Karakter Adı / Soyadı: Lau Tou Space
Karakterin Yaşı: 30
------
Kişilik Özellikleri: Lau, isminin zarifliğine ters olarak baya agresiftir. Etrafındaki kimseyi ve olayları görünüş olarak umursamaz olsa da ilgisini çekmeyi başaran kişiler ve olayları umursayabilir. Keçilerden bile daha çok inatçıdır. Son olarak her ne kadar kaba saba, inatçı ve iğrenç bir sihirbaz olsa da mutlak tarafsızlığa inanan, kendi içerisinde yaşatan birisidir.
-------
Karakterin Kısaca Özeti: Darius ve Lesley çiftinin ikizlerinden birisidir Lau. Lau, ikizinden birkaç dakika önce çıktığı için hep ikizine büyükmüş gibk davranır, içten içe ona nefret kusardı çünkü ondan bir tane daha vardi. Tek olmak istediği bu evde, ailede, dünyada ondan bir tane daha vardı ve bu sebep ikizinden nefret etmesi için yeterliydi. Space ailesi kalabalık olarak bilinen bir aile olsa da hiç bir zaman topli olarak gözükmemiş hep ayrı ayrı yerlerde isimlerini duyurmuş olarak bölünük bir aileydi ki bir olay olana kadar. Bu olay tabiki de ikizlerin doğumu idi. Lau ve Lui ikizleri doğduğunda Space ailesi devasa nir malikanede dolusarak hayatlarını orada yaşamaya başlamışlardı. Lau ve Lui çocukluğunu dışarıda geçiremeyen bahtsız çocuklardı. Onun yasındaki çocuklar dışarıda oynuyor, kelebek yakalayıp eğlenirken Lau ve Lui malikaneden çıkmaları yasak bir sekilde hayatlarını geçirmekle mecburdular. Malikaneden ill çıktıklarında yaşları 8 idi. 8 yaşında olan Lau ve Lui ikizler dışarıda oynamayı yeni öğreniyor, öğrenme aşamalarında ise diğer çocuklar onlarla dalga geçiyordu. İkizler 10 yaşına geldiklerinde ailelerinden basit, teorik olarak ders almaya başladılar. Bu dersler normal okulda öğretilen yöntemle değil de uygulamalı olarak gösteriliyordu. Malikanenin bahçesinde ve özel bir alanda kurulu olan serada büyülü ve büyüsüz bitkilerin yetistirilmesi ve onların dikimi, bahçede veya bos bir ortamda ailesinden büyük olan kişilerin yaptıkları büyülerin nasıl yapıldığını ve tarihlerini hepsini yavaş yavaş öğretiyor, hazırlık yapıyorlardı. Böyle geçen bir yılın ardından ise 11 yaşına gelmişlerdi. Ailesinin en yaşlılarından olan Mortimer dedenin anlattığı Hogwarts okuluna gitmelerine az kalmıştı. Doğum gününün olduğu sabah ise annesinin elinde olan iki mektubu görünce yeni olacsk olan hayatlarına merhaba demişlerdi.
--------
İkizlerin Hogwarts macerası çok hızlı başlamışlardı. İkizler bunca zamandır biribirinden nefret etselerde hep aynı yerde olduklarından beraber uyumlu bir sekildr yaşarken okula geldiklerinde birisinin Slytherin (Lau) birisinin ise Gryffindor (Lui) olması bu iki ezeli binalara yerleştiklerinden içlerinde biriken nefreti rahatca kısabiliyorlardı. İkizler evde gördükleri eğitim sebebiyle diğer öğrencilerden sıyrılmış, okulun iyi öğrenciler arasında olup bina başkanlığına kadar yükselmiş, mezun olana kadar da bırakmamışlardır. Lau mezun olduktan hemen sonra kendine bir iş aramak istemişti andak bu genç yaşın verdiği gaz ile iş aramak yerine başıboş dolaşmış, birkac sene böylece serserilik yaparak geçirmiştir. Birkaç sene sonrasında ise artık bir is yapmak istemiş ve işe girmek için her yere bakınıyordu. Ksks alanında bilgin olduğundan lanet kırıcı olarak bir is bulmuştu. Lanet kırıcı olarak güzel bir performans yapıyordu ancak bu basit ve sıradan bir iş olduğunu anlayınca istifa ederek eskiden okuduğu ve o güzel anıların ve ikizine olan nefretlerin olduğu koridorlardan geçmek, derslikte bir profesör olarak gezinmek için açıkta olan K.S.K.S dersine başvurmuştu.
