17 Nisan, 2026 09:01:21 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: FB - Yıldız  (Okunma sayısı 53 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Nora Gray

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 42
  • 211 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Nora Gray
  • Güç Puanı: 25
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Nora
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 8
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 3
FB - Yıldız
« : 01 Nisan, 2023 15:02:11 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
❀ Zaman: 01 Eylül 1860

❀Önceki RPG: https://buyucedunya-rpg.com/seherbaz-buro/fb-saf-guc!-bilgi/msg3331/?topicseen#msg3331

❀Kurgu: Büyük d'Ibelin hakkında planlar devam ederken genç cadının eline geçen bir bilgi sayesinde silah tüccarı olan Ramin'ni bulması

❀Karakterler: Ramin Drejlaskov & Nora Gray



Nora yatağının hemen kenarında oturmuş elinde dosya ile düşünüyordu. Elindeki dosya konuşturması gereken adama aitti hemen yanındaki dosya ise büyük d'Ibeline. Adamdan alacağı bilgiler onu büyük d'Ibeline daha çok yakınlaştıracak tı bu önemliydi fakat nasıl yapacağını pek bilmiyordu. Güneş batmaya çoktan başlamıştı ve sevkıyat bu geceydi. Bakışlarını pencereye çevirdiğinde bir kaç minik yıldız kendisini göstermeye başlamıştı bile. Kumral cadı yatağın üstündeki dosyayı da eline aldıktan sonra onları dolabındaki gizli çekmeceye koydu. Artık bu gizli çekmece kendisine yetmiyor olmuştu daha büyüğüne ihtiyacı vardı. Dolabı kapattıktan sonra aynanın karşısına geçti yine o kırmızı rujunu sürüyordu bu rujun bir özelliği vardı ve bunu sürdüğünde bazı acil durumlarda işe yarıyordu. Ruj'un kapağını kapattıktan sonra onu çantasına attı. Çantasını alıp sapını uzattıktan sonra onu boynuna geçirdi ve asasını masanın üzerinden alıp sevkıyatın yapılacağı limana cisimlendi.

Limana geldiğinde etraf büyük konteynerler ile doluydu. Her biri çok büyüktü ve bazıları tekli iken bazıları da üst üste sıralanmıştı. Kırmızı ve mavi konteynerlerin yanından geçtiğinde tıkırtılar duyulmaya başladı. Büyük bir vinç mavi renkli üzerinde kırmızı D harfi olan büyük konteyner kaldırıyordu. Demek ki genç cadıya verilen bilgi doğruydu ve ticaret çoktan başlamıştı. Belki de çoktan yapılmıştı ve silahlar o konteynerin içindeydi. Genç cadı buna emindi o konteynerlerin içi silah doluydu fakat buna engel olamazdı eğer Adras bu olayı öğrenirse şüphelenebilir ve bunu kimin yaptığını araştıra bilirdi. Zaten şu basın işinden dolayı şüphelenmiş gibi duruyordu yada genç cadıya öyle gelmişti ama Nora damın odasından ayrılırken adamın mavi gözlerinin şüpheyle baktığını görmüştü. Genç cadı bu durum yüzünden fazlasıyla gergindi. Gece yapılan sevkıyat nedeni ile pek ortalıkta kimse gözükmüyordu. Sadece sevkıyatı yapan adamlar ve korumalar vardı fakat istediği adamı göremiyordu. Bakışlarını etrafta gezdirirken biraz daha yaklaşmayı düşündü. Hemen ön taraftaki konteynerin arkasına geçti fakat yanlışlıkla ayağı ile yuvarladığı taş konteynere çarpınca çarpan sesin ardından yakında olan bir adam ona doğru döndü. Genç cadı konteynerin arkasında kendisini saklarken ufak adımlarla karşısındaki kırmızı renkli konteynere geçmeye çalıştı ve oraya gelen adam onu görmedi. Gördüğü tek şey konteynerler dı. Adam umursamayarak yerine döndü. Nora hemen yandaki mavi renkli konteynerin arkasından başını çıkardığında damın gittiğini gördü derin bir nefes çektikten sonra ilerlemeye devam etti.

