[justify]Attığı sopa Euguene'e değilde Seth'e denk gelince tekrar bir küfür patlattı.
"Ya bıraksana, babanın oğlu mu bu piç?" Seth, bir saniye bile tereddüt etmeden sopanın önüne atmıştı kendini. Cwenhild'in yaşına göre ne kadar sert bir vurucu olduğu ve attığı bludgerların tam anlamıyla 'kodummu oturtur' sınıfa girdiği hesaba katılınca bu gerçekten cesurca bir hareketti. Seth canının yandığını belli etmemeye çalışıyordu ancak, Cwenhild canının yandığını biliyordu. Gram üzülmedi çocuğa, kendi salaklığıydı! Bıraksaydı da parça pinçik etseydi o Euguene denen şerefsizi! Sopayı attıktan sonra bir şeyi fark etti. Biraz savunmasız kalmıştı. Sopa sayesinde uzak tutabildiği 'takım arkadaşları' şimdi üzerine daha rahat çullanabilir hale gelmişti. Lakin kız yine de geri adım atmadı. Evet, kesinlikle dayak yiyecekti ama savaşmadan, birilerine bir iki yumruk geçirmeden gitmeyecekti kesinlikle. Kendini kavgaya iyiden iyiye hazırlamış ve ellerini sıkı sıkı yumruk yapmışken içeriye bina sorumlusu girdi. İşte o zaman Cwenhild biraz olsun korktu. Kadından, yada ona doğru parmaklarını doğrultan takım arkadaşlarından değil, annesinden.
"Sen mi yaptın?" diye sordu kadın sorgularcasına.
"Evet!" diye cevapladı kızıl saçlı, birazda diklenerek.
"Ettiğin küfürler koridorlarda yankılanıyor, terbiyesiz! Düş önüme! Carter, yeni bir vurucu ara önümüzdeki sezon için. Bayan Muirghéal bugünden itibaren takımdan atılmış bulunmakta!" Cwenhild'in gözleri büyüdü, bina sorumlusunun gelişiyle sönmeye başlayan alev daha da güçlü harlandı.
"Bu salak yüzünden kupayı kaybediyoruz ama takımdan ben atılıyorum ha! Haksızlık bu!" diye çığırdı ancak haklıyken haksız konumuna kendini çoktan düşürmüştü. Kadın hiç bir şey söylemeden Cwenhildin yakasına yapıştı ve kızı sürükleye sürükleye ofisine götürdü. Seth bir şeyler söylemeye durumu düzeltmeye çalışıyordu ancak Cwenhild çocuğun çabalarını boşa çıkarmıştı bir kere. Soyunma odasından çıkarken takım arkadaşlarının arkasından onu nasıl çekiştirdiğini gayet net duyabiliyordu. Belli etmese de biraz üzülmüştü. Quidditch oynamayı seviyordu. İyiydi de bu işte, sadece kupayı kazanmak istemişti. Diğerleri bunu istemediği için kaybetmiş olmayı sindirememişti. Bina sorumlusunun ofisine geldiklerinde kadın sert bir biçimde kızı sandalyeye oturttu. Tablolardan biriyle konuşup olanların müdüre aktarılmasını sağladı ve masasına oturdu. Buz gibi soğuk bakışlarıyla kızı süzerken bir kaç parşömen çıkartıp tüy kalemiyle bir şeyler yazdı, en sonunda karizmatik bir şekilde imzalayıp mühürledikten sonra Cwenhild'e döndü ve o berbat sözleri söyledi.
"İki hafta boyunca okuldan uzaklaştırıldın, eşyalarını topla. Akşama seni bu kalede görmek istemiyorum. Eğer iki hafta sonra aklın başına gelmezse getirmesini bilirim. Ha eğer takım arkadaşlarından özür dilersen sadece takımdan men etmeyle konuyu kapatabiliriz." dedi. Cwenhild somurtkan bakışlarını bozmadan lafa girdi.
"O aptallardan özür mözür dilemem! Yine aynı şeyi yapsalar yine aynısını yaparım!"O gün Cwenhild takımdan atıldı, Seth vücudunda aldığı yaraların yanı sıra belki ruhunda asla kapanmayacak yaralar aldı. Fakat Cwenhild'in kendisinin bile yıllar sonra fark edeceği bir şey olmuştu o gün. Seth, takım arkadaşının önüne korkusuzca atladığı an Cwenhild'in saygısını kazanmıştı. Bu olay kesinlikle arkadaşlıklarının başladığı yerdi.Son.