17 Nisan, 2026 08:52:55 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Sır  (Okunma sayısı 51 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Victoria Sanchez

  • Slytherin
  • 7. Seviye
  • İleti: 29
  • 0 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Victoria Sanchez
  • Güç Puanı: 3
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: ciseak77
  • Meslek: Hogwarts I. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Slytherin
  • Biçim Değiştirme Gücü: -
  • Lanet Gücü: -
  • Tılsım Gücü: -
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Hayvanlarla Konuşma, Seviye 3
Sır
« : 11 Haziran, 2022 00:16:15 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Küçük kız gözlerini açtığında bir an nerede olduğunu anlayamadı. Anılar aleminden çıkmıştı ancak kafası hala bulanıktı. Bazı şeyleri hatırlamış olsa da ne herkesin dilinden düşürmediği kazayı ne de o gün annesinin gözyaşı dökmesine neden olan olayı hatırlamıyordu. Annesini öyle çaresiz görmek kalbini acıtmıştı. Onun hiçbir zaman yere düşmeyeceğini sanarak büyümüştü ancak gerçekle yüzleşince nefesi kesilmişti. Bunca yıl ona güç verdiğini sanıyordu fakat aksine ayağına bağ olduğunu anladı. Bu farkındalık onu öyle derinden üzüyordu ki hemen yanı başında ona endişeli gözlerle bakan ablasını göremiyordu. Bu yüzden ablası ona seslenince irkildi.
"İyi misin kardeşim?"
Kafasını çevirip ablasının yüzüne bakınca annesi öldüğünden beri görmediği bir şeyle karşılaştı. Ablasının gözleri şişmiş ve kızarmıştı. Gözaltları uykusuzluktan morarmaya başlamış, dudaklarının rengi çekilmişti. Her daim örnek bir leydi olan ablası saçlarını bile doğru düzgün toplayamamış, kırışmış elbisesini bile düzeltmemişti. O anda fark etti ki annesine nasıl yük olduysa ablasına da aynı şekilde yük oluyordu. Onların kendisine karşı olan derin sevgi ve alakası onları zayıf kılıyordu. Victoria ne kadar zayıf, acınası bir halde olduğu fark edince ne yapacağını bilemedi.

Yatakta ablasının da yardımıyla doğruldu. Tüm vücudu uyuşmuş gibiydi. Her gün etrafta koşan, ağaçlara tırmanan haylaz bir çocukken şimdi yatakta doğrulmak bile eziyet gibiydi. Ablası ona gülümseyip başını okşayınca kendisini her zamankinden daha küçük hissetti. Bir Sanchez olarak savaşmayı öğrenmeliydi. Öğrenmeliydi ki annesi gibi ablasını da kaybetmesin.
"Boğazın kurumuştur. Su getirmelerini söyleyeceğim."
Ablasının arkasından bakan küçük kız zayıf bir şekilde gülümsedi. Her daim ablasının arkasına saklanmış, her türlü sıkıntısında ona koşmuştu. Ablası ise onu bir kez olsun geri çevirmemiş, elinden geleni ardına koymamıştı. Şimdi sıra ondaydı. Soyadına yakışır bir şekilde davranma vakti gelmişti. Bir Sanchez'e kimse emir veremez, zorlayamazdı. Kim olursa olsun buna müsaade etmeyecekti.
Ablası hizmetkardan aldığı tepsiyi kardeşinin yatağının yanındaki küçük sehpaya koyup fincanı ona uzattı. Victoria elini uzatsa da o kadar titriyordu ki fincanı tutamayacağı aşikardı. Bunun gören ablası suyu ona kendi elleriyle içirdi. Victoria'nın aklındaki bulutlar dağılmaya başlamıştı. Küçükken de Victoria her hasta olduğunda, ki bu normalden çok olurdu, ablası başında sabahlar, annesinin onu uzaklaştırma çabaları hep başarısızlıkla sonuçlanırdı. Bunu hatırlayınca hafifçe gülümsedi. Ablası da bunu fark etmişti.
"Ne oldu küçük kardeşim?"
"Hasta olduğumda da hep sen beni kendi ellerinle beslerdin. Onu hatırladım."
