İngiltere Büyücedünyası > Büyüceşura
25 Ocak 1866 Tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal Duruşması
Victorine Odette Boleyn:
[spoiler][/spoiler]
[justify]-Teröristi Azkaban’a tıkacaklar mı?
-Carmilla terörist değil!
-Çocuklara işkence ediyormuş diye duydum.
-O kadın Büyücedünya için bir tehdittir gözünüzü açın!
-Amacı büyücü halkını Cadı Avcıları’ndan korumak olan biri nasıl bir tehdit olabilir?
-Büyüceşura Yüksek Yargıcı en doğru kararı verecektir.
-Açın gözünüzü! Böyle küçük meseleler ile hepimizi oyalıyorlar! Aslında arka planda çok daha büyük şeyler dönüyor! Carmilla, önümüzdeki en önemli sorun değil! Uyanın, ey büyücü ahalisi!
25 Ocak geldiğinde bir kez daha ağzına kadar dolmuştu mahkeme salonu, bu sefer öncekine kıyasla daha yoğun bir ilgi vardı duruşmaya. Britanya büyücedünyasının önde gelen isimlerinin önemli bir kısmını görmek mümkündü dışarıdan gelen izleyicilere ayrılmış bölümde. Britanya tarihinin en önemli duruşmalarından biri olan Carmilla/Cwénhild Muirghéal Duruşması’nı tiyatral bir gösteri olarak yorumlayanlar vardı içlerinde, opera gözlükleri getirmişlerdi yanlarında.
Tam ortada kızıl saçları en az teni kadar solmuş bir kadın oturuyordu, bilekleri zincirlenmişti buna rağmen duruşu dimdikti, yüzünde karşısındakine meydan okuyan bir ifade var bile denilebilirdi. Tepesinde iki tane ruh emici süzülüyordu, kalabalığın enerjisini emmelerine engel olmak için iki gümüşi figür salınmıştı peşlerine.
Amfiteatr biçimindeki salonun en yüksek kürsüsünde, göğsünde altın rengi bir Büyüceşura arması parlayan siyah bir üniforma giymiş kadın nihayet kalabalığı susturacak o tokmağı yankılandı. Salon hızla derin bir sessizliğe gömüldü, insanlar nefesini tutmuştu adeta. Asil kadın söze girdi.
-Yirmi beş ocak tarihli Carmilla/Cwénhild Muirghéal duruşması.
Katip anında not almaya başladı.
-Savunmasız bir Hogwarts öğrencisi üzerinde Affedilmez Lanet kullanmak, Büyücülüğün Uluslararası Sihirsel Gizliliği tüzüğünü ihlal eden eylemlerde bulunmak, Sadie Rosemary Caldecott cinayeti iddiası, devam etmekte olan Carmilla Davası ve Britanya Büyücülük yasalarını ihlal eden davranışlarından ötürü.
Kalabalığı tekrar bir uğultu ele geçirmişti, Victorine onları susturmak için bir kez tokmağıyla kürsüye vurdu.
- Mahkeme Yargıçları: Victorine Odette Boleyn, Büyüceşura Hakimi; Elliot Hamish Hawkins, Büyüceşura Baş Büyücüsü; Amybeth Jessica Enfield, Büyüceşura Kıdemli Üyesi. Mahkeme Savcıları: Raiden Minamoto, Uluslararası Sihirsel İşbirliği Dairesi Çalışanı; Cornelia Barthélemy, Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Çalışanı. Savunma tarafı Alexander Turner. Söz hakkı iddia makamından Raiden Minamoto’dadır.
Ve resmi olarak duruşmayı başlatacak tokmak sesi duyuldu.
[/justify]
Raiden Minamoto:
[justify]Elindeki dosya bu sefer daha kabarıktı Raiden’in bugün için özellikle bazı notlarını yanında getirmesi gerekmişti. Kendisini geçen sefere göre daha hazır hissediyordu. Bugünün sonunda olacaklar ne olursa olsun onu pek etkilemeyecekti. Bunu düşünerek kendisini sakinleştirmeye çalıştı. Birkaç fanatik onu gözüne düşman olarak kestirecekti ve belki de ona şans yakalarsa saldıracaktı. Ama küçük haşerelerden korkan biri değildi Raiden. İş hangi noktaya gelirse gelsin bir çıkış yolu bulacağına emindi.