Bakışlarını konteynerin arkasından çıkardığında bulması gereken adamı gördü. Hemen karşısında duruyor etrafı gözetiyordu. Biraz tedirgin ve biraz da etrafında ki adamlar yüzünden sert durmaya çalışıyor gibiydi. Genç cadı sevkıyatın bitmesini bekliyordu hiç kimseyi şüphelendirmemek için ama gece bitmeden bu işi de halletmeliydi. Buraya gelmeden önce aklında bir plan yapmıştı fakat unu gerçekleştirebilecek miydi bilmiyordu. Genç cadı eline asasını aldı ve derin bir fes çekti. Yerden aldığı bir taşı karşısında arkası dönük adamın ayaklarına doğru attı ve kendisini geri gizledi. Adamın dikkatini çekmiş olmalıydı ki bakışlarını buraya çevirmişti, yerden bir taş daha aldığında bu kez yine aynı eyi yaptı. Adam iyice huzursuzlaşmış diğer adamlara baktıktan sonra taşın atılan yere doğru yürümeye başladı. Köşeyi döndüğünde ise elinde asası ona dönük Nora ile karşılaştı. "Sesini çıkarmayı bile deneme" dedi genç cadı ve adama gel işareti yaptı. Kendisi yavaş yavaş geri gittiğinde adam iyice köşeyi dönmüştü ve artık diğerlerinin göremeyeceği bir yerdeydi. "Eğer bir hamle yapmaya çalışırsan daha asanı çekemediğin gibi ölürsün" dedi sert ve net bir ses tonu ile. Nora adama yaklaştı ve adamın sırtının konteynere vermesiyle asasını ona daha çok yaklaştırdı. Adamın ne istiyorsun gibi bakışları ile karşılaşmıştı. "d'Ibelini istiyorum" dedi genç cadı "Adras d'Ibelin!" diye ekledi.

Çevrimdışı Bartemius Rosier

  • Bakanlık Çalışanı
  • 5. Seviye
  • İleti: 19
  • 718 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Bartemius Rosier
  • Güç Puanı: 15
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Emre
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: -
  • Biçim Değiştirme Gücü: 5
  • Lanet Gücü: 12
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 5
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 2
Ynt: FB - Yıldız
« Yanıtla #1 : 01 Nisan, 2023 17:04:48 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ramin Drejlaskov

Limanın normal sessizliğini çalışan vinçler ve kuru yük gemisinin yersiz yere çaldığı sis düdüğü bozuyordu. İçi silah dolu konteynerler birer birer vinç yardımı ile gemiye yükleniyordu. Oldukça yüklü bir mal sevkıyatı olacaktı bu. Drejlaskov'un içinde bulunduğu maddi durumu düzeltecek hatta şaha kaldıracak bu anlaşmanın karşı tarafı Yunanistan'da ikamet eden Adras d'Ibelindi. Konteynerler üzerindeki kırmızı D harfi de bunun bir göstergesiydi. İçi silah dolu bu konteynerler bir şekilde tüm yasalara oturtulmuş ve sorunsuz bir şekilde gemiye yüklenmişti. Eskiden Sovyetler'den gelen silahları patateslerin içine sıkıştırırdı ama şimdi buna gerek kalmamıştı. Hem Adras'ın hem de Ramin'in devletteki nüfuzu bu malların kolaylıkla geçmesini sağlıyordu. Söz konusu muggle yönetimi olunca da para her kapının anahtarını kolaylıkla açtığı için parası olan her istediğini yapar tarzından bir anlayış hakimdi. Limanın neredeyse her yerine beli silahlı adamlar yerleştirmişti Drejlaskov. Burada en ufak bir pürüz olmasını ve davetsiz misafirlerle uğraşmayı istemiyordu. Elindeki sigaradan son bir nefes daha alarak yere attı. Büründüğü otoriter ruh hali onu yoruyordu. İşlerini daha rahat halletmeyi severdi. Saatine baktı. Gece yarısını geçmişti bile. Kollarını iki yana açarak esnedi. Gemi kaptanıyla konuşup belgeleri yeniden gözden geçirmek istiyordu. Ceketinin önünü açarak hareket etmeye hazırlanmıştı ki ayağına çarpan bir taş ile dikkati dağıldı. Arkasını döndüğünde ise konteynerlerin büyük görüntüsü dışında bir şey görmemişti. Omuz silkerek arkasını döndü. Bu sefer tam adımı atıp uzaklaşacaktı ki yine bir taş ayağına çarptı. Tesadüflere inanmazdı ve iki defa gerçekleşen bu eylem onu huylandırmıştı. Adamlarına bir göz atıp her şeyin yolunda gittiğinden emin olduktan sonra arkasındaki konteynerlere doğru yürüdü.

