldi de geçiyor.”

73
Mag Mell / Ynt: Kanlı Balo
« : 02 Aralık, 2021 21:50:20 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Seherbazların sözlerini bitirmesini sebatla bekleyen Bay Twinkle, arkasını dönerek bakışlarını iki genç seherbaz kadına çevirdi. Her ne kadar masanın ardındaki gotik esintiler taşıyan, deri koltuğa oturmamış olsa da; boyunun kısa olmasından ve arkasına dönerken son derece keskin bir dönüş yapmasından olsa gerek, iki cadı da bir anlığına baş seherbazın bir koltukta oturduğu yanılsamasına kapılmışlardı.

Kısa boylu adamın gölgeli bakışları her iki cadının da üzerine düşerken, başını Bayan Petrov’a doğru çevirip söze girdi.

“Bulgularınızı takdir ediyorum ancak üçümüz de, hatta bütün seherbaz büro dahil olmak üzere bu kıyımı kimlerin gerçekleştirdiğini gayet iyi biliyoruz. Yalnızca açık açık söylemeye cesaret edemeyenler var. Tahminleriniz doğru!”

Masanın üzerine konmuş keseyi yoklamaya başladı parmakları. Peşinden de elini bir yumruk haline getirirken, avucunda iyice sıktı torbayı.

“Ama sizleri bu soruşturma için çağırmadım. Öncelikle söylemem gerekir ki, Bakanlık bana çok özel bir haber iletti bugün. Bir harekatın başlatılma talimatı diyelim... Büronun atılgan, hevesli ve nispeten yüzü az tanınan mensupları olarak ikinizi bu harekat için uygun buldum. Ancak şunu söylemem gerekir. Birazdan bahsini açacağım harekatta yer almayı kabul etmemeniz halinde konuştuklarımızın bu odadan dışarı çıkmayacağını, meslektaşlarınıza dahi herhangi bir şekilde beraber kahve içip lafladığınız esnada, kaymakbirası damıtırken yahut süpürgenizin tadilat kuyruğunda sıra beklerken, ne koşul altında olursa olsun duyurmamanız gerekiyor. Yoksa kendinizi cin cüce köyünde zabıta olarak bulursunuz. Anlaşıldı mı?”

Seherbazların cevap vermesine mahal bırakmadan da ekledi.

“Şayet görevi kabul ederseniz, hayatınızın eskisi gibi olmayacağını belirtmem gerekir...”

74
Mag Mell / Ynt: Kanlı Balo
« : 01 Aralık, 2021 22:40:11 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
“Kahvem nerede kızım!?”

Başseherbaz Twinkle, yine rutin somurtkanlığını takınmış olduğu halde biçimsiz işaret parmağını listedeki tuhaf isimler üzerinde gezdiriyordu.

“Fareli Köyün İllüzyonisti, Guinevere’in Nikah Şahidi, Kara Melek, Beyaz Melek, Vampir, Tanrı, Soytarı, Ruh Emici, Şövalye, Rapunzel’in Kuaförü, Don Kişot’un Seyisi, Kurtkadın, Cadı Avcısı, Tekinsiz Rahibe, Serseri Madrabaz... Bunlar nasıl isimler yahu? Balo balo değil, sirkten farksız!”

Nihayet dişi bir ev cini hazırlamış olduğu kahveyi eline tutuşturabilmişti. Olay yerinde, harabeye dönmüş tavernanın tam ortasında, etrafında kurmaylarıyla beraber yerini almış; mümkün mertebe elde avuçtaki önemli delillere bir göz atıyor ve bir ipucu aramaya çalışıyordu. Neden sonra Meredith Boleyn’in tavanda gözüken islere bulanmış bir işareti ortaya çıkarmak maksadıyla büyü yapmaya kalkıştığını, ancak muntazaman başarısızlığa uğradığını fark eden sekreteri Samuel söz aldı.

“Şurada Seherbaz hanımın ortaya çıkarmaya çalıştığı sembol... Seri katil konusundaki tahminlerimiz başarısızlığa uğramış duruyor efendim.”

Roza Milena Petrov ise boş gözüken bir not kağıdını itinayla tamir etmiş ve delil olarak yanına almıştı. Çevredeki seherbazların faaliyetlerini kısaca bir süzen Bay Twinkle’ın dikkatini yanına mühim olduğu acele etmesinden anlaşılacak olan bir not getirmekte olan genç seherbaz, Sophie Curbis bozmuştu. Sarışın saçları ile çevredekilerin kolayca ilgisini çekebilecek uzun boylu ve alımlı bir cadıydı.