Dosyanın içeriğinde şöylesine bir gözünü gezdirdi her şey başlamadan önce. Kadın hakkında bulduklarının hepsi doğruysa gerçekten de Azkabana atılması dışında başka çıkış noktası gözükmüyor gibiydi. Başlangıçta kadının deliliğinin bir gerekçe olarak sunulup ömür boyu Azkaban’a atılmak gibi bir cezadan kaçabileceğine inanmıştı kadının. Ama artık böyle gözükmüyordu. Her şeyi yalanlasalar bile çok fazlaydı bunlar.
Kadına olacaklar pek de umurunda değildi. Ona olanlardan sonra sebepsiz yere kendisini suçlayacak olanlardı umurunda olan. Haşerelerden korkmuyordu tabii ama bu onları sinir bozucu bulmadığı anlamına da gelmiyordu. Kendini her şeye hazırlasa iyi olurdu. Daha önce mağlubiyetini başkalarının suçu olarak göstermekten çekinmemişti Raiden. Şimdi de değişen bir şey yoktu. Herhangi bir kayıptan etkilenmemek için elinden geleni yapacaktı.
Mahkeme tam başlayacak Raiden kendini hazırlıyorken beklemediği bir şey oldu. Savunma tarafından kendisinden asyalı diye bahsetmiş Alexander Turner gelip elini öptü bir de bununla kalmayı kadına bazı yaşına yakışmayan sözler söyledi. Bunun karşısında eğer şu an Asya’da olsalardı bu ne saygısızlık diye çıkışacak olan olurdu. Avrupa’yı neden sevmediğini yeniden hatırladı. Olanları öylesine dalgaya alıp geçiştirdikten sonra kendisine söz hakkını veren baş yargıcın sözlerinin bitmesini bekledi. Ardından elindeki dosya ile ayaklandı ve söze girdi.
“Öncelikle sayın büyüceşura üyelerinin izniyle buraya Meredith Vivienne Boleyn’i tanık olarak çağırmayı talep ediyorum.”
İznini almasının ardından kızıl saçlı kadının mahkeme salonunda tanık olarak yerini almasını bekledi. Bu sırada kendisini soracağı sorulara hazırlıyordu. Meredith birçok kilit noktada bulunmuştu Carmilla soruşturmasında. Onu getirmesi gerekiyordu her ne kadar Carmilla isimli kadınla bir ilişkisi olduğu üzerine duyumlar almasına rağmen. Kadının bir aptal olmadığını düşünüyordu- Ya da umuyordu mu diyelim. Olabildiğince yumuşak bir ses tonu ile konuştu.
“Öncelikle buraya geldiğiniz için teşekkür ederim Bayan Boleyn. Birçok noktada Carmilla soruşturmasında katkılarınız olduğunu biliyoruz. Sizden duymak istediğim çok şey var ama öncelikle en önemli olanla başlayalım isterim. Carmilla ile en son karşılaşmanız hakkında konuşmanızı istiyorum Bayan Boleyn. Detayları atlamadan ve hislerinizi işin içine olabildiğince katmadan konuşmanız hepimiz için en iyisi olacaktır.”
Üstü kapalı konuşuyordu. Daha sonra kadının söyledikleri üzerine sorularını soracaktı.[/justify]
Meredith Vivienne Boleyn:
[justify]İki kanatlı geniş kapı kızıl cadı için aralandı ve kalabalık mahkeme salonuna adımladı. Kalbi küt küt atıyordu; suçlu olan, mahkemede yargılanan kendisiymiş gibi hissediyordu. Mantığı ile duyguları birbirine girmişti, zihni ona cezalandırılmayı hak eden bir suçlunun mahkemesinde ifade vermeye çıktığını söylüyordu, kalbiyse o kişinin geçmişte her ne yaptıysa hala arkadaşı olduğunu ve bunların affedilebileceğini… İnanmak istemiyordu onun bütün bu suçları işlemiş olduğuna yine de doğru olanı yapmalıydı. Peki, doğru olan neydi, yasalara uygun olan mı? Yasalar ne kadar doğru olmuştu ki zaten? Bütün bu iç çatışmadan çıkardığı bir sonuç varsa o da bir kez daha bir işi batıracağıydı, ne zaman bunu yapmamıştı ki?
Savcı Minamoto tarafından ifadesi için çağırıldığında ilk başta kendinde ayağa kalkacak o gücü bulamadı. Ama hemen toparlandı ve elinden geldiğince sakin kalmaya çalışarak çağırıldığı yere doğru ilerledi. Derin bir nefes aldı konuşmaya başlamadan önce, titreyen ellerini iki yanına saklamıştı.
“Ben teşekkür ederim asıl, biz Seherbazların görevlerinden biri de sizler gibi adaleti sağlamaktır Bayan Minamoto, bunun için elimden ne geliyorsa yaparım.”