Yüzüne bakan sert bir kadın suratı ve neredeyse burnuna değecek olan bir asa. Bu olaylarden gerçekten sıkılmıştı artık. Sıkıntıyla iç çekti. "Sesini çıkarmayı bile deneme." Böyle bir amacı zaten yoktu. Omuz silkerek yanıt verdi kadına. Kadının eliyle yaptığı gel işaretine uyarak onu takip etti. Olay çıkartıp sevkıyatı zora sokmak istemiyordu. Bu saatte elinde asa ile onu tehdit edecek kişi bir mafya olamazdı. Mafyalar böyle çalışmazdı çünkü. Karşısındaki kişi devlet yanlısı olmasaydı çoktan burada kıyamet kopmuş ve bir kaç hali hazırda ölü vaziyette yerde yatıyor olurdu. Karşısındaki kadının devlet çalışanı olduğundan adı kadar emindi. Bu yüzden de içi rahattı. "Eğer bir hamle yapmaya çalışırsan daha asanı çekemediğin gibi ölürsün" Çok meraklıydı ya hamle yapmaya. Dudağını bükerek cevap verdi. Kadının sesini çıkarma emrine uyuyordu ve işin garip tarafı bundan zevk alıyordu. Kadının üstüne yürümesi ile sırtını konteynere verdi. Daha önce çok kadın onu duvara yaslamıştı ama bu sefer işler farklıydı. Asa neredeyse suratına değecekti artık. Kaşlarını kaldırıp kafasını iki yana ne istiyorsun dermişcesine salladı. Bitirmesi gereken bir sevkıyat vardı ve burada oyalanamazdı.  "d'Ibelini istiyorum" Duyduğu isim onda gülme isteği oluşturmuştu. Karşısındaki kadın ne zannediyordu ki? Tak diye iş ortağını ele vereceğini mi? "Adras d'Ibelin." Adamın isminin tamamını söylediğinde gülmemek için dudaklarını ısırdı. Ancak yine de suratındaki gülümsemeye engel olamamıştı. Bu gerçek olamazdı.

"Çok komik Bayan..." Tek kaşını kaldırıp ismini öğrenmek istercesine baktı. "Ticaret yaptığım birisini size vermemi istiyorsunuz. Bunun etik olmadığını belirtmem gerek sanırım." Gülümsedikten sonra ortada hiçbir şey yokmuş gibi işaret parmağı ile asayı aşağı doğru indirdi. "İki olgun insanın konuşması için böyle bir silaha gerek yok." Suratındaki gülümseme hala yerini koruyordu. Her zaman yaptığı gibi karşısındaki kişiyi sinir etmek istiyordu. Aslında Adras onun için önemli biri sayılmazdı. Adras'tan daha fazla para verecek ya da onun işine yarayacak bir şeyler yapacak birisi ondan rahatlıkla her şeyi öğrenebilirdi. Yine de buradaki küçük tiyatroyu oynatmak istiyordu. Cebinden sigara çıkarıp yaktı. Yaptığı saygısızlıklar almış başını gidiyordu ama bu onun için önemli değildi. "Size Adras'ı neden vereyim ki? Onunla yaptığım iş tahmin edersiniz ki benim işime geliyor. Altın yumurtlayan tavuğu kesmek istemem. Anlarsınız ya." Sigaranın dumanını kadının suratına gelmemesine dikkat ederek üfledi. Bir elini de cebine koymuştu. Az önce tehdit edilen o değilmiş gibi rahat davranıyordu. Terazideki dengeleri alt üst etmeye bayılan yapısı yine kendini göstermiş tehdit edile konumundan anlaşma masasındaki birisi haline getirmişti kendini. Karşısındaki kadının onu suçlayacak bir şeyi yoktu çünkü. Çıkartıp suratına vuracağı belgeler kadının kuyruğunu kıstırıp gitmesini sağlayacağı için gönül rahatlığı ile burada yer alıyordu.

