Mali-Phali-Ty-Co'nun içindeki herkes büyülenmiş gibiydi. Yaratığın o en yumuşak ipeklerden daha güzel görünen kısa kürklü teni, en derin okyanusların karanlık gizlerini içeriyormuş gibi duran koyu renkli gözleri, Gök'lere uzanan Babil Kulesi'nin katları gibi uzayıp giden boynuzunun güzel kıvrımları... Kokusu bile bir değişikti her nasılsa, normal bir at gibi değildi. Adam Omegan'a "Dikkat edin hanımefendi. Isırabilir. Vahşi bir varlık. Aynı benim gibi." demişti değişik bir ses tonu ve kadının kulaklarına kabaca gelen bir Amerikan aksanıyla. Unicorn'un güzelliği karşısında duyduğu hayranlıkla adamın kendine karşı gösterdiği jestleri görmüyordu bile. Alpharian'la birlikte çok fazla hayvan, canavar ve Sihirli Yaratık ile karşılaşmış olsalar bile bir Unicorn her zaman için diğerlerinin yanında ayrı bir yerde olurdu Omegan için. Adam neredeyse yerlere değecek bir reveransın ardından tam bir beyefendi gibi Omegan'ın elinden öperek "Ben, Gabriel. Bana isminizi bahşedebilir misiniz matmazel?" diye sözlerine devam etmişti.
"Meghan, Meghan Necramyth. Tanıştığımıza sevindim..." diye yanıt verdi kadın en sonunda gözlerini kısrağın üzerinden alarak. "Ayrıca merak etmeyin, kardeşim Ryan gibi ben de canlılarla aramda özel bir bağ taşırım. Beni ısırmaz." diye yanıt vererek konuşmaya devam etmişti Omegan.
Adam "Ne kadar da şanslıymışsınız baksanıza! Bugün hayallerinizin prensi ile tanışacağınız aklınıza gelir miydi?" dediğinde Omegan'ın bu pubda yıllardır çalıştığı ve bugüne dek duymadığı, içten ya da yapmacık olsun, neredeyse hiçbir iltifat ve kur yapma girişimi kalmadığını bilmediği ortadaydı. Daha şimdi tanıştığı birisine karşı da açık açık gözlerini devirerek kabalık yapmak istememişti. "Ben sabah uyandığımda güzel kelimesinin asla yeterli olmadığı bu sihirli güzelliği göreceğimi hiç düşünmemiştim. Merlin’in çalı kaşları şahidim olsun, gül bebek gibisiniz!" sözleriyle de tiyatrosuna devam etmiş ve bir kez daha kadının çalışırken giymeyi asla unutmadığı iş eldivenlerinin üzerinden öpmüştü ıslak bir sesle. Omegan kendisine yöneltilen bu yalan sözlerin gülünçlüğü karşısında tutamadığı gülüşünü bir hanım hanımcıklık gösterisi gibi eliyle ağzını kapatarak kamufle etmişti.
"Ryan'ı görmek için gelmiştim ama vazgeçtim sanırım. Sizi konuşalım olur mu?" diye devam etti sözlerine adam, Omegan'ın duyduğu sözlere karşı çok ilgiliymiş gibi takındığı mimikleri ve havaya kalkan kaşlarıyla birlikte adamın avına kilitlenmiş yırtıcı hayvan gibi arkalarında yanan alevleri saklamakta başarısız olan gözlerine yumuşak yumuşak bakarak.
"Burcunuz ne? Her ne olursa olsun yıldızlarımız çok uyuşuyor içimde size karşı çekim var çekim! Accio ile kalbimi çektiniz kendinize resmen!" sorusuna karşı da sıcacık bir gülümseme ve arkasından bir kez daha bu düzmece oyun niteliğindeki sözler karşısında engel olamadığı gülüşünü adamın öptüğü boştaki eliyle kapatarak. Çünkü sol eli Unicorn'un tatlı tüylerinden ayrılmamıştı yanına vardığından beri.
"Burcum Oğlak, Çin Zodyağı'nda da Fare, Hint astrolojisine göre de Timsah..." sözleriyle yanıtladı adamı Omegan, sözlerini ağır ağır seslendirerek, yer yer gözlerini başka yerlere kaçırıp adamın gözleriyle geri buluşturup "Burçlara çok inandığımı söyleyemem bu arada." diye ekleyerek. Madem ortaya bir tiyatro oynanıyordu, iki oyuncu da eşit seviyeye yakın yetenek sergilemeliydiler değil mi? Adama söylediği bu son sözlerinin önemsiz olduğunu gösterircesine, "Neyse, boş verin" anlamına gelecek biçimde sağa-sola salladığı eliyle devam etti:
"Bu güzeller güzeli yaratığı alçakgönüllü işletmemize getirerek iyi anlamda değiştirdiğiniz hava için size teşekkür etmem gerek. Anlatsanıza, kardeşimle nasıl tanıştınız?" diye sordu, ".. ah, bir de unutmadan, böyle güzel bir hediyeyi hak edecek ne iyilik yaptı size? Sayın 'Katil Cadı Cwenhild'in avukatı' Alexander Turner." biçimindeki can alıcı detayı eklemeyi unutmadan; çevredekiler duymasın diye dumanı tüten bir zehir gibi fısıldadığı sesi ile, keskin ve kısık göz kapaklarının arkasındaki iyi ayrı renkli irislere sahip gözleriyle. Evet, birkaç saat önce okuyup kenara bıraktığı gazetede fotoğrafını gördüğü adamdı bu, üzerindeki giysiler bile değişmemişti. Ancak adıyla ilgili yalan söylemiş oluşu çok büyük bir negatif olmuştu Omegan için bıraktığı ilk izlenimde. Korone ise aşağıda, kumaşına zarar vermeden paçasından hafifçe çekiştirerek ve kaldırdığı patisinin ucuyla bacağına dokunarak adamın ilgisini çekmeye çalışıyordu. Bu yeni misafirle oyun oynamak oldukça çekici gelmişti eniğe.
Zordur almak bizden kızııı. Dırırım dırırım...