Sally duyduklarına inanamamıştı. Victoria geçmişini hatırlıyor muydu? Kocaman açılmış gözleri endişe ve umut doluydu. Eğer Victoria geçmişini hatırlıyorsa her şey daha da zorlaşacaktı fakat hatırlamıyorsa da söylenen her şey onun kafasını karıştıracaktı. Sonradan bunlar hakkında endişelenmenin yersiz olduğuna karar verdi. Ne de olsa buradan gitmesi için her şeyi anlatması gerekecekti.
"Neyi hatırlıyorsun?"
Victoria ablasının sesindeki gerginliği fark etmişti. Merak etmeye başladı. Savaşçı annesinin yenilmez kızını bu kadar geren, onu bu denli ikileme sokan ne olabilirdi? Neyi hatırlamaması gerekiyordu?
"Bazı şeyleri abla. Bana hastayken baktığını, babamın bizi bir kadın için bıraktığını ve annemin yıkıldığını."
"Babamızı hatırlıyor musun?"
Sally'nin sesi dehşet doluydu. Ona "baba" derken bile nefreti açıkça belli oluyordu. Yaptığı affedilmez bir şeydi, bu yüzden Victoria ablasının öfkesini anlayabiliyordu. Başını aşağı yukarı salladı.
"Her şeyi değil ama. Sadece ufak tefek anılar."
Sally başını anladım anlamında salladı. O rezil adamı hatırlıyor olması iyi bir şeydi. Her ne kadar onun annesine olan ihaneti küçük Victoria'yı yaralayacak olsa da ileride bir gün karşılaşırlarsa ne yapması gerektiğini biliyor olacaktı. Victoria'nın karakteri de göze alınırsa hiçbir şekilde o adamı affetmeyecekti. Sonrasında kardeşinin dediği bir şey dikkatini çekti.
"Annem o adamın gidişine üzülmedi bile. Ne yıkılmasından bahsediyorsun?"
Victoria, ablasının kafasının karışmasını anlayışla karşılamıştı. Ne de olsa orada yalnızca annesi ve Victoria vardı. Başını bile eğmeyen bir kadının yıkılması olasılık dahilinde bile değildi ancak özverili bir anne olarak kızlarının başına gelecek herhangi bir belaya mani olamazsa, üstüne çocuklarından biri zarar görürse bu onun yıkılması için yeterliydi. Fakat Victoria, ablasına bunu nasıl anlatacağını bilemiyordu. Sonuçta sonrasında ne olduğunu hatırlamıyordu. Belki de hiçbir şey olmamıştı. Belki de hepsi onun aklındaydı. Gerçek bile olmayabilirdi, böyle bir durumda olayı açıklamanın bir manası yoktu.
Victoria yalnızca susmayı tercih etti. Ablası da onun kararlı yüzünü görünce üstelememeye karar verdi. Nasıl olsa konuşmaları gereken daha önemli mevzular vardı. Ayrıca emindi ki kardeşi zamanı gelince ona her şeyi anlatacaktı. Her zaman olduğu gibi...
Şimdi ise daha önemli bir konuyu konuşmak için kendisini hazırlamalıydı. Sally kardeşinin yatağına oturup kardeşinin hala güçsüz ve soğuk eline uzandı. Victoria, ablasının yüzünden ciddi bir şey konuşacaklarını anlamıştı. Kendisini her şeye hazırlamalıydı.
"Kardeşim, sana uzun zaman önce söylemem gereken bir şey var."
Victoria, ablasının lafını böldü.
"Bunun benim kayıp hatıralarımla bir bağlantısı var mı?"
Sally acı bir şekilde gülümsedi. Kardeşi her zamanki gibi olayı anlatmadan çözmüştü. Böyle tatlı, akıllı bir kardeşi uzaklara göndermek zorunda kalmak canını yakıyordu. Bunu zorunlu kılan herkesten intikam almalıydı. Fakat şimdi anlatması gerekenlere odaklanmaya çalıştı.
"Evet,Victoria. Bu annemizle, kazayla ve senin hafıza kaybınla ilgili. "
Sally konuyu uzatmanın bir katkısı olacağından şüpheliydi. Kardeşi de gerçekleri duymayı herkesten çok hak ediyordu. Birden söylemeli, olayı buracıkta bitirmeliydi. Bunca yıllık sır, onca kayıp ve acıya sebep olan sırrı bilmek Sanchez ailesinin kızının hakkıydı. Derin bir nefes aldı.
"Victoria, biz büyücüyüz."