Çevrimdışı Nora Gray

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 42
  • 211 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Nora Gray
  • Güç Puanı: 25
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Nora
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 8
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 3
Ynt: FB - Yıldız
« Yanıtla #2 : 01 Nisan, 2023 21:03:53 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karşısındaki adam onun bakanlık görevlisi olduğunu çoktan anladığını biliyordu. Yani bir katil yada mafya üyesi gibi görünmüyordu orası doğruydu. Bakanlıktan yetkili birisi görünüyordu daha çok. Söyledikleri sanki adamın umurun da değildi demek ki ölümden korkmuyordu yada tehdit edilmeye alışıktı. Elinde silah olsa asa değilde Muggle hayatında orduda kullandıklarından belki işe yarardı ve tabi karşısındaki kişi de Muggle olması lazımdı. Silahla boşa bir kaç el ateş etmek en azından belki bir şeyleri çözebilirdi. Adamın gülmemek için dudaklarını ısırdığını görebiliyordu ve bu genç cadının moralini bozmuştu.  Doğru söylüyordu böyle tehdit etmekle bir şey yapamazdı hem üstelik adamın önüne çantasındaki belgeleri bile fırlatıp atsa Adras bunu da düşünmüş olurdu ve bunu yasal bir ticarete dökmüş olurdu. Eli boş gitmek istemiyordu en azından giderse kötü olurdu ama genç adamın kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini biliyordu. Büyük d'Ibelin ile bu yüzden anlaşmamış mıydı ne kadar çok para o kadar çok ticaret ve saygı bundan emindi.

Karşısısında ki adam parmağını asanın ucuna koyarak onu aşağı indirmişti ve konuşmak istemişti. Genç cadı yine de tedbir olarak asasını elinde tutuyordu. Başını tamam anlamında salladı "Ama en ufak bir hareketle" dedi asasını göstererek. En ufak şüphelendiğinde dair hamle yapmaya hazırdı genç cadı normalde böyle birileri ile konuşmak pekte akılcıl değildi sıkıştırır ve onları konuşturmaya çalışırdı. Karşısındaki adam ile belki konuşurlarsa Adrasa sırt çevirebilirdi sırf çıkarları doğrultusunda. Adam cebine el attığında genç cadı asasını adama tuttu tekrardan adam bir şey yok sadece sigara paketi der gibi ona göstererek çıkarış ve sigarasını yakıp içmişti. Genç cadı bu saygısızlık sonucu genç adamı öldürebilirdi ama yapmadı. Ona canlı ihtiyacı vardı belki işin sonunda bunu yapardı yada yapmasına da gerek kalırdı ama şuan tek düşündüğü büyük d'Ibelin ile ilgili bir şeyler koparmaktı. Genç cadı derin bir nefes çekti ve elindeki kozları taradı. Çantasında ki dosyalar bu adam karşısında tamamen çöpten farkı yoktu. "Eğer Adrası bana verirsen bende bazı şeylere göz yumabilirim daha doğrusu bakanlık göz yumar" dedi genç cadı. Bu adamın işine gelebileceğini biliyordu yani kaçak silah satarken yakalanma riski yüksekti ve yakalandığında seherbazlar tarafından götürülüp yargılanmak. "Bana Adrası ver bizde işine karışmayız yani bunu görmezden geliriz" dedi sözlerini tamamlar niteliğinde yüzünde ki sert ve ciddi ifadeyi bozmamaya çalıştı. İçinden bunun işe yaramasını istiyordu başka kullanacak kozu var mıydı bilmiyordu ama bu adamı tekrardan görüşmesi gibi bir olay yoktu. Adrasın yanına sızan basın kılıklı kadın olduğu anlaşılırsa bütün emekleri çöpe giderdi tabi kendisi de toprağın altına gömülürdü belkide bedeni bir yere atılır öylece çürümeye bırakılırdı.

