17 Nisan, 2026 09:01:40 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Drinks and Wines  (Okunma sayısı 116 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Marcus Lloyd

  • Bakanlık Çalışanı
  • 3. Seviye
  • İleti: 6
  • 684 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Marcus Lloyd
  • Güç Puanı: 28
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: ~
  • Meslek: Vurucu Sihirbaz
  • Cemiyet: Attar Hür Kahinler Cemiyeti
  • Biçim Değiştirme Gücü: 6
  • Lanet Gücü: 18
  • Tılsım Gücü: 12
  • İksir Kabiliyeti: -
Drinks and Wines
« : 04 Nisan, 2022 21:25:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
1865, Ocak Başları...

Kışın ortalarında olma sebebiyle hava epey soğuktu. Çok fazla üşümüş olmasa da içini ısıtması gerekiyordu. Sıcak ve güzel bir içki, tıpkı duş almış kadar rahatlatırdı Marcus'u. Bu yüzden, yerden iki parmak yüksek olan karla kaplanmış zemin üstünde, uzun ayak izleri bırakarak yürümeye devam etti. "Ah! Buralarda bir yerde bar olması lazım. Yoksa donup gideceğim bu lanet yerde," İçinden sürülerce küfürler savursa da en sonunda Çatlak Kazan'ın yakınlarında bir yer bulmuştu. Çatlak Kazan'a gitmeyi tercih etmiyordu. Pek fazla küçük veled vardı orada. Mali-Phali-Ty-Co Pub ise ilk defa görmüştü sanırım. Ya da dikkatini çekmemişti hiç. "Sonuçta içki satılan bir yer, yani umarım..."

Kapının önüne geldiğinde, biraz durup etrafa bakındı. Havadan düşen ufak kar taneleri, genç adamın yüzünün üstüne geliyordu. Ceplerine sokuşturduğu ellerini dışarı çıkartıp yüzünü temizledi ve önüne dönüp kapıyı açarak içeri girdi. Pek sıcaktı burası. Üzerindeki kabanı çıkartıp askılığa yerleştirdi. Kendisine boş bir masa arıyordu ama nafile. Her bir masa doluydu ama birisi hariç. İyice boş olmasa da masada sadece bir kişi vardı. Ağır adımlarla ilerledi büyük mekanın içinde. Genç kadının yanına vardığında konuşmaya başladı. "Beni de yanınızda kabul görür müsünüz acaba?" Cevap gelecekken kızın yüzünü gördi Marcus. Bakanlık'ta seherbazdı. İlk başta söylediklerinden utandı ama kötü bir şey dememişti. Sadece yanına oturmak istemişti. Fakat bu şekilde kısa keserse hoş olmayacağını düşündü ve tekrardan konuşmak için dudaklarını araladı. "Aslında merak ediyorum, burada Baijiu var mı. Tadı oldukça güzel, siz de sever misiniz?" Güzelce toparladı cümlesini. Yavaşça iskemlesini yerleştirdi sandalyeye ve kadının gözleriyle temas kurmaya çalıştı.
« Son Düzenleme: 04 Nisan, 2022 21:33:16 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Marcus Lloyd »

Çevrimdışı Cwénhild Muirghéal

  • Azkaban Mahkumu
  • 14. Seviye
  • İleti: 99
  • 560 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Cwénhild Muirghéal
  • Güç Puanı: 50
  • https://youtu.be/3vjkh-acmTE
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: o
  • Meslek: Eski Başseherbaz Yardımcısı
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: -
  • Lanet Gücü: 40
  • Tılsım Gücü: 40
  • İksir Kabiliyeti: 1
  • Özel Yetenek: Asasız Büyü Yapma, 2. Seviye; Süzülme, 3. Seviye
Ynt: Drinks and Wines
« Yanıtla #1 : 05 Nisan, 2022 09:44:52 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Hatırlıyorum. Bir zamanları, hayatın daha sade ve basit olduğu zamanları hatırlıyorum. Çok uzak bir geçmiş değil. Geçen yıl, karın yağmaya ve yeni yıl ağaçlarının kaldırıldığı zamanları hatırlıyorum.

