İngiltere Büyücedünyası > Düello Salonu
[Final] Eurus Medea Soleil v Mirabelle Starlight
Eurus Medea Soleil:
Üzerlerine fırlayan oklar ve kılıcını savuran şövalyeler mi? Bir düello turnuvasından çok gerçek bir savaşı yeniden canlandırıyorlardı sanki Hogwarts’ta. Birbirlerine verecekleri zarar yetmiyormuş gibi bir de üzerlerine ok mu fırlatıyorlardı gerçekten? Ares’in gazı ile düello turnuvasına katılmaya ikna olduğu için lanet okudu Eurus. Ucu ucuna kurtulduğu saldırıyı bir sonraki hamlesinde lehine çevirmesi gerekiyordu. Karga kılıklı kız kendince akıllılık yaptığını sanarak kendine bir koz vermişti bu konuda. Madem bu şövalyeleri kendisinden uzak tutmak için ışıklı şeyler gerekiyordu o zaman onlara istediklerini verirdi. Ravenclaw kravatını çıkardı hızlıca, bu maça özel sevgilisiyle değişmişlerdi kravatlarını. Bir top haline getirdi ve asasını doğrultarak “Caerupana Flama!” sözlerini haykırdı. Kumaş yavaş yavaş elini yakmayan alevlerle kaplanırken bu sefer de zırhlara döndü. “Bunu kovalayın siktiğimin tenekeleri!” Kravatı havada salladı ve Mirabelle’in saklandığı kulübeyi hedef alarak hızla fırlattı.
Yetenek 1d8 : 4, total 4
Destek 1d8 : 1, total 1
Talih 1d10 : 3, total 3
Mirabelle Starlight:
Koca kulübede işine yarayacak tek bir şey bulabilmişti; Felix Felicis. Şu an kullansa kimse görmezdi ve kesin kazanırdı. Fakat Mirabelle her ne kadar kazanmaya aşık olsa da yasak olan bir şey yapacak hali yoktu, hem bu iksiri buraya koydularsa kesin bir halt vardı bunda. İçse ve yakalanırsa anında diskalifiye edilirdi, ki bu sadece gerçek bir Felix Felicis olma olasılığı üstünden gidilinceydi. Sahte ise ölme olasılığı bile vardı, ah, Isolde Hanım'ın yanında boşuna mı çalışmıştı o kadar? Şişenin kapağını açıp kokladı, içindeki malzemeleri ayırt etmeye çalıştı. Sonucu umursamadan iksiri cepledi ve kulübenin ormana bakan tarafındaki camının yanına ilerledi hızlı adımlarla. İlerlerken bir tava kestirmişti gözüne, onu da eline alıverdi. Evet, bildiğiniz kızartma tavası. Öyle keyfinden almıştı hani, kullanacağından değil. Belki Eurus'un kafasına bir tane çakardı düellodan sona. Dışarı atladıktan sonra ikisinin ortasındaki yanlamasına uzun kulübenin köşesine geçiverdi.
[spoiler][/spoiler]
Asasını kendine doğrultup 'Sonorus' dedikten sonra büyüsünün işe yarayıp yaramaması umurunda değildi, Eurus'a yeterince yakındı ve şarkıcılığın güzel bir getirisi vardı; yüksek notada söylediği şarkıları tüm ortama duyurabiliyordu. Ciğerlerini tamamen havayla doldurdu ve tüm gücüyle, nefesi kesilene kadar tiz bir çığlık atmaya başladı.
Yetenek 1d8 : 6, total 6
Destek 1d8 : 3, total 3
Talih 1d10 : 8, total 8
Navigasyon
[0] Mesajlar
[*] Önceki Sayfa
Tam sürüme git