Çevrimdışı Bartemius Rosier

  • Bakanlık Çalışanı
  • 5. Seviye
  • İleti: 19
  • 718 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Bartemius Rosier
  • Güç Puanı: 15
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Emre
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: -
  • Biçim Değiştirme Gücü: 5
  • Lanet Gücü: 12
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 5
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 2
Ynt: FB - Yıldız
« Yanıtla #3 : 01 Nisan, 2023 23:54:13 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ramin Drejlaskov

Her insanın bir fiyatı vardır. Böyle duymuştu birilerinden. Kendisinin de bir fiyatı olduğunu biliyordu ancak yüksek miktarda paralar onu oltaya getirmeye yetmezdi. Birisini ele vermek düzenli geliri ortadan kaldırıp onu bir an da gelip bir an da gidecek bir para ile baş başa bırakırdı. Onu oltaya getirecek şey somut olmayan ancak kapıları açacak veya kilitleyecek soyut bir anahtardı. Kadının sözlerini kafasından geçirdi. Seherbazların onu görmezden gelmesi ile ilgili bazı şeyler zırvalamıştı. Bu Ramin için pek bir şey ifade etmiyordu. En azından şimdiye kadar. Bu güne kadar yaptığı tüm ticaretlerde belgeleri neredeyse kusursuz ayarlamıştı bu yüzden yakalanma riski çok azdı ancak bu sohbetlerinden sonra eğer bunu kabul etmezse önüne iki seçenek çıkıyordu ya kadının buradan eli boş dönüp tüm gözleri üstüne çekecekti ya da kadını d'Ibelin'e ispiyonlayıp işlerine devam edecekti. Her iki şekilde de işlerini tehlikeye sokacağı için sonu onun açısından olumlu şekilde sonuçlanmayacaktı. Yine de bu teklifi yapan birisi onun için daha da faydalı bir teklifte bulunmayı düşünebilirdi. Eğer gösterdiği rahatlığı korursa teklifi kabul etmemesinin Ramin'in değil de karşısındaki kadın için kötü olacağını gösterebilirdi.

"Bu tarz ufak şeyler sana birini ispiyonlamam için yeterli değil bunu biliyorsun." Aslında kadının bir şey bildiği yoktu. Pekala böyle bir teklif karşılığında d'Ibelini satardı. Ancak yine de koparabildiği en büyük parçayı koparmak istiyordu. Ellerini göğsünde birleştirdi ağzının kenarından sigarası sarkıyordu. Görüntü itibari ile durumu umursamıyor gibi görünüyor, hatta sokak serserisinden farksız bir tip sergiliyordu. Ama durum tam tersiydi. Şu an karşısında bir av duruyordu ve en büyük parçayı koparan aslan olmak istiyordu. "Sayın? Ya da her ne ise. Teklifiniz güzel ancak ne yazık ki yetersiz." Kafasında aşağı yukarı elini nasıl arttıracağını planlamıştı. Yeni yeni başladığı büyük işler için ufak bir bakanlık yardımı sıkıntı çıkarmazdı. "Sizden tüm bunların yanında para trafiğimin gözden kaçırılmasını ve hakkımdaki bilgilerin hatrı sayılır miktarda silinmesini istiyorum. Biliyorum istediğim şey sizin sınırlarınızı aşıyor ancak Adras d'Ibelin gibi birinin kellesi o kadar da ucuz değil." Sigarasından bir nefes daha çekip yere attı. Yuvarlanan sigara konteynerlerden uzağa gitmişti. Adamları sigaranın oradan geldiğini fark edecek kadar zekilerdi bu yüzden aralarındaki sohbet kısa sürede bitmezse en azından birisi buraya kontrol etmek için gelirdi ve bu da karşısındaki kadın için pek de iyi olmazdı. Kendisi sıkıntıya girse bile tüm bakanlığı riske sokmuş olurdu bu yüzden yüzündeki gülümsemenin tüm ifadesini ele geçirmesine izin verdi. "Benim karşı teklifimde bu. Kabul ediyorsanız sizi gemide ağırlamak isterim." Eli ile gemiyi gösterdi. Şu an tüm kartlar onun elinde sayılırdı. Bu yüzden içindeki rahatlık dışarıdan çok rahat hissediliyordu.

