Genç büyücünün firar edip kendi işini kurmasının üzerinden tam dört yıl geçmişti. Sirkler insanların sevdiği ve ileride de sevmeye devam edeceği eğlence mekanlarıydı. Her yaştan, her milletten, her kandan insan zevk alabilirdi sirke gidip gösteri izlemekten, bunun için bir kriter yoktu. O yüzden herkesi eğlendirip güldürebilmek için dünyayı geziyordu, her ne kadar 'yanlış' bir yöntem kullanıyor olsa da. Nereden veya neden gezmeye başladığını hatırlamıyordu ancak işine başlamadan önce kendi hafızasıyla oynadığını biliyordu. Dört yıl önce bugün kendine dair hiçbir şey bilmez şekilde uyanmıştı. İnin cinin top oynamakta olduğu ıssız, bomboş bir arazide, yanında üç beş eşya, elinde bir not...
"Eskiye dair hiçbir şeye ihtiyacın yok, eski dostum. Bilmen gereken her şeyi anlatacağım sana. Senin en büyük hayalin kendi gezgin sirkini kurup dünyayı gezmek. Neler yapman gerektiği çantandaki mavi defterde yazıyor, çoğu şeyi senin için çoktan hazırladım. Geçmişini öğrenmeye çalışma, uyandığın yere uzun süre geri dönme, defterdekileri takip et ancak canının istediğini yapmaktan da çekinme. Adını bilmen yeterli; Cheshire. Doğum günün kutlu olsun, benim sana verebileceğim en büyük hediye bu.
Sevgiler, en eski ve en sadık dostun; Chester Veneris."
Görünüşe göre büyüden önce sandığı kadar aptal değildi çünkü kısa süre içinde bir yere bir şey yazması gerekmiş, mektuptaki yazıyla tıpatıp aynı olduğunu fark edince olayı çakmıştı. Gerçek adının Chester Veneris olduğunu anlamışsa da geçmişteki kendini kırmak istemedi, sadece ve sadece Cheshire olmaya devam etti. Defter oldukça kalındı ve bütün sayfaları tamamen işine yarayacak bilgilerle doldurulmuştu. Ayrıca hafızası tamamen silinmiş olmasına rağmen nedense ne ara öğrendiğini bile bilmediği büyüleri yapabiliyor, saçma sapan ama yaptığı her şeye fayda sağlayan rastgele bilgiler biliyordu. Böylelikle sirkini kurdu ve defterde yazan şeylerle deneyler yapmaya başladı. Başta yaptıkları etik gelmemişti ancak zamanla bundan ne kadar zevk aldığını fark etti.
Böylelikle, bugün dördüncü yılını kutluyordu sirk. Çin'de geçirmiş olduğu üç ayın ardından yeterli olduğuna kanaat getirerek sıradaki durağını Rusya bellemişti, yoldalardı Cheshire ve tayfası. Yolculuk gayet sakin geçiyordu, gösteriye hazırlanan çalışanlar, etrafla ilgilenen uşaklar, gizli bir odanın içinde yardım çığlıkları atıp ağlayan ve çoğunluğu mugglelardan oluşan denekler... Çok huzurlu bir akşamdı. Ta ki sirkin girişlerinden biri açıldığında parlayan minik toplardan biri parlayana kadar. Tek kaşını kaldırdı ve yüzünü bir sırıtış kapladı, bu giriş pek de kullanılabilen bir giriş değildi çünkü açılması için sirkin bir milyon gizeminden birini çözmeniz gerekiyordu. Yerinden doğrulup güzel güzel, uzun uzun gerindi kedi gibi. Oyalanarak, yavaş adımlarla davetsiz misafirinin bulunduğu yere gitmeye başladı. Oyalanıyordu çünkü sirki gıdıklamayı akıl edebilecek bu misafirinin etrafı incelemeye vakti olsun istiyordu.
Sonunda gelen kişiyi cidden meraklı meraklı bir şeyleri kurcalarken yakaladı. Karşısında kendisiyle yaşıt gibi duran ve güzelliği reddedilemeyecek Çinli bir genç vardı. Yolda kadınlara ıslık çalan abaza herifler gibi ıslık çaldı ve gencin gözleri kendine döndüğü an parmağını şıklatmasıyla zavallının halatlarla bağlanması bir oldu. El ve ayak bileklerinden yakaladı onu halatlar. X şekline getirilmiş misafir neye uğradığını şaşırmıştı haliyle. Bir şey demek için ağzını bile açamadan Cheshire önce abartılı selamlamasını* yaparak lafa girdi.
*İmzadaki gif.
"Aman aman, iyi akşamlar beyefendi! İnanır mısınız, sirkimde fareler dolaşıyor. Sirkime benden habersiz girip etrafı kurcalıyor bu farecikler. Sizce farelere ne yapmalıyım?" diye sordu. Beklediği korkmuş ve tırsak tepkinin aksine hafif alaycı bir tepki aldığında sırıtışı genişledi, mucit olduğunu öğrendiği adamı dinledi. "Yaa öyle mi? Demek mucitsiniz. Benim de tam öyle birini işe almam gerekiyordu ancak kimse iş tempoma yetişemiyor. Şöyle yapalım o zaman; ben sizi öldürmek yerine işe alayım!" dedi. Olumlu bir cevap alınca işin içinde bir boklar olduğunu belli edecek şekilde gülmeye başladı. "Ama önce uygun musunuz diye kontrol etmem gerekiyor, anlarsınız ya! Sınava sokacağım sizi." dedi ve adamın gözlerini bağladı. Bilekleri çözüldüğü için bir iki saniyeliğine rahatlayacak gibi olan mucit daha bu fırsatı bulamadan tekrar farklı bir pozisyonda bağlanınca ne hissetmişti acaba? Sonrasında ise Cheshire tarafından havada süzüle süzüle bir yere götürülmüştü tabii; sirkin özel bölümüne.