----
İstediğiniz Meslek: Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörlüğü.
----
Büyü Yatkınlıkları:
Biçim Değiştirme Gücü: 8
Lanet Gücü: 18
Tılsım Gücü: 8
İksir Gücü: 3
------
Karakterinizin (varsa) Mensubu Olduğu Grup: Yok.
------
Örnek Roleplay: Lau, kahverengi bavulunu yere sürte sürte sonunda kendi ofisinim kapısına gelmişti. Uzunca koridorun ortalarında konumunda olan ofisi, konumu neticesinde çoğu öğrencinin gidip geldiği ve ses çıkardığı bir noktadaydı. Lau daha baslamadan bu seslerden cok çekecek gibiydi. Kapının kulpunu eliyle kavrayıp sadece kendisinin girebileceği şekilde kapısını aralayıp içeriye süzüldü. Ofise geldiginde odayı iyice gözlemlemesine gerek kalmamıştı çünkü öğrenciyken hep bu ofise geliyor, profesörle konusup balkabağı suyu içiyorlardı. Kendisinden önce olan profesör odayı cok değiştirmemişti. Oda hala geniş, eskisi gibi çok düzenli ve topluydu. Lau eski profesörün neden istifa ettiğini merak ediyorken elindeki bavuluyla beraber ofisinde bulunan yatak odasina doğru götürüyordu. Ofisin içerisinde attığı her adımla birlikte ahşap zeminden sesler çıkıyor, ofisin içerisinde olan sessizliği tahtaların çıkardığı sesler sessizliği keskin bir bıçak misali kesiyordu. Ofisine birkaç saate alışmış, eşyalarını masaya koymuştu. Masanın üzerinde sınıflara göre özel olan ders kitapları, o kitaplardan aldigi özel notlar ve ne zaman hangi derse gireceği olan program var idi. Karanlık Sanatlarin girişinden tutup da karanlık iksirler, yaratıklar gibi diğer alt dallarla da ilgili olmak, oralardan gelebilecek olan sorulara karşı cevap vermek için kitaplarina bakıp tıpkı bir öğrenci gibi deliler gibi çalışıyordu. Saatler geçmiş, açık olan pencereden gelen ay ışığının vurmasıyla çalışmasına ara vermesi gerektiğini anlayarak oturduğu sandalyeden geriye yaslandı. Derin bir nefes aldıktan sonra o kadat saat çalışmanın verdiği miskinliği eşliğinde sandalyesinden doğrulması eşliğinde sarı saçlarını dağıtmak için sağ elini hafiften kaldırıp önce anlına hafiften bir masaj yaparak akşamın bir yarısında bir anda gelen özel şarap isteğini baskılamaya çalıştı. Aldığı derin nefesi, geri verirken aldığı nefesten daha uzun sürede vererek kendisini rahatlatmaya çalışsa dahi saçlarını karıştırırken elini özel şişelerine doğru uzattı. Çantanın içinden bir şişe şarap ve bardağını çektikten sonra şarabı bardağa dökmüştü. Tek eliyle tuttuğu bardağın içinde olan kızıl sıvıyı incelerken bir anda şişeyi ağızına koyup boğazından geçirip midesine indirmeden derin bir nefes aldı daha sonrasinda ise bir anda kafasına bardaği dikmişti. Bir bardak şarabı tek seferde bitirdikten sonra ayakta duruyordu. Birazcık hava alma isteği yavas yavas gelirken ilk iş standartlaşmış ipek gömleğini giydikten sonra kadife siyah pantolonunu giyindi. Ayakkabılarını ise özel olarak hem koşmasına el verişli hem şık duran siyah timsah derisi olarak seçmişti. Bu şık kombinini bitirmek için ise kadife bordo kravatını dikkatli şekilde boyununa geçirip kendisini boğmadan ama şık duracak şekilde bağladı. Tüm bu hazırlık sürecinin bitimi eşliğinde midesinden gelen sesler sessiz ofiste yankılanmaya başlamıştı. Lau, bu sesler sebebiyle dışarıya çıkma isini iptal edip büyük salonda bir şeyler atıştırmaya karar verdi ve kapıya yöneldi. Derin bir nefes aldıktan sonra kapıyı kara büyü eşliğinde kapıyı lanetlerle kilitledi ve adımını büyük salona doğru atmıştı.