Npc Büyücü: Adras d'Ibelin
Kıbrıs'ın karışması an meselesiydi. Türkiye ve Rumlar arasındaki siyasi meseleler alevlenirken bu işten karlı çıkacak olan Adras ise durumdan son derece memnundu. "Ayşe'yi tatile çıkartmak cok kolay olacak." para ve başarının kokusundan mest olan Adras, Ramin ile iş birliği yapmanın doğru bir karar olduğunu tekrarladı zihninden. Ama tek işi bu değildi tabi ki. Konsey üyeliğinin getirdiği sorumluluklarıda vardı artık. Bu konu üzerinde çalışmaya başlamıştı sağ kolu ile birlikte.
Matthew'in getirdiği belgeleri incelerken, dosya destesinin en altında duran gazete gözüne çarpıp duruyordu. Dikkatini çeken bir haberdi sadece. Yeğeninin oğlu Balian'ın, yeni mevkisinde parmağının olduğunu düşünüyordu halk. Daha doğrusu bu düşünceye sahip gazeteci, algı yönetimi yaparak halkı bu yönde düşünmeye itiyor gibiydi. Haberlerin asılsız olması bir yana dursun, Balian'ın o mevkiye gelmesinin yararından çok zararı olacaktı Adras için. Herifin kız kardeşini öldürten amcasına ne gibi bir faydası olabilirdi ki? Son derece gereksiz ve saçma haberlere ailesinin soyadını taşıyan birisinin, Balian'ın, konu olması sinirlenmesine neden olmuştu. Atamalarla ilgili oylama yaptıkları bir toplantı çıkışında avını bekleyen kurtlar gibi bekleyen gazetecilere yaptığı açıklama, bir süs misali yerleştirilmişti habere. "Mathew'i çağırın!" Diye bağırdı sesindeki sinirli tonla. Calışma odasının kapı eşiğinde bekleyen hizmetçinin telaşlı adımlarla uzaklaştığını görüp, masanın çekmecesini açtı. Orada bekleyen bir zarfı alıp, üzerinde yazan isme baktı. Gazeteci bir kadına ait bu isme, bir anlam yüklemek için bakmaya başladı. Konsey üyelerinden biriyle temasa geçip, altın değerinde ki haberini yapma sevdasında olan bir genç bayan olmalıydı. Mektupla ulaşmayı seçmişti Adras'a. Mektup ilk önce Matthew'in değerlendirmesinden geçiyor, sonra Adras'a iletiliyordu. Başta olumsuz yanıt vermek istiyorken, ailesinin karıştığı dedikoduları örtecek, geçmişini anlatan bir röportajın gerekli olabileceğini düşünmüştü. Gerek ekonomik gerekse ideolojik olarak başarılarla dolu bir aile geçmişi, halkı ve iş adamlarından oluşan zengin sınıfı etkilemek için iyi bir argümandı.
Çok geçmeden az önce çağırdığı genç müdürü karşısında görünce doğruldu. Yaşlanan gözlerinin daha iyi görmesi için taktığı gözlüklerinin üzerinden attığı bir kaç bakış sonrası konuşmaya başladı. "Genç gazeteciyi bizzat senin alıp gelmeni istiyorum. Büyük bir karşılama olmasına gerek yok ama baştan ciddiyeti hissettirmek lazım. Bu odada ağırlamak istiyorum kendisini." diyerek bugünkü görevlerinden bahsetti genç müdüre. Yuvarlak çerçeveleri olan gözlüğünü sadece okurken kullanıyordu. Bu yüzden işi bitince boynundaki iplikten kurtulup, gözlüğü çıkarttı. Masasında ki yerine yerleştirirken, hizmetçi kız dosyaları alıp dolaplara yerleştirmeye başlamıştı. Bu sırada saatine bakan Matthew "Gelmek üzeredir." dedikten sonra odayı terk etti. "Kahvemi getir." dosyalarla işini bitiren kız, Adras'ın sade kahvesini getirmek üzere odadan çıktı. Yarım saat içerisinde gelecek olan konuğunu beklerken, ona eşlik edecekti dumanı üzerindeki bu fincan.