Kemiklerine kadar işlemiş yorgunluğu hissediyordu. Çizmelerinin içindeki ayaklarını kaldırmaya mecali kalmamıştı. Tüm o evrak işleri sonra Godric's Hollow tarafındaki o bitmek bilmeyen kovalamaca kadının enerjisini iyice tüketmişti. Alannah'ta yeni yıl için İrlanda'ya dönmüştü ve bir türlü gelmek bilmemişti. O yüzden eve gidip kendi kendine kalmaktan kaçınıyordu Cwénhild. O yüzden eve gitmedi. Sokaklarda boş boş dolandıktan sonra Mag & Mell olmayan bir pub gördü gözleri. Normalde Mag & Mell'e giderdi ama Mirabelle iki gün önce gittiğinde yoktu. Tekrar gidip aynı hayal kırıklığını yaşamak istemiyordu. Soğuktan üşümüş parmaklarını ceketinin cebine soktu ve içeri girdi.

Mekan güzeldi. Bir İrlanda Kahvesi alıp köşeye çekildi. İçki problemlerini tekrar başlatmamak için az alkollü bir şeyleri tercih etmişti. Annesinin babasına İrlanda Kahvesi hazırladığı zamanlar çok uzakta kalmıştı. Kadının ses tonunu bile unutmuştu çoktan. Bu düşünceleri kafasını sağa sola sallayarak def etti. Bu düşünceler onu esir almaya yemin etmiş birer asker gibi tekrar tekrar zihnine saldırıyordu. Düşünmekten kaçındığı şeyler düşündürmek için bir savaş halindeydi adeta. Sonra uzun saçlı o adam geldi. Kadının dikkati dağıldı ve annesi aklından çıktı. Bu yüz tanıdıktı. Bakanlıkta gördüğü birisiydi. Hatta yakın zamanda Vuruculara geçmemiş miydi? Adamın yanına oturma isteğini başıyla onayladı ve masasına buyur etti. Adını hatırlamaya çalışıyordu ama bir türlü çıkaramıyordu. İçkilerle ilgili soruyu beş sene önce olsa çok kolaylıkla cevaplayabilirdi. Şimdi ise Baiju'nun ne olduğunu bile bilmiyordu. Alannah görse gurur duyardı.

"Baiju mu? Hiç duymadım. Sen şu Vuruculara geçen elemansın değil mi adın neydi?"[/justify]


Çevrimdışı Marcus Lloyd

  • Bakanlık Çalışanı
  • 3. Seviye
  • İleti: 6
  • 684 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Marcus Lloyd
  • Güç Puanı: 28
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: ~
  • Meslek: Vurucu Sihirbaz
  • Cemiyet: Attar Hür Kahinler Cemiyeti
  • Biçim Değiştirme Gücü: 6
  • Lanet Gücü: 18
  • Tılsım Gücü: 12
  • İksir Kabiliyeti: -
Ynt: Drinks and Wines
« Yanıtla #2 : 06 Nisan, 2022 22:26:12 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karnına bir anda küçük bir acı girdi genç adamın. Sol eliyle diyafram boğluğunu sertçe bastırıp karşısındaki kadın karşısında asil bir duruş sergilemeye çalıştı. Canı her ne kadar acısa da karşısında bulunan bayan, önemli birisiydi. Ellerini kenara attı ve birazcık daha uğraştı karın ağrısı geçsin diye. Daha sonrasında masasına gelen sıcak kahve ile rahat bir 'oh' çekti. Her ne kadar o, içki istese de kahve olması da iyiydi.Yavaş ve naif yudumlarla içini ısıtmaya çalıştı. Dışarıda deliler gibi kar yağarken, bu ikilinin içeride olması da bir şanstı sonuçta. Kadının verdiği cevap ve soruya karşılık sessiz kalamazdı. Önündeki bardaktan büyük bir yudum daha alıp konuşmaya başladı. "Baijiu, bir Çin içkisi. Ama kahve de iyi gider bu havada. Ve evet, Vuruculuğa yeni geçtim. Adım da Marcus. Ben de seninkisini hatırlıyor gibiyim ama tam emin değilim."