Çevrimdışı Nora Gray

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 42
  • 211 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Nora Gray
  • Güç Puanı: 25
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Nora
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 8
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 3
Ynt: FB - Yıldız
« Yanıtla #4 : 02 Nisan, 2023 10:54:35 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Zamanın kısıtlı olduğunu biliyordu bir an önce bu konuşma son bulmalıydı ve adamı ikna etmeliydi. Para yada ölüm gibi ucuz ve basit işler işe yaramayacağını biliyordu. Karşı da aptal gibi mi duruyordu yoksa iyi seherbazı oynamayı bırakmalı mıydı. Daha ciddi olması gerektiğini biliyordu fakat daha sert olursa kötü seherbaza dönüşebilir bu da bazı sorunlara yok açardı. Belki de dönüşmesi gerekiyordu kendisini toparlayıp asasını tekrardan adama doğrultması ama adamın ölüm korkusu gibi bir korkusu yoktu bu gibi tiplerle anca anlaşarak olay çözülürdü. Teklifin yetersiz olduğunu duyduğunda kaşlarını kaldırdı. Daha ne istiyordu bu adam bakanlık olarak işlerini görmezden geleceklerini söylemişti belki de daha farklı bir şey istiyordu. Genç cadı istediğine göre plan yapacaktı bazı konulara eli uzanmaya bilirdi bu durumda da Balian'a bildirmesi gerekiyordu. Gerçi bakanlıklarda arkadaşları olması hatta güvenilir dostlarının olması bu konuyu biraz olsun kolaylaştırabilirdi. Adras meselesi bittiği zaman zaten bu gibi adamların çaresine bakanlığın bakacağını biliyordu.

Nora genç adama bir adım daha yaklaştı ve kulağına fısıldar gibi "Hayır" dedi daha sonra ondan uzaklaştı. Konuşma işini burada halledeceklerdi belki sonra adamı eski yerine yollayabilirdi. Bakışlarını yuvarlanarak giden sigara izmaritine dikti. Daha sonra aklına gelen şey ile asasına davrandı ve küçük bir büyü izmaritin ona doğru gelmesini sağladı. İzmariti yere atıp ayağı ile ezdi artık hem sözmüş hemde şüphe uyandırmazdı. Bakışlarını sertleştirip adama dikti. "Adın her ne ise..." dedi daha demin ki adamın sözlerine karşılık olarak. Bu ticareti gerçekleştirmek belkide daha ileri gitmemesi için bir yol aramak için bir kaç saniye duraksadı. [Color=teal"Bak bu mesele bakanlıkla alakalı değil"[/color] dedi genç cadı. Meseleyi başka bir mevzuya bağlamaya karar vermişti. Şunun emri ile geldim derse kendisinden başka kişileri ile de tehlikeye atabilirdi. [d'Ibelin'in bana kötülüğü oldu ve şimdi ben de onun canını yakmak istiyorum"[/color] dedi daha sonra "Tamamen kişisel" diye ekledi. Karşısındaki adamın bu durum umurunda değil gibi duruyordu "Daha demin kendi söylediklerimi yapabilirim ve evet bakanlıkta dosya işlerine erişimim var bazı konularda isminizi silinmiş sayabilirsiniz" dedi genç cadı. Drejlaskov ismi birkaç dosyada geçiyordu; silah tüccarı, silah taciri ve silah kaçakçısı gibi farklı farklı kimisi yasal kimisi yasa dışı işlerde geçtiğini biliyordu. Genç cadı çantasında bulunan dosyayı çıkardı ve üzerinde adamın ismi yazdığını gösterdi "Bu dosyayı sıradan bir çalışan hazırlayamaz bunu biliyorsunuz" dedi ve pek kalın olmayan dosyanın aslında baş seherbazın mührü olması gereken yerlerin boş olduğunu gösterdi. "Beni ulaşarak hazırladığım bu dosya gibi bakanlıkta dosyaların olduğunu biliyorum belki kaza ile sizin isminizin üstüne her birinin*burayı vurgulayarak söylemişti* küçük bir büyü vurup isminiz silinebilir" dedi. Bu olay genç adamın dikkatini çekmişe benziyordu. Bu konuyu Balian ile konuşmalıydı belki itiraz edecekti ama adamdan bilgi almanın yolunun anca bu olduğunu biliyordu.  "Para konusuna gelecek olursak, isminiz dosyalardan zaten silindiğinde bu gibi durumlara gerek kalmayacağını düşünüyorum" dedi. Umarım bu anlaşma işine yarardı Adras için tek bir bilgi bile onun için çok kıymetliydi.