“Bay Twinkle, Sihir Bakanlığından bir baykuşla acil bir talimat-“

Başseherbaz hırçın bir tavırla kadının elindeki mektubu kapıverdi. Bunu yaparken kızcağızın suratına bakmamıştı bile. Mektubun kısa bir metne sahip olmasından kaynaklansa gerek, bir çırpıda açıp okuduktan sonra ise başı öne düşmüş, düşünceli bir hale bürünmüştü. Seherbazlar bir tepki vermesini beklercesine, Bay Twinkle’a dönmüşlerdi şimdi.

Ani bir hareketle mektubu buruşturup, uzun paltosunun cebine tıktı yaşlı cincüce. Sonra da çabuk adımlarla tavernanın sahibi Bayan O’Malley’in ofisi olan ve şimdilerde seherbazların özel sorgular için kullandığı ufak odaya yöneltti adımlarını. Giderken bir anlığına duraksayıp seherbazlara doğru döndü tekrar.

“Memure Boleyn, Memure Petrov! Lütfen beni odaya kadar takip edin!”

İki genç seherbazın da tepkilerini beklemeden odanın yolunu tuttu yine. Bayan O’Malley’in masasına geçtiğinde ise cebinden buruşturduğu mektubu çıkardı ve bir kez daha kısaca göz attı yazılı metne. Her iki seherbazın odaya gelmesine müteakip ise söze başlayacaktı çok uzatmadan.

“Bu tavernada yaşananlara dair ne gibi bulgulara ulaştığınızı merak ediyorum bayanlar. Durumumuz nedir? Sizce bu katliam kimin başının altından çıktı ve nasıl gerçekleştirdiler?”

75
Büyücedünya Gündemi / Ynt: Bakanlık Duyuruları
« : 26 Kasım, 2021 01:31:37 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Bakanlığın Mag Mell Tavernasında 28 Ağustos 1865'te yaşanan ve Muggle Cadı Avcıları tarafından gerçekleştirilen katliam üzerine kamuoyuna duyurusudur.



Sevgili Britanya Büyücedünyası Sakinleri,

Son günlerde yaşanan elem ve keder dolu kayıplarımızın ve bu kayıplarımıza sebebiyet veren, toplumumuzun barış ve huzuruna yönelik kasıtlı olarak gerçekleştirilen saldırıların bütün yükümlülüğünü ve sorumluluğunu omuzlarıma alarak işbu duyuru siz kamuoyuyla paylaşmaktayım.

Bilinmelidir ki, Muggle toplumu biz Cadı ve Büyücülerin hayatları için her daim bir tehdit unsuru olmuş, birlikte yaşamamızı imkansız kılacak bir korkaklık ve zalimlikle hareket etmeyi kendisine terbiye edinmiş ve radikal düşüncelerin esaretinde toplumumuza her türlü zulmü reva görmüştür.

Mag Mell isimli tavernada yaşanan katliamın boyutu, Uluslararası Büyücülüğün Gizliliği Yasalarının bu cani zihniyete karşı ne kadar isabetli hükümler olduğunu tüm açıklığıyla bir kez daha ortaya koymaktadır. Bizim üzerimize düşen ise, bütün bu saldırılara karşı itidalimizi ve sükunetimizi muhafaza etmek ve gizliliğimizi ihlal edecek her türlü faaliyeti bir an önce sonlandırmaktır. Bu sebeple Britanya’nın sağduyulu cadıları ve büyücülerine büyük mesuliyet düşmektedir.

Nitekim Gizlilik Yasalarına koşulsuz şartsız uyulmasının, toplumumuzun barış içerisinde yaşamasını temin edecek en mühim mesele olduğu su götürmez bir gerçektir.

Bilinmelidir ki; bu duyuruyu Sihir Bakanlığının makam sahibi olarak değil, matem içindeki toplumumuzun bir evladı olarak yazıyorum. Halk arasında “Kanlı Balo” olarak anılan bu hadisenin sorumlularının en ağır cezaya çarptırılması için gereken bütün yaptırımların ivedi olarak uygulamaya konulacağını kamuoyuna sebatla bildiririm. Bu hususta toplumumuzun müsterih olmanızı temenni eder, hepinizi en içten duygularla selamlarım.


Sihir Bakanı
A.M.K.



Sayfa: 1 ... 3 4 [5] 6 7 8