Bir süre sessiz kaldılar. Dışardaki soğuk, Marcus'un içerisine öyle bir işlemişti ki bir bardak kahve yetmemişti bile. İkincisini de aldıktan sonra sessizliği bozmak için el attı. "Sen ne iş yapıyordun Bakanlık'ta?" Biraz garip bir soruş biçimi olmuştu. Sanki kırk yıllık asker arkadaşıymış gibi. Ama çekinmek, kendisine hiç yakıştıramıyordu bunu. Bu yüzden ağzına gelen ilk şeyi söyletdi genç adam. Sonuna kadar da arkasında dururdu. Tekrardan bardağından bir yudum aldı ve cevap beklemeye başladı.

Çevrimdışı Cwénhild Muirghéal

  • Azkaban Mahkumu
  • 14. Seviye
  • İleti: 99
  • 560 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Cwénhild Muirghéal
  • Güç Puanı: 50
  • https://youtu.be/3vjkh-acmTE
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: o
  • Meslek: Eski Başseherbaz Yardımcısı
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: -
  • Lanet Gücü: 40
  • Tılsım Gücü: 40
  • İksir Kabiliyeti: 1
  • Özel Yetenek: Asasız Büyü Yapma, 2. Seviye; Süzülme, 3. Seviye
Ynt: Drinks and Wines
« Yanıtla #3 : 10 Nisan, 2022 11:14:26 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]"Marcus huh? Cwénhild bende." diye tekrarladı adamın adını. Sebepsiz bir şaşkınlıktan pek fazlası değildi. Altında anlam olmayan normal bir konuşmanın akışında verilebilecek sıradan tepkilerden yalnızca bir tanesini vermişti kadın. Kahve servis edildikten ve kadın bir yudum aldıktan sonra adamın sorusu geldi. "Seherbazım ben." diye yanıtladı. Bu sırada cebindeki paketten bir dal sigara çıkardı ve dudaklarının arasına yerleştirdi. Sağ elinin parmaklarını şıklatarak yaktığı ateş ile sigaranın tütününü yaktı ve duman yavaş yavaş masaya yayılmaya başladı. Sigaradan derin bir nefes alarak tutuşan tütünün iyice harmanlanmasını sağladı. Böylece daha güzel bir aroma elde edebilecekti. Sigara dudaklarındayken yarım ağızla konuşmaya devam etti. "On beş seneden fazla oldu. Zor iş, hele sizinki daha da sıkıntılı. Alışıyorsun ama çok şeyapma." dedi ve elinde tuttuğu paketi adama doğru uzattı.

Zor zamanları çok iyi hatırlıyordu. İlk kez bir can almak zorunda kaldığı o gece hala aklındaydı. Fakat alışmıştı. Kendi sözlerinin doğru olduğunu biliyordu çünkü o yollardan geçmişti. Ölen her zorbanın onda bıraktığı etki daha hafif olmuştu. Yan yana savaştığı yoldaşlarının gözlerindeki ışığın sönüşünü izlemek kolaylaşmıştı. Buna alıştığı için kendinden nefret ediyordu ama alışmasa hayatına devam edemeyeceği gerçeğinin farkındaydı. Bu farkındalık onu bamabaşka bir nefret nöbetine sokuyor, verdiği kararlar yüzünden kendini soktuğu çıkmazı hatırlıyordu. Aylar sonra bu çıkmazdan işkence ve kan ile çıktığı günlere daha vardı. Bunların bilincinde olmayan kadın, adama baktı. "Yardım lazım olursa uğra bizim ofise beni bulamazsan Hoffman var."[/justify]