Çevrimdışı Bartemius Rosier

  • Bakanlık Çalışanı
  • 5. Seviye
  • İleti: 19
  • 718 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Bartemius Rosier
  • Güç Puanı: 15
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Emre
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: -
  • Biçim Değiştirme Gücü: 5
  • Lanet Gücü: 12
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 5
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 2
Ynt: FB - Yıldız
« Yanıtla #5 : 02 Nisan, 2023 12:59:52 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Ramin Drejlaskov


İhanet. Her insanın damarlarında mutlaka olan bir "şey." Hissedilen tüm duygular arasında en çok etki eden de bu olur genelde. Bir insanın düşerken bile aklına gelebilecek bir histir ihanet. Herkesin bir fiyatı vardır diye düşünmüştü bu sohbete başlarken. Öyleydi de. Ama her insan kendi fiyatını kendi belirlerdi. Sunduğu karşı teklif ağzından kelime kelime döküldüğünde kazanacağını biliyordu. Bir şeyler kazanmıştı da. Yine de bu noktaya gelmeyi beklemiyordu. Sıradan bir silah tüccarı iken nasıl şimdi burada devlet ile pazarlık ediyordu ki? Hayatı onun kontrolü dışında ilerlemiş ve onu şekillendirmişti. Eskiden duyduğu vicdani rahatsızlık şimdi onu etki altına almayı tamamen bırakmış ve illegal işler yapan birine çevirmişti onu. İnsan düşüncelerinden uzak bir hayat kurmanın getirisi olan bu kişilik değişikliği belki de buradan karlı çıkmasını sağlayacaktı.

"Beni ulaşarak hazırladığım bu dosya gibi bakanlıkta dosyaların olduğunu biliyorum belki kaza ile sizin isminizin üstüne her birinin küçük bir büyü vurup isminiz silinebilir. Para konusuna gelecek olursak, isminiz dosyalardan zaten silindiğinde bu gibi durumlara gerek kalmayacağını düşünüyorum" Ellerini yemek görmüş gibi birbirine sürttü. Bir kaç kelimenin bir araya gelerek oluşturduğu büyülü cümleler gibiydi bu söylenenler. İstediği tüm ortamlarda bir elinin olması daima işine yarardı. Suratındaki şeytani gülümseme yerini memnuniyet dolu sapıkça bir gülümseme ile yer değiştirmişti. Elini ceketinin cebine atıp iki kağıt çıkardı Biri Adras ile yaptığı yazılı anlaşma diğeri de gemilerin rotalarının yazdığı, malların sevkiyatı için kime ne kadar para ödendiği ve silahların nereden çıktığını yazan küçük bir not defteriydi. Elindeki kağıtları karşısında duran kadının eline tutuştururken aynı zamanda üstüne adının yazılı olduğu dosyayı aldı. Kadının elinde bu dosyanın kopyası olduğunu biliyordu ancak bu bir nevi güven anlaşmasıydı. "Teklifiniz tahmin edersiniz ki ilgimi çok çekti." Dosyayı alıp hızla göz gezdirdikten sonra dürüp ceketinin iç cebine koydu.


"Adras d'Ibelin. Sağ kolu Matthew Silver. İllegal işler ile çok fazla haşır neşir. Türk büyücüleri savaşında da parmağı olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte bir kaç kişiyi öldürmüş olma ihtimali yüksek. Bir arkadaşıma birisini öldürmek için iş teklif ettiğini biliyorum. Bununla birlikte ser verip sır vermeyen birisi. Çok fazla bir şey bildiğim söylenemez." Sözünü bitirdiğinde geminin sireni iki defa çaldı. Bu teslimatın bittiğini gösteriyordu. Kısa sürede oraya gitmesi gerekiyordu bu yüzden ceketinin önünü ilikleyip düzeltti. "Sormak istediğini başka bir şey yoksa işime geri dönmem gerekiyor." Ellerini tekrar cebine atmış kadından bir iki adım uzaklaşmıştı.

Çevrimdışı Nora Gray

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 42
  • 211 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Nora Gray
  • Güç Puanı: 25
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Nora
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 8
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 3
Ynt: FB - Yıldız
« Yanıtla #6 : 02 Nisan, 2023 15:54:30 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »

Bu olay ilerde başlarını biraz ağrıtabilirdi ama bunu yapmalıydı. En azında karşısındaki adamdan istediğini almanın bir yolunu bulmuştu ve bazı bilgiler işe yarayacak düzeydeydi. Balian'a bu olayı anlatmalıydı yada küçük bir mektup bile işi görürdü en azından aldığı bilgileri o mektuba dökmesi gerekiyordu.  Karşısındaki adam elini cebine attığında Nora'nın tedirginliği arttı. Elindeki adama doğrulttu tekrardan adamın cebinden iki küçük kağıt parçasını gördüğünde rahatladı. Yani anlaşma gerçekleşmişti en azından. Kağıdı genç cadıya uzattığında diğer eli de dosyaya gitmişti. Demek dosyayı istiyordu diye geçirdi içinde kabul dedi nede olsa bunun kopyası vardı en azından bir kopyasını da Balian'a verdiğini biliyordu. Genç adam eline tutuşturduğu kağıt parçalarından sonra Nora dosyayı adım eline bıraktı. Buruşmuş kağıtları açtı ve göz attı büyük d'Ibelin ile yapılan anlaşma diğeri de gemi hakkında bilgilerdi. Kağıtları çantasına attıktan sonra bakışlarını adama çevirdi, o da dosyayı ceketinin cebine sokmakla uğraşıyordu.

İki isim birden birisi zaten istediği kişiydi diğeri de sağ kolu olan adam. Genç cadıyı adama götüren genç olduğunu tahmin etti. Balian'ın dediği sağ kol bu adam hakkında küçük bir dosya hazırlamıştı aslında ama detayını bulmalıydı. Daha sonra büyücünün Adrasın adam tuttuğunu ve birini öldüreceğini duydu. Demek yine bir iş peşindeydi o kişi kimse onu bulmalı ve Balian'a haber vermeliydi ama bu olayı çözmek içinde Adrasa yakın olması gerektiğini biliyordu. Adamın gitmesi gerektiğini o da biliyordu lakin geminin sireni bunun habercisiydi ve işler ters giderse ortalık karışacaktı. Aslında sormak istediği o kadar çok vardı ki ama bunun şimdi zamanı değildi. Bu aldığı bilgilerin yeterli olduğunu biliyordu. "Eğer zarar görmek istemiyorsan ne yap ne et o adamı yalnız başına bırak" dedi genç cadı adamı uyarır neticesinde. Adrası eğer yakalayıp götürürlerse yani olayı sorunsuz şekilde hallolursa karşısındaki adam da bundan nasibini alacağını biliyordu. "Ya da" dedi sözlerine devam ettirecek nitelikte. "Yok benim canım önemsiz para daha tatlı geliyor dersen suçu üzerine yıkacak başka bir silah tüccarı bulursan iyi edersin" dedi. *Tüccarı* sözcüğünü de yine vurgulayarak söylemişti. Bunun sadece karşısındaki adam için değil kendilerine de zarar vereceğini biliyordu. Büyücü anlamış niteliğinde başını sallarken konteynerlerin arasından çıktı genç cadı da istediği bilgileri zor da olsa almıştı ve burada işi kalmadığına göre cisimlenerek gözden kayboldu.


SON