Kekelemediği için kendisiyle gurur duyuyordu. Yıllarca Boleynler’le yaşamanın getirisi miydi bu yoksa şu anda beyni o kadar şoka girmişti ki kurmalı bir oyuncak gibi mi çalışmaya başlamıştı?
“Onunla Godric’s Hollow’da karşılaştım, Bakan Kellington’un ve Herr von Motke’nin öldürüldüğü gece, Seherbaz bürosunun bilgisi dâhilinde gizli bir görevdeydim. Cadı Avcısı tarafından tuzağa düşürülüp bilincimi kaybedene kadar şahit olduğum bütün olayları rapor olarak bildirdim. Evet, bu kadın Sihir Bakanı’nın katilidir fakat raporumda da belirttiğim bu korkunç suçu işlerken gibi kendi benliğini bastıran bir büyünün etkisinde olduğuna şahit oldum, Imperius Lanet’nin daha güçlü hali gibiydi. Bu durumda kararı size bırakacağım, bu kadın korkunç bir komploya alet olmuş bir günah keçisi midir yoksa gerçekten kafayı yemiş toplumdan izole edilmesi gereken bir katil mi? Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ederim.”
[/justify]
Raiden Minamoto:
[justify]Kadından beklediği gibi bir cevap almasıyla derin bir iç çekti Raiden. Konuşmaya başladığında elindeki dosyayı iddia makamının orada Cornelia'nın yanına bıraktı. Ve Meredith'in önüne doğru ilerledi.
“Bayan Boleyn yanlış hatırlamıyorsam bu sizin Carmilla ile tek karşılaşmanız değil. Daha önce ormanda gördünüz onu. Hogwarts sınırları yakınındaki yasak ormanda karşı karşıya geldiniz ve tanıklarımızın söyledikleri üzerine bu Carmilla'nın orada okulun yanında ilk defa da görülüşü değil. Okul sınırlarına peşinde getirdiği tehlikenin farkında olarak bu kadar yaklaşmış kadının artık eski bildiğiniz Cwenhild Muirgheal olduğuna emin misiniz Bayan Boleyn? Onu yakalayamadınız her iki karşılamanızda da. Fakat bunun için sizi elbette suçlayamayız. Daha önce tanıdığınız birinin bir Terörist olmayı tercih ettiğini elbette görmek istemeyeceksiniz. Ama size şunu soracağım Bayan Boleyn. O gün yasak ormandaki olay hakkında verdiğiniz raporu okudum. Bay Boleyn'in raporunu da okuduğumu belirtmek isterim. Orada Carmilla'nın söylediklerini hatırlamanızı isteyeceğim. 'SİZ BENİ BURADA KISTIRDIĞINIZI DÜŞÜNÜYORSUNUZ AMA ESAS KÖŞEYE SIKIŞMIŞ OLAN SİZLERSİNİZ!' Sizi kasten tehdit ediyor ve ardından da alevler çıkmış asasından. Gerçekten bu kadının bir günah keçisi olduğuna mı inanıyorsunuz Bayan Boleyn?”[/justify]
Meredith Vivienne Boleyn:
[justify]“Be-ben…”
Yanıt verecek cümle bulamıyordu, elinden geldiğince tarafsız kalmaya çalışmıştı fakat bir taraf seçmesi gerekiyordu. Ve bu doğru olan taraf olmak zorundaydı, yanlışı seçip herkesi yüz üstü bırakma riskine giremezdi. Yine de, birileri her şekilde yarı yolda bırakılan taraf olmayacak mıydı? Meredith kimseyi yarı yolda bırakmak istemiyordu ki… Zamanı geriye alıp o lanet balonun hiç yaşanmamış olmasını sağlamak istiyordu. Keşke o gece insan içine karışmaktan korkmayıp kabul etseydi gelen daveti. O zaman belki Cwénhild hala yanlarında olurdu ve bütün bu korkunç olaylar yaşanmamış olurdu.
“O-onun niyeti…”
Kelimeler zihnini terk etmiş gibi hissediyordu. Yine basit bir şeyde çuvallamıştı, yine tam bir yüz karasıydı. Nefesinin daraldığını, bacaklarının artık onu taşıyamadığını hissetmeye başladı. Görüşü kararıyordu, sanki biri onu daracık bir alana hapsetmiş gibiydi. Nefes almak istiyordu… Yoksa sonunda ölüyor muydu? Burada... Mahkemede...
[/justify]
Navigasyon
[0] Mesajlar
[#] Sonraki Sayfa
